ESKİ YAZILAR
Kapanan eski blogumdan facebookta paylaşılmış bir yazım.Gündem ve politikalaqr hiç değişmemiş.
Udo Steinbach, Almanya'da politika ile ilgilenen herkesin tanıması gereken, istihbarat teşkilatının yöneticisi, Teaner Akçam'ın işvereni, Kürtçülerin hamisi ve taktik antrönörüdür. Defalarca Suriye'ye giderek, Abdullah Öcalan ile görüşmeler yapmıştır.
Levent Kalem'e ait aşağıdaki yazi dikkatle okunmasi ve uzerinde dusunulmesi gereken bir analizdir.
Ondan sonra da dusunelim; Alman Vakiflari, Prof. Necip Hablemitoglu, Lebensraum vs.vs.
ALMAN DOSTUMUZ (!) BIZI BIZDEN IYI BILIYOR
"TURKIYE YAPAYDIR.
GERCEKTE VAR OLAN TURKIYE, BIR ADAMIN, ONEMLI BIR ADAMIN, TARIHSEL ONEME (SAHIP) BIR ADAMIN DIKTE ETTIRMESIYLE YARATILMIS BIR YAPAY OLUSUMDUR. BUNU (YAPAN KISININ) ADI MUSTAFA KEMAL ATATURK'TUR.. BU ADAM, TEK (BASINA) BIR DEVLET YARATMISTIR. VE TURKIYE'NIN BUGUNKU SORUNU, ISTE BUDUR. BU ADAM ( MUSTAFA KEMAL), YAPAY OLAN BIR DEVLET YARATMISTIR. BUGUN, TURK CUMHURIYETININ TEMELI OLARAK, KEMALIZM'IN IKI UNSURU, LAIKLIK - DININ VE SIYASETIN (BIRBIRINDEN) AYRILMASI- VE TURK ULUSALCILIGI, GERCEKLE BAGDASMAMAKTIR.’’
Bu sozler; Konrad Adenauer'in Turkiye danismani UDO STEINBACH ayni zamanda Alman Dogu-Bati Enstitusu mudurune ait.
Steinbach'in 15 Eylul 1998, saat 18.00 ile 21.00 arasinda, Katolik Kilisesi orgutunun Lingen-Holthausen'deki Ludwig-Windthorst-Haus'da, "Die Bedeutung des Islams fur Europa" baslikli sozlu tebligi.
Kim bu zati muhterem biraz daha acalim:
Alman Prof.Dr. ve ayrica emekli yarbay .1966 yilinda yayinlanan "20.yuzyilda Turkiye. Avrupa’nin zor partneri" kitabi ile meshur oldu.
KlasIk filoloji ve Arap edebiyati okudu. Doktorasini "anonim Arap masallari" uzerine yapti. 1971-75 yillari arasinda Alman Istihbarat Teskilâti’na (BND) "yakin bir kurum" oldugu soylenen Ebenhausen (simdi Berlin) Bilim ve Politika Vakfinin Orta Dogu Masasini yonetti. 1975 yilinda Almanya’nin sesi radyosunun Turkce bolumune mudurluk yapan Steinbach, 1976'da Hamburg dogu enstitusu mudurlugune getirildi.
Devam edelim baska ne inciler dokturmus bu Alman Yarbay dostumuz (!):
‘TURK DEVLETI YENIDEN YAPILANMAYA ZORLANDI. MUSTAFA KEMAL ATATURK, ISLAM'I BIR KALEMDE SILEBILIRDI (SILEBILECEGINI DUSUNDU). YIRMI YILIN SONUNDA (KEMALIZM'IN) IKILISI (BU SUREC) OLDU. BOYLECE BU OLAY HALLOLMUSTU. AMA, BU (KEMALIZM) HICBIR SEYI DEGISTIREMEDI. CUNKU, ANADOLU, BIN YIL ICINDE ISLAMILESMISTI. BU BIR SEY DEGISTIRMEDI, CUNKU, TURKIYE, KEMALISTLERIN BUYUK OSMANLI GECMISININ BIR DEVAMIYDI. VE OTEKI, IYI VE GUZEL TURK MILLIYETCILIGI, ERMENILERI KOVDU, OLDURDU VE KATLETTI. YUNANLILARI MUBADELE ETTI. FAKAT BIR COK HALK GRUBU (ETNI) VE KULTURLER (ANADOLU'DA) KALDI. ORNEGIN, KURTLER, HER NASILSA (HALA) YOK EDILEMEDILER."
Oh oh. Baska neler demis:
'NEVRUZ KURTLERI TURKLERDEN AYIRMAKTADIR. SUNU KASTEDIYORUM: KURTLER INDO-CERMEN BIR HALK OLARAK BIZ ALMANLARA VE AVRUPALILARA HEM DIL, HEM DE KULTUR ITIBARIYLA TURKLERDEN DAHA YAKIN BIR HALKTIR. 21 MART'TA KUTLANAN NEVRUZ BAYRAMI, TUM INDO-CERMEN HALKLARIN, IRANLILARIN DA (FARSLAR: PERSLER) ORTA DOGU'DA YOGUN OLARAK KUTLADIKLARI; TURKLER VE ARAPLARLA ARALARINDAKI KULTUREL FARKI SERGILEDIKLERI BIR BAYRAMDIR.'
Baska:
"BIR IC SAVAS TURKIYE'YI GERILETIR.
TURK VE KURT SAVASI GEREK BOLGEYI GEREKSE DUNYAYI ILGILENDIRIR. BOYLESI BIR SAVASIN CIKMASI ALMANYA'YA DA SICRAR. COZUM BOLGEDE BIR KURT KONFEDERALIZMININ KURULMASIDIR. TURKIYE'NIN BUNA KARISMASINA IZIN VERILMEMELIDIR"
Berlin'de Dialog-Kreis tarafindan duzenlenen "Turk-Kurt uyusmazliginin barisci (!) cozumune iliskin perspektifler" konferansinda soyluyor.
