EL-KAİDE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EL-KAİDE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2011 Pazar

CIA'DAN PARA ALAN MÜSLÜMAN KARDEŞLER AKP'Yİ KURDU




Arslan BULUT
Mısır’da Müslüman Kardeşler üyesi olan Halid El Zafarani, Türkiye’deki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adı, kuruluş felsefesi ve programı ile bir parti kurmak için izin istedi.
Müslüman Kardeşler’den ayrılan bir grubun kurduğu Vasat Partisi, AKP’yi örnek aldı. Söz konusu partiler, kuruluş aşamasında Türkiye’de iktidardaki partiyi model olarak benimsediklerini kamuoyuna da açıkladı.
İskenderiye kentinde yaşayan El Zafarani ise 2005 yılında “Adalet ve Kalkınma Partisi” adıyla bir parti kurmak için yasalar gereği mahkemeden izin istediğini, ancak Müslüman Kardeşler üyesi olduğu için parti kurmasına izin verilmediğini, 25 Ocak halk ayaklanmasından sonra yaptığı başvurunun kabul edildiğini ve mahkeme tarafından kuruluş kararı alındığını söyledi.
AA muhabirinin görüşünü sorduğu AKP Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, parti olarak adaleti ve kalkınmayı hedef olarak belirlediklerini, “çünkü insana hizmeti Hakk’a hizmet olarak kabul ettiklerini”  söyledi.
Tabii Kapusuz, AKP’nin CFR tarafından Tayyip Erdoğan’a gönderilen gizli bir memorandumun parti programı haline getirilerek kurulduğunu söylemedi. Üstelik, o memorandumu gönderenler, yerel yönetimlere özerklik istiyordu

***

Tunus ve Mısır’daki olaylar başladığı zaman, “Yugoslavya Modeli” kitabının yazarı Teoman Alili şöyle yazmıştı:
“Hangi devrim dalgası? Mısır’da devrim mi oluyor, yoksa ‘Kendimize AKP’yi örnek alıyoruz’ diyen Müslüman Kardeşler mi iktidar oluyor? Sırbistan, Ukrayna ve Gürcistan’da faaliyet gösteren Soros Çocukları. Otpor’un amblemlerini taşıyan 6 Nisan örgütü mü halk devrimi yapıyor. Ne yani AKP bir halk devrimi miydi, Yugoslavya’nın parçalanması bir halk devrimi miydi, Ukrayna’nın NATO’ya bağlanması projesi, Gürcistan’ın parçalanması bir halk devrimi mi, Mısır’da Nobel ödüllü adamı Devlet Başkanı yapmak halk devrimi mi?”
ABD’de her seçimde başkan aday adayı olan LaRouche ise, 21 Haziran 2001 tarihinde, ABD’nin devlet sekreteri Madeleine Albright’a sunduğu memorandumda, ‘Terörizmin sponsorluğunu yapan ülkeler listesine İngiltere’nin de konulması gerekir’ başlığını kullanmış  ve Usame bin Ladin’in 1996 yılının Temmuz ayında Londra’da bulunduğunu, tedavi gördüğünü, BBC ve The Independent gazetesine sık sık demeç verdiğini hatırlatmıştı.
LaRouche, Mısır’ın Müslüman Kardeşler ve El Cihad, Filistin’in Hamas, Cezayir’in İslam Ordusu, Türkiye’nin PKK’sı ve Sri Lanka’nın Tamil örgütlerinin Londra’da merkezleri bulunduğunu belirtmiş ve ABD’nin listesinde bulunan toplam 30 örgütün 6’sının Londra’daki faaliyetlerinden ve İngiltere bağlantılı eylemlerinden örnekler vermişti. LaRouche, ABD tarafından listesi çıkarılan 30 örgütten 16’sına İngiltere’nin askeri eğitim veya lojistik destek verdiğini belirtmişti.
Yazar Tevfik Bir, 2 Kasım 2010’da “Dünya, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek yönetiminin yıkılışına, Orta Doğu’nun arabulucu ülkesi Mısır Devleti’nin karıştığına ve orada El Kaide’nin kardeşi ’Müslüman Kardeşler’ örgütünün iktidara çıkışına şahit olacaktır. ABD ve müttefikleri de ileriki yıllarda, Genişletilmiş BOP kapsamında, El Kaide’nin organik kardeşi Müslüman Kardeşler iktidarının yöneteceği, vaat edilmiş toprakların bir kısmını içinde barındıran Mısır’a, demokrasi ve insan hakları götürmekten şeref duyacaklardır! Irak’taki gibi” diye yazmıştı.
El Küdüs El Erabi adlı gazete ise 2005 yılında Mısır ve Suriye’deki Müslüman Kardeşler örgütü ve sivil toplum kuruluşları için ABD’nin 1.1 milyar dolar kaynak ayırdığını ve bu örgütleri kullanarak Arap ülkelerinde darbeler hazırladığını, para ile ilgili haberlerin USA News gazetesinden alındığını da yazmıştı. 

