26 Haziran 2010 Cumartesi

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE KARŞI, "SİYASAL İSLAM"
Ramazan K.KURT

Meryem Cemile en şiddetlisi ile Arap milliyetçiliğine karşı "siyasal İslamcı"dır. Erdoğan da en iflah olmaz tarzda Türk milliyetçiliğine, Türk kimliğine karşı "siyasal İslamcı"dır. İkinci ortak yönleri Meryem Cemile'nin hemen hemen bütün kitaplarının "milli görüş" çizgisindeki kesimler tarafından Türkçeye çevrildiğini, Milli Gazete tarafından kupon karşılığı verildiğini ve bu camianın ileri gelenleri tarafından okunduğunu söyleyebiliriz. Meryem Cemile'nin bazı kitapları TBMM kütüphanesinde bile bulunuyor.

"İSLAMCILIK" ve "siyasal İslam" Kur'an'daki Müslümanlık olmayıp ünlü Fransız düşünür ve filozof, Müslüman Roger Garaudy'nin ifadesi ile "Amerikan-Batı İslam'ı"dır. İdeolojidir.
Meryem Cemile (Margaret Marcus) ile Başbakan R. T. Erdoğan'ın iki ortak yönü vardır. Birincisi, Meryem Cemile en şiddetlisi ile Arap milliyetçiliğine karşı "siyasal İslamcı"dır. Erdoğan da en iflah olmaz tarzda Türk milliyetçiliğine, Türk kimliğine karşı "siyasal İslamcı"dır. Bu arada kendisinin artık "değiştim", "döndüm" dediğini de yani "İslamcı" olmadığını da belirtelim. İkinci ortak yönleri Meryem Cemile'nin hemen hemen bütün kitaplarının "milli görüş" çizgisindeki kesimler tarafından Türkçeye çevrildiğini, Milli Gazete tarafından kupon karşılığı verildiğini ve bu camianın ileri gelenleri tarafından okunduğunu söyleyebiliriz. Meryem Cemile'nin bazı kitapları TBMM kütüphanesinde bile bulunuyor. Milli gazete Meryem Cemile'nin "Feminist Harekete Karşı Müslüman Kadın" adlı kitabından günlerce pasajlar yayınlamakta bir sakınca görmemişti.
1934 yılında New York'ta doğan Meryem Cemile, Alman Yahudi'si bir ailenin kızı olup, felsefe eğitimi gördü. Önce Hıristiyanlığa döndü ve 1959 yılından itibaren de "Margaret Marcus adıyla İslam'ı öven makaleler yazmaya başladı. Nihayet 1961 yılının Ramazan ayında Müslüman olduğunu açıklayarak Meryem Cemile adını aldı.
Meryem Cemile Arap dünyasında, "siyasal İslam"ın gelişmesinde büyük rol oynadı. 1961-1967 sürecinde ve daha sonraları milliyetçi-dindar Araplar ile "siyasal İslamcı" Araplar arasında derin toplumsal yarılmaların oluşmasına yazdığı kitaplar ve makaleler ile büyük katkıda bulundu. Çünkü Meryem Cemile'nin "milliyetçi dindarlık kötüdür, siyasi ümmetçilik iyidir" merkezli kitap ve makaleleri, görünmez eller tarafından milyonlarca basılıp Arap ülkelerinde dağıtılıyordu. Sonra, 1970'lerden itibaren bu hastalık Türkiye'ye de sirayet ettirildi.
İSRAİL'E GÖRE İSLAM'IN EN BÜYÜK DÜŞMANI MİLLİYETÇİLİK
İsrail, 1948'de Arap dünyasının tam kalbinde bir avuç toprak parçası üzerinde kurulmuştu. Milliyetçi-dindar Araplar ile sosyalist dindar Araplar İsrail'i bir kaşık suda boğma konusunda hemfikirdiler. Hele hele İsrail'e karşı Baas hareketinin başını çektiği ultra Arap milliyetçiliği yükselişteydi ve İsrail'i ürkütmekteydi. İsrail'e göre İslam'ın en büyük düşmanı milliyetçilikti! İlginçtir 1961'de "irşad olan" Meryem Cemile'ye göre de İslam'ın en büyük düşmanı milliyetçilikti…!
5 Haziran 1967'de bir Pazar sabahı, İsrail Hava Kuvvetleri dünyanın en modern savaş uçakları olan Sovyet yapımı miglerden oluşan Mısır ve Suriye Hava Kuvvetleri'ni havalanmaya bile fırsat bulamadan iki saat içinde yok etti. Altı Gün Savaşları denen Arap-İsrail Savaşı'nın sonunda İsrail topraklarını üç kat genişletmişti. Araplar şaşkındı. Milliyetçi dindarlar ile "İslamcı" Araplar birbirine girdiler. Kısa bir süre sonra ABD özellikle İslamcı Araplara "Green Card-yeşil kart-" uygulaması başlatarak binlerce Arap'ın ABD vatandaşı olmasını sağladı. 11 Eylül 2001'deki şaibeli saldırılardan sonra bu Arap ailelerin bir kısmının çocukları saldırılardan sorumlu tutulan "radikal İslamcı terörist" olarak dünya âleme ilan edildi. Meryem Cemile'nin şeyhi Mevdudi, Pakistan'daki Cemaati İslami'nin kurucusuydu. Mevdudi, Pakistan devletinin milliyetçi-dindar merkezli politikasını "milliyetçi-laik" bulduğu için "siyasal İslamcı" radikal bir muhalefet kurgulamıştı. Suudi Arabistan Kralı İbn Suud ile iyi arkadaştılar.
ARVASİ'NİN TARİFİYLE TÜRK MİLLETİ
Mevdudi'ye göre modern dünya toplumlarının hepsi şeytani, lanetli, ahlaksız ve günahkârdı. Ancak Şeyh Mevdudi hastalanınca veya dişi ağrısa tedavi için Londra'ya uçuyordu! Londra'nın lüks otellerindeki mini etekli, dekolte kıyafetli kızların servis yaptığı kokteyllere katılmakta mahsur görmüyordu. Pakistan ve İslam dünyasındaki milliyetçi hareketlere karşı radikal İslami ve siyasi ümmetçi bir tavır koyan Mevdudi'nin teşkilatı cemaati İslami günümüzde Almanya'daki İslam Konseyi, İngiltere'deki İslam Partisi'yle bağlantılıdır. İşte bugün pek çok kaynakta MOSSAD ajanı olduğu belirtilen Meryem Cemile böyle bir Mevdudi'nin müridiydi.