Devam edelim:
AKP`NIN YASAKLANMASI HALINDE BIRCOK POLITIK GUC, ULKEDE OLUSAN BOSLUGU DOLDURMAYA CALISACAKTIR. ZIRA BU SURECTE BOYLESI BOSLUGUN OLMASI KACINILMAZDIR. TURKIYE`DE COK SAYIDA RADIKAL ORGANIZASYON VE GUC ODAKLARININ OLDUGUNU BILIYORUZ. BUNLAR OLUSAN IKTIDAR BOSLUGUNDAN ISTIFADE ETMEK ISTEYECEK; BU DA ULKENIN ISTIKRARSIZLASMASI ANLAMINA GELECEKTIR. AYRICA TURKIYE ICIN BUNUNLA ILISKILI BASKA BIR SORUN DA, AB ILE ILISKILERIN BUNDAN BOYLE NASIL DEVAM EDECEGIDIR. AB ICIN, YUZDE 47`LIK OYLA IKTIDARA GELEN BIR PARTININ KAPATILMASI TURKIYE ILE MUZAKERELERIN DEVAM ETMESINDE BUYUK BIR SORUN TESKIL EDECEKTIR.
Evet:
BENCE TOP SIMDI AKP`DE. PARTININ BUNDAN SONRAKI GUNLERDE, HAFTALARDA NASIL HAREKET ETTIGINI BIRLIKTE GORECEGIZ. AVRUPA`DAN GENIS KATILIMLI TAM DESTEK ICIN DONUSUM VE DEMOKRATIKLESME SURECI KARARLILIKLA DEVAM ETTIRILMELIDIR. ILK ADIM 301`INCI MADDENIN KALDIRILMASI OLMALI; ARDINDAN DA DEMOKRATIKLESME YOLUNDA ONEMLI VE BUYUK ADIMLAR ATILMALIDIR. O ZAMAN SADECE AB’NIN DESTEGINI DEGIL, AVRUPA KAMUOYUNUN VE ELBETTE TURKIYE`DEKI GENIS CEVRENIN DE DESTEGINI ALMAK MUMKUN OLACAKTIR. BUNUN SONUCUNDA ISE PARTI KAPATMA SURECININ DEVAMI GUCLESECEKTIR. YENI ANAYASA TASARISI BAZI EKSIKLER TASIMASINA RAGMEN, SIVIL TOPLUMUN GELISMESI VE TURKIYE’NIN DEMOKRATIKLESMESI ACISINDAN BUYUK ONEM ARZ EDIYOR...mus.
Turkiye’nin iyiligini (!) isteyen Emekli Alman Yarbay sunlari yapin diyor kisacasi:.
1- Laiklik kaldirilsin.
2- Turk ulusalciligi kaldirilsin.
3- Bunlari Ataturk getirdi,dikte etti,zorladi dolayisiyla yapay bunlar, Ataturk’u de kaldirin.
4- Ataturk zaten dinsizdi.Kaldirin gitsin.
5- Kurtler Turklerden cok Almanlara benziyor.
6- Kurtlerle Konfederasyona gidilsin,eyaletler kurulsun.
Gelelim analizine:
Peki bizimkiler ne yapiyor? Acaba Alman dostumuzu memnun edebildik mi?
1-LAIKLIK KALKSIN:
Ilimli Islam, Dinler Arasi diyalog gibi sacmaliklarla ve ABD beslemesi Fetosla TC’yi Din Devleti ne donusturmeye calisiyor.Yani laiklige son vermek istiyor.Avrupa’dan gelen resmi mektuplarin uzerinde Turkiye Islam Cumhuriyeti yazdigini ve bunda hicbir sakinca gorulmeden acildigini hatirlatmak isterim. Acariz cunku biz onlara gore Turkey’iz. Yani Hindi.
2-TURK ULUSALCILIGI BITSIN:
Umraniye Sorusturmasina, birkac zibidinin icerisine; vatani cani pahasina savunmus emekli pasalari, siyasetcileri, ulusalci yazarlari-aydinlari katarak karistiriyor.. Adina da Turklerin en buyuk destani Ergenekon diyor. Kamu oyunda medyanin gucunu de kullanmak icin,yandas medya olusturuyor,ortulu odenekten besliyor, yurt disinda kivrak satilmis komunist libos kalemler siparisle getiriyor, halkin parasiyla TV kanallari aliyor,muhalefet edenleri kapatiyor yada baskiyla susturuyor, Dogan grubunun vergi borclarini azaltiyor,olmadi sus payi kelepir ihaleler veriyor. Kisacasi ulusalcilik teroristlik olarak gosteriliyor. Bu da tamam mi?
3-ATATURK KALKSIN:
Ataturk kalkmali,ozel okullarda Ataturk kosesi acma zorunlulugu caktirmadan cikarildi. Simdilik degil ama tum Ataturk resim ve heykellerinin kaldirilmasi icin yirtiniyorlar. Bunu bebeler biliyor.
4-ATATURK DINSIZ:
Ataturk dinsiz olarak gosteriliyor.Bu yuzden Humeyni asigi;Ataturk dusmani turbanli tipler turedi.Yillarca AB-D tarafindan beslendiler.Devlet kurumlarina sizdilar.Yandaslarini kayirdi ve kadrolandilar.Fetos ABD’den burnunu cikarmiyor.Villalarda yasatiliyor.Bu degirmenin suyu nereden geliyor. Ama beyni yikanmis IsIk evlerinden cikma kardesler Islam dininde Allah’la kul arasana kimsenin giremeyecegini dusunemeyecek kadar koreltildi,beyinleri sulandirildi. Dunyanin her yerinde catir catir Muslumanlarin kesilmesinin sebebinin bu oyunlar oldugunu anlayamiyor bile.Dort tane Siyonist katillerin global sirketlerine bedava is gucu olmaktan baska hicbir degerlerinin olmadigini goremiyorlar. Agizlarina bir ciklet gibi aldiklari din ile hem yuce dinimizi yaraliyorlar hem de geleceklerini dort tane siyonist cakalin insafina emanet ediyorlar.Oysa Hazreti Muhammed’in Medine’deki mezari 1926 yilinda Vahabi Suudi Kralligi tarafindan yikilmak istendigini. Suudi Kralinin bu girisimi Ataturk’un yazdigi Peygamber efendimizin mezarinin bir tasina dokunursaniz ordumu asagi gonderirim dedigini sagir sultan duydu. Yazili belgeler varken Ataturk’e dinsiz demek, diyenlere inanmak ya beyinsizliktir, ya da ihanettir.
