FİZİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FİZİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2011 Pazartesi

  

'TANRI PARÇACIĞI' BULUNDU!
BİLİM DÜNYASINI SARSAN İDDİA

İsviçre'deki CERN'den sızan bir e-postada şok iddia: "Varlığı bilinen ama ispatlanamayan, maddedin kayıp temel yapı taşlarından 'Tanrı parçacağı'na ulaşıldı."
Bir fizik bloguna isimsiz gönderilen bir CERN iç iletişim notu, fizik dünyasında heyecana ve tartışmalara neden oldu.

Fizik ve bilim dünyası doğru çıkması halinde, bilim dünyasını sarsacak bu iddiayla çalkalanıyor. Columbia Üniversitesi’nde Matematikçi Peter Woit’un “Not Even Wrong” (http://www.math.columbia.edu/~woit/wordpress/) adlı bloguna 21 Nisan Perşembe günü gönderilen isimsiz bir yorumda, İsviçre’deki 20 km’den büyük parçacık hızlandırıcısı CERN’in iç yazışması (COM) yer alıyor. Fizik araştırmalarında iç yazışma notları (COM), projeye dahil olan bilim insanları arasındaki iletişimi sağlıyor. Araştırma tamamlandığında, tüm emeği geçenlerin isimleri ortak bir makalede yayınlanarak literatüre ekleniyor.
14 milyar yaşındaki evrenin en derin sırlarını araştırıldığı CERN'deki ATLAS detektöründen çalışan bir bilim adamı tarafından internete sızdırıldığı iddia edilen nota göre, bilim adamları 2008 yılında başladıkları Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) deneyinde büyük ilerleme kaydetti. 10 milyar dolara mal olan deneyde, protonların çarpıştırılması suretiyle tanrı maddesi olarak da bilinen Higgs parçacağını bulunduğu öne sürülüyor. Bilgi notu, aranan Higgs parçacığının kütle ve diğer özellikleriyle uyumlu görünüyor. Ancak görünme sıklığının 30 kat fazla olması, standart modelin ötesinde yeni parçacıklar bulunma ihtimalini güçlendiriyor.

CERN'ün internette dolaşan ve fizikçiler arasında tartışma konusu olan iddiayla ilgili bir açıklamada bulunması bekleniyor.
LHC raporunu incelemeye başlayan fizikçiler iddiaya şüpheyle yaklaşıyor. Syracuse Üniversitesi’nden Sheldon Stone, rapordaki üretim oranının Higgs’e dair tahminlerden çok daha yüksek olduğunu ve başka bir partikülün bulunmuş olabileceğini söyledi.

Varlığı bilinen ancak "10 üzeri eksi 30 saniye" kadar tek başına varolabildiği için bir türlü bulunamayan, görüntülenemeyen Higgs ile ilgili elde edilecek bilgiler bilimde yepyeni ufuklar açacak. Çünkü Higgs kütleyi kütle yapan nesne olarak biliniyor. Higgs parçacığı ismini bu teoriyi ilk kez ortaya atan ve hala CERN'de çalışan Matematikçi Peter Higgs'ten almış.
İlgili haberler:

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

21 Eylül 2010 Salı

Yüzyılın deneyinde yeni keşif 

Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen ve kozmosun sırlarını çözmek için yürütülen Büyük Patlama deneyinde çalışan bilim adamları, kainatın oluşumu konusundaki araştırmalarında yeni bir fenomen keşfettiklerini düşünüyorlar.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (BHÇ) adlı dev atom çarpıştırıcısında Büyük Patlama ortamını yaratmaya çalışan Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi'nin (CERN) internet sitesinde yapılan açıklamada, BHÇ'nin yaklaşık 6 ay süreyle çalıştırılmasından sonra, deneylerin potansiyel olarak yeni ve enteresan fenomenlerin işaretlerini vermeye başladığı belirtildi.
Açıklamada, özellikle bazı parçacıkların, şimdiye kadarki proton çarpışmalarında gözlenmedik bir biçimde, sıkı sıkıya birbirlerine bağlı olduklarının ortaya çıktığı kaydedildi.
Fizikçi Guido Tonelli, parçacıkların 27 kilometrelik oval tünelde hızlandırılarak, bugüne kadarki rekor düzeyde, 7 TeV enerjiyle ışık hızına yakın bir hızla çarpıştırıldığı deneyin ilk sonuçlarını açıkladığı sunumunda, "Temmuz ortasındaki analizlerimizde yeni bir fenomen ortaya çıktı" dedi.
Bu sonuçların henüz teyit edilmediğini, ancak araştırma ekibinin keşfedilen bağlantının varolmadığını gösterecek karşı bir gözlemde bulunamadıklarını söyleyen Tonelli, "Şimdi ne olup bittiğini tam anlamıyla analiz etmek ve BHÇ'nin keşfetmemizi sağlamasını umduğumuz yeni bir dünya olan yeni fizikte ilk adımlarımızı atmak için daha fazla veriye ihtiyacımız var" diye konuştu.
CERN araştırmacıları bu gözlemleri yorumlayabilmek için biraz daha zamana gereksinimleri olduğunu kabul ederlerken, yeni bulguların, çarpışmalarda yoğun ve sıcak madde oluşumuyla bağlantılı olabileceği şeklinde yorumlanan ABD'nin Brookhaven Ulusal Laboratuvarı'ndaki çekirdek çarpışmalarında gözlemlenen fenomenlerle benzerlikler taşıdığına da işaret ettiler.
Deneyin daha sonra 14 TeV enerjiyle yapılması öngörülüyor, ancak bunun tarihi henüz belli değil. Bilim adamları, 14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama deneyinde, evrenin doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor. Bir mikro saniye sürecek çarpışmada, temel element parçacıkları, atom çekirdeklerini oluşturmak için birleşmeye başlamadan önce meydana gelen Büyük Patlama anındaki koşullar oluşturulmak isteniyor.
Deney sırasında tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton hüzmesi veriliyor. Işın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alıyor. Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından bilim adamları, özellikle teorik fizikteki kütle mantığının temelini oluşturan veya kara maddenin neden yapıldığını anlamaya yarayacak Higgs parçacığı (Tanrı parçacığı) diye adlandırılan parçacıkların varlığının kanıtlarını görmeyi umuyor.

2 Nisan 2010 Cuma

FİZİK ÇAĞI BAŞLIYOR
19 yüz yıl fizik yüzyılı olmuştu.20 yüz yıl DNA’nın bulunmasıyla biyoloji damgasını vurdu. CERN’deneyi ile 21 yüzyıla Fizik damgasını vuracak gibi. Üstelik boyutlar ve kara deliklere açılan bu deneyin enerji, ışınlanma gibi olayları çözmesinin yanında mistik bir boyutu da var. Birçok dinsel öğenin ispatı ya da reddi gündeme gelebilir. Gelişmelere hazır olun.Ama aklınızdan Ispata’da düşen Atlas Jet uçağında hayatını kaybeden Engin ARIK’ında bu konular üzerinde çalıştığını unutmayınız.

"6 AY SONRA YENİ BULUŞLAR BEKLEYİN"

CERN'de görevli Türk araştırmacı Dr. Bilge Demirköz,"Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" deneyine ilişkin, "Bu deney başladıktan 6 ay sonra bizden yeni fizik buluşlarını bekleyebilirsiniz" dedi.
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) görevli Türk araştırmacı Dr. Bilge Demirköz, evrenin oluşum sırlarını ortaya çıkarması beklenen ve dün en yüksek enerjinin açığa çıkarıldığı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" deneyine ilişkin, "Bu deney başladıktan 6 ay sonra bizden yeni fizik buluşlarını bekleyebilirsiniz" dedi.

Demirköz, dün CERN’deki deneyle ilgili izlenimlerini ve bilimsel gelişmeleri anlattı.

Barselona Üniversitesi Fizik Bölümünde Araştırma Görevlisi olan Dr. Demirköz, Oxford Üniversitesi’nde CERN’deki 4 deney setinden biri olan Atlas detektörünün iç yapımında çalıştığını, doktora sonrasında ise iki yıl CERN’de görev yaptığını anlattı.