Bakınız, gerçek bir seyid ve İslam âlimi olan rahmetli S. Ahmed Arvasi "İslamiyet'i doğru öğrenmenin yolu" başlıklı Erişim 17.01.2010) makalesinde şunları yazıyor:
"Türk milleti yeni ihtida etmiş bir millet değildir. O en az bin yıldan beri İslam ile müşerref olmuştur. İslamiyet'i en doğru tarzda anlayan, yaşayan ve söz sahibi olan bir millettir. Bağrından İmamı Azamları, İmamı Maturidileri, İmamı Gazzalileri, İmam Birgivileri, İbni Kemalleri, Molla Fenarileri, Ebu Suud Efendiler gibi daha nice din âlimlerini Mevlana Cemaleddin Rûmî, Yunus Emre gibi nice tasavvuf büyüklerini yetiştiren Türk milleti büyük ve tarihi bir kitaplığa ve "bidatsız" bir din kültürüne sahiptir. İslam dünyasının bütün kaynakları ve sağlam belgeleri ile elimizdedir. Genç nesilleri bu kaynaklardan mahrum ederek onları ne idüğü belirsiz kimselerin kitap ve yazılarına muhtaç bırakmak asla doğru değildir.
"Bugün, kimlerin kontrolünde olduklarını bilmediğimiz pek çok "din akımı" ve onları temsil eden yazarların kitapları harıl harıl tercüme edilip genç nesillerin ve halkımızın eline verilmektedir. Kimdir bu yazarlar? Ne yazarlar? Hangi emellere hizmet ederler? Mesela Serge Hutin adlı bir masonun yazdığı ve Fransa'da yayınlanan Fransızca "les Francs-Maçons" adlı kitabın 27.sayfasında yazıldığına göre, Cemaleddini Efgani ve Muhammed Abduh din maskesi altında çalışan birer korkunç mason üstadıdırlar. "Telfiki Mezahip" adlı kitabın yazarı Reşit Rıza ise bunların talebesidir."
MERYEM CEMİLE VE BENZERLERİ
"Arap dünyasında birçok siyasi hareketi ve yazarı etkisi altında tutan "İhvanül Müslimin" (Müslüman Kardeşler-RKK) hareketi, aynı kitaba göre masonların kontrolü altındadır. Seyit Kutupların ve benzerlerinin kitaplarını genç nesillerin eline veren kimselerin bu yazarın "İhvanül Müslimin" hareketinin öncülerinden olduklarını bilmiyorlar mı? Meryem Cemile adlı Yahudi dönmesi kadını himayesi altına alan Mevdudi acep ne yapmak ister? Bütün bu karanlık adamları okutmak için çırpınan çevreler, ne hikmetse İmamı Azam, İmamı Malik, İmamı Şafi, İmamı Hambeli gibi sünnet yolu büyüklerini küçümsemek ve unutturmak isteyen kimselerdir."
Evet, Sayın Erdoğan ve içinde bulunduğu "İslamcı" camia, rahmetli Seyid Ahmed Arvasi Hoca'nın "karanlık kişiler" olarak tanımladığı Meryem Cemile ve benzerlerinin "İslami" eserlerini okuyarak bugünlere geldiler. Bugün hepimiz biliyoruz ki, Hamas Arap dünyasının başına musallat olan Mısır merkezli "Müslüman Kardeşler"in Filistin'deki koludur. Sayın Cumhurbaşkanı Gül, Sayın Başbakan Erdoğan ve "yurtta sulh cihanda sulh"u beğenmeyerek eksantrik "sıfır"lı dış politika geliştirme teorileriyle uğraşan Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu Türkiye'yi Meryem Cemile ve türevlerinin Arap dünyasında şekillendirdiği "siyasal İslamcı" politika bataklığına çekmek istiyorlar. Ortadoğu'daki bu "siyasal İslamcı" politikalar sadece İsrail'in uzun vadeli hedeflerine hizmet etmekten başka bir işe yaramaz. Türkiye'nin başına yeni yeni belalar açar. En az 500 nükleer başlıklı füzeye sahip İsrail devletinin yönetimini bir grup fanatik elinde bulunduruyor. Bu insanlar Tevrat/Talmud/Kabala kökenli inançları gereği Kral Davut soyundan, Yahudileri kurtaracak Mesih'in gelmesi için her türlü çılgınlığı yapabilirler Evanjelist Hıristiyan Amerikalılar ellerini oğuşturarak İsrailli fanatiklerin her türlü manipülasyonunu destekliyorlar. Çünkü Evanjelistlerde Yahudi-Müslüman savaşının bir yerinde İsa Mesih'in ikinci ve nihayetinde üçüncü ve son kez yeryüzüne gelişi ile "Kutsal Tanrı İmparatorluğu"nun kurulacağına, kendilerinin cennete gideceğine inanıyorlar.
2002 yılında UCI'dan Yahudi asıllı bir Amerikalı Profesör şöyle demişti: "Urallar'ın altındaki nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar olmasaydı Rus diye bir millet kalmayacaktı, Rusya tarih olacaktı".
BU GERGİNLİK YA GERÇEK OLSAYDI?
Küresel ve bölgesel "ofansif" dış politika, güçlü ekonomi ve en az güçlü nükleer savunma silahlarıyla birlikte yürütülür. Bir taraftan Türk ordusunu hırpalayan her türlü manipülasyon ve psikolojik harp metotlarına göz yumacaksınız, diğer taraftan "one minute" deyip daha dışarı çıkar çıkmaz İsrail'den özür dileyeceksiniz. Ya da Müslüman Uygur Türklerini görmezlikten gelerek Filistin'de "Müslüman Kardeşler" militanlarıyla birlikte İsrail'e karşı efeleneceksiniz. Bunun adına da "diklenmeden dik durmak" diyeceksiniz. Hani Davutoğlu "komşularla sıfır problemli" dış politika yürütüyordu.