5 ve 6- AYRIS:
Ataturk’un kapattigi Istinaf Mahkemeleri kuruluyor.Birincisi bitirildi,Diyarbakir’da.Birinci eyaletimiz belli oldu denilebilir. Zaten BOP es baskanimizda Diyarbakir’i baskent yapiyor.Birinci eyalet hazir.Sirada Erzurum, Ankara var. Ama Diyarbakir cok ayricalikli bir yer.2010 da bitmesi gerekiyordu, basti AB parayi birkac ay once bitirtirdi.
Ne diyor sevgili Alman dostumuz zaten. Kurtler Turklerden cok bize benziyor diyor.Tabi yuzyillardir Almanlardan kiz alip veriyorlar. Ondan hepsi platin sari. Helal olsun sana.Yani sizden ve Araplardan cok farkli Kurtler diyor. Avrupali bunlar bizden diyor. Bizim ayrilikci azinliktaki Kurtlerde aynaya bakinca kendini platin sarisi sacli goruyor, Avrupali goruyor. Ben Turklere, Araplara hic benzemiyorum eyalet isterim , ayri ulke isterim diyor. Sonra cebine koyar Avrupa’ya goturursun ulkeni, ya da Avrupa’yi sana getirirler. Merak etme getirirler.
Neyse; pkk’nin siyasi kolunu meclise soktuk. Baris mitingleri adi altinda katil apo resimlerinin,pacavralarin acilmasina izin verdik.Kirmizi plakali arabalarla mitinglere katildik.Damdaki teroristi ,kocasi dagdakini millet vekili yaptik.Damdan cikarip millet vekili yapmakla yetinmedik; Reisi Cumhur makaminda Genelkurmay Baskaniyla yemek yedirdik. Daha ne yapalim sevgili Alman dost. Hala gozune giremediysek birakalim, gelsen bir guzel duzelt buralari.
Esprisi bir yana arkadaslar; bunlarin aynilari Yugoslavya’da Alman Istihbarat Teskilâti (BND) ve diger emperyalist cakallarca uygulandi.Durum ortada.
Bu dunyayi yonetmeye,somurmeye, kanini emmeye talip ve kararli dort tane siyonist sirketin tek dusmani var; ULUS DEVLETLER.
Turkiye Cumhuriyeti cok guclu bir ulus devlet.Gucunu de Alman Emekli Yarbayi cok iyi analiz etmis.Ataturk ten,laiklikten,Turk ulusalciliginda yani TSK’dan aliyor.Bunu bozmanin yollarini da cok iyi analiz etmis Alman Emekli Yarbay:
Kurt-Turk ayrilikciligi yap. Laik devlet duzeninden din devletine gec. Iste bu yuzden AB-D Kurtleri kasirken, seraitcilerin sirtini oksuyor.
Tum bunlari kim yapacak?
AKP! Onun icin getirildi.Gorevini de aslanlar gibi yapiyor.
Sevgili Alman istihbaratci Turk Halkina gozdagi da veriyor.
1- AKP’yi kapatirsaniz,yerine daha radikali gelir haaaa diyor.
2- AB’ye sizi almayiz diyor.
AKP’ye de yol gosteriyor:
1- Hemen 301. maddeyi kaldir diyor. Eh kaldirmadik da ; kaldirmaktan beter ettik.
2- Donusturme hareketlerine devam et diyor. Hiz kesme; mustemleke yasalarini patir patir cikar diyor.
Canavarlar gibi cikardik.Mahkemeden donecegini bile bile cikardik.Ama donene kadar ne kaparsam kar mantigiyla.Vakiflar,petrol,tohum...
O zaman AB’nin ABD’nin destegini alirsin kapanmasin da diyor.
Olmadi mi arkadaslar bunlar ne dersiniz?
Dusunun bakalim.
Turklerin oyle bir tarihi vardir ki; O tarih bize saflik derecesinde durustluk ve inanilmaz bir dayanma gucu veriyor.
Ama bir yere kadar.
Saygilar,
Levent Kalem
Eylul 2008
"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
BND etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BND etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Ekim 2010 Pazar
10 Şubat 2010 Çarşamba
ÜLKEDE TALAN VAR
Faili mechul cinayetler,özelleştirme adı altında yabancıya hibe edilen Cumhuriyetin değerleri,stratejik kurumlar,hatta namus kabul edilen topraklar.
Eski MİT’ci Mahir KAYNAK “Artık Afrika ülkeleri bile ajanlarını staja Türkiye’ye gönderiyor” demişti.
Çok doğru çünkü ulusal çıkarlarımız için yapılan her faaliyet ya engelleniyor yada kişiler ortadan kaldırılıyor.ASELSAN mühendisleri arka arkaya intahar ediyor.Yiyoruz.
Nükleer Hızlandırıcı yapmak ve Toryum’dan Uranyum235 ten çok daha fazla ve çok daha temiz enerji üretmek için çalışan Engin ARIK İsparta’ya giderken Atlas Jet uçağı düşüyor ve hayatını kaybediyor.Tüm eşyaları bulunurken bilgilerin saklı olduğu leptop bilgisayarı bulunamıyor.Biz yine yiyoruz.
Aynı zanlı Atlas Jet firması İsrail ile anlaşmayapıyor ve karşılıklı Türkiye – İsrail yolcu taşıma kararı alıyor.
Güney doğuda başarılı olmuş emekli askerlerimiz evlerinde ölü bulunuyor.Biz yine yiyoruz.
Ergenekondan yargılananlar suçunu öğrenmeden ölüyor,hastalanıyor kötürüm kalıyor.Biz uyuyoruz.
Türkiye’de rejim değişikliği oluyor."Asker darbe yapacaktı" gürültüleri arasında sivil darbe oluyor değil,OLDU.
Türk Ordusunun sessizliğine artık Türk halkı sinir olmaya başladı ve artık eleştiriyor.
Bütün bu ve benzeri talanın içerisinde hep aklıma şu gelmiştir?
Alman istihbaratı BND nerede?
Cia-Mossad-MI6 çok net görülürken hepsinin babası Almanlar nerede?
BND’nin Karadeniz ağırlıkta ayrışma çalışmaları yaptığı,lazca alfabe geliştirdiği,bunu kitaplaştırıp dağıttığı,hatta alan çalışmasına bir profesör gönderdiği ve bu profesörün yıllarca bölgede çalıştığı biliniyor.
Tayyip Erdoğan’ın POTAMYA açılımı boşa değildi elbet.
Lazca alfebenin AB komisyonlarına da sunulduğu ve yakında sadece ayrılıkçı kürtler değil yeni yeni Türk bağlaştırıcı kimliğinden arındırılmış insanların çıkması muhtemel.
Genel bir yanılgı var.
BOP projesi kapsamında güney doğudan bir toprak koparılacak ve bu toprak kürtlere verilecek.
Hayır;bölünme başlarsa kaça bölünüleceği belli olmayacak.
ABD düşünce kuruluşlarından birinde T.C .i 16 şehir devletebölünmüş olarak görülüyordu.
Hatırlarsanız Yugoslavya parçalanmadan öncede Alman dergilerinde şu andaki parçalanmış haritaları yayınlanmıştı.
Emperyalist çakallar gözlerini her zamankinden daha fazla ülkemize dikmiş durumda ve ne yazıkki iktidardalar.Tüm stretejik kurumlarımız ellerinde.Üniversitelerimizde hoca kisvesine bürünmüş ,gazetelerimizde yazar görünümünde ve Televizyonlarımızda her akşam uzman görünümünde emperyalislerin emir erleri Türk halkını uyutmak,kandırmak,kanalize etmek için şekilden şekile giriyor.Raflarda yalan dolan ve bol demokrasi insan hakları içeren bir haftada çıkarılan kitaplarla dolu.Matbaalar ellerinde ve halk okuyarak cahilleşiyor,apolitikleşiyor.Ekonomisi dibe vuran halk kitleleri yarınını göremez düşünemez,komediye dönen iktidar yalanlarını anlayamaz oldu.
Dizileri gerçek gibi gerçekleri dizi gibi izliyor.
Yakın bir tarihte ülkelerin sınırları değişecek.
Bu ülkelerin içerisinde Türkiye Cumhiriyeti olacak mı?
Olmayacak mı?
Bunu Türk halkının karakteri gösterecek.
Çünkü emperyalistlerin içimizdeki beslemeleri çok faal bir şekilde çalışmaya devam ediyor.
İşte size Almanya izleri.
Soli Özel yahudi kökenli bir vatandaşımız.Yahudi olması önemli değil ama önemli olan bir şey var.
Emperyalistlerin ülkemizdeki merkez üssü Bilgi üniversitesindeki öğrencilerine “bana ajan diyorlar,cia mı?Mossad mı?” diyormuş.Şaka ayağı gerçekleri saklıyor aslında,kurnaz.
O zaman biz söyleyelim SOLİ beye.
Ne cia ne Mossad ajanısın sayın Soli;BND olma ihtimalin yüksek.
Alman fonlarından beslendiğin çok açık.
Alman fonlarından beslen sonra cia ya çalış.
Yahudi olduğu bilinen birinin Mossad da çalışması hiç gizemli olmaz.
Tarihin cilvesine bak.
Alman fonlarından beslenen bir Yahudi .
Tarihin cilvesine bak.
Alman fonlarından beslenen bir Yahudi .
Bizim TARAF'ın Amberin'i de meğer Almanya'dan fonlanıyor muş.
Vaay vay.
Diba Nigar GÖKSEL'de ISE'de Türk İsmiyle danışman modlarında.
Ahtapot kollarını ülkemizin içine bizden görünerek yaymış,biz ise AKP'nin saçmalıklarıyla boğuşuyoruz.
Saygılar.
levent Kalem
Yeni bilgi:
Yeni bilgi:
Avrupa Birliği ile çeşitli “sınır ötesi işbirliği”
projelerine sokulmuş Trakya'da bir de “eyalet hükümeti” ve “eyalet
parlamentosu” anlamına gelen Bölge Kalkınma Ajansı kuruldu. Emperyalizmin “AB
himayesinde Trakya eyaleti” hedefinde önemli bir aşamaya işaret eden Ajans,
sessiz sedasız yayımlanan bir kararnameyle hayata geçiyor.
AKP hükümetinin Trakya Bölge Kalkınma Ajansı kararnamesi
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlar Kurulu'nun 14.7.2009
tarih ve 2009/15236 no'lu“Bazı Düzey 2 Bölgelerinde Kalkınma Ajansları
Kurulması” hakkındaki kararı, Cumhurbaşkanı Gül'ün onayı ardından Resmi
Gazete'nin 25.07.2009 tarihli 27299. sayısında yayımlandı. soL Haber
Portalı'nın uzunca süredir izlediği “Trakya'nın eyaletleştirilmesi” süreci, bu
kararnameyle birlikte resmiyet kazanmış oldu.
‘Başkent’ Tekirdağ; ‘Genel Vali’ Zübeyir Kemelek.
