VAKIFLAR YASASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
VAKIFLAR YASASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2011 Pazartesi


İADE TALİMATINI HİLLARY VERMİŞ!

En çok Fener Rum papazına yarayan mal iade kararının perde arkasından Amerikan Dışişleri Bakanı çıktı.
AKP’nin azınlıkları bir KHK ile zengin etmesinin ardından ABD Dışişleri Hillary Clinton ile Fener Rum papazı Bartho’nun işbirliği çıktı. Temsilciler Komitesi’nden yetki alan Hillary istedi; AKP, 1 ay sonra malların iade edileceğini açıkladı.

Azınlık mallarının iade emrini Hillary verdi
AKP iktidarının yangından mal kaçırır gibi çıkardığı KHK’nın sırrı çözüldü.
ABD Temsilciler Meclisi, Dışişleri Bakanı Clinton’dan el konulan malların iadesi için Türkiye hükümetine baskı yapmasını istedi. AKP de Rum, Ermeni ve Yahudileri sevindirdi!
Haber :  Salim Yavaşoğlu
AKP’nin, Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) kilise, sinagog ve cemaat vakıflarının 1936 Beyannamesinde bulunan bütün mallarının iadesini kararlaştırması kamuoyunda şaşkınlığa neden oldu. Çünkü, 22 Ağustos 2011 tarihli Kararnamenin konusu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri ile ilgiliydi. Bu KHK’ye eklenen “Geçici Madde 11” ile bu değişikliğin yapılması işin içinde aceleye getirilen başka bir iş olduğu şüphesini uyandırdı. KHK, 27 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Hillary’ye çok özel yetki
Ancak, bu KHK’den kısa bir süre önce 21 Temmuz 2011’de ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nden Türkiye hakkında çok önemli bir karar çıktı. Dışişleri Yetki Yasası’na Türkiye’deki dini özgürlüklerin durumuyla ilgili bir ilave yapıldı. Buna göre ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Türkiye hükümetinden bütün kilise ve sinagogların el konulan tüm mallarının iadesinin istenmesi konusunda yetkilendirildi. ABD’deki Ermeni ve Rum lobisi tarafından da desteklenen teklif, komitede yapılan oylamada 1’e karşı 43 oyla kabul edildi.

Dini eğitim de olacak
Değişiklik önergesinde, “ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’dan, Türk hükümetine, dini ayrımcılığın tüm şekillerine son vermesi, ibadet özgürlüğünü ve Hıristiyan toplulukların dini eğitim verme hakkını teminat altına alması, el konulan tüm kilise mal varlıklarını iade etmesi, kiliseler ve kilise mallarının sahiplerine, bu mallarını muhafaza  edebilmeleri ve onarmalarına imkan tanıması” gibi çağrılarda bulunması hükümleri de yer aldı.

Korkunç durum düzeltilsin!
Teklifi sunanlardan biri olan Howard Berman, Türkiye’deki Hıristiyanların dini ayrımcılığa maruz kaldığını ifade ederek, bu teklif ile Türkiye’nin bu “korkunç” durumu düzeltmesini istediklerini söyledi. Tasarıda imzası bulunan diğer milletvekili Demokrat David Ciciline de Kongre olarak Türkiye’nin dini özgürlükler konusunda kayıtsız kalamayacakları mesajını verdi.  Cumhuriyetçi milletvekili Gus Bilirakis, Türkiye’nin bu konudaki kaygıları gidermek için acil adımlar atması gerektiği görüşünü savunurken, Brad Sherman da Türkiye’yi sert şekilde eleştirerek, teklife güçlü destek verdiğini söyledi. 306 nolu tasarının sunucularından biri olan Cumhuriyetçi Edward Royce da “Türkiye’deki Hıristiyanların çektiği acılara ABD olarak ses çıkarmazlarsa, bu kesimin yok olacağını” iddia etti.

Sıra Ruhban Okulu’nda
Emekli Tapu Kadastro Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya, AKP’nin KHK’sinin ABD’nin Türkiye’ye bir dayatması olduğunu ve Hillary Clinton’a verilen yetkinin içeriğine bakılırsa sıranın Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasına geldiğini belirterek, “ABD’deki Ermeni ve Rum lobisi soykırım yalanlarıyla ilgili ’Temsilciler Meclisi’nden yasa geçiremeyince, bu tür bir yola başvuruyorlar. ABD kongresinden, bazı Rum ve Ermeni kuruluşlar tarafından dayatılan 306 no ile ‘Torba Tasarı’ 1’e karşı 43 oyla kabul ediliyor. Alınan karar kısa bir süre içinde Türkiye’de bir torba yasa ile uygulamaya konuyor” dedi.

Lozan’a aykırı yapılanma
Emekli Tapu Kadastro Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkay, yapılanların Lozan Antlaşması’na aykırı olduğunu şöyle anlattı: “Lozan’ın 42. maddesi, cemaat vakıflarının antlaşma tarihindeki durumlarını üstlenmekte, bunların daha fazla arttırılmasına hiçbir şekilde izin vermemekte. Burada cemaat vakıfları için, sadece sayısal olarak değil, taşınmazlar açısından da sınır getirilmiştir.”

KHK kıyağı
“Vakıfların, vakfedilen mallardan başka zaten mal edinmeleri de mümkün değildi. 1935 tarihli, 2762 sayılı Vakıflar Yasası’nın 44. maddesi hükümleri: Müslim, gayrimüslim ayrımına girmeden, taşınmazın vakfın olabilmesi, onun adına tescil edilebilmesi için en az 15 yıldan beri vakıf tarafından kullanılır (tasarruf) olma şartı mevcut idi. Ama hiçbir vakıf bu koşulu yerine getiremedi. Lozan’a aykırı yeni KHK ile bu durum ortadan kaldırıldı.”

İstanbul’un en değerli yerleri
1935 yılında çıkan kanuni şartları (15 yıl kullanma) yerine getiremeyen ve bir anlamda uyanık davranan cemaat vakıfları, bazı taşınmazlarını kişiler üzerine kaydettirdiği için bu taşınmazlar hazineye geçti. Ermeniler yeni KHK ile 936 Beyannamesi’yle kendilerine ait olduğunu ıspat edemedikleri 30’dan fazla gayrimenkulü geri istkiyor. Bu taşınmazlar arasında  Fatih’teki Gülbenkyan Selamet Hanı, Kumkapı’daki Gedikpaşa Ermeni Protestan İlkokulu, Tuzla Kampı, Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi’ne ait gayrimenkuller, Şişli’deki Bomonti Mıhıtaryan Okulu, İstiklal Caddesi’ndeki İGS binası da bulunuyor. 26 Ekim 2007 itibariyle kanuni yükümlülüklerini yerine getirmeyen Rum Ortodoks Cemaati’ne mensup 81 vakfa ait bine yakın taşınmaz da hazineye geçti. Bunlar arasında Büyükada Rum Yetimhanesi, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı’na ait Fatih, Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar, Adalar, Bakırköy ve Zeytinburnu’nda 157 ev, 26 bahçeli ev, 21 apartman, 1 çivi fabrikası, 1 gazoz fabrikası,
2 otel, 1 toplantı salonu, 1 gece kulübü,
1 pavyon, 2 gazino, 2 depo, 1 atölye, 26 arsa, 1 tarla, 2 bağ, 2 bostan  ve daha birçok taşınmaz yer alıyor.

İşi pişirip halkın önüne koyuverdiler
Emekli Tapu Kadastro Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya, 5737 sayılı Vakıflar Yasası’nın iptal istemi ile CHP’nin açtığı davanın Anayasa Mahkemesi tarafından 17 Haziran 2010’da reddedilerek, zaten sürmekte olan yürürlüğünün devamı konusunda hiçbir engel kalmadığını kaydederek, “Yasa iptal edileli bir yılı aşkın bir süre olmasına karşın, yeni CHP yönetimden konuyla ilgili kamuoyunu bilgilendirici hiçbir açıklama bugüne kadar gelmemiş durumda. Onlar iktidarın yarattığı gündemlerin peşine takılmaktan yorgun durumdalar. Bütün bunlar olurken iktidar, mahkemenin onayladığı yasa yetmezmiş gibi yeni bir kararnameyi torbaya yerleştirerek, işi pişirip halkın önüne koyuveriyor” şeklinde konuştu.

Kişilere devredildi
Özkaya, Atatürk tarafından, 1935 tarihli 2762 sayılı Vakıflar Yasası’yla azınlıklara ait vakıf malların tasfiye edilip, çağdaş bir uygulamaya geçilmesinin hedeflendiğinin altını çizip, şöyle konuştu: “1936 sayımında azınlıkların mallarıyla ilgili listeler çıkartılarak gerekli yasal işlemler sonunda, bu sorun temelden çözülecekti. O tarihte azınlık vakıfları, kendilerinden istenen taşınmazların kayıtlarını veremedi ve kendilerine ait malları kişiler üzerine yazdırmaları nedeniyle mahkemelik oldular.”