Bu durumda İsrail'le yürütülen politikanın adı ne oluyor? Olan şu, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu yurtiçine, Türk milletine yönelik oynuyor. İsrail ise Ortadoğu'da Arap yerine "İslamcı", Türk bilinen birinin "halife", "sultan" veya "lider" olmasını arzu ediyor. Böylelikle Meryem Cemile geleneği devam etsin. Eğer Erdoğan-İsrail ya da AKP hükümeti- İsrail arasındaki gerginlik gerçek olsaydı neler olurdu? Birincisi bir gecede Türkiye'ye akan sıcak para musluğu kesilirdi. İkincisi, IMF'nin bütün telefon hatları Türkiye'den aramalara meşgul çalardı. Küresel finans elitleri İsrail devletinin hayır dediği hiçbir projeye evet demezler. Aksi takdirde MOSSAD'ın ikna timleri devreye giriverir.
Demek ki, R.T.Erdoğan ve İsrail'in politikaları örtüşüyor. Büyükelçimize yapılan saygısızlık ve özür seremonisi Kurtlar Vadisi denen "operasyon"lara yönelik TV dizisine yüksek perdeden gürültüler "bir şeyler"e kılıf olmaktan öteye gidemez. Türkiye'de genel seçim sürecine girilmişken Sayın Erdoğan manipülasyonlarla "güçlendirilmek" isteniyor. Projenin asıl mimarı İsrail derin devletidir. Diğerleri bilerek veya bilmeyerek sadece figürandır. R. Tayyip Erdoğan çok ilginç bir isimdir. Dünyada bugüne kadar hem Siyonizm hem de İslam'a hizmetten dolayı milletlerarası itibarı olan mükâfatları alan tek istisnai isimdir. Erdoğan'a İslam'a hizmet ödülünü (Kral Faysal Ödülü) veren kişi Suudi Arabistan kralıdır. Suudi kraliyet ailesi Arap dünyası içinde İsrail'e en yakın isimdir. Dahası Suudi kraliyet ailesinin Yahudi kökenlerinden Batı'daki pek çok kaynakta bahsedilmektedir.
SİYASİL İSLAM İDEOLOJİSİ
Erdoğan'a cesaret madalyası veren ABD merkezli AJC (Dünya Yahudi Kongresi) 104 yıllık bir kuruluş olup temel misyonu Siyonizmi dünyaya hâkim kılmaktır. Bu kuruluşun, ömrünün beşte dördünde İsrail ve Yahudilere "kahrolsun" diyen Erdoğan'a bir istisna yaparak ödül vermesi ilginçtir. Zira bu kuruluş 104 yılda Erdoğan hariç sadece Yahudi asıllılara mükâfat vermiştir.
Soğuk savaş döneminde, milliyetçiliğe ve Sovyetler'e karşı oluşturulan "yeşil kuşak" ve "siyasal İslamcı" hareketlerin "(Taliban vs. gibi) CIA ve MOSSAD tarafından organize edildiğini bugün dağdaki çoban bile biliyor.
Dün Meryem Cemile'nin kitaplarını bütün İslam coğrafyasında bedava dağıtan "görünmez eller" bugün "one minute" ve türevlerine zemin hazırlıyor. Türkiye'de 1967 Arap-İsrail savaşına kadar İslami söylemlerin hiç birinde Türk milliyetçiliğine karşı tek bir söylem yoktu. 1967'den itibaren Türkiye'de ortaya çıkan Türk milliyetçiliği, Türklük karşıtı "siyasal İslamcı" yazarlar, akademisyenler, siyasetçiler kimlerden etkilendi? Hangi mahfiller tarafından finanse edildi?
Dinimiz İslam, 1967-11 Eylül 2001 döneminde ve soğuk savaşın en hararetli evresinde İsrail, ABD ve Avrupa tarafından önce Sovyetler'e karşı gibi gözükse de esasen İslam dünyasına yönelik olarak psikolojik harp silahı olarak nasıl kullanıldı? Buraya gelişte Türkiye ve İslam dünyasında kimler Batı ve İsrail'e taşeronluk yaptı?
Elbette pek çok insan gibi Meryem Cemile de birkaç kez din değiştirmekle kalsaydı ve sonunda Müslüman olsaydı söylenecek bir sözümüz yoktu. Ancak siyasal İslam'ın bir ideoloğu haline getirilmesi, dindar Arap milliyetçilerinin İngiliz, Fransız ve İsrail işgaline karşı mücadele verdikleri bir dönemde karşılarına "siyasal ümmetçi" bir muhalefet cephesi çıkararak Arap milletini karpuz gibi ikiye bölmesini nasıl izah edeceğiz?
Dün ihtiyaca binaen "radikal siyasal İslamcı" Meryem Cemile "ışık" saçıyordu. Bugün ABD'de, İngiltere'de "karma namaz"ı savunan ve ilk denemesini de New York'taki Yahudi Üniversitesi kampusu içinde yapan Amina Vedud ve Esra Numani var.
Mütedeyyin Müslüman Türk insanı şu soruyu kendi kendine sormalı. Yıllarca Siyonizm, Yahudilere ve İsrail'e düşmanlığı siyasi, iktisadi rant kapısı yapanlar, açıkçası "siyasal İslamcılar" bugüne kadar İsrail'e karşı hangi ciddi bir tedbiri aldılar? İçlerinden iktidar olanların 2002'den beri sergilediği tavır ortada ve "kral çıplak".
Öte yandan Yahudi-Nakşibendî/Halidi Mesud Barzani ile İsrail'in "Kürdistan"ı kurmak için yaptıkları işbirliği ortada. PKK'ya verdikleri destek "kör göze parmak". Ve Barzani ile işbirliği yapanlar, ya eski Marksist yeni liberal ikinci cumhuriyetçiler, ya da bir kısım tarikat, cemaat ile birlikte Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve AKP kurmayları.
Türkiye genel seçim tarihine yaklaştıkça yeni "one minute" manipülasyonları görecek ve Türk milleti bu oyunu bozacak. İsrail toplumu gibi AKP siyaset kurmayları ve "siyasal İslamcılar" kriz içinde. Ancak "Endülüsleştikçe" daha çok batıyorlar.
Dikkat! Osmanlı'da olduğu gibi Cumhuriyet Türkiye'sinde de kurucu unsur Müslüman Türk, merkezden çevreye itiliyor. "Enderun siyasası" ve "Endülüs uleması" işbirliği yaparak cumhuriyetin kuruluş "paradigmasını kaydırmak" istiyorlar. ABD, İsrail ve AB bu süreçte dış destekçi aktörler.