Toplam 16 ayrı Bölge Kalkınma Ajansı (BKA) kuran
kararnamenin ilk sırasında TR21 koduyla Trakya yer alıyor. Edirne, Kırklareli
ve Tekirdağ'ı kapsayacak ajansın merkezi Tekirdağ olacak. Trakya BKA Yönetim
Kurulu Başkanlığı'nı ilk bir yıl için, bir ay kadar önce atanan yeni Tekirdağ
Valisi Zübeyir Kemelek yürütecek. İlgili kararnameyle “yerel parlamento” işlevi
görecek Kalkınma Kurulu'nun 100 üyesi de belirlendi. Ajansın kuruluş
başvurusunu eski Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan yapmış ve bu girişimi dönemin
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ile birlikte açıklamıştı.
Emperyalist tekellere doğrudan hizmet.
“Eyaletleştirme provası” olarak nitelenen Ajans,
uluslararası tekellerin yatırım problemlerini "kısa yoldan" çözmeyi
amaç edinecek. Trakya BKA, AB-ABD-Soros fonları, uluslararası
şirketler dahil tüm yabancı kurumlardan "yardım" alabilecek. Yalnızca
Devlet Planlama Teşkilatı'na karşı sorumlu olacak Trakya BKA, Kamu İhale Yasası
ve Sayıştay denetiminden de "muaf" olacak. Kamu kaynakları da
kullanan bir kurum olmasına rağmen, birer şirket gibi özel hukuk içerisinde yer
alacak.
Trakya Eyaleti'nin “Bayrağı” olacak !
Trakya BKA'nın eyaletleşme adımı olduğunu belgeleyen bir
diğer dikkat çekici nokta da “Bayrak”. 5449 sayılı BKA yasasına
dayanılarak çıkarılan yönetmeliğin (Resmi Gazete, 25.07.2006, 26239)28.maddesine
göre, kuruluş kararnamesini takip eden iki ay içinde Trakya BKA özel
bir amblem belirleyecek. Belirlenecek amblem beze bastırılıp bir tür bayrak
olarak kullanılabilecek.
Trakya Eyaleti'nin “Hükümeti” de var, “Parlamentosu” da !
Trakya BKA'nın “karar organı” niteliğiyle “yerel hükümeti”
çağrıştıran Yönetim Kurulu her üç ilin valileri, il belediye başkanları, il
genel meclisi başkanları ve ticaret-sanayi odası başkanlarından oluşacak.
Kuruluşu izleyen ilk yıl Tekirdağ Valisi Zübeyir Kemelek, ilerleyen yıllarda da
sırasıyla Edirne Valisi Mustafa Büyük ve Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu birer
yıl dönüşümlü olarak Yönetim Kurulu Başkanı olacaklar.
Trakya BKA'nın “danışma ve yönlendirme organı” işlevine
sahip Kalkınma Kurulu'nun üyeleri de AKP hükümetinin kararnamesinde sıralanmış.
Fiili “eyalet parlamentosu” özeliğindeki Kalkınma Kurulu'na resmi-özel-sivil
kategorilerinde kurum ve kuruluş temsilcileri katılacak. Kararnamenin 2.3
maddesi, Kalkınma Kurul üyelerinin “il valilerinin görüşleri doğrultusunda”
belirlendiğini ifade ediyor. Kurum ve kuruluşların üyelik kriterleri ise şöyle
sayılmış: “İl içerisindeki etki ve etkinlikleri, misyonları ve ili temsil
yetenekleri, ilin ve bölgenin kalkınmasına sağlayabilecekleri muhtemel katkılar
ve sahip oldukları üye sayıları gibi hususlar...”
AKP ve Fethullah'ın tabela dernekleri “Parlamento”da !
Fakat, Trakya BKA Kalkınma Kurulu üyeleri
incelendiğinde gerçek kriterin “AKP'ye yakınlık” ve“Fethullahçılık” olduğu
ortaya çıkıyor. Örneğin, Edirne'den seçilen Balkan İş Dünyası Dayanışma
Derneği'nin Fethullah Gülen'e yakın TUSKON'un bir bileşeni olduğu ve
sadece 7 üyeye sahip olduğu belirtiliyor. Fethullahçı olarak nitelenen bir
başka kurul üyesi dernek ise TUSKON'a dahilTekirdağ Aktif Sanayici ve
İşadamları Derneği.
AKP'nin “tabela dernekleri” olarak ifade edilen Tekirdağ
Basın Mensupları Derneği ve Muratlı Öncü Kadın Kültür Çevre İşletme
Kooperatifi de yine Kalkınma Kurulu'na asıl üye kaydedilmiş. AKP Kırklareli İl
Başkanı Yurdaer Ulus'un başkanlığındaki “atıl” Kırklareli İlini Kalkındırma ve
Geliştirme Derneği'nin kurul üyesi yapılması dikkat çeken bir başka
durum.
“Salt çoğunluk” AKP bürokratları ve sermayenin
“Eyalet Parlamentosu” Kurul'un genel üye bileşimi
Trakya BKA'nın gerçek işlevini gözler önüne seriyor. Toplam 100 üyeli Kalkınma
Kurulu'nda 21 temsilci AKP hükümetinin atadığı kaymakam ve il müdürü gibi
bürokratlardan oluşuyor. Bileşimdeki asıl ağırlık ise sermayeye ait. İşadamı
dernekleri, sanayi-ticaret odaları gibi kuruluşların toplam üye sayısı 32.
Sermaye ile AKP memurlarının ittifakı Kurul'da salt çoğunluğu geçiyor.
Trakya'da ağırlıklı nüfusa sahip köylülerin, gerçekte büyük
çiftçilerin örgütlenmeleri olarak bilinen ziraat odaları ve tarımsal
kooperatifler aracılığıyla elde edebildiği temsilci sayısı sadece 18. Kalkınma
Kurulu'na çağırılan ve birleşim içinde halkın doğrudan seçtiği tek kurum olma
özelliği taşıyan yerel yönetimlerin tüm ağırlığı da yalnızca 15 üye. Esnaf kooperatiflerine
ayrılan 5 üyelik fazlaca önemsiz bulunurken, Trakya'da bulunan 3 üniversiteden
4 üye çağırılması “eyalet parlamentosu”nun bilime verdiği önemi
gösteriyor.