Sınırsız özgürlük
“Çoğunluğu Maliye Hazinesi adına tescil edilerek 1974 yılına kadar davalı durumda kaldı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kesinleşmiş kararlarıyla konu gündem dışında idi. Ancak şimdi, azınlık vakıflarına AB dayatmalarıyla ve kendi hevesimizle yeni haklar vermekteyiz. Hiçbir sınırlama olmadan ve önceden izin almadan istedikleri kadar mal, mülk edinebilecek ve yurt içi, yurt dışı sınırsız bağış alabilecekler; örgütlenme özgürlüğü sınırsız olacak.”

Rumların fiili kıymeti kalmayan malları
1- Salkımsöğüt’te Aya Terapi Ayazması ve İlk Mektebi
2- Edirnekapı Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi
3- Fener Katip Muslahattin Aya Yorgi Rum Kilisesi
4- Edirnekapı Rum İlk Muhtelif Mektebi
5- Vefa Panayia Kilisesi ve Ayazması
6- Turi Sina Büyük Manastırına tabi Aya Yani Kilisesi ve Manastırı
7- Deko Veledi Petro Sofyanos Tahta Minare Mahallesi
8- Büyükada Aya Yorgi Rum Manastırı
9- Heybeliada Aya Yorgi Manastırı
10- Heybeliada Panayia Manastırı
11- Burgazada Hristos Rum Manastırı
12- Kınalıada Hristos Rum Manastırı
13- Büyükada Hristos Rum Manastırı
14- Büyükada Aya Nikola Manastırı
15- Tarabya Aya Yorgi Rum Kilisesi
16- Taksiarhi Rum Ortodoks Kilisesi
17- Beyoğlu Yenişehir Evangelistra Rum İlk Okulu
18- Büyükada Rum Yetimhanesi
19- Gökçeada Aya Marina Kaleköy Kilisesi
20- Gökçeada Varvara Rum Kilisesi
21- Heybeliada Hristos Manastırı
22- Heybeliada Spiridon Manastırı
23- Tarabya Aya Eleni Rum Kilisesi
24- Heybeliada Kız Yetimhanesi

Yahudilerin fiili kıymeti kalmayan malları
1- İstanbul Tekfur Sarayı Musevi Cemaati Vakfı
2- Balat, Karabaş Mahallesi Selaniko Sinagogu
3- Balat, Karabaş Mahallesi Fulyaşon Sinagogu
4- Unkapanı Musevi Sinagogu
5- İstanbul Salmatomruk Musevi Cemaati Vakfı
6- İstanbul Silivri Kal Kadoş Bohor Maryo Binyamin Sinagogu Vakfı
7- Tekirdağ Musevi Cemaati Vakfı
8- Edirne 2. Sinagogu Vakfı
9- Edirne Büyük Sinagogu Vakfı
10- Gaziantep-Kilis-Yusuf Biçaço Musevi Vakfı
11- Gaziantep-Yahudi Havrası Vakfı
12- İzmir Nesim Levi (Loy) Bayraklı Vakfı
13- Bergama Musevi Sinagogu Vakfı
14- Tire Musevi Sinagogu Vakfı
15- Ödemiş Musevi Sinagogu Vakfı
16- Aydın Musevi Sinagogu Vakfı
17- Nazilli Musevi Sinagogu Vakfı
18- Bodrum Musevi Sinagogu Vakfı
19- Milas Musevi Sinagogu Vakfı
20- Çorlu Musevi Sinagogu Vakfı
21- Lüleburgaz Musevi Sinagogu Vakfı
22- Urfa Musevi Sinagogu Vakfı
23- Amasya Musevi Sinagogu Vakfı
24- Tokat Musevi Sinagogu Vakfı

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

30 Ağustos 2011 Salı

"LANET OLASI 36 BEYANNAMESİ" VE "ÇILGIN KONSTANTİNOPOLİS"

YAHUDİ,ERMENİ VE RUMLAR.KISACASI KURTULUŞ SAVAŞINA KATILMAMIŞ TÜM AZINLIKLAR  ATATÜRK'ÜN 36 BEYANNAMESİ İÇİN BU TABİRİ KULLANIRLAR.
NEYSE Kİ AKP VAR VE AZINLIKLARA BİR BAYRAM HEDİYESİ VERDİ.


 
 
 
 
 

BİZANSIN SINIRI KANAL İSTANBUL
YENİÇAĞ 30.11.2011
“Azınlık vakıflarına taşınmazların iade edilmesiyle özerk bir bölge oluşturularak yeni Bizans’ın kurulması sağlanacak. AKP’nin Kanalİstanbul projesi de bunun parçası”

‘Ekümeniklik’ alanı mı?
Bu müthiş iddia, CHP’li eski milletvekili ve avukat Şahin Mengü’ye ait... Vatikan tipi bir yeni Bizans oluşturulduğunu öne süren Mengü, bir KHK ile azınlığı zengin edecek AKP’ye çattı.

Lozan’ın rövanşı gibi!
BaŞbakan Erdoğan’ın 75 yıl önce Lozan Antlaşması’na dayanılarak el konulan malların iade edileceğini açıklamasına tepki gösteren Mengü, “Özerk Kürdistan’ı Bizans mı izleyecek” dedi.

Yunanistan’ı örnek alın
Mengü, Batı Trakya’daki Türk kökenli vatandaşlara böyle tavizler verilmediğine dikkat çekti: Yunanistan, bütün Türk vakıf mallarına el koydu. AKP, bu şımarıklıktan geri dönmeli. ‰ 9’da

Barto’ya özel ilgi gösterdi
Türkiye’de azınlıkların verdiği bir iftara katılan ilk başbakan olan Erdoğan, Fener Rum Papazı Bartholomeos ile Arkeoloji Müzesi’nin bahçesindeki davette yan yana oturdu. Hükümetin iade kararı aldığı değeri 1 milyar doları aşan 2 bin 419 taşınmazın 1000’den fazlası Rumlara ait...

Azınlık beyanları temelden yoksun!
Hukukun Egemenliği Derneği: Azınlık vakıflarının 1936’daki beyanlarının hiçbir temeli yok, iade çok hatalı bir karar...

Yabancılar, toprak ve mülke doymadı
89 ayrı ülkenin 120 bin vatandaşı, Türkiye’nin 76 ilinde 111 bini aşkın taşınmaz aldı. Toplam alan 81 milyon m2’yi buldu.

Yeni Bizans’ın sınırı Kanalİstanbul olacak
Azınlıklara taşınmazların iade edilmesinin önünü açan AKP’nin Kanalİstanbul projesiyle de Bizans özerk bölgesini kurduracağı belirtiliyor.
Haber :  Halime Öztürk
Hükümetin, azınlıklara ait vakıf arazilerinin geri verilmesi için  Kanun Hükmünde Kararname çıkarması, kamuoyunda tepkilere neden oluyor. Konunun Kanalİstanbul Projesiyle ilgili olduğunu belirten uzmanlar, bu çerçeveden bakıldığında nihayi sonucun Bizans bölgesi olduğunu belirtiyorlar. CHP eski Milletvekili ve Avukat Şahin Mengü de Başbakan  Tayyip Erdoğan’ın Lozan Antlaşması’na dayanılarak el konulan azınlık vakıflarına ait malların iade edileceği yönündeki sözlerine sert tepki gösterdi. Mengü, “Kafalarının arkasında ekümeniklik gibi bir yer yaratmak olabilir. Bölgedeki araziler azınlık vakıflarına devredilirse ortaya Vatikan benzeri bir yapı çıkar. Özerk Kürdistan’dan sonra bir de Bizans’ın kurulması söz konusu olabilir. İstanbul’da yapılacak olan Kanal Projesi’yle bir hudut mu çiziliyor. Özerk Kürdistan’ın yanında batıya şirin gözükmek için Vatikan gibi özerk bir bölge mi yaratılıyor?” dedi.

Şımarıklıktan vaz geçilsin
Yunanistan’da yaşayan Türk kökenli vatandaşlara böyle tavizler verilmediğini hatırlatan Mengü, “Yunanistan, bütün Türk vakıf mallarına el koymuştur. Hatta Türkiye’nin kendi seçmesi gereken müftüyü bile seçmesine izin vermemiştir. Türkiye’de Bartholomeos ve onun işgal ettiği makam aslında bizim Fatih Kaymakamlığı’na bağlı bir devlet kuruluşudur. Yapılması gereken Türkiye’nin bu şımarıklıktan geri dönmesidir” diye konuştu. Mengü, şunları söyledi: “Bugün Türkiye’de çok ciddi bir muhalefet olmadığından rahat davranıyorlar. Ciddi bir muhalefet olduğu gün bu yaptıklarının hiçbirini yapamazlar. Bugün eğer Türkiye’de çok ciddi bir muhalefet varsa şimdiden bağırması lazım ’Ben iktidar olduğum zaman geri alacağım’diye. Ama maalesef böyle bir ses çıkmıyor.”

Ekümeniklik iddiası
Bu arada, Fener Rum Papazı’nın yasa dışı ekümeniklik iddiasının da Kanalİstanbul Projesi’yle uyuştuğu belirtiliyor. Konunu uzmanları, eğer proje gerçekleşirse Papaz Bartho, oluşturulacak Bizans bölgesinin başına geçecek.

Papazdan kararnameye teşekkür
Başbakan Erdoğan önceki güncemaat vakıfları tarafından İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde verilen iftara katıldı. Erdoğan, Fener Rum Papazı Arkeoloji Müzesi’nin bahçesindeki davette Bartholomeos ile yan yana oturdu. Papaz, Başbakan Erdoğan’a birkaç gün önce Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kendilerine arazi ve mal verilmesine teşekkür etti. Bilindiği gibi Hükümet azınlıklar konusunda bir adım daha atmıştı. KHK’ya göre, 1936 kayıtlarında yer aldığı halde tapusu bulunmayan gayrimenkuller azınlık vakıflarına iade edilecek. Üçüncü kişilerin kullandığı taşınmazların ise rayiç değer üzerinden bedeli ödenecek. Hükümetin azınlık vakıflarına iade etme kararı aldığı iki binden fazla taşınmazın değerinin 1 milyar doları aştığı belirtiliyor. Bunların 1000’den fazlası ise Rumlara ait.

AKP, azınlıklara daha fazla ilgi gösterdi
Türk hükümetinin, azınlıklara tüm mülklerinin iadesi kararı, dış basında adeta alkışlarla karşılandı! Bu yönde bir adım atılmasının AB’nin “temel talepleri” nden biri olduğunu vurgulayan New York Times gazetesi, “AKP, Türkiye’de azınlıklara daha sempati ve ilgi gösterdi” başlıoğını kullanırken, Financial Times, Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) işlerinin kolaylaşacağı düşüncesini ifade etti. AB’nin, aday ülke Türkiye’ye, gayri Müslimlere ayrımcılık yapan ve mülk sahipliğini de kısıtlayan yasaları gevşetmesi veya kaldırması için “baskı” yaptığını kaydeden ABD gazeteleri, AİHM’nin, Türkiye aleyhinde tazminat kararlarını verdiğini vurguladı.
İngiliz Financial Times gazetesinde yayımlanan haberde ise Rum, Ermeni ve Musevi vakıflarına ait olan mülklerin hükümet kararnamesiyle iade edileceği, el konduktan sonra satılan mülkler için ise tazminat ödeneceği belirtiliyor.
BBC Türkçe tarafından yansıtılan haberde mülklerin iadesinin, Avrupa Birliği’nin temel taleplerinden biri olduğu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde konuyla ilgili çok sayıda dava bulunduğu da vurgulandı. Gazete, Başbakan Erdoğan’ın “İslami kökenli hükümetinin” azınlıkların sorunlarını çözme sözü verdiğini anımsattı ve atılan adımın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verebileceği kararların önüne geçmeye yardımcı olacağı da görüşünü dile getirdi.

Yabancılar Türkiye’de gayrimenkul topluyor
AKP iktidarı döneminde yabancıların Türk topraklarını satın almak için başlattığı operasyonlar aralıksız sürüyor. İngilizler, Almanlar ve Yunanlar başta olmak üzere, Yeni Zelanda’dan Kenya’ya, El Salvador’dan Ruanda’ya kadar 89 ülkenin vatandaşı bugüne kadar Türkiye’nin 81 ilinin 76’sında 111 bin 194 adet taşınmaz edindi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Daire Başkanlığının verilerine göre, Türkiye’de gayrimenkule yatırım yapan yabancı sayısı 119 bin 599 kişiye ulaştı. Bugüne kadar yabancıların Türkiye’den aldığı gayrimenkullerin taşınmaz alanı toplam 81 milyon 664 bin 98 metrekare. Verilere göre, halen 89 ülke vatandaşının Türkiye’nin çeşitli illerinde gayrimenkulü bulunuyor. Türkiye’de gayrimenkul sahibi yabancıların başında İngilizler ve Almanlar geliyor. Halen Türkiye’de 35 bin 249 İngiliz vatandaşının 24 bin 848 adet taşınmazı bulunuyor. Gayrimenkul sahibi kişi sayısı bakımından ikinci sırada yer alan Almanların ise Türkiye’de 27 bin 21 Almanın 35 bin 344 adet taşınması var. Ayrıca, 10 bin 750 Yunanın toplam 9 bin 888 adet, 6 bin 849 İrlandalının 5 bin 173 adet, 5 bin 710 Danimarkalı’nın 4 bin 697 adet, 5 bin 124 Norveçli’nin 3 bin 657 adet, 4 bin 563 Rus’un 4 bin 227 adet taşınmazı bulunuyor. Öte yandan, İstanbul, İzmir ve Bursa’da en fazla gayrimenkul yatırımını Türk asıllı Yunanların, Antalya’da Almanlar ve Hollandalıların, Hatay ve Gaziantep’te Suriyelerin, Ankara’da ise ABD’lilerin yaptığı belirlendi.

Antalya revaçta

Türkiye’de mülk edinmek isteyen yabancılar için en gözde şehir Antalya. Bu şehirde 40 bin 90 yabancının toplam 31 bin 164 adet taşınmazı bulunuyor. Yabancılar için ikinci gözde şehir Muğla’da ise 20 bin 196 yabancı uyruklu kişinin toplam 14 bin 561 adet taşınmazı bulunuyor. Bunların yanı sıra Aydın’da 17 bin 629 yabancının 12 bin 803 adet, İstanbul’da 12 bin 442 yabancının toplam 12 bin 190 adet taşınmazı mevcut. Hatay, Mersin, Yalova, Balıkesir, Bursa ve Ankara da yabancıların ilgi gösterdiği şehirler arasında yer alıyor. Ağrı, Hakkari, Siirt, Bitlis ve Şırnak şehirlerinde ise yabancıların hiçbir gayrimenkulü bulunmuyor.

Atatürk’ün mirası daha mı değersiz?
Hukukun Egemenliği Derneği Başkanı Avukat Erdem Akyüz, Atatürk’ün millete emanet ettiği değerlere, azınlık vakıflarına verilen değer kadar itina gösterilmediğini ifade etti. Akyüz, “Azınlık Vakıflarına ait olduğu varsayılan arsa, arazi, bina gibi malların çoğunun iadesini öngören kararnamenin bulunduğu yasal metin de ilgi çekicidir. Bu yasal düzenleme ’Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamede’yer almaktadır. Bu haliyle kararname daha önce örneğine sıkça rastlanan ’Torba Kanun’ benzeri, ’Çorba Kararname’ haline dönüşmüştür” şeklinde konuştu. İade edilecek malların, azınlık vakıflarının 1936 yılında verdikleri beyannamelere göre yapılacak olmasını da eleştiren Akyüz “Bu vakıflar, 1936 yılında verdikleri beyannamelere cemaatlarına ait olan, hatta sahipsiz malları da eklemişlerdir. Üstelik daha önce satışı yapılan malların, rayiç değerlerinin nakit olarak tekrar ödenecek olması, mükerrer ödeme ve haksız zenginleşmeye yol açacaktır. Diğer ülkeler Türk mallarına ilişkin bir iade kararı almamışken, tek yanlı bu tür bir uygulamanın yapılması, uluslararası hukukta ’mütekabiliyet prensibi’(Devletlerarası ilişkilerde maruz kalınan davranışa aynı şekilde karşılık verme) olarak kabul edilen uygulamaya da aykırıdır” diye konuştu
Akyüz şunları kaydetti: “Atatürk’ün kurduğu ve vefatından önce yaptığı vasiyetname ile bütün mal varlığını bıraktığı; Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, daha sonra yapılan kanun değişiklikleri ile bu konumlarını yitirmişlerdir. Bir bataklık olan ve kendi eliyle çiftlik haline getirilen Atatürk Orman Çiftliği, kısım kısım parsellenmiştir. Bu durumda, azınlık mallarına ve vakıflarına, Atatürk’ün Türk Milleti’ne bıraktığı mal ve vakıflardan daha fazla özen gösterildiğini düşünmemek mümkün değildir. Yeni yapılan bu yasal düzenlemelerin ve çıkarılan kararnamelerin, ileride iptal edilmesi kaçınılmazdır.”


VATAN SATIŞI HIZ KAZANDI!
Yeniçağ-1/9/2011

Yabancıya geçen toprağın yüzölçümü 81 milyon m2’ye ulaştı. Bazı illerde yasal limitler bile aşıldı!
AKP’nin açtığı yolda ilerleyen yabancılar, Türkiye’de müthiş bir hızla taşınmaz edinmeye devam ediyor. Resmi kayıtlara göre; 89 ayrı ülkeden 120 bin kişi, 76 ilimizde 111 binden fazla gayrimenkulün yeni sahibi oldu.
Antalya ve Hatay kapanın elinde!
Yabancıya toprak ve mülk satışının önünü açan AKP, tepkiler üzerine yasaya yüzdelik sınır koymuştu. Ancak son veriler, imarlı alanın yüzde 10’u olan bu limitin Antalya,
Hatay gibi illerde aşıldığını ortaya koydu.

Ülkemizin toprakları kapanın elinde kalıyor
Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’deki azınlık vakıflarının mallarını geri iadesini sağlayan Kanun Hükmünde Kararname çıkarmasının yankıları sürerken, yabancı ülke vatandaşlarının da yoğun şekilde arazi kapma yarışı içinde oldukları ortaya çıktı. AKP’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002’ye kadar 11 milyon 961 bin 595 metrekare toprak yabancılara satılırken, son 9 yılda ise 69 milyon 702 bin 503 metrekare toprak satışı gerçekleştirildi. Yine AKP dönemine kadar sadece 23 bin 44 yabancıya satış yapılırken, sonrasında ise 96 bin 2 yabancı gayrı menkul edindi. İngilizler, Almanlar ve Yunanlar başta olmak üzere, Yeni Zelanda’dan Kenya’ya kadar kadar 89 ülkenin vatandaşı bugüne kadar Türkiye’nin 81 ilinin 76’sında 111 bin 194 adet taşınmaz edindi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Daire Başkanlığının verilerine göre, Türkiye’de gayrimenkule yatırım yapan yabancı sayısı 119 bin 599 kişiye ulaştı. Yabancıların aldığı gayrimenkullerin taşınmaz alanı toplamı da 81 milyon 664 bin 98 metrekare.

Ruandalı bile var
Halen 89 ülke vatandaşının Türkiye’nin çeşitli illerinde gayrimenkulü bulunuyor. Bu ülkeler şöyle sıralanıyor: Almanya, ABD, Andorra, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Bahreyn, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri, Bosna-Hersek, Brezilya, Virgin Adaları, Bulgaristan, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Çin, Danimarka, El Salvador, Estonya, Fas, Filipinler, Finlandiya, Fransa, G. Afrika, Gürcistan, Hırvatistan, Hindistan, Hollanda, Honduras, Irak, İngiltere, İran, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Jamaika, Japonya, Kanada, Karadağ, Kazakistan, Kenya, Kırgizistan, KKTC, G. Kore, Kuveyt, Letonya, Libya, Liechtenstein, Litvanya, Lübnan, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Malezya, Malta, Meksika, Mısır, Moldova, Nijer, Norfolk Adaları, Norveç, Özbekistan, Pakistan, Peru, Polonya, Portekiz, Romanya, Ruanda, Rusya Federasyonu, Sırbistan ve Karadağ, Singapur, Slovakya, Slovenya, Sri Lanka, S. Arabistan, Tacikistan, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna, Ürdün, Venezuela, Yeni Zelanda, Yunanistan.

Antalya revaçta
Türkiye’de mülk edinmek isteyen yabancılar için en gözde şehir Antalya. Halen Antalya’da 40 bin 90 yabancının toplam 31 bin 164 adet taşınmazı bulunuyor. Yabancılar için ikinci gözde şehir Muğla’da ise 20 bin 196 yabancı uyruklu kişinin toplam 14 bin 561 adet taşınmazı bulunuyor.
Yabancılara gayri menkul satışları illerin yüzölüçümüne göre belli orana göre yapılırken, Antalya’da bu oranın aşıldığı ortaya çıktı. Bu durumun Hatay için de geçerli olduğu anlaşıldı. 15 Mayıs 2011 tarihine kadar yabancılara illerin 1000’de 5’i oranında satış yapılırken, AKP’nin yeni icraatıyla (!) bu oran yüzde 10’a çıkarıldı.

En fazla toprak İngilizlerin
Türkiye’de gayrimenkul sahibi yabancıların başında İngilizler ve Almanlar geliyor. Halen Türkiye’de 35 bin 249 İngiliz vatandaşının 24 bin 848 adet taşınmazı bulunuyor. Gayrimenkul sahibi kişi sayısı bakımından ikinci sırada yer alan Almanların ise Türkiye’de 27 bin 21 Almanın 35 bin 344 adet taşınması var. Ayrıca, 10 bin 750 Yunanın toplam 9 bin 888 adet, 6 bin 849 İrlandalının 5 bin 173 adet, 5 bin 710 Danimarkalı’nın 4 bin 697 adet, 5 bin 124 Norveçli’nin 3 bin 657 adet, 4 bin 563 Rus’un 4 bin 227 adet taşınmazı bulunuyor.

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

4 Temmuz 2011 Pazartesi

YABANCILARA TAPU HAKKI!
Tapu Kanunu’nda yapılan değişiklikle yabancılara toprak satışının önündeki tüm engeller ortadan kalktı. Türkiye’de süreli işletme hakkına sahip yabancılar tapu alma hakkına da kavuştu.
 YABANCI ŞİRKETLERE TAPU HAKKI GELDİ
Anayasa Mahkemesi’nin onayladığı Tapu Kanunu’yla Türkiye’de süreli işletme hakkına sahip yabancılara tapu sahibi olma hakkı da verildi.
Tapu Kanunu’nda değişiklik öngören 5782 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından da onaylanmasıyla birlikte yabancılara toprak satışının önündeki bütün engeller kalktı. Artık yabancı gerçek kişilerin yanı sıra yabancı ülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketler de tapu sahibi olabilecek. Yabancı şirketler, bugüne kadar işletmesini aldıkları Tüpraş, Telekom, bankalar gibi şirketlerin, maden alanlarının, limanların, enerji tesislerinin, derelerin tapularını alabilecek. Bugüne kadar yabancı şirketler, 29 ya da 49 yıllığına Türkiye’nin yüzölçümünün yüzde 17’si kadar 150 bin kilometrekarelik maden alanın işletme hakkına sahip oldu.

SINIRSIZ SATIŞ
Daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iki kere iptal edilen kanun değişikliklerine göre yabancılara, bir ilin binde 5’i kadar toprak alma hakkı verilmek isteniyordu. Bu şimdi ilin imar planlı bölümünün yüzde 10’una çıkarılırken o ildeki her bir ilçe imar planlarının da yüzde 10’u olarak belirlendi.  Yabancı şahıs ve şirketlerin alacakları parsellerin 30 hektarı (300 dönüm) geçmemesi öngörülüyordu. 30 hektarı geçmesi halinde ise bunu Bakanlar Kurulu kararı ile yapmaları öngörülüyordu. Anayasa Mahkemesi tarafından da onaylanan yeni kanun, yabancı şirketler için bu sınırlamayı da ortadan kaldırdı.

LOZAN ORTADAN KALKTI
Emekli Tapu Kadastro Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya, 12 Mayıs 2011 tarihinde, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla “Yabancılara Taşınmaz Satışı” önündeki engellerin aşıldığını belirterek, “Bugüne kadar yabancılara 29 ya da 49 yıl gibi geçici sürelerle işletme hakkı devredilen dere, liman, su kaynağı, maden, Tekel gibi işletmelerin tamamının, bu karar yüzünden artık yabancılar tarafından tapusu alınabilecek. Bu, hem Lozan Antlaşması’nın ortadan kalkması, hem de ülkenin güvenliği ve geleceği açısından çok büyük bir tehlike anlamınadır. Ayrıca yabancı turizm firmaları orman alanlarını da sorgusuz sualsiz satın alabilecekler, özellikle orman köylülerinin ve kamuoyunun dikkatli olması kaçınılmazdır” uyarısı yaptı.

YABANCILAR DAYATTI
Özkaya, yabancıların Yüksek Mahkeme kararlarını yok sayarak dayatmalarını sürdürdüğünü öne sürerek, “1-1.5 yıllık süreç içerisinde yabancı emlak ve inşaat şirketlerinin baskıları sonucunda 5782 Sayılı Yasa çıkarıldı. Bu yasa, il sınırının binde 5’ini değil, il imar planının yüzde 10’unu yabancılar satın alabilir diyordu. Yani iktidar binde 5’i, yüzde 10’a çıkardı. Özkaya, şöyle konuştu: “Yabancı tüzel kişiler ise hiçbir sınırlamaya tabi değil, sınırsızca istedikleri kadar yer alabiliyor. 5872 Sayılı Yasa’yla ilgili iptal başvurusu, 4 yıldır Anayasa Mahkemesi’nin sumeninin altında dururken, mahkemeyle ilgili yeni yasal düzenlemenin ardından ret kararı çıktı. Böylece yabancı gerçek kişiler bir ilin imar planının yüzde 10’una kadarını satın alabilecekler.

49 YIL YERİNE TAPU
İşte bu, Lozan’ın delinmesi, ortadan kalkması anlamını taşıyor. Bugüne kadar maden alanları 49 yıllığına, 99 yıllığına yabancı şirketlere veriliyordu. Bu yasa ile şirketler, maden alanlarının mülkiyetini, tapusunu alabilecek duruma gelmiş oldu. Limanların keza işletme hakkı veriliyordu, şimdi devralabilecekler. Bankaları, Tekel’i, Telekom’u, kısacası işletme hakkı vermiş olduğumuz bütün varlıklarımızın mülkiyetini ellerine almış olacaklar. Adaları önceleri Türkiye’deki alıcılar yabancılarla ya da kendi başlarına birleşerek satın alıyordu, şimdi yabancılara devredebilecekler.”

OFER’E TESİS VİZESİ
Kuşadası limanının genişletme çalışmalarının da başladığını belirten Orhan Özkaya, şu tespitlerde bulundu: “Kuşadası limanını alan Ofer firması limana ek tesisler yapmak için dolgu yapmayı sürdürecek. Kuşadası’nda AVM yapmak üzere genişletme çalışmaları hızla sürdürülecek. Bunlar 3996 sayılı yasa (Yap-İşlet-Devret), 5782 sayılı yasa, Maden Yasası ve Turizm Yasası, 5737 sayılı Vakıflar Yasası’yla mümkün hale geldi. Kuşadası’nda yapılacak AVM’ye, 6 bin esnafın kepenk kapatmasına neden olacak. Bu sadece Kuşadası’nda değil; Galataport’ta, Antalya, Mersin ve Trabzon limanlarında da olacak. İzmir limanını sattık. İstanbul’da satmadığımız liman kalmadı. Bütün bu limanların mülkiyetini de alabilecekler. 12 Mayıs 2011 tarihli bu karar, Türkiye’nin çok tehlikeli bir noktaya geldiğini gösteren bir karardır.”  

ORMAN DA YABANCIYA
5761 Sayılı Turizmi Teşvik Yasası ile ilgili olarak daha önce Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusu yapıldığını hatırlatan Emekli Tapu Kadastro Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya açıklamalarını şöyle tamamladı: “Bu başvuru, 14 Mayıs 2011 tarihinde reddedilmiş oldu. Bu yasa neyi getiriyor? Bu yasa ile önceki yasaya ek yasalar kapsamında, Türkiye ormanları, golf sahası yapmak amacıyla, turizm tesisleri, sağlık turizmi tesisleri, yabancı huzurevleri yapmak amacıyla yabancılara satılabilecek. Herhangi bir turistik yabancı şirket orman alanlarını talep ettiğinde, bu yasa kapsamında Türkiye ormanları onlara verilmiş olacak. Burasının orman olması fark etmeyecek. Tartışması bile yapılamayacak. Kurulacak komisyonlar buna tamamen yetkili olacaklar. Türkiye sahipsiz bir noktaya getirilmiş vaziyette.”

Yeniçağ- Salim Yavaşoğlu


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

26 Haziran 2010 Cumartesi


AVUKAT ARANIYOR
Muammer KARABULUT’UN aşağıdaki yazısını okumadan Tayyip Erdoğan’ın Genelgesini okuyunuz. Giderayak neler yapılmak istendiğini görmemiz açısından çok önemli. Türkiye Cumhuriyeti tek kurşun atılmadan teslim ediliyor.
İŞTE GENELGE:

Resmî Gazete Sayı : 27580
GENELGE Başbakanlıktan: GENELGE 2010/13
Anayasamızın eşitlik ilkesi çerçevesinde; ülkemizde yaşayan gayrimüslim azınlıklara mensup Türk vatandaşları, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi, ayrılmaz parçası oldukları ulusal kültür ve kimlik yanında, kendi kimlik ve kültürlerini yaşama ve yaşatma imkânına sahip bulunmaktadırlar. Bu vatandaşlarımızın Devlet önündeki iş ve işlemlerinde kendilerine güçlük çıkarılmaması, haklarına halel getirilmemesi, ilgili mevzuat gereği olduğu gibi, Devletimizin ve Türk ulusunun bir parçası olduklarının kendilerine hissettirilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda sürdürülen demokratikleşme çalışmaları çerçevesinde ülkemizdeki gayrimüslim azınlıkları ilgilendiren konularda yapılan düzenlemelere rağmen, uygulamadan kaynaklanan bazı sebeplerle bu konudaki sorunların tam anlamıyla giderilemediği görülmektedir. Bu itibarla, kontrolü belediyelere geçmiş olan gayrimüslim mezarlıklarının korunma ve bakımı konularında gereken özenin gösterilmesi,gayrimüslim cemaat vakıfları lehine sonuçlanan mahkeme kararlarının tapu dairelerince hassasiyetle uygulanması, taviz bedeli ile ilgili uygulamalarda mağduriyetlere sebep olunmaması, T.C. vatandaşı gayrimüslim cemaat liderlerinin protokol uygulamalarında statülerine uygun bir şekilde konumlandırılmaları, gayrimüslim cemaatler aleyhine yapılan kin ve düşmanlığı teşvik edici yayınlara karşı gerekli yasal işlemlerin derhal başlatılması gibi uygulamalar örnek olmak üzere, gayrimüslim azınlıklarla ilgili tüm uygulamalarda yukarıda bahsedilen bilinçle hareket edilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, ilgili kurum ve kuruluşların bu konuda uygulamadan kaynaklanabilecek sorunların tam anlamıyla giderilmesi için gereken hassasiyeti göstermeleri hususunda bilgilerini ve gereğini önemle rica ederim.
Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan 

İŞTE MUAMMER KARABULUT’UN ARAŞTIRMASI

Türkiye’de vatansever avukata ihtiyaç var. Kabul edilen Vakıf Yasası ile Fener Rum Kilisesi, ekümenikliğine giden yolda haksız mal ediniyor!..
Bugün yurt savunması için yalnızca asker’e değil, avukata da ihtiyaç var. Tüm dikkatler son günlerde artan saldırılar sonrası vatanını koruyan şehit askerlere çevrilmişken, diğer tarafta Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilen Vakıf Yasası ile vatan topraklarının gittiğinin farkına bile varamadık. Bu yolla giden veya gidecek olan vatan topraklarını asker değil, ancak avukatlar alabilir.
Başta büyük umutlarla ilk önce ana muhalefet partisinin başına getirilen KILIÇDAROĞLU ve arkadaşları olmak üzere, BAHÇELİ, diğer partiler, kamuoyunun önünde endam gösterenlerin kabul edilen Vakıf Yasası’ndan hiç söz etmemelerini, ülkenin güvenliği ve geleceği konusunda ki değişimin etkisi olarak yorumluyorum. Bu gelişmeyi doğal karşılamayı aynı zamanda şehit olan askerlerimize karşı bir umursamazlık olarak da algılamaya başladım.
Türkiye’de cumhuriyetin kazanımlarını savunmadığınız sürece kendi varlığınızı, egemenlik haklarımızı ve topraklarımızı kaybederiz!.. Bu durum ülkede yaşayan bütün vatandaşlar için geçerlidir. Bunun böyle olacağını anlamanın temel kurallardan birsi de Fener Rum Kilisesini çok taraflı tanımaktan geçer. Bu bağlamada Cumhuriyet kazanımlarına bağlayıcı bir örnek ise Fener Rum Erkek Lisesi Vakfı’nın AİHM’de açtığı davayı kazanması olarak gösterebiliriz. Çünkü kaybedilen dava da “haksız mal edinmenin” bütün yönleri ortaya çıkmış ve dolayısıyla neden Cumhuriyet kazanımlarını savunmamız gerektiğini de göstermiştir. Ama biz yine de Vakıf Yasası’nı TBMM’den çıkarttık!..
Hatırlayacak olursak, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER’in Anayasa ve Lozan’a aykırı bulduğu için veto ettiği Vakıf Yasası, ERDOĞAN’ın talimatı ile virgülüne dahi dokunulmadan TBMM’de kabul edildi. CHP, Vakıf Yasası’nı Anayasa Mahkemesi’ne götürdü. Nihayetinde Anayasa Mahkemesi de o yasayı 17 Haziran 2010 günü kabul etti.
Aslında Türkiye bu sorunu, birçok alanda olduğu gibi ATATÜRK döneminde çözüme kavuşturdu. Hedefine Cumhuriyeti ve ATATÜRK’ü koyanlar, çözüme kavuşturulmuş bir konuyu, tekrar sorun haline getirerek Cumhuriyetin kazanımlarına yöneldiler.
Şöyle ki; Türkiye’ 10 Haziran 1936 yılında kabul edilen bir yasaya göre azınlık-cemaat-mülhak vakıfların mülkiyet durumlarını belirlemek ve tüzel kişilik kazandırmak üzere 1-16 Şubat 1912-1936 tarihleri arasında tapu kayıtları ile birlikte beyanname vermiş olmaları istendi. Bu yasa çalışması 1934 yılında başladı. Hak kaybı olmaması için iki kez uzatıldı ve 1936 yılında da sona erdirildi. Kabul edilen yasaya göre 1936 tarihine kadar beyannamesini veren azınlık vakıfları sonrası için bağış, hibe, gayrimenkul satın alma ve vasiyet yoluyla gayrimenkul edinmeleri söz konusu değildir. Böylelikle mülhak-eski vakıfların mülkleri 1936 yılında verdikleri beyanname ile sınırlı kalmıştır. Yasada, azınlık vakıflarının ilgili tüm kabul ve tasarrufları için de başlangıç tarihinden 15 yıl geriye giderek 1921 yılı esas alınmıştır.
Biraz daha açacak olursak, Türkiye’de 10 Haziran 1936 tarihinde kabul edilen yasaya göre azınlık, cemaat veya bilinen adı ile “mülhak vakıflar” 1921 yılı başlangıç alınmak sureti ile günümüze kadar geçen süreler içinde yasal olarak bağış, hibe, mal satın alma vasiyet yoluyla, zilliyetlik, zaman aşımı ve tasarrufla gayrimenkul edinmeleri yasal olmamakla birlikte kısıtlanmıştır!… Bu arada mülhak-eski vakıflar için, 2002’de 4471 sayılı kanun ile bakanlar kurulu kararı, 2003 yılında ise 4478 sayılı kanun Vakıflar Genel Müdürlüğünün kabulü ile mülk edinmeleri kabul edilmiştir. Yine konumuzla ilgili Osmanlı imparatorluğu döneminde 9 Haziran 1867 yılında adı “Teb’yı Ecnebiye Emlak Mutasarrıf olmaları hakkındaki kanun” ilk yasa çalışmasıdır. Tüzel değil gerçek kişilere bazı şartlarda, örnek olarak Hicaz bölgesinde gayrimenkul edinemiyorlardı… Daha sonra da 16 Şubat 1912 tarihinde, tüzel kişiliklerin kendilerine ait olduklarını iddia ettikleri mülkler için, altı ay içerisinde tapu idarelerine başvuruda bulunarak gerekli düzeltme ile beyanname vermeleri istenmiştir. Bu süre de 3 kez altı aylık süreler ile uzatılmıştır. Bu temel bilgilerin ışığında, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş ve sonrasında da söz konusu vakıflar da hak ihlalleri olmaması için, gerekli yasal tedbirlerin alındığı görülmektedir. Burada ki sorun, maddi varlığını cemaat vakıfları ile devam ettiren Fener Rum Kilisesi’nin ekümeniklik siyasetini kullanmak isteyen A-BD’li sapkınların, adı geçen kilisenin tarihte var olan cemaatinin mülklerine sahip olmak isteğine verdiği destekten kaynaklanmıştır. Kısacası İstanbul’da maddi yönden güçlü bir Yeni Roma Patrikhanesi yaratmaktır. İşte eski vakfiyeler ile yapay olarak yaratılmak istenen mülk sorunu bundan ibarettir.
Son olarak yine hatırlatmak gerekirse, Fener Rum Kilisesi’nin AİHM’de kazandığı davada Fener Rum Lisesi Vakfı adına talep ettiği mülkleri demokratik ölçülerde değerlendirildiğinde, davanın temeli açıkça haksız mal edinmeydi. Ama AİHM,“Türkiye Lozan Anlaşması'nın, azınlık haklarıyla ilgili maddelerini uygulamadı, Türk vatandaşı olan gayrimüslimlerce kurulmuş vakıfları'yabancı' ilan” etti. Çünkü Lozan’da, azınlıkların “haksız mal edinebilecekleri”yönünde düzenlenmiş her hangi bir madde yoktur.
Anlaşılan son gelişmeler ile artık Anayasa Mahkemesi’nin kabul ettiği Vakıf Yasası ile AİHM’de dava açmaya gerek bile kalmamıştır. Hala anlamadığımız ise başpapazın elindeki asasının dağdaki teröristin silahı ile aynı olduğunu göremememizdir. Neler olacağını göstermek adına detaya girmeden Fener Rum Lisesi Vakfı’nı örnek gösterdim. Bugün tüzel kişiliği olmayan Fener Rum Kilisesi’nin haksız mal edinimine yönelik, diğer tüm talepler ile ilgili mutlaka olması gereken vakfiyeleri ve tapu kayıtlarını sıkı bir şekilde takip etmektir. Bilinmesi gereken diğer bir husus da Fener Rum Kilisesi’nin ülkemizde yaşayan Rum cemaatini temsil etme yetkisinin bulunmayışıdır!!!
Şimdi ki sorun, bir avukatlık bürosunun tahsis edeceği vatansever bir avukat ile çözülecektir. Yapacağı görev, “Vakıf Yasası’nın” TBMM’den geçtiği günden itibaren el değiştiren mülklerin tapu kayıtlarının ve vakfiyelerini kontrol etmek olacaktır.
Ve usulsüz yapılan işlemleri yargıya taşıyacaktır. Böyle bir iki tane dava açılsın yeter.Ben biliyorum ki, elde edilecek olan verilerin %98 sahte ve usulsüzdür. Elde edeceğiniz bilgiler, geçen günlerde AİHM’in kabul ettiği davaya konu olan Büyükada ki yetimhane adına 1992 yılında tüzel kişiliği olmayan “Rum Patrikhanesi”ne sahta tapu(EKTE) düzenlemesi gibi olacaktır.
— Soracaksınız, senin tüzel kişiliğin yok bu tapuyu nasıl aldın? Ve yine soracaksınız, tapu kütüğü bilgilerinde (EKTE) BÜYÜKADA RUM ERKEK YETİMHANESİ VAKFI yazan bir mülkü nasıl aldın?
Ayrıca örnek verdiğim Fener Rum Lisesi Vakfı ile diğerlerinin büyüklüğünü anlamak için Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre mülklerinin durumu ise şöyledir;
1936 beyannamesine göre kayıtlı mülkler:
1- Fatih Tevkii Cafer’de Ev ve Okul (2286 ada, 2 parsel),
2- Sarıyer Yeniköy’de gazino (296 ada, 3 parsel),
3- Eminönü Çarşı’da dükkan (2748 ada, 11 parsel)
4- Beyoğlu Kemankeş’de depo ve 2 adet dükkan (68 ada, 9 parsel),
5- Beyoğlu Şahkulu’nda dükkan (284 ada, 62 parsel),
6- Sarıyer Mirgün’de ev ve dükkan (85 ada, 6 parsel),
7- Sarıyer Yeniköy’de ev (296 ada, 3 parsel)
8- Eminönü Demirtaş’ta sabunhane (471 ada, 6 parsel) vardır.
Tüzel kişiler adına kayıtlı olduğundan reddedilen mülkler:
1- Kadıköy Göztepe’de (ada 395, 3 parsel) arsa, maliye-hazine
2- Kadıköy Osmanağa’da (ada 6, 6 parsel)Şifa Camii, Türk Diyant Vakfı
3- Kadıköy Osmanağa’da (ada 53, 19 parsel) baraka arsa, Mahmudi Sani Vakfı
4- Kadıköy Osmanağa’da (ada 53, 14 parsel)dükkan, Mahmudi Sani Vakfı
5- Kadıköy Osmanağa’da (ada 34, 13 parsel) ev, Babüsüade ağası Hoca Halil Vakfı
6- Kadıköy Osmanağa’da (ada 34, 12 parsel), bahçeli ev, Babüsüade ağası Hoca Halil Vakfı
Şahıslar adına kayıtlı olduğundan reddedilen mülkler:
1- Kadıköy Osmanağa’da (ada 34, 7 parsel),apartman.
2- Beyoğlu Asmalı Mescit ( ada 303, 13 parsel) apartman.
3- Kadıköy Göztepe’de (ada 392, 14 parsel), arsa.
4- Kadıköy Göztepe’de (ada 506, 9 parsel), arsa.
5- Kadıköy Göztepe’de (ada 109, 16 parsel),
6- Kadıköy Göztepe’de (ada 409, 17 parsel), aparman
7- Kadıköy Göztepe’de (ada 406, 4 parsel), arsa.
8- Kadıköy Göztepe’de (ada 306, 9 parsel), arsa.
9- Kadıköy Göztepe’de (ada 506, 15 parsel), apartman.
10- Kadıköy Göztepe’de (ada 507, 70 parsel), arsa.
11- Kadıköy Göztepe’de (ada 408, 4 parsel), arsa.
12- Kadıköy Göztepe’de (ada 409, 16 parsel), apartman.
13- Kadıköy Göztepe’de (ada 410, 11 parsel), apartman.
14- Kadıköy Göztepe’de (ada 506, 16 parsel), apartman
15- Kadıköy Göztepe’de (ada 410, 11 parsel), apartman.
16- Kadıköy Göztepe’de (ada 506, 16 parsel), apartman.
17- Kadıköy Zühtü Paşa (ada 360, 3 parsel),
Belge eksik olduğundan talepten vazgeçilen mülkler:
1- Fatih, Hamami Muhittin, mesken.
2- Kadıköy Hasanpaşa, arsa.
AİHM açılan dava sonucu kazanılan mülkler:
1- Beyoğlu Meşrutiyet Caddesi Deva Çıkmazı'ndaki 32/12 hisse apartman
2- Göztepe'de bulunan bir taşınmaz.
Yalnızca bir vakfın durumu bu ise geçen günlerde Vakıflar Genel Müdürlüğünün açıkladığına göre, Türkiye’de aynı durumda bulunan Bağımsız Türk Ortodoks Kiliseleri Başpapazlığı Vakfı hariç 161 adet azınlık vakfı var. Ve bir de başpapazın Babacan’a teklif ettiği gibi “mazbut ilen edilen 24 vakfın iadesi” vardır!!!
Faaliyetteki cemaat vakıfları:
1- Beykoz Aya Paraşkevi Ortodoks Kilisesi ve Kabristanı Vakfı
2- Büyükada Rum İlk Mektebi ile Panayia Aya Dimitri ve Profiti İlya Kiliseleri ve Rum Kabristanı Vakfı
3- Heybeliada Aya Triada Tepe Manastırı Vakfı
4- Heybeliada Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi, Mezarlığı ve Aya Varvara Kilisesi Vakfı
5- Heybeliada Rum Ruhban Okulu Vakfı
6- Kınalıada Rum Ortodoks Panayia Kilisesi ve Mezarlığı Vakfı
7- Burgazada Aya Yorgi (Karipi) Manastırı Vakfı
8- Burgazada Aya Yani Rum Kilisesi, Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
9- Fener Maraşlı İlk Mektebi Vakfı
10- Fener Yovakimion Rum Kız Mektebi Vakfı
11- Fener Rum Mektebi Kebiri (Erkek Lisesi) Vakfı
12- Feriköy Rum Ortodoks 12. Apostolos Kilisesi ve Mektebi Vakfı
13- Tekfursaray Hançerli Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
14- Fener Vlahsaray Panayia Vakfı
15- Fener Meryemana Rum Ortodoks (Kanlı) Kilisesi Vakfı
16- Kurtuluş Aya Dimitri Aya Tanaş Aya Leftor Aya Kiryaki Kiliseleri ve İlkokulları Vakfı
17- Beyoğlu Rum Ortodoks Kiliseleri ve Mektepleri Vakfı
18- Beşiktaş Cihannüma Panayia Meryemana Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
19- Beşiktaş Köyiçi Rum Cemaati Panayia (Meryemana)Kilisesi Vakfı
20- Yenimahalle Aya Yani Rum Kilisesi ve Mektebi Vakfı
21- Bebek Aya Haralambos Kilisesi,Bebek Aya Yani Mezarlık Dova Kilisesi ve Mezarlığı Vakfı
22- Çengelköy Aya Yorgi Rum Kilisesi, Aya Tanteli Ayazması Rum İlk Muhtelit Mektebi İki Eski ve Yeni Kabristanı Vakfı
23- Eğrikapı Meryemana Rum Kilisesi Vakfı
24- Langa Aya Todori Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
25- Bağımsız Türk Ortodoks Kiliseleri Başpapazlığı Vakfı
26- Aya Dimitri, Aya Vlaherna Kiliseleri ve Mektebi Vakfı
27- Üsküdar Profiti İlya Rum Kilisesi, Ayazması, Kabristanı ve Rum Muhtelit İlk Mektebi Vakfı
28- Arnavutköy Aya Strati Taksiarhi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
29- Aya Stepanos Kilisesi ve Mektebi Vakfı
30- Altımermer Meryemana Kilisesi Vakfı
31- Cibali Aya Nikola Kilisesi, Mektebi, Aşhanesi, Aya Haralambos Kilisesi ve Ayazması Vakfı
32- Aya Pandelemion Rum Kilisesi Vakfı
33- Kumkapı Rum Cemaati Aya Kiryaki, Mektebi Elpida Kiliseleri Panayia Vakfı
34- Balat Aya Strati Kilisesive Mektebi Vakfı
35- Balat Rum Balino Kilisesi Vakfı
36- Zapion Rum Kız Lisesi Vakfı
37- Sarmaşık Aya Dimitri Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
38- Topkapı Aya Nikola Kilisesi Vakfı
39- Hasköy Aya Paraşkevi Kilisesi, Rum Kabristanı ve İlk Mektebi Vakfı
40- Salmatomruk Rum Panayia Kilisesi Vakfı
41- Yeniköy Aya Yorgi Manastırı ve Kilisesi Vakfı
42- Galata Muhtelit İlk Rum Mektebi Vakfı
43- Tarabya Aya Paraşkevi Rum Kilisesi ve İlk Rum Mektebi Vakfı
44- Paşabahçe Aya Konstantin Rum Kilisesi, Aya Kiryaki Ayazması ve Kabristanlığı Vakfı
45- Ortaköy Aya Foka Aya Yorgi Kiliseleri Mekteb ve Mezarlığı Vakfı
46- Kuruçeşme Aya Dimitri Aya Yani Kiliseleri Vakfı
47- Yeniköy Rum Panayia Kilisesi ve Mektebi Vakfı
48- Boyacıköy Panayia Evangelistra Rum Kilisesi ve İlkokul Vakfı
49- Kadıköy Rum Ortodoks Kiliseleri, Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
50- Balıklı Rum Hastanesi Vakfı
51- Büyükdere Aya Paraşkevi Aya Yorgi Rum Kilisesi, Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
52- Bakırköy Aya Yorgi Aya Analipsi Rum Ortodoks Kiliseleri ve Mektepleri Vakfı
53- Kandilli Rum Ortodoks Cemaatı Metemorfosis Kilisesi ve Kandilli Rum Muhtelit İlk Mektebi Vakfı
54- Belgratkapı Panayia Meryemana Kilisesi Vakfı
55- Samatya Aya Nikola Rum Kilisesi Vakfı
56- Samatya Aya Yorgi Klparisa Kilisesi Vakfı
57- Samatya Aya Analipsi Kilisesi Vakfı
58- Samatya Aya Konstantin Rum Ortodoks Kilisesi, İlk Mektebi ve Kazlıçeşme Aya Paraşkevi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
59- Samatya Aya Mina Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
60- Beyoğlu Yenişehir Evangelistra Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
61- Fener Rum Patrikhanesi Avlusunda Aya Yorgi Kilisesi Vakfı
62- Yeniköy Aya Nikola Rum Kilisesi Vakfı
63- Dereköy Aya Marina Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
64- Tepeköy Evangelismos Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
65- Zeytinliköy Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
66- Bademliköy Panayia Kimisiz Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
67- Bozcaada Kimisiz Teodoku Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
68- Gökçeada Merkez Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
69- İskenderun Rum Ortodoks Kilisesi Fukara Vakfı
70- Antakya Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
71- Antakya Rum Katolik Kilisesi Vakfı
72- Altınözü Tokaçlıköyü Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
73- Samandağı Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
74- İskenderun Arsuz Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
75- Altınözü Sarılar Mahallesi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı
76- Feriköy Surp Vartanas Ermeni Kilisesi ve Merametciyan Mektebi Vakfı
77- Üsküdar Yenimahalle Surp Garabet Ermeni Kilisesi, Semerciyan-Cemaran Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
78- Üsküdar Selamsız Surp Haç Ermeni Kilisesi Nersesyan-Yermonyan Mektepleri ve Mezarlığı Vakfı
79- Eyüp Surp Agya Ermeni Kilisesi ve Mektebi Vakfı
80- Eyüp Ermeni Surp Astvazazin Kilisesi ve Arakolyan Mektebi ve Ermeni Mezarlığı Vakfı
81- Yedikule Narlıkapı Surp Hohannes Ermeni Kilisesi Vakfı
82- Rumelihisarı Surp Sanduth Ermeni Kilisesi, Tateosyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
83- Kadıköy Ermeni Surp Takavor Kilisesi Aramyan Uncuyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
84- Kuzguncuk Surp Lusavoriç Ermeni Kilisesi Vakfı
85- Beşiktaş Meryemana Ermeni Kilisesi, Ermeni Makruhian Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
86- Ortaköy Ermeni Katolik Surp Kirkor Lusavoriç Kilisesi ve Mektebi Vakfı
87- Ortaköy Ermeni Meryemana (Surp Astvazazin) Kilisesi, Tarkmanças ile Hrıpsinyans Mektepleri ve Ermeni Mezarlığı Vakfı
88- Boyacıköy Ermeni Yeris Mangans Kilisesi Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
89- Kandilli Surp Arakelos Ermeni Kilisesi, Mektebi ve Mezarlığı vakfı
90- Kartal Surp Nişan Ermeni Kilisesi Bezciyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
91- Yenikapı Ermeni Tateos Partegimeos Kilisesi ve Ermeni Mektebi Vakfı
92- Kınalıada Surp Lusavoriç Ermeni Kilisesi Nersesyan Ermeni Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
93- Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi ve Mektebi Vakfı
94- Gedikpaşa Surp Ohannes Kilisesi ve Mektebi Vakfı
95- Bakırköy Meryemana Ermeni Kilisesi Datyan Ermeni Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
96- Balat Surp Hreştegabet Ermeni Kilisesi, Horenyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
97- Galata Ermeni Katolik (Surp Pırgıç) İsa Kilisesi Vakfı
98- Beyoğlu Anarathıgutyun Ermeni Katolik Rahibeler Vakfı
99- Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi, Bağlı Kiliseler ve Mektepler Vakfı
100- Beyoğlu Ohannes Gümüşyan (Andonoğlu Ormanyan Mağukyan) Vakfı
101- Beyoğlu Aynalı Çeşme Türk Protestan Amena Surp Yerrortutyun Ermeni Kilisesi Vakfı
102- Beyoğlu Surp Gazar Ermeni Katolik Mihitarist Rahipleri Manastır ve Mektebi Vakfı
103- Viyana Mihitaryan Manastır ve Mektebi Vakfı
104- Yeniköy Ermeni Meryemana (Kuddüpo Surp Astvazazin) İstinye Surp Garabet Ermeni Kilisesi Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
105- Şişli Karagözyan Ermeni Erkek Eytamhanesi Vakfı
106- Beyoğlu Surp Agop Hastanesi Düşkünlerevi, Mezarlığı Özkoparan Kilisesi Vakfı
107- Surp Harutyun Ermeni Kilisesi ve Bogosyan Varvaryan Ermeni Mektebi Vakfı
108- Halıcıoğlu Meryemana Surp Astvazazin Ermeni Kilisesi ve Kalfayan İnas Eytamhanesi ve Mektebi Vakfı
109- Kumkapı Ermeni Meryemana Kilisesi Vakfı
110- Kuruçeşme Yerevman Surp Haç Ermeni Kilisesi, Surp Tarkmanyaç Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
111- Büyükdere Ermeni Surp Hripsima Kilisesi, Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
112- Samatya Sulu Manastır Surp Kevork Ermeni Kilisesi ve Sahakyan Nunyan Ermeni Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
113- Samatya Anarathigutyun Ermeni Katolik Kilisesi Vakfı
114- Topkapı Ermeni Surp Nikagos Kilisesi, Levon-Vartuhyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
115- Galata Ermeni Lusavoriç (Cerçiş) Kilisesi ve Ermeni Getronogan Mektebi Vakfı
116- Yeşilköy Surp İstepanos Ermeni Kilisesi, Kamaciyan Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
117- Hasköy Surp İstepanos Ermeni Kilisesi, Surp Nersesyan Ermeni Mektebi ve Mezarlığı Vakfı
118- Apeloğlu Andon Vakfı
Apeloğlu Andon Vakfı Hayratından
Büyükdere Surp Boğos Kilisesi
Büyükada Surp Astvazazin Kilisesi
Beyoğlu Surp Astvazazin Kilisesi
Beyoğlu Surp Yerurtuyun Kilisesi
Kadıköy Surp Levon Kilisesi
Tarabya Surp Andon Kilisesi
119- Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı
120- Kumkapı Ermeni Meryemana Kilisesi Drasular Vakfı
121- Beykoz Surp Nikagos Ermeni Kilisesi Vakfı
122- İskenderun Karasun Manuk Ermeni Katolik Kilisesi Vakfı
123- Samandağı Vakıflı Köyü Ermeni Ortodoks Kilisesi Vakfı
124- Kayseri Ermeni Surp Lusovoriç Kilisesi Vakfı
125- Diyarbakır Ermeni Surp Küçük Kilisesi Hıdır İlyas Surp Gregos Kilisesi Vakfı
126- Mardin Ermeni Katolik Kilisesi Vakfı
127- Kırıkhan Ermeni Ortodoks Kilisesi Vakfı
128- Büyükada Hased Leavraham Sinagogu Vakfı
129- Hasköy Mealem Musevi Sinagogu Vakfı
130- Beyoğlu Musevi Hahamhanesi (Hahambaşılığı) Vakfı
131- Galata Seferadim Musevi Cemaatine Ait Sinagog ve Mektepleri (Neva Şalom) Vakfı
132- Ortaköy Musevi Etz-Ahayim Sinagog Vakfı
133- Sirkeci Musevi Cemaatı Vakfı
134- Kuzguncuk Bet Yaokov Sinagog Vakfı
135- Beyoğlu Musevi Eşkenazi Cemaatı Mektep ve Sinagogları Vakfı
136- Hasköy Karaim Musevi Cemaatı Vakfı
137- Kadıköy Hemdat İsrael Musevi Sinagog Vakfı
138- Balat Or-Ahaim Hastanesi Vakfı
139- Balat Ahrida Musevi Cemaatı Vakfı
140- Ankara Musevi Cemaati Vakfı
141- Bursa Musevi Cemaati Vakfı142- Çanakkale Mekor Hayim Musevi Sinagog Vakfı
143- Antakya Musevi Havrası Vakfı
144- İskenderun Musevi Havrası Vakfı
145- Kırklareli Musevi Cemaatı Sinegogu Vakfı
146- Diyarbakır Süryani Kadim Meryemana Kilisesi Vakfı
147- Beyoğlu Süryani Kadim Meryemana Kilisesi Vakfı
148- Mardin Süryani Katolik Kilisesi Vakfı
149- Mardin Süryani Kadim Deyrulzafaran Kilisesi Vakfı
150- Mardin Süryani Protestan Kilisesi Protestan Cemaati Vakfı
151- Midyat Süryani Protestan Kilisesi Vakfı
152- Midyat Süryani Deyrulumur Margabriel Kilisesi ve Manastırı Vakfı
153- Midyat Süryani Kadim Marborsan ve Mart Şemuni Kilisesi Vakfı
154- İdil Süryani Kadim Kilisesi (Mardodo) Vakfı
155- Diyarbakır Keldani Katolik Kilisesi Vakfı
156- İstanbul Keldani Cemaati Vakfı
157- Mardin Keldani Katolik Kilisesi Vakfı
158- Edirne Bulgar Sveti Gorci Kilisesi Vakfı
159- Bulgar Ekzarhlığı (Bulgar Ortodoks Kiliseleri) Vakfı
160- Şişli Gürcü Katolik Kilisesi Vakfı
161- Mersin Tomris Nadir Mutri Kilisesi Vakfı
Umarım bu ülkede halkı icra dairelerinde süründürmekten bıkmış, vatansever bir avukat bulunur!..
Saygılarımla
Muammer KARABULUT



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

24 Mayıs 2010 Pazartesi

SİVİL İHANET-ANADOLU’DAN TÜRK MÜHRÜ SİLİNİYOR

Recep Bey yeni bir genelge yayınladı. Vakıflar Yasasının hız kazanacağın işaretlerini veren bir genelge bu.
Bu ülkede azınlık yaratan kim acaba?
“Bu ülkede 39 etnik grup var” diyen kim.
“Norşin,Potamya” açılımları yapan kim?
Bu azınlık yaratmak demek değil mi?
Tarih Vakıflar on yıllar önce  “Yerel Tarih araştırıyoruz” diye ülkