ŞANTAJ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ŞANTAJ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2011 Perşembe

ŞANTAJ KASETLERİNİN PERDE ARKASI

Aydınlık gazetesi, siyasetin yeni malzemesi "kaset tertibinin" arkasındaki merkezi açıkladı. Matkap Operasyonuyla tutuklanan Orhan Aykut, AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan ile Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve ekibini adres gösterdi.
Aydınlık'ın manşetten duyurduğu haberde, İhsan Arslan'ın Orhan Aykut'a yaptığı teklife de yer verildi: "Her partinin derin devleti olur. Sen de AKP'nin yeşili ol."
Matkap Operasyonuyla tutuklanan Orhan Aykut, kaset tertipleriyle ilgili İşçi Partisi Merkez Karar Kurulu üyesi Avukat Osman Aydın Şahin'e çarpıcı açıklamalarda bulundu. Aykut, Baykal'a ve MHP'ye yapılan kaset tertiplerinin arkasında, AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan ile Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve ekibi olduğunu açıkladı. 

Savcı Ercan Başaran'a gizli kamera kayıtlarıyla ilgili ifade verdiği öğrenilen Aykut'un çarpıcı açıklamalarını Aydınlık gazetesi manşetten duyurdu. 

ORHAN AYKUT: 2006 ve 2007 yıllarında Ramazan Akyürek birçok üst düzey bürokrat ve siyasetçiyi kayda alıyordu. O tarihlerde Deniz Baykal'ın 17 adet CD'si olduğunu biliyorum. Bu şekilde gizli kamera ile çekilmiş cinsel içerikli görüntüler başka birçok bürokrat için de mevcuttur. 

Kaset tertiplerinin arkasındaki isimleri açıklayan Aykut, bu tertiplerin nerede yapıldığını da açıkladı. 

ORHAN AYKUT: Bu işleri genellikle Ankara'da yapıyorlardı. İhsan Arslan'ın Ankara'da Tavacı Recep olarak bilinen yerin karşısında 22 katlı bir binası vardır. 5. katında bu tür evraklar mevcuttur. 

Orhan Aykut; Savcı Başaran'a verdiği ifadede, AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan'ın kendisine yaptığı teklifi de anlattı. 
ORHAN AYKUT: Her partinin derin devleti olur, sen de bizim Yeşil'imiz ol. Tuncay Özkan, Hasip Kaplan, Haşim Haşimi ve AKP Diyarbakır eski milletvekili Aziz Akgül'ü de vur.



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

22 Mayıs 2011 Pazar

MHP'YE ŞANTAJ

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

16 Mayıs 2010 Pazar

TEPKİSİZ KALMAYALIM.
ŞANTAJLARA SESSİZ KALMAYALIM.


"Aleviler Bunlara Kanmaz-Mallar (2)" başlıklı yazımız şantaj çetesi tarafından fark edildi ve  altına verdiğimiz youtube linkini sildiler.
Dünkü yazı:
http://millici-ciddiadamlar.blogspot.com/2010/05/aleviler-bunlara-kanmaz-mallar-2-bir.html


Yeni ve çalışan youtube linki aşağıda verdim.


http://www.youtube.com/watch?v=Ab-LuKwmNOg


"I dislike this" butonuna basarak bu rezil insanlara tepkinizi gösteriniz.
Teşekkürler. 


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

ALEVİLER BUNLARA KANMAZ-MALLAR (2)

ALEVİLER BUNLARA KANMAZ-MALLAR (2)

Bir önceki yazımda Baykal’a yapılan şantajın rezillik boyutunu anlatmaya çalıştım.
Hala  otururken uzun kollu kalkınca kısa kollu gömlekle görülen Baykal’ın kaseti yandaş medyada gerçek gibi sunula biliyor.Kanalların da kazık kadar adamlar 72,5 milyon insanın gözünün içine bakarak yalanlar sıralaya biliyor.
Bu gün başka bir boyutunu ele alacağım.
Bu şantajlar sadece siyasetçilere yapılmıyor. Tarihi gerçekleri dile getirenlerde,Atatürk’ü savunanlar da,AB ve NATO’yu eleştirenlerde bu şantajcıların hedefinde.
Peki, neden bu insanlar buna başvuruyor?
İşte çözülmesi gereken soru bu.
Çok basit; bu bizim yapımızdan kaynaklanıyor.
Emperyalist/Siyonist güçler bizim yeni birkaç özelliğimizi keşfettiler. Aslında güzel ve yararlı olan bu özelliği kendi çıkarları doğrultusunda kullanma yolunu seçtiler.
Nedir bu özellikler? Derseniz:
Ben buna doğal lobicilik diyorum.
Veya argosuyla dedikoduculukta denilebilir. Ama ben dedikoduculuğu kabul etmiyorum çünkü bu sadece onu-bunu çekiştirmekle sınırlı değil. Gerçekleri de, siyaseti de bizim halkımız bu şekilde öğreniyor.
Raflar dolusu kitaplar okuyarak, konferanslara katılarak, neredeyse yandaş yada değil tüm tartışma programlarını izleyerek, internetin sınırlarını zorlayarak derleyip topladığım düşünce ve görüşlerin özeti de olsa, Anadolu köylerinin kahvelerinde konuşulduğunu gördüm. Bu iyi bir özellik. Kitap okumadan gerçekleşen bu hızlı bilgi akışı güzel ama sakıncalıda.
Doğal lobiciliğin çok ciddi olumsuz yanı “her bilgiye yargısız ,sorgusuz inanma” özelliği.
İşte bu özelliğini bilen emperyalist/Siyonist yanlısı ihanet kardeşliği ilk iş olarak Tv kanallarını ele geçirdi.Ve tv kanalarını dedikodu merkezlerine çevirdi.İleri atılan herhangi bir yalan çok hızlı bir şekilde yayılıyor,sorgulanmıyor,hatta aklansa dahi halka ulaştırılmıyor.
Asit kuyuları diye ortaya atılan kuyulardan manda kemiği çıktı, adli tıp inceleme gereği bile görmedi ama bu halkta “Türkler Kürtleri asit koyularına atmış” şeklinde kaldı. Bu sadece bir örnek.Geri dönüşü tıkanık bir bilgilenme şekli bu.Ne sallarsan salla insan beyinlerinde sorgulanmadan arşivleniyor.Çeşitli tartışma ortamlarında kesin olarak aklanmış görüşlerin kullanıldığına defalarca şahit oldum.
İşte Deniz Baykal’a yapılan bu kalleşliği aklamak mümkün değil.Bir şokla gündeme gelen yalanlar insanların üzerinde yapışıp kalıyor ve doğal lobicilikle hızla yayılıyor.
Tayyip Erdoğan bayrağımızın cayır cayır yakıldığı Yunanistan’dan dönerken ‘Bu odaya girdin mi, girmedin mi? Buluştun mu, buluşmadın mı?’ Bu ne kadar ahlaki değilse, daha sonra yaptığın da ahlaki değil. Pisliğin içinde debeleniyor. Debelendikçe batıyor.” Gibi bir cümle kurabiliyor. Doğal lobiciliği Tayyip Erdoğan çok iyi biliyor ve bunun için bol bol dedikodu üretiyor. Rakiplerde tüm enerjisini atılan dedikoduları,çirkefleri, kasetleri aklamakla harcıyor.


Bakınız size bu karalama ve şantajların sadece siyasi kişiliklere değil, emperyalist çıkarlara bir şekilde çomak sokan herkese yapıldığını gösteren bir örnek.
Adanalı tarihçi Cezmi Yurtsever.Yerel tarih , masonlar,tanınmış kişilerin soyları,Siyonizm üzerine bir çok kitabı yayınlanmış yazara uzun bir dönemdir Youtube üzerinden karalama yapılıyor.Alevilere ve Kürtlere ağır hakaretler içeren video Cezmi Yurtsever azından sunuluyor.Ama kimse “bu cümleleri söyleyecek kişi neden telefon numarasını versin?” diye sormuyor.
Yapılan yorumların bir çoğunu videoyu yapan karaktersizlerin yazdığı aşikar ama yinede körü körüne inananların olduğu çok açık.
Bu konuda daha öncede yazmıştım “CANLAR BU YALANLARA KANMAZ-MALLAR” başlığındaydı. Şimdi bu şantajlara yeni eklemeler yapıldığını, Baykal şantajı ile birleştirir başlık kullanıldığını gördüm.
Aşağıya Youtube linkini verdiğim şantajı protesto etmenizi bekliyorum. Neyse ki internet kullanan arkadaşlar gerçekleri sorgulamakta çok daha mantıklı.
Unutmayınız ki bu görüşler bu şantajı düzenleyen şerefsizlerin kendi görüşleri.
Tepkinizi gösteriniz.
Görüşmek ümidiyle.





"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

11 Mayıs 2010 Salı

HİÇ BİR OYUNDA “HAMLENİ GERİ AL” DİYE BİR HAMLE YOKTUR

Emperyalist oyun kuruyor.Biz ise oyuna oyunla cevap veremiyoruz:

Emperyalist/Siyonist ve yandaş ihanet şebekesinin motifleri taşıyan,hatta çok net görülen Baykal’a şantaj hamlesi görülmeli ve cevabı verilmelidir.
Baykal ne kadar eleştirilse de; son zamanlarda belirgin, aktif bir siyaset yaptığı; hatta batı kimlikli eski siyasetinden ulusalcı söyleme kaydığı,Ergenekon düzmecesinde “bu davanın avukatıyım” gibi net tavırlar sergilemesi tabiki birileri tarafından görüldü.
İhanet kardeşliğinin tüm medya gücüne rağmen sağ/sol düşmanlığının siyasi görüş ayrışığına dönüştüğü; halk bazında toplumu ulusal çizgide tutabilecek birkaç liderin en başında Baykal geliyordu.

Fakat satrançta veya herhangi bir oyunda bile karşı bir hamle yaptığı zaman “al bunu geri “ diyemeyiz.

Baykal’a yapılan şantajın ayrıntılarına girerek hiç boşuna zaman kaybetmeye gerek yoktur.
Halkımızdan çok derin yorum ve teknik analiz yapmasını beklemek çok fazla saf dillilik ve halkı hiç tanımamak olur.
Üstelik ekonomik dar boğazda kıvranan, sosyal patlama noktasına gelmiş, işsiz, beslenemeyen kısacası yarınından umutsuz halk sloganlarla yönlendirile bilir.
Öfkesi başka yönlere, hatta yalan dolanlara kaydırıla bilir. Üstelik bunun yalan olduğunu bilerek yapabilir. Bu aynen, babasının tuttuğu takımdan birkaç kişiyi dövmek gibidir.
Patronuna kızgındır, işinden memnun değildir vs. tesadüfte babasının takımı bu hafta rakiptir ve sürüye uymuştur. Eve gidince babasını karşısında yine el pençe divandır ama.
Baykal bu şantajı gördü ve istifa etti.
Şimdi kimse bu kasetin gerçek olduğunu tartışmıyor.
Herkes kaseti çekenlere odaklanmış ve öfke duymaya başlamışken o canım hamleyi geri almak niye.
Baykal’ın geri gelmesini en çok isteyen AKP dir. En güzel kozu olan öfke ve ajitasyonu Baykal’a kaptırdı.
Bu şantaj gündemde tutulmalı, hatta didik didik edilmeli ve ediliyor da.
En radikal Kürtçü/AKP medyatoşlar bile yarım ağız konuşurken geri getirme feryatlarına Deniz Baykal’ın kesinlikle olumsuz cevap vermelidir.
En azından bu süreçte bunu yapmalıdır.
Anayasa halk oylamasına bu şekilde gitmelidir.
Bu sinerci yakalanmışken, adamların hamlesi tam ters tepmişken Baykal’ın kesinlikle gaza gelmemesi gerekmektedir.
CHP kaçmıyor. Başkanlık kaçmıyor.
Anayasa oylamasına ve 2011 seçimlerine Baykal destekli bir başkanla ama şantaja uğramış, belden aşağı vurulmuş, kalleşlik yapılmış, başkanı onuruna sahip çıkmış bir CHP ile giderse AKP’yi duman edecektir.
Fakat Baykal’ın geri dönüşü her şeyi sıfırladığı gibi AKP’ye çok iyi bir koz verecektir.
Zaten medyalarında durmadan bunu işliyorlar. Halka “Baykal geri gelecek imajı” aşılanıyor ve isteniyor.
Halk Baykal diye bağırmalı ama Baykal başkan olmamalıdır.
Bu tarihi bir fırsattır ve değerlendirilmelidir.
Görüşmek umuduyla.
Levent kalem

NOT: Ben Baykal’ı iktidar olmuş CHP’nin başında görmek istiyorum. Muhalefetin başı değil.
  


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."