“Sivil toplum” kategorisindeki 5 üyenin ağırlıkla
AKP-Fethullah'ın uyduruk derneklerine tahsis edildiği yukarıda belirtilmişti.
Kalkınma Kurulu'nda tek bir sendika, meslek odası veya gerçek anlamda kitle
örgütüne yer verilmemiş olması da gözlerden kaçmıyor.
Yıldız Dağları Projesi ve TRAKAB, Ajans'a devredilecek
5449 sayılı BKA yasasının geçici 3.maddesine göre Avrupa
Birliği ile birlikte yürütülmekte olan tüm projeler Trakya'da kurulan BKA'ya
geçecek. Bu kapsamda, Kırklareli Yıldız Dağları'nda devam eden ABD-AB
projelerinin tüm iş ve işlemleri ile bunlara ilişkin tüm hak ve yükümlülüklerin
bir ay içerisinde Ajans'a devredilmesi gerekiyor. Yıldız Dağları projelerinin
Ajans sorumluluğuna geçmesiyle “Bulgaristan ile birleşik Stranca” projesi
daha da hızlanabilecek.
Yasayla bölgeye ilişkin plan ve program yapma ve yaptırtma
yetkisine sahip olacak Trakya BKA'nın, Trakya Kalkınma Birliği 1/25.000 ölçekli
Çevre Düzeni Planı'nda da tek yetkili kılınacağı bildiriliyor.
(Kırklareli)
10 Ocak 2010 Pazar
MOSSAD-CİA TÜRKİYE'DE DE
BİLİM ADAMI AVINDA
BİLİM ADAMLARINI KORUYAMAYAN BİR İSTİHBARATIN/T.S.K'NIN OLDUĞU BİR ÜLKE GELİŞEMEZ
ŞİMDİ NÜKLEER FİZİKÇİLERİMİZ AVLANIYOR.
İSTİHBARAT,T.S.K UYUYOR MU?
TABİ ARINÇ BEYE SUİKASTLA UĞRAŞIYOR.
ARINÇ'I KİM NE YAPASIN.
SİZ BİLİM ADAMLARIMIZI KORUYUNUZ.

Çok kısa bir haber:
MOSSAD AVCI, MÜSLÜMAN BİLİM ADAMLARI AV
500'den fazla Müslüman bilim adamı ve profesör İsrail'in Mossad istihbarat ajansı tarafından katledildi
Irak'ta yayınlanan El Bayna gazetesinin haberine göre, cinayetler, "Siyonist rejim"le işbirliğini reddeden Iraklı nükleer uzmanlar ve üniversite profesörlerinden kurtulma misyonunun bir parçası.
Gazete haberinde "Cinayetler Mossad ve ABD Savunma Bakanlığı - Pentagon tarafından gerçekleştirildi" denildi.
Bugüne kadar 350 bilim adamı ve 200 profesör sadece bu mezalimleri işlemek üzere Irak'a konuşlandırılan İsrailli Mossad komandoları tarafından gizlice katledildi.
Gazetede yer alan bir başka iddia ise "ABD Dışişleri Bakanlığı'na göre, bu cinayetler, Washington'un Iraklı bilimadamlarını ABD ile işbirliğine ikna etme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine gerçekleşti." şeklinde.
ABD'de yaşayan birçok uzman da (bu işbirliği) tekliflerine uymayı reddetti ve kaçtı. Başka ülkelere sığınmaya çalışıyorlar. İşbirliği yapanlar ise ABD'li yetkililerin ellerinde çok yorucu sorgulamalar ve hatta işkencelere maruz kaldılar.
İSRAİL BU BİLİMADAMLARINI TEHDİT OLARAK GÖRÜYOR
Gazetenin haberinde, Tel Aviv'in bu bilim adamlarını "Siyonist rejimin" güvenliğine bir tehdit olarak gördüğü ve bunu halletmenin en iyi yolu olarak sıkıntı veren entelektüellere suikast düzenlemeye karar verdiği kaydediliyor.
Böyle bir uygulamaya yedi ay önce onayını ifade eden Pentagon, İsrailli komandolara destek gönderdi, ayrıca hedefteki öldürülecek olanlar hakkında tam kişisel kayıtları onlar (İsrailli komandolar) için tedarik etti.
Bilim adamları evlerinden uzakta sahneye konan senaryolarla katledildi. Bunda, Irak'ta her gün gerçekleşen düzenli beklenen bombalı saldırılardan istifade edildi.
İNTİHAR MI, CİNAYET Mİ?
ASELSAN MÜHENDİSLERİ NEDEN ÖLDÜ?
ASELSAN’da üç mühendis peş peşe intihar etti. Jandarma raporu, ‘her birinin farklı yöntemlerle intihar ettiği’ni yazdı. Bunun üzerine savcılık dosyayı kapattı. Ancak Adli Tıp’ın raporu, gözleri yeniden bu üç mühendise çevirdi. Çünkü bu rapora göre, ölümlerden biri şüpheliydi. ASELSAN mühendisleri planlı bir cinayetin kurbanı mı? Daha da önemlisi, mühendisler hangi projelerde çalışıyordu?
Emrullah Erdinç / TEMPO
Tarih 7 Ağustos 2006. Üç gündür kendisinden haber alınamayan, ASELSAN’da çalışan makine mühendisi Hüseyin Başbilen’in otomobili, Ankara Pursaklar Ayancık yolu üzerinde bulundu. Başbilen, şoför koltuğunda kanlar içinde yatıyordu. 30 yaşındaki elektrik mühendisi Hüseyin Başbilen çoktan ölmüştü. Arabanın ön sağ koltuğunda, genç mühendisin yazdığı intihar mektubu ve alyansı bulundu. Otomobilin içinde, yerde, ucu kanlı ve üç santimetre açık olan falçata vardı. Jandarmanın tutanağına göre; maktulün sol bileği iki santimetre, boynunun sol tarafında iki santimetre falçatayla kesilmişti. Ölüm sebebi olarak kan kaybı gösteriliyordu. Jandarma, otomobilin içinde yaptığı aramada Başbilen’in çantasını da buldu. Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre çantada, Başbilen’in üzerinde çalıştığı milli tank projesiyle ilgili sunumların olması gerekiyordu. Ama bu dosyalar bulunamadı.