***

Diğer taraftan Rus  Politolog Stanislav Tarasov,  “Türkiye Suriye’de bir an önce demokratik reformların uygulanmasında ısrar ediyor. Fakat reformların uygulanmasına başlanırsa Kürtler muhakkak kendilerine özerkliğin tanınmasını isteyecekler”  dedi.
İşte zaten AKP’ye gönderilen gizli memorandumda istenen bu değil miydi?
14/08/2011-yeniçağ



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

28 Temmuz 2009 Salı


ABD istediği bölgeye saldırmak için El-kaide adında bir örgütü yarattı. Zırt pırt yer değiştiren bu örgütü ABD kovalıyor ve o ülkeleri talan ediyor.11 Eylül ikiz Kule saldırılarını da bu uyduruk terör örgütü yaptı. Ama Bush ailesinin El-Kaidenin başı kabul edilen Usame bin Ladin deyyusunla ilişkileri, iş ortaklıkları da biliniyor. ABD Bush’un ortağı bu deyyusu kovalıyor girdiği ülkeleri talan ediyor, çoluk çocuk, kadın, kız demeden katlediyor.Irak’a da bu örgüte destek veriyor ve kitle imha silahı üretiyor diye dünyaya yutturdu, girdi ve 1,5 milyon sivil öldürdü,10 binlerce kadına tecavüz etti.36. meridyenin üzerinde bir kürt federe oluşumuna güvenlik sağladı,silahlandırdı,eğitim ve lojistik destek verdi. Artık Kuzey Irak bir yerleri tavana vurmuş Kürtler ile diğer bölge halkları arasında sonu gelmez çatışmalara gebe. ABD’nin Irak’ta işi bitti. Afganistan başta daha iç Asya’ya gözlerini dikti. Yine Bush’un ortağı deyyusun peşinde, o kaçıyor ABD kovalıyor. Yine milyonlarca mazlum halk ölüyor, ABD’nin ayak işlerini kotaracak yeni deyyuslar sahneye çıkıyor.

Gelelim bu konuya nereden girdik. Son zamanlarda yabancı basında ve buralardan ayrılıkçı kürt sitelerine servis edilen konu sözüm ona; Usame bin Ladin deyyusunun El-Kaide denilen örgütüne Türklerden katılanlar varmış. Hatta bu deyyusun emrinde bir Türk bölüğü oluşturulmuş.

Yakında sakallı deyyus Türkiye’ye kaçar, arkasından da ABD kovalarsa, ya da kovalar gibi yaparsa hiç şaşmayın.

Bu deyyus sürüsüne başımızdaki ne idüğü belirsizlerle nasıl cevap veririz? Bilemiyorum. İşte bu duyulan emperyalist/Siyonist yeni oyunun ayak sesleri.

Haberiniz ola Türk halkı.

Haber:

F. A. Zeitung gazetesi Almanya'dan Pakistan'daki El Kaide kamplarına Türkiye üzerinden gidenlerin sayısının büyük ölçüde arttığı belirtildi. Gazete, Alman güvenlik makamlarının, söz konusu kamplara gidenlerin sayısında bu yılın ilk birkaç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde yüzlük bir artış tespit ettiklerini yazdı. Gazeteye konuşan üst düzeydeki bir güvenlik yetkilisi, "Sadece bu yıl içinde Almanya'daki İslamcılar arasından yaklaşık 40 kişinin Pakistan'a gittiğini belirledik" diye konuştu. Almanya'dan Pakistan'daki ‘terör kamplarına’ gidenlerin genelde Türkiye, Suriye ya da Mısır üzerinden seyahat ettikleri ifade edilen haberde, Pakistan'a giden radikal dincilerin çoğunun da Almanya'ya döndüğü kaydedildi. EL KAİDE'DEKİ TÜRK BÖLÜĞÜ Geçtiğimiz ay Amerikan Los Angeles Times gazetesi de El Kaide’nin 1000-2000 Türk militandan oluşan bir bölük kurduğunu yazmıştı. ABD’nin önde gelen gazetelerinden Los Angeles Times, son dönemde yakalanan El Kaide ve Taliban militanlarının ifadesine dayanarak El kaide içindeki Türk militan sayısının son dönemde yükselişe geçtiğini ve neredeyse Arap militanların sayısına ulaştığını iddia etmişti. Sebastian Rotella tarafından kaleme alınan haberde El Kaide’nin Türk teröristler sayesinde değişime uğradığı belirtilerek, “Örgüt daha önce çok az katılım olan Türkiye’den şimdi yoğun bir şekilde militan alıyor” ifadelerine yer verilmişti. Gazeteye konuşan Avrupalı bir antiterör uzmanı ise “Pakistan’da son yıllarda aşırı sayıda Türklerin terör eğitimi aldığından haberdarız. Çok fazla Türkçe propaganda ile karşılaşıyoruz” demişti. Uzman, Almanya’daki 3 milyon Müslüman Türk’ün radikalleşmesi durumunda ortaya çok daha büyük bir tehlike çıkabileceğini vurgulayarak, şöyle diyor: “Fransa’da yakalanan Tunus asıllı Walid Othmani’nin verdiği bilgilere göre Afganistan-Pakistan bölgesinde ve Özbekistan’daki terör kamplarında konuşlu Türkler’in sayısı 1000-2000 düzeyinde... Türkler’in başındaki komutanları da Türk.” Alman güvenlik makamları ve İçişleri Bakanlığı Müsteşarı August Hanning, Haziran ayı başlarında yaptıkları açıklamalarda, ‘’teröristlerin’’ saldırılarla, Almanya'da 27 Eylülde yapılacak genel seçimlerin sonuçlarını etkilemeye çalışabilecekleri uyarısında bulunmuşlardı.