2 Nisan 2010 Cuma


18 YILSONRA MEYDAN BUNLARA KALMIŞ

1992 Erzincan depremine kurtarma faaliyetlerine katılmak için deprem olur olmaz gittim. Ramazan ayıydı. Saat gece yarısını geçtiğinde Erzurum tarafından şehre giriş yaptık. İlk olarak yanımdaki Erzincanlı dostumun akrabalarının evlerini dolaştık. Hayattaydılar ama evlerine giremiyorlardı.
Sabah çalışmalara başladık ve 2 kişiyi canlı çıkarmayı başardım. Depremin ertesi günü akşamüzeri yerde çamurun içinde bir muz buldum.24saat açtım. Yemek üzere iken 30 yaşlarında bir tipsiz yanıma geldi ve bana "Ramazanda yemek yasaktır" dedi.
Bunu neden anlatıyorum. Bu 92 de oldu. Cemaat örgütlenmesi Erzincan'da yeni değil. Aşağıdaki Aydınlığın haberi az olabilir ama kesinlikle doğru.
Bu belge nedeniyle askerlerimiz tutuklanıyor.
Düne kadar İrtica ve terör iç tehditti.
Artık irtica ve pkk ile mücadele edenler iç tehdit olarak görülüyor.
AKP zihniyeti bu işte.

EKONOMİK İŞGALİN RAPORU

Gayrimenkul şirketi JONES LANG tarafından hazırlanan rapor:

 “Türkiye Gayrimenkul Piyasası 2009 Yılı ve 2010’a Bakış” raporunda, piyasalarda canlanma beklendiği belirtildi. Raporda, bu yıl İstanbul ofis piyasasına yaklaşık 230 bin metre kare A tipi ofis alanının giriş yapacağı, kira oranlarında ise kiracı talebindeki artış ve kaliteli ofis arzının eksikliği sebebiyle, 2010 yılının ikinci yarısında yükselme beklendiği ifade edildi. İzmir’de de ofis yatırımlarının arttığına dikkat çekilen raporda, lojistik alanında da bu yıl kiracı talebinin güçlü bir geri dönüş sağlayacağı ve bunun kira rakamlarına olumlu olarak yansımasının beklendiği belirtildi.
Şirketin Türkiye Başkanı Avi Alkaş da Anadolu Ajansı’na geçen ay yaptığı açıklamada, “Halihazırda Türkiye’de faaliyet gösteren Tesco, Metro, Darty ve Electroworld gibi büyük ana kiracıların yanında, İzmir’de ilk mağazasını açan Best Buy, Mediamarkt, Leroy Merlin ve Baumaxx gibi perakende markalarının Türkiye pazarında genişleme hedeflerinin olduğunu görmekteyiz. Ayrıca Decathlon, Basler, Aftershock ve Bijou Brigette, Paris Hilton gibi uluslararası giyim ve aksesuar markaları 2009 yılında Türkiye pazarına giriş yaptı. Yine bu dönemde zorlu ekonomik koşullara rağmen lüks perakende markaları da Türkiye pazarına yatırım yapmaya devam etti. Lüks markaların genişleme stratejileri, cadde perakendeciliğine olan güçlü talebin ana sebeplerinden biri oldu. Brioni, Hermes, Prada ve Mont Blanc Nişantaşı’nda ilk mağazalarını açarken, Miu Miu da İstinye Park’ta faaliyete geçti. Gelecek dönemde Houblot ve Lanvin gibi lüks markalar da Türkiye’de mağaza açmayı planlıyor”

Arslan BULUT’un Yeniçağ daki “AKP İKTİDARI, HALKI KAZ YERİNE KOYUYOR” Yazısından alınmıştır.





"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
FİZİK ÇAĞI BAŞLIYOR
19 yüz yıl fizik yüzyılı olmuştu.20 yüz yıl DNA’nın bulunmasıyla biyoloji damgasını vurdu. CERN’deneyi ile 21 yüzyıla Fizik damgasını vuracak gibi. Üstelik boyutlar ve kara deliklere açılan bu deneyin enerji, ışınlanma gibi olayları çözmesinin yanında mistik bir boyutu da var. Birçok dinsel öğenin ispatı ya da reddi gündeme gelebilir. Gelişmelere hazır olun.Ama aklınızdan Ispata’da düşen Atlas Jet uçağında hayatını kaybeden Engin ARIK’ında bu konular üzerinde çalıştığını unutmayınız.

"6 AY SONRA YENİ BULUŞLAR BEKLEYİN"

CERN'de görevli Türk araştırmacı Dr. Bilge Demirköz,"Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" deneyine ilişkin, "Bu deney başladıktan 6 ay sonra bizden yeni fizik buluşlarını bekleyebilirsiniz" dedi.
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) görevli Türk araştırmacı Dr. Bilge Demirköz, evrenin oluşum sırlarını ortaya çıkarması beklenen ve dün en yüksek enerjinin açığa çıkarıldığı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" deneyine ilişkin, "Bu deney başladıktan 6 ay sonra bizden yeni fizik buluşlarını bekleyebilirsiniz" dedi.

Demirköz, dün CERN’deki deneyle ilgili izlenimlerini ve bilimsel gelişmeleri anlattı.

Barselona Üniversitesi Fizik Bölümünde Araştırma Görevlisi olan Dr. Demirköz, Oxford Üniversitesi’nde CERN’deki 4 deney setinden biri olan Atlas detektörünün iç yapımında çalıştığını, doktora sonrasında ise iki yıl CERN’de görev yaptığını anlattı.

Deneyde şu an itibariyle, saniyede toplamda 80-90 çarpışma yaşandığını ve deneyin saniyede 40 milyon çarpışmaya çıkmasının öngörüldüğünü anlatan Demirköz, deneyin amaçlarına ilişkin şöyle konuştu:
"Yerçekimi ve elektromanyetik kanunları gibi fizik kanunları bilim insanları tarafından bilinen kanunlar. Fakat son 50 yılda gördük ki yüksek enerjilerde fizik kanunları farklı çalışıyor. Evren başlangıcında sıcak ve yoğun bir ortamda oluşmuş. İşte biz de evrenin çok yoğun enerji ve sıcak bir yerde oluştuğunu bildiğimizden buradaki deneyi evrenin yapıtaşı olup, burada çarpıştırdığımız ufacık protonlar için büyük patlamaya benzetebiliriz.
Büyük patlama sırasındaki fizik kanunlarının şu an etrafımızda gördüğümüz fizik kanunlarından farklı olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bu fizik kanunlarını anlamak istiyoruz. Mesela biz şu anda üç boyutta yaşıyoruz. Artı bir boyut olarak zamanı koyduğumuzda 4 boyuta çıkabilir. Ama daha yüksek boyutlarda yaşıyor olabiliriz. Fakat farkında olmayabiliriz. Görmediğimiz boyutlar olabilir. Bu da evrenin sırrı olabilir. 
Bu boyutları şu anki doğada değil ama yüksek enerjilerde görme ihtimalimiz artıyor. Mesela burada bulmaya çalıştığımız olaylardan bir tanesi ekstra boyutların izini bulabilmek. Tüm maddeye kütlesini verdiğini düşündüğümüz ’Higgs’ parçacığını bulmaya çalışıyoruz. Bunun olduğunu tahmin ediyoruz ve varsa bulmak istiyoruz."
“Dünya rekoru kırıldı”  CERN’de halen deney verilerinin analizinde çalıştığını dile getiren Demirköz, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın 10 Eylül 2008’de en düşük enerjide çalıştırıldığını ve 19 Eylül’de ise hızlandırıcıda bir arıza olduğunu anımsattı.

Demirköz, dün yapılan deneyde yerin 100 metre altındaki 27 kilometrelik tünelde iki proton huzmesinin 7 trilyon elektron volt enerjiyle ışık hızına çok yakın bir hızla çarpıştırıldığını belirterek, şöyle konuştu:
"Deneyde, çarpıştırıcıdaki parçacıkların göreceli kütleleri arttırıldı ve bu nedenle de bu parçacıkların enerjileri arttı. Normalde 10 Eylül’de çalıştırıldığında bu proton parçacığının enerjisi sabit kütlelerinin 450 katında idi. Dünkü deneyde ise olduklarından 3 bin 500 kat daha kütleli hissederek hareket ettiler ve şu ana kadarki en büyük enerji açığa çıkarıldı.Dünya
 rekorunu kırdık. Bundan önce yapılan çarpıştırmaların 3 katı kadar enerji açığa çıktı." 
Deneyle birlikte veri akışının çok hızlandığını da dile getiren Demirköz,
"Burada detektörler saniyede 40 milyon kez veri alabiliyor. Bunu bir fotoğraf makinesine benzetebiliriz. Bundan da büyük miktarda veri ortaya çıkıyor. Buradan çıkan veriler de dünya ile eş zamanlı olarak Türkiye’ye de yolluyoruz. Bu enerji seviyesi yeni fizik buluşlarının önünü açan kapı. Burada bu deneyden itibaren bizden yeni fizik buluşlarını 6 ay sonra bekleyebilirsiniz. Ben bu deneyin bu enerji seviyelerinde doğanın bize daha önce hiç vermediği şeyleri vereceğini düşünüyorum" diye konuştu.