Çantadaki kayıp belgeler
Başbilen, ölümünden üç gün önce, 4 Ağustos 2006’ta, ASELSAN’da, Türkiye’nin savaş teknolojisinde dış bağımlılığını ortadan kaldıracak çalışmalarına ilişkin bir sunum yapacaktı. ODTÜ mezunu makine mühendisi Başbilen, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki üst rütbeli subaylarla uzun süredir ‘milli tank’ projesi üzerinde çalışıyordu. Sunumun ardından proje onaya gönderilecekti.
Başbilen, o gün cep telefonunu evde bırakmıştı. Akşam eve dönmeyince, eşi, ASELSAN’ı aradı. Gülsen Başbilen, eşinin işe gelmediği yanıtını alınca, polise Hüseyin Başbilen’in kayıp olduğunu bildirdi. İntihar haberi üç gün sonra geldi. Başbilen, “Elveda'' diye başladığı son mektubunda karısından hakkını helal etmesini istemişti. Açılan soruşturma, ‘normal intihar vakası’ ibaresiyle savcılık tarafından kapatıldı. Ama Başbilen ailesi, onun intihar ettiğine inanmadı ve dosyanın kapatılmasına itiraz etti.
Başbilen, 10 yıldır ASELSAN’da çalışıyordu. Birçok projenin içinde yer almıştı. Özellikle SUİKAST SİLAHI ‘KANAS’ ÜZERİNDE UZMANLAŞMIŞ BİR İSİMDİ. İMZA ATTIĞI PROJELER ARASINDA F-16 SAVAŞ UÇAKLARINDA SİNYAL KIRICI SİSTEMİ DE BULUNUYORDU. BAŞBİLEN, TANK PROJELERİ ÜZERİNDE DE ÇALIŞMAYA BAŞLADI. Bu arada MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI, ŞUBAT 2006’DA, YURTDIŞINDAN 1000 ADET TANK ALIMINI KAPSAYAN ‘YENİ NESİL TANK ALIMI PROJESİ’NDEN VAZGEÇTİ. Yerine, ASELSAN ile ‘milli tank’ projesi çalışması başlatıldı. Başbilen bu çalışmalarda gönüllü yer aldı; sinyalizasyon ve sofistike elektrik aksam konusunda projeler geliştirdi.
Evlenmek üzereydi
ASELSAN’ı sarsan ikinci haber, 17 Ocak 2007’de geldi. Bu kez intihar eden Halim Ünsem Ünal’dı. ASELSAN’da bir süre çalıştıktan sonra görevinden ayrılan Ünal’ın cesedi, Ankara’da Eymür Gölü kenarında bulundu. Otopsi raporuna göre Ünal, kafasına sıkılan tek kurşunla ölmüştü. Bu vaka da savcılık dosyasına ‘intihar’ olarak geçti. ÜNAL ÖLDÜĞÜ GÜN, SAVUNMA SANAYİ İLE İLGİLİ BİR SEMİNERE KATILACAKTI.
Ünal, ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden, 2000 yılında ‘şeref öğrencisi’ unvanıyla mezun oldu. Mastırını tamamlayarak aynı bölümde doktorasına devam etti. Genç mühendis, ASELSAN’ın yan kuruluşu Mikes’te elektronik mühendisi olarak çalışmaya başladı. F-16 SAVAŞ UÇAKLARININ MODERNİZASYONUYLA İLGİLENİYORDU. Yurtdışında savaş teknolojileri alanında çalışan şirketlerden iş teklifleri alıyordu. Ama hepsini geri çevirdi. Mikes, Ünal’ı önemli bir göreve atadı; 2011 yılına kadar Amerika’da kalarak Türk - Amerikan ortak yapımı F-16 savaş uçaklarının modernizasyonunda çalışacaktı. Ünal’ın ölümünde asıl şüphe çeken durum, onun birkaç gün içinde evlenecek olmasıydı. Cesedi 17 Ocak’ta bulunmuştu. Düğünü ise üç gün sonra, 20 Ocak’taydı. Gerçi Ünal, 15 gün kadar psikolojik tedavi görmüştü, ama düğüne üç gün kala intihar etmesine bir anlam verilemedi.
Atladı mı, itildi mi?
Ünal’ın ölümünden dokuz gün sonra yeni bir intihar vakası polise bildirildi. İntihar eden yine ASELSAN mühendislerinden biriydi. ODTÜ mezunu Elektrik Mühendisi Evrim Yançeken, 26 Ocak 2007’de, Ankara Batıkent’te oturduğu binanın arkasında ölü bulundu. Olay yeri incelemelerine göre; 26 yaşındaki Yançeken, oturduğu apartmanın yedinci katından atlamıştı. Yançeken’den geriye bir intihar mektubu kaldı. Mektubunda, “Artık dayanamıyorum. Psikolojim çok bozuldu. İntiharımdan kimse sorumlu değil'' yazmıştı. Onun da dosyası ‘normal intihar’ ibaresiyle kapatıldı.
Hepsi şifre çözücüydü
HÜSEYİN BAŞBİLEN, HALİM ÜNSEM ÜNAL VE EVRİM YANÇEKEN, ÖZELLİKLE ŞİFRE ÇÖZME KONUSUNDA UZMAN MÜHENDİSLERDİ. ASELSAN mühendisleri, UÇAK TANIMA SİSTEMLERİNİN ‘MİLLİLEŞTİRİLMESİ’ VE ABD GÜDÜMLÜ ELEKTRONİK SİSTEMLERİNİN KONTROL DIŞI BIRAKILMASI ÇALIŞMALARINI YÜRÜTMÜŞLERDİ. Üç mühendisin üzerinde çalıştığı ikinci proje daha da önemliydi: Amerika, başta Türkiye olmak üzere birçok ülkeye her yıl geliştirdiği yeni silah teknolojilerini satıyor. Sattığı teknolojinin kontrolünü ise bırakmıyor. ABD İSTEDİĞİ ZAMAN, UYDULAR ARACILIĞIYLA VERİLEBİLEN TALİMATLA, UÇAKLARI SAVAŞ DIŞI BIRAKABİLİYOR. İşte, ‘intihar’ ettikleri ileri sürülen bu mühendisler, ALTI AY GİBİ KISA BİR SÜREDE, UÇAK TANIMA SİSTEMİNİN HÂKİMİYETİNİ TÜRKİYE LEHİNE ÇEVİRMEYİ BAŞARDI. Aynı zamanda ABD’nin uydular aracılığıyla gönderdiği sinyallerle savaş araçlarını saf dışı bırakma sistemini de çökertti.
"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
25 Eylül 2009 Cuma
ALMAN VAKIFLARI MI DEDİNİZ?
Son zamanlarda CIA’nin ve mossad’ın adı çok geçerken Alman istihbaratının adı hiç geçmiyor. BOP/GOP/BİP projeleri tamamen mossad ve CİA’ ya mal edilirken sizce Alman istihbaratının bu kadar sessiz kalması doğal mı? Bence değil. Alman BND'nin de Karadeniz bölgesinde yer isimlerini değiştirmeden, Lazca bir alfabe uydurup yörede alan çalışmasına başlamasına kadar birçok fısıltı dolaşıyor. Tayyip Erdoğan’ın POTAMYA açılımı da bu sürece denk geldiğini unutmayınız.İşte bu gerekçelerden CIA’nin BND'den hiçte bağımsız bir örgüt olmadığını göstermek adına bu gerçeklerin bilinmesi gerekiyor.

GEHLEN ÖRGÜTÜ
CIA’nin en önemli operasyonlarından biri, daha servis doğmamışken başladı. Çok sayıda Nazi lideri İkinci Dünya Savaşı'nı kaybedeceklerini anladı ve ileride Sovyetler Birliği'ne karşı açılacak olası bir savaş konusunda, Hitler'den habersiz ABD ile görüşmeler başlattı. Geleceğin CIA Başkanı Allen Dulles, 1943 yılında İsviçre'nin Bern kentine giderek, bu etkili Nazilerle gizli görüşmeler yaptı. Dulles, resmi olarak CIA’nin öncülü OSS'nin (Overseas Secret Service-Denizaşırı Gizli Servis) ajanıydı
CIA’nin en önemli operasyonlarından biri, daha servis doğmamışken başladı. Çok sayıda Nazi lideri İkinci Dünya Savaşı'nı kaybedeceklerini anladı ve ileride Sovyetler Birliği'ne karşı açılacak olası bir savaş konusunda, Hitler'den habersiz ABD ile görüşmeler başlattı. Geleceğin CIA Başkanı Allen Dulles, 1943 yılında İsviçre'nin Bern kentine giderek, bu etkili Nazilerle gizli görüşmeler yaptı. Dulles, resmi olarak CIA’nin öncülü OSS'nin (Overseas Secret Service-Denizaşırı Gizli Servis) ajanıydı. Fakat çoğuyla savaştan önce birlikte çalıştığı Nazilerle özel işler yapmaktan geri kalmadı. Gerçekten de, Wall Street'in önde gelen hukuk danışmanlarından biri olan Dulles'ın, savaş sırasında da Nazilerle iş yapmayı sürdüren Standard Oil
gibi bazı müşterileri vardı. Bu yüzden, Hitler'in Doğu Cephesi istihbarat şefi General Reinhard Gehlen'in Amerikalılara teslim olması sürpriz yaratmadı. Gerilen ev sahiplerinden sıcak bir ağırlama bekliyordu. Özellikle de, gizli bir yere gömdüğü ve pazarlıkta kullanmayı planladığı çok sayıda dosya nedeniyle... General Gehlen, Virginia'daki Hunt Kalesi'ne kaçırıldı. Kendisini teslim alanları kısa sürede Sovyetler Birliği'nin Batı'ya saldıracağına ikna etmeyi başardı. ABD ordusu ve Gehlen "centilmenlik anlaşması" yaptılar. Gizli anlaşmaya göre, Gehlen'in casusluk örgütü ("Gehlen Org" diye anılır), Almanya'da yeni bir hükümet kuruluncaya kadar ABD için çalışacak ve ABD tarafından finanse edilecekti. Bu süre zarfında Gehlen, ABD'nin çıkarlarıyla Almanya'nın çıkarlarının çatıştığını görürse, Almanya'nın çıkarlarına öncelik vermekte özgür olacaktı. Gehlen, yaptığı anlaşma için Hitler'in halefi Amiral Doenitz'in onayını sağlamayı da garantiledi. Amiral Doenitz, Nazi ileri gelenlerinin kapatıldığı Almanya Wiesbaden'deki esir kampında rahat bir tutukluluk sürdürüyordu. Gehlen Org, on yıl boyunca CIA’nin Doğu Avrupa'daki tek istihbarat kaynağı oldu. 1955'te, Almanya'nın CIA’si BND'ye dönüştü. Elbette, BND, CIA ile işbirliğini sürdürdü. Gehlen, CIA’nin çalıştırdığı tek Nazi savaş suçlusu değildi. Diğerleri arasında, "Lyon Kasabı" Klaus Barbie, soykırımın fikir babası ve Eichmann'ın yakın çalışma arkadaşı Otto von Bolschwing ve Hitler'in gözdesi SS Albayı Otto Skorzeny de bulunuyordu. Hatta savaşın son döneminde rejimin Hitler'den sonraki ikinci adamı Martin Bormann'ın bile, CIA’yle bağlantılı olarak çalışırken kendini öldü göstererek Latin Amerika'ya kaçtığı yönünde kanıtlar var.
"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR,
SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