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."


ANAYASA KATLİ İÇİN HALK OYLAMASI YAKLAŞTIKÇA AKP SÖYLEMİNİ SERTLEŞTİRİP TOPLUMU PROVEKE EDECEK
HEDEF:
HAKİM SAVCILAR YÜKSEK KURULU (HSYK)
ANAYASA MAHKEMESİ




Hüseyin çelik bunu söylüyor ama bunun benzerini Ergenekon düzmecesiyle kendileri yaptı.Ciddiyetten uzak yılışık söylemden başka bir şey değil.

Bu adamdan ciddi bir açıklama beklemekte biraz saflık olmaz mı?



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

AVUKAT ARANIYOR
Muammer KARABULUT’UN aşağıdaki yazısını okumadan Tayyip Erdoğan’ın Genelgesini okuyunuz. Giderayak neler yapılmak istendiğini görmemiz açısından çok önemli. Türkiye Cumhuriyeti tek kurşun atılmadan teslim ediliyor.
İŞTE GENELGE:

Resmî Gazete Sayı : 27580
GENELGE Başbakanlıktan: GENELGE 2010/13
Anayasamızın eşitlik ilkesi çerçevesinde; ülkemizde yaşayan gayrimüslim azınlıklara mensup Türk vatandaşları, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi, ayrılmaz parçası oldukları ulusal kültür ve kimlik yanında, kendi kimlik ve kültürlerini yaşama ve yaşatma imkânına sahip bulunmaktadırlar. Bu vatandaşlarımızın Devlet önündeki iş ve işlemlerinde kendilerine güçlük çıkarılmaması, haklarına halel getirilmemesi, ilgili mevzuat gereği olduğu gibi, Devletimizin ve Türk ulusunun bir parçası olduklarının kendilerine hissettirilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda sürdürülen demokratikleşme çalışmaları çerçevesinde ülkemizdeki gayrimüslim azınlıkları ilgilendiren konularda yapılan düzenlemelere rağmen, uygulamadan kaynaklanan bazı sebeplerle bu konudaki sorunların tam anlamıyla giderilemediği görülmektedir. Bu itibarla, kontrolü belediyelere geçmiş olan gayrimüslim mezarlıklarının korunma ve bakımı konularında gereken özenin gösterilmesi,gayrimüslim cemaat vakıfları lehine sonuçlanan mahkeme kararlarının tapu dairelerince hassasiyetle uygulanması, taviz bedeli ile ilgili uygulamalarda mağduriyetlere sebep olunmaması, T.C. vatandaşı gayrimüslim cemaat liderlerinin protokol uygulamalarında statülerine uygun bir şekilde konumlandırılmaları, gayrimüslim cemaatler aleyhine yapılan kin ve düşmanlığı teşvik edici yayınlara karşı gerekli yasal işlemlerin derhal başlatılması gibi uygulamalar örnek olmak üzere, gayrimüslim azınlıklarla ilgili tüm uygulamalarda yukarıda bahsedilen bilinçle hareket edilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, ilgili kurum ve kuruluşların bu konuda uygulamadan kaynaklanabilecek sorunların tam anlamıyla giderilmesi için gereken hassasiyeti göstermeleri hususunda bilgilerini ve gereğini önemle rica ederim.
Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan 

İŞTE MUAMMER KARABULUT’UN ARAŞTIRMASI

Türkiye’de vatansever avukata ihtiyaç var. Kabul edilen Vakıf Yasası ile Fener Rum Kilisesi, ekümenikliğine giden yolda haksız mal ediniyor!..
Bugün yurt savunması için yalnızca asker’e değil, avukata da ihtiyaç var. Tüm dikkatler son günlerde artan saldırılar sonrası vatanını koruyan şehit askerlere çevrilmişken, diğer tarafta Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilen Vakıf Yasası ile vatan topraklarının gittiğinin farkına bile varamadık. Bu yolla giden veya gidecek olan vatan topraklarını asker değil, ancak avukatlar alabilir.
Başta büyük umutlarla ilk önce ana muhalefet partisinin başına getirilen KILIÇDAROĞLU ve arkadaşları olmak üzere, BAHÇELİ, diğer partiler, kamuoyunun önünde endam gösterenlerin kabul edilen Vakıf Yasası’ndan hiç söz etmemelerini, ülkenin güvenliği ve geleceği konusunda ki değişimin etkisi olarak yorumluyorum. Bu gelişmeyi doğal karşılamayı aynı zamanda şehit olan askerlerimize karşı bir umursamazlık olarak da algılamaya başladım.
Türkiye’de cumhuriyetin kazanımlarını savunmadığınız sürece kendi varlığınızı, egemenlik haklarımızı ve topraklarımızı kaybederiz!.. Bu durum ülkede yaşayan bütün vatandaşlar için geçerlidir. Bunun böyle olacağını anlamanın temel kurallardan birsi de Fener Rum Kilisesini çok taraflı tanımaktan geçer. Bu bağlamada Cumhuriyet kazanımlarına bağlayıcı bir örnek ise Fener Rum Erkek Lisesi Vakfı’nın AİHM’de açtığı davayı kazanması olarak gösterebiliriz. Çünkü kaybedilen dava da “haksız mal edinmenin” bütün yönleri ortaya çıkmış ve dolayısıyla neden Cumhuriyet kazanımlarını savunmamız gerektiğini de göstermiştir. Ama biz yine de Vakıf Yasası’nı TBMM’den çıkarttık!..
Hatırlayacak olursak, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER’in Anayasa ve Lozan’a aykırı bulduğu için veto ettiği Vakıf Yasası, ERDOĞAN’ın talimatı ile virgülüne dahi dokunulmadan TBMM’de kabul edildi. CHP, Vakıf Yasası’nı Anayasa Mahkemesi’ne götürdü. Nihayetinde Anayasa Mahkemesi de o yasayı 17 Haziran 2010 günü kabul etti.
Aslında Türkiye bu sorunu, birçok alanda olduğu gibi ATATÜRK döneminde çözüme kavuşturdu. Hedefine Cumhuriyeti ve ATATÜRK’ü koyanlar, çözüme kavuşturulmuş bir konuyu, tekrar sorun haline getirerek Cumhuriyetin kazanımlarına yöneldiler.