Demirköz, elde edilen enerjiyle 18-24 ay arasında veriler elde edeceklerini bildirerek, daha sonra hızlandırıcının bazı parçalarının yenilenerek üst teknolojiye çıkarılacağını belirtti. Demirköz, daha sonra deneye tekrar başlayacaklarını ve şu anki enerjinin de üst seviyelerine çıkacaklarını söyledi.

Demirköz, deneyde kara deliklerin oluşumuna ilişkin ise şöyle konuştu:
"Bu enerjiyle oluşsaydı, kara delikler zaten oluşmuştu. Deneyde bir çeşit kara delik çıkması mümkün ama onun adı aslında kara delik değil, mini kara delik. Bunlar mikroskopik boyutlarda bizim anladığımız şekilde evreni ve yıldızları yutan kara deliklerden çok farklı. Oluşup yok olabilen çok hızlı parçacıkların özellikleri. Halkımız korkmasın, bugünkü güçte kara delikler anlaşılan anlamda oluşmadı ve zaten oluşamazdı." 
"Cern’e üyelik Türkiye’nin prestiji"
CERN’de 100’e yakın bilim insanının bulunduğunu, Türkiye’den bilim insanlarının ise bir takım deneylere katılabildiğini anımsatan Demirçöz, şunları kaydetti:
"CERN’e üye olmadığından Türkiye’den özel sektör CERN’den ihale alamıyor. Biliyoruz ki CERN’den ihale alan şirketler çok hızlı büyüyor. Küçük ölçekli olanlar değerini yıllar içinde 3’e katlıyor.

CERN’e üye olursa Türkiye yılda 20-30 milyon İsviçre frangı ödeyecek. Ancak bu miktarın yarısı zaten Türk şirketlerine ihalelerle geri dönecek. Bu nedenle Türkiye için CERN’e üye olmak şanstır ve prestij meselesidir."
 

Sezer acı konuştu:Hukuk ayak altında

10. CUMHURBAŞKANI Ahmet Necdet Sezer, Yürütme’nin Yargı’ya hükmetmek istediğini söyledi. Anayasa değişiklik paketiyle ilgili olarak yakın çevresine yaptığı değerlendirmelerde Ahmet Necdet Sezer’in, “Hukuken söylenecek hiçbir şey yok. Hukuk ayaklar altına alınıyor” dediği belirtildi. Sezer’in ilk tepkisi pakete10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, Anayasa değişiklik paketiyle ilgili yakın çevresine, “Hukuk ayaklar altına alınıyor” dediği belirtildi. Star’da yayınlanan habere göre, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı da yapan Sezer, yakın çevresine Anayasa paketiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Sezer, yakın çevresine, “Hukuken söylenecek hiçbir şey yok. Hukuk ayaklar altına alınıyor” değerlendirmesini yaptı.Yargı bağımsızlığına aykırıSezer, “Bu değişiklik hayata geçerse tamamen ortadan kalkacak. Güçler ayrılığı güçler birliği haline gelecek” yorumunu yaptı. 1960 öncesi parlamentoda Tahkikat Komisyonu’nun oluşturulduğunu hatırlatan Sezer, “O zaman yasama, yargıyı da eline almıştı. Bu defa yasama değil, ama yürütme organı, yargıyı ele alıyor” dedi. Sezer, Anayasa teklifiyle ilgili “Referandumda ’evet’çıkarsa iptal kararı çıkmasını beklemek mümkündür. Çünkü yapılan düzenlemeler hukuk devleti ilkesine ve yargı bağımsızlığına açıkça aykırı. Türkiye’de demokratik devlet ilkesi kalmadı. Çünkü biz halk olarak ikinci seçmeniz. Genel başkanların belirlediği isimleri seçiyoruz” dedi.