Deneyde şu an itibariyle, saniyede toplamda 80-90 çarpışma yaşandığını ve deneyin saniyede 40 milyon çarpışmaya çıkmasının öngörüldüğünü anlatan Demirköz, deneyin amaçlarına ilişkin şöyle konuştu:
"Yerçekimi ve elektromanyetik kanunları gibi fizik kanunları bilim insanları tarafından bilinen kanunlar. Fakat son 50 yılda gördük ki yüksek enerjilerde fizik kanunları farklı çalışıyor. Evren başlangıcında sıcak ve yoğun bir ortamda oluşmuş. İşte biz de evrenin çok yoğun enerji ve sıcak bir yerde oluştuğunu bildiğimizden buradaki deneyi evrenin yapıtaşı olup, burada çarpıştırdığımız ufacık protonlar için büyük patlamaya benzetebiliriz.
Büyük patlama sırasındaki fizik kanunlarının şu an etrafımızda gördüğümüz fizik kanunlarından farklı olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bu fizik kanunlarını anlamak istiyoruz. Mesela biz şu anda üç boyutta yaşıyoruz. Artı bir boyut olarak zamanı koyduğumuzda 4 boyuta çıkabilir. Ama daha yüksek boyutlarda yaşıyor olabiliriz. Fakat farkında olmayabiliriz. Görmediğimiz boyutlar olabilir. Bu da evrenin sırrı olabilir. 
Bu boyutları şu anki doğada değil ama yüksek enerjilerde görme ihtimalimiz artıyor. Mesela burada bulmaya çalıştığımız olaylardan bir tanesi ekstra boyutların izini bulabilmek. Tüm maddeye kütlesini verdiğini düşündüğümüz ’Higgs’ parçacığını bulmaya çalışıyoruz. Bunun olduğunu tahmin ediyoruz ve varsa bulmak istiyoruz."
“Dünya rekoru kırıldı”  CERN’de halen deney verilerinin analizinde çalıştığını dile getiren Demirköz, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın 10 Eylül 2008’de en düşük enerjide çalıştırıldığını ve 19 Eylül’de ise hızlandırıcıda bir arıza olduğunu anımsattı.

Demirköz, dün yapılan deneyde yerin 100 metre altındaki 27 kilometrelik tünelde iki proton huzmesinin 7 trilyon elektron volt enerjiyle ışık hızına çok yakın bir hızla çarpıştırıldığını belirterek, şöyle konuştu:
"Deneyde, çarpıştırıcıdaki parçacıkların göreceli kütleleri arttırıldı ve bu nedenle de bu parçacıkların enerjileri arttı. Normalde 10 Eylül’de çalıştırıldığında bu proton parçacığının enerjisi sabit kütlelerinin 450 katında idi. Dünkü deneyde ise olduklarından 3 bin 500 kat daha kütleli hissederek hareket ettiler ve şu ana kadarki en büyük enerji açığa çıkarıldı.Dünya
 rekorunu kırdık. Bundan önce yapılan çarpıştırmaların 3 katı kadar enerji açığa çıktı." 
Deneyle birlikte veri akışının çok hızlandığını da dile getiren Demirköz,
"Burada detektörler saniyede 40 milyon kez veri alabiliyor. Bunu bir fotoğraf makinesine benzetebiliriz. Bundan da büyük miktarda veri ortaya çıkıyor. Buradan çıkan veriler de dünya ile eş zamanlı olarak Türkiye’ye de yolluyoruz. Bu enerji seviyesi yeni fizik buluşlarının önünü açan kapı. Burada bu deneyden itibaren bizden yeni fizik buluşlarını 6 ay sonra bekleyebilirsiniz. Ben bu deneyin bu enerji seviyelerinde doğanın bize daha önce hiç vermediği şeyleri vereceğini düşünüyorum" diye konuştu.

Demirköz, elde edilen enerjiyle 18-24 ay arasında veriler elde edeceklerini bildirerek, daha sonra hızlandırıcının bazı parçalarının yenilenerek üst teknolojiye çıkarılacağını belirtti. Demirköz, daha sonra deneye tekrar başlayacaklarını ve şu anki enerjinin de üst seviyelerine çıkacaklarını söyledi.

Demirköz, deneyde kara deliklerin oluşumuna ilişkin ise şöyle konuştu:
"Bu enerjiyle oluşsaydı, kara delikler zaten oluşmuştu. Deneyde bir çeşit kara delik çıkması mümkün ama onun adı aslında kara delik değil, mini kara delik. Bunlar mikroskopik boyutlarda bizim anladığımız şekilde evreni ve yıldızları yutan kara deliklerden çok farklı. Oluşup yok olabilen çok hızlı parçacıkların özellikleri. Halkımız korkmasın, bugünkü güçte kara delikler anlaşılan anlamda oluşmadı ve zaten oluşamazdı." 
"Cern’e üyelik Türkiye’nin prestiji"
CERN’de 100’e yakın bilim insanının bulunduğunu, Türkiye’den bilim insanlarının ise bir takım deneylere katılabildiğini anımsatan Demirçöz, şunları kaydetti:
"CERN’e üye olmadığından Türkiye’den özel sektör CERN’den ihale alamıyor. Biliyoruz ki CERN’den ihale alan şirketler çok hızlı büyüyor. Küçük ölçekli olanlar değerini yıllar içinde 3’e katlıyor.

CERN’e üye olursa Türkiye yılda 20-30 milyon İsviçre frangı ödeyecek. Ancak bu miktarın yarısı zaten Türk şirketlerine ihalelerle geri dönecek. Bu nedenle Türkiye için CERN’e üye olmak şanstır ve prestij meselesidir."