Şöyle ki; Türkiye’ 10 Haziran 1936 yılında kabul edilen bir yasaya göre azınlık-cemaat-mülhak vakıfların mülkiyet durumlarını belirlemek ve tüzel kişilik kazandırmak üzere 1-16 Şubat 1912-1936 tarihleri arasında tapu kayıtları ile birlikte beyanname vermiş olmaları istendi. Bu yasa çalışması 1934 yılında başladı. Hak kaybı olmaması için iki kez uzatıldı ve 1936 yılında da sona erdirildi. Kabul edilen yasaya göre 1936 tarihine kadar beyannamesini veren azınlık vakıfları sonrası için bağış, hibe, gayrimenkul satın alma ve vasiyet yoluyla gayrimenkul edinmeleri söz konusu değildir. Böylelikle mülhak-eski vakıfların mülkleri 1936 yılında verdikleri beyanname ile sınırlı kalmıştır. Yasada, azınlık vakıflarının ilgili tüm kabul ve tasarrufları için de başlangıç tarihinden 15 yıl geriye giderek 1921 yılı esas alınmıştır.
Biraz daha açacak olursak, Türkiye’de 10 Haziran 1936 tarihinde kabul edilen yasaya göre azınlık, cemaat veya bilinen adı ile “mülhak vakıflar” 1921 yılı başlangıç alınmak sureti ile günümüze kadar geçen süreler içinde yasal olarak bağış, hibe, mal satın alma vasiyet yoluyla, zilliyetlik, zaman aşımı ve tasarrufla gayrimenkul edinmeleri yasal olmamakla birlikte kısıtlanmıştır!… Bu arada mülhak-eski vakıflar için, 2002’de 4471 sayılı kanun ile bakanlar kurulu kararı, 2003 yılında ise 4478 sayılı kanun Vakıflar Genel Müdürlüğünün kabulü ile mülk edinmeleri kabul edilmiştir. Yine konumuzla ilgili Osmanlı imparatorluğu döneminde 9 Haziran 1867 yılında adı “Teb’yı Ecnebiye Emlak Mutasarrıf olmaları hakkındaki kanun” ilk yasa çalışmasıdır. Tüzel değil gerçek kişilere bazı şartlarda, örnek olarak Hicaz bölgesinde gayrimenkul edinemiyorlardı… Daha sonra da 16 Şubat 1912 tarihinde, tüzel kişiliklerin kendilerine ait olduklarını iddia ettikleri mülkler için, altı ay içerisinde tapu idarelerine başvuruda bulunarak gerekli düzeltme ile beyanname vermeleri istenmiştir. Bu süre de 3 kez altı aylık süreler ile uzatılmıştır. Bu temel bilgilerin ışığında, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş ve sonrasında da söz konusu vakıflar da hak ihlalleri olmaması için, gerekli yasal tedbirlerin alındığı görülmektedir. Burada ki sorun, maddi varlığını cemaat vakıfları ile devam ettiren Fener Rum Kilisesi’nin ekümeniklik siyasetini kullanmak isteyen A-BD’li sapkınların, adı geçen kilisenin tarihte var olan cemaatinin mülklerine sahip olmak isteğine verdiği destekten kaynaklanmıştır. Kısacası İstanbul’da maddi yönden güçlü bir Yeni Roma Patrikhanesi yaratmaktır. İşte eski vakfiyeler ile yapay olarak yaratılmak istenen mülk sorunu bundan ibarettir.
Son olarak yine hatırlatmak gerekirse, Fener Rum Kilisesi’nin AİHM’de kazandığı davada Fener Rum Lisesi Vakfı adına talep ettiği mülkleri demokratik ölçülerde değerlendirildiğinde, davanın temeli açıkça haksız mal edinmeydi. Ama AİHM,“Türkiye Lozan Anlaşması'nın, azınlık haklarıyla ilgili maddelerini uygulamadı, Türk vatandaşı olan gayrimüslimlerce kurulmuş vakıfları'yabancı' ilan” etti. Çünkü Lozan’da, azınlıkların “haksız mal edinebilecekleri”yönünde düzenlenmiş her hangi bir madde yoktur.
Anlaşılan son gelişmeler ile artık Anayasa Mahkemesi’nin kabul ettiği Vakıf Yasası ile AİHM’de dava açmaya gerek bile kalmamıştır. Hala anlamadığımız ise başpapazın elindeki asasının dağdaki teröristin silahı ile aynı olduğunu göremememizdir. Neler olacağını göstermek adına detaya girmeden Fener Rum Lisesi Vakfı’nı örnek gösterdim. Bugün tüzel kişiliği olmayan Fener Rum Kilisesi’nin haksız mal edinimine yönelik, diğer tüm talepler ile ilgili mutlaka olması gereken vakfiyeleri ve tapu kayıtlarını sıkı bir şekilde takip etmektir. Bilinmesi gereken diğer bir husus da Fener Rum Kilisesi’nin ülkemizde yaşayan Rum cemaatini temsil etme yetkisinin bulunmayışıdır!!!
Şimdi ki sorun, bir avukatlık bürosunun tahsis edeceği vatansever bir avukat ile çözülecektir. Yapacağı görev, “Vakıf Yasası’nın” TBMM’den geçtiği günden itibaren el değiştiren mülklerin tapu kayıtlarının ve vakfiyelerini kontrol etmek olacaktır.
Ve usulsüz yapılan işlemleri yargıya taşıyacaktır. Böyle bir iki tane dava açılsın yeter.Ben biliyorum ki, elde edilecek olan verilerin %98 sahte ve usulsüzdür. Elde edeceğiniz bilgiler, geçen günlerde AİHM’in kabul ettiği davaya konu olan Büyükada ki yetimhane adına 1992 yılında tüzel kişiliği olmayan “Rum Patrikhanesi”ne sahta tapu(EKTE) düzenlemesi gibi olacaktır.
— Soracaksınız, senin tüzel kişiliğin yok bu tapuyu nasıl aldın? Ve yine soracaksınız, tapu kütüğü bilgilerinde (EKTE) BÜYÜKADA RUM ERKEK YETİMHANESİ VAKFI yazan bir mülkü nasıl aldın?
Ayrıca örnek verdiğim Fener Rum Lisesi Vakfı ile diğerlerinin büyüklüğünü anlamak için Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre mülklerinin durumu ise şöyledir;
1936 beyannamesine göre kayıtlı mülkler:
1- Fatih Tevkii Cafer’de Ev ve Okul (2286 ada, 2 parsel),
2- Sarıyer Yeniköy’de gazino (296 ada, 3 parsel),
3- Eminönü Çarşı’da dükkan (2748 ada, 11 parsel)
4- Beyoğlu Kemankeş’de depo ve 2 adet dükkan (68 ada, 9 parsel),
5- Beyoğlu Şahkulu’nda dükkan (284 ada, 62 parsel),
6- Sarıyer Mirgün’de ev ve dükkan (85 ada, 6 parsel),
7- Sarıyer Yeniköy’de ev (296 ada, 3 parsel)
8- Eminönü Demirtaş’ta sabunhane (471 ada, 6 parsel) vardır.
Tüzel kişiler adına kayıtlı olduğundan reddedilen mülkler:
1- Kadıköy Göztepe’de (ada 395, 3 parsel) arsa, maliye-hazine
2- Kadıköy Osmanağa’da (ada 6, 6 parsel)Şifa Camii, Türk Diyant Vakfı
3- Kadıköy Osmanağa’da (ada 53, 19 parsel) baraka arsa, Mahmudi Sani Vakfı
4- Kadıköy Osmanağa’da (ada 53, 14 parsel)dükkan, Mahmudi Sani Vakfı
5- Kadıköy Osmanağa’da (ada 34, 13 parsel) ev, Babüsüade ağası Hoca Halil Vakfı
6- Kadıköy Osmanağa’da (ada 34, 12 parsel), bahçeli ev, Babüsüade ağası Hoca Halil Vakfı
Şahıslar adına kayıtlı olduğundan reddedilen mülkler:
1- Kadıköy Osmanağa’da (ada 34, 7 parsel),apartman.
2- Beyoğlu Asmalı Mescit ( ada 303, 13 parsel) apartman.
3- Kadıköy Göztepe’de (ada 392, 14 parsel), arsa.
4- Kadıköy Göztepe’de (ada 506, 9 parsel), arsa.
5- Kadıköy Göztepe’de (ada 109, 16 parsel),
6- Kadıköy Göztepe’de (ada 409, 17 parsel), aparman
7- Kadıköy Göztepe’de (ada 406, 4 parsel), arsa.
8- Kadıköy Göztepe’de (ada 306, 9 parsel), arsa.
9- Kadıköy Göztepe’de (ada 506, 15 parsel), apartman.
10- Kadıköy Göztepe’de (ada 507, 70 parsel), arsa.
11- Kadıköy Göztepe’de (ada 408, 4 parsel), arsa.
12- Kadıköy Göztepe’de (ada 409, 16 parsel), apartman.
13- Kadıköy Göztepe’de (ada 410, 11 parsel), apartman.
14- Kadıköy Göztepe’de (ada 506, 16 parsel), apartman
15- Kadıköy Göztepe’de (ada 410, 11 parsel), apartman.
16- Kadıköy Göztepe’de (ada 506, 16 parsel), apartman.
17- Kadıköy Zühtü Paşa (ada 360, 3 parsel),
Belge eksik olduğundan talepten vazgeçilen mülkler:
1- Fatih, Hamami Muhittin, mesken.
2- Kadıköy Hasanpaşa, arsa.
AİHM açılan dava sonucu kazanılan mülkler:
1- Beyoğlu Meşrutiyet Caddesi Deva Çıkmazı'ndaki 32/12 hisse apartman
2- Göztepe'de bulunan bir taşınmaz.
Yalnızca bir vakfın durumu bu ise geçen günlerde Vakıflar Genel Müdürlüğünün açıkladığına göre, Türkiye’de aynı durumda bulunan Bağımsız Türk Ortodoks Kiliseleri Başpapazlığı Vakfı hariç 161 adet azınlık vakfı var. Ve bir de başpapazın Babacan’a teklif ettiği gibi “mazbut ilen edilen 24 vakfın iadesi” vardır!!!
Faaliyetteki cemaat vakıfları:
1- Beykoz Aya Paraşkevi Ortodoks Kilisesi ve Kabristanı Vakfı
2- Büyükada Rum İlk Mektebi ile Panayia Aya Dimitri ve Profiti İlya Kiliseleri ve Rum Kabristanı Vakfı
3- Heybeliada Aya Triada Tepe Manastırı Vakfı
4- Heybeliada Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi, Mezarlığı ve Aya Varvara Kilisesi Vakfı
5- Heybeliada Rum Ruhban Okulu Vakfı
6- Kınalıada Rum Ortodoks Panayia Kilisesi ve Mezarlığı Vakfı
7- Burgazada Aya Yorgi (Karipi) Manastırı Vakfı
8- Burgazada Aya Yani Rum Kilisesi, Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
9- Fener Maraşlı İlk Mektebi Vakfı
10- Fener Yovakimion Rum Kız Mektebi Vakfı
11- Fener Rum Mektebi Kebiri (Erkek Lisesi) Vakfı
12- Feriköy Rum Ortodoks 12. Apostolos Kilisesi ve Mektebi Vakfı
13- Tekfursaray Hançerli Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
14- Fener Vlahsaray Panayia Vakfı
15- Fener Meryemana Rum Ortodoks (Kanlı) Kilisesi Vakfı
16- Kurtuluş Aya Dimitri Aya Tanaş Aya Leftor Aya Kiryaki Kiliseleri ve İlkokulları Vakfı
17- Beyoğlu Rum Ortodoks Kiliseleri ve Mektepleri Vakfı
18- Beşiktaş Cihannüma Panayia Meryemana Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
19- Beşiktaş Köyiçi Rum Cemaati Panayia (Meryemana)Kilisesi Vakfı
20- Yenimahalle Aya Yani Rum Kilisesi ve Mektebi Vakfı
21- Bebek Aya Haralambos Kilisesi,Bebek Aya Yani Mezarlık Dova Kilisesi ve Mezarlığı Vakfı
22- Çengelköy Aya Yorgi Rum Kilisesi, Aya Tanteli Ayazması Rum İlk Muhtelit Mektebi İki Eski ve Yeni Kabristanı Vakfı
23- Eğrikapı Meryemana Rum Kilisesi Vakfı
24- Langa Aya Todori Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
25- Bağımsız Türk Ortodoks Kiliseleri Başpapazlığı Vakfı
26- Aya Dimitri, Aya Vlaherna Kiliseleri ve Mektebi Vakfı
27- Üsküdar Profiti İlya Rum Kilisesi, Ayazması, Kabristanı ve Rum Muhtelit İlk Mektebi Vakfı
28- Arnavutköy Aya Strati Taksiarhi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
29- Aya Stepanos Kilisesi ve Mektebi Vakfı
30- Altımermer Meryemana Kilisesi Vakfı
31- Cibali Aya Nikola Kilisesi, Mektebi, Aşhanesi, Aya Haralambos Kilisesi ve Ayazması Vakfı
32- Aya Pandelemion Rum Kilisesi Vakfı
33- Kumkapı Rum Cemaati Aya Kiryaki, Mektebi Elpida Kiliseleri Panayia Vakfı
34- Balat Aya Strati Kilisesive Mektebi Vakfı
35- Balat Rum Balino Kilisesi Vakfı
36- Zapion Rum Kız Lisesi Vakfı
37- Sarmaşık Aya Dimitri Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
38- Topkapı Aya Nikola Kilisesi Vakfı
39- Hasköy Aya Paraşkevi Kilisesi, Rum Kabristanı ve İlk Mektebi Vakfı
40- Salmatomruk Rum Panayia Kilisesi Vakfı
41- Yeniköy Aya Yorgi Manastırı ve Kilisesi Vakfı
42- Galata Muhtelit İlk Rum Mektebi Vakfı
43- Tarabya Aya Paraşkevi Rum Kilisesi ve İlk Rum Mektebi Vakfı
44- Paşabahçe Aya Konstantin Rum Kilisesi, Aya Kiryaki Ayazması ve Kabristanlığı Vakfı
45- Ortaköy Aya Foka Aya Yorgi Kiliseleri Mekteb ve Mezarlığı Vakfı
46- Kuruçeşme Aya Dimitri Aya Yani Kiliseleri Vakfı
47- Yeniköy Rum Panayia Kilisesi ve Mektebi Vakfı
48- Boyacıköy Panayia Evangelistra Rum Kilisesi ve İlkokul Vakfı
49- Kadıköy Rum Ortodoks Kiliseleri, Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
50- Balıklı Rum Hastanesi Vakfı
51- Büyükdere Aya Paraşkevi Aya Yorgi Rum Kilisesi, Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
52- Bakırköy Aya Yorgi Aya Analipsi Rum Ortodoks Kiliseleri ve Mektepleri Vakfı
53- Kandilli Rum Ortodoks Cemaatı Metemorfosis Kilisesi ve Kandilli Rum Muhtelit İlk Mektebi Vakfı
54- Belgratkapı Panayia Meryemana Kilisesi Vakfı
55- Samatya Aya Nikola Rum Kilisesi Vakfı
56- Samatya Aya Yorgi Klparisa Kilisesi Vakfı
57- Samatya Aya Analipsi Kilisesi Vakfı
58- Samatya Aya Konstantin Rum Ortodoks Kilisesi, İlk Mektebi ve Kazlıçeşme Aya Paraşkevi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
59- Samatya Aya Mina Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
60- Beyoğlu Yenişehir Evangelistra Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
61- Fener Rum Patrikhanesi Avlusunda Aya Yorgi Kilisesi Vakfı
62- Yeniköy Aya Nikola Rum Kilisesi Vakfı
63- Dereköy Aya Marina Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
64- Tepeköy Evangelismos Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
65- Zeytinliköy Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
66- Bademliköy Panayia Kimisiz Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
67- Bozcaada Kimisiz Teodoku Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
68- Gökçeada Merkez Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
69- İskenderun Rum Ortodoks Kilisesi Fukara Vakfı
70- Antakya Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
71- Antakya Rum Katolik Kilisesi Vakfı
72- Altınözü Tokaçlıköyü Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
73- Samandağı Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
74- İskenderun Arsuz Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
75- Altınözü Sarılar Mahallesi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
76- Feriköy Surp Vartanas Ermeni Kilisesi ve Merametciyan Mektebi Vakfı
77- Üsküdar Yenimahalle Surp Garabet Ermeni Kilisesi, Semerciyan-Cemaran Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
78- Üsküdar Selamsız Surp Haç Ermeni Kilisesi Nersesyan-Yermonyan Mektepleri ve Mezarlığı Vakfı
79- Eyüp Surp Agya Ermeni Kilisesi ve Mektebi Vakfı
80- Eyüp Ermeni Surp Astvazazin Kilisesi ve Arakolyan Mektebi ve Ermeni Mezarlığı Vakfı
81- Yedikule Narlıkapı Surp Hohannes Ermeni Kilisesi Vakfı
82- Rumelihisarı Surp Sanduth Ermeni Kilisesi, Tateosyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
83- Kadıköy Ermeni Surp Takavor Kilisesi Aramyan Uncuyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
84- Kuzguncuk Surp Lusavoriç Ermeni Kilisesi Vakfı
85- Beşiktaş Meryemana Ermeni Kilisesi, Ermeni Makruhian Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
86- Ortaköy Ermeni Katolik Surp Kirkor Lusavoriç Kilisesi ve Mektebi Vakfı
87- Ortaköy Ermeni Meryemana (Surp Astvazazin) Kilisesi, Tarkmanças ile Hrıpsinyans Mektepleri ve Ermeni Mezarlığı Vakfı
88- Boyacıköy Ermeni Yeris Mangans Kilisesi Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
89- Kandilli Surp Arakelos Ermeni Kilisesi, Mektebi ve Mezarlığı vakfı
90- Kartal Surp Nişan Ermeni Kilisesi Bezciyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
91- Yenikapı Ermeni Tateos Partegimeos Kilisesi ve Ermeni Mektebi Vakfı
92- Kınalıada Surp Lusavoriç Ermeni Kilisesi Nersesyan Ermeni Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
93- Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi ve Mektebi Vakfı
94- Gedikpaşa Surp Ohannes Kilisesi ve Mektebi Vakfı
95- Bakırköy Meryemana Ermeni Kilisesi Datyan Ermeni Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
96- Balat Surp Hreştegabet Ermeni Kilisesi, Horenyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
97- Galata Ermeni Katolik (Surp Pırgıç) İsa Kilisesi Vakfı
98- Beyoğlu Anarathıgutyun Ermeni Katolik Rahibeler Vakfı
99- Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi, Bağlı Kiliseler ve Mektepler Vakfı
100- Beyoğlu Ohannes Gümüşyan (Andonoğlu Ormanyan Mağukyan) Vakfı
101- Beyoğlu Aynalı Çeşme Türk Protestan Amena Surp Yerrortutyun Ermeni Kilisesi Vakfı
102- Beyoğlu Surp Gazar Ermeni Katolik Mihitarist Rahipleri Manastır ve Mektebi Vakfı
103- Viyana Mihitaryan Manastır ve Mektebi Vakfı
104- Yeniköy Ermeni Meryemana (Kuddüpo Surp Astvazazin) İstinye Surp Garabet Ermeni Kilisesi Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
105- Şişli Karagözyan Ermeni Erkek Eytamhanesi Vakfı
106- Beyoğlu Surp Agop Hastanesi Düşkünlerevi, Mezarlığı Özkoparan Kilisesi Vakfı
107- Surp Harutyun Ermeni Kilisesi ve Bogosyan Varvaryan Ermeni Mektebi Vakfı
108- Halıcıoğlu Meryemana Surp Astvazazin Ermeni Kilisesi ve Kalfayan İnas Eytamhanesi ve Mektebi Vakfı
109- Kumkapı Ermeni Meryemana Kilisesi Vakfı
110- Kuruçeşme Yerevman Surp Haç Ermeni Kilisesi, Surp Tarkmanyaç Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
111- Büyükdere Ermeni Surp Hripsima Kilisesi, Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
112- Samatya Sulu Manastır Surp Kevork Ermeni Kilisesi ve Sahakyan Nunyan Ermeni Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
113- Samatya Anarathigutyun Ermeni Katolik Kilisesi Vakfı
114- Topkapı Ermeni Surp Nikagos Kilisesi, Levon-Vartuhyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
115- Galata Ermeni Lusavoriç (Cerçiş) Kilisesi ve Ermeni Getronogan Mektebi Vakfı
116- Yeşilköy Surp İstepanos Ermeni Kilisesi, Kamaciyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
117- Hasköy Surp İstepanos Ermeni Kilisesi, Surp Nersesyan Ermeni Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
118- Apeloğlu Andon Vakfı
Apeloğlu Andon Vakfı Hayratından
Büyükdere Surp Boğos Kilisesi
Büyükada Surp Astvazazin Kilisesi
Beyoğlu Surp Astvazazin Kilisesi
Beyoğlu Surp Yerurtuyun Kilisesi
Kadıköy Surp Levon Kilisesi
Tarabya Surp Andon Kilisesi
119- Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı
120- Kumkapı Ermeni Meryemana Kilisesi Drasular Vakfı
121- Beykoz Surp Nikagos Ermeni Kilisesi Vakfı
122- İskenderun Karasun Manuk Ermeni Katolik Kilisesi Vakfı
123- Samandağı Vakıflı Köyü Ermeni Ortodoks Kilisesi Vakfı
124- Kayseri Ermeni Surp Lusovoriç Kilisesi Vakfı
125- Diyarbakır Ermeni Surp Küçük Kilisesi Hıdır İlyas Surp Gregos Kilisesi Vakfı
126- Mardin Ermeni Katolik Kilisesi Vakfı
127- Kırıkhan Ermeni Ortodoks Kilisesi Vakfı
128- Büyükada Hased Leavraham Sinagogu Vakfı
129- Hasköy Mealem Musevi Sinagogu Vakfı
130- Beyoğlu Musevi Hahamhanesi (Hahambaşılığı) Vakfı
131- Galata Seferadim Musevi Cemaatine Ait Sinagog ve Mektepleri (Neva Şalom) Vakfı
132- Ortaköy Musevi Etz-Ahayim Sinagog Vakfı
133- Sirkeci Musevi Cemaatı Vakfı
134- Kuzguncuk Bet Yaokov Sinagog Vakfı
135- Beyoğlu Musevi Eşkenazi Cemaatı Mektep ve Sinagogları Vakfı
136- Hasköy Karaim Musevi Cemaatı Vakfı
137- Kadıköy Hemdat İsrael Musevi Sinagog Vakfı
138- Balat Or-Ahaim Hastanesi Vakfı
139- Balat Ahrida Musevi Cemaatı Vakfı
140- Ankara Musevi Cemaati Vakfı
141- Bursa Musevi Cemaati Vakfı142- Çanakkale Mekor Hayim Musevi Sinagog Vakfı
143- Antakya Musevi Havrası Vakfı
144- İskenderun Musevi Havrası Vakfı
145- Kırklareli Musevi Cemaatı Sinegogu Vakfı
146- Diyarbakır Süryani Kadim Meryemana Kilisesi Vakfı
147- Beyoğlu Süryani Kadim Meryemana Kilisesi Vakfı
148- Mardin Süryani Katolik Kilisesi Vakfı
149- Mardin Süryani Kadim Deyrulzafaran Kilisesi Vakfı
150- Mardin Süryani Protestan Kilisesi Protestan Cemaati Vakfı
151- Midyat Süryani Protestan Kilisesi Vakfı
152- Midyat Süryani Deyrulumur Margabriel Kilisesi ve Manastırı Vakfı
153- Midyat Süryani Kadim Marborsan ve Mart Şemuni Kilisesi Vakfı
154- İdil Süryani Kadim Kilisesi (Mardodo) Vakfı
155- Diyarbakır Keldani Katolik Kilisesi Vakfı
156- İstanbul Keldani Cemaati Vakfı
157- Mardin Keldani Katolik Kilisesi Vakfı
158- Edirne Bulgar Sveti Gorci Kilisesi Vakfı
159- Bulgar Ekzarhlığı (Bulgar Ortodoks Kiliseleri) Vakfı
160- Şişli Gürcü Katolik Kilisesi Vakfı
161- Mersin Tomris Nadir Mutri Kilisesi Vakfı
Umarım bu ülkede halkı icra dairelerinde süründürmekten bıkmış, vatansever bir avukat bulunur!..
Saygılarımla
Muammer KARABULUT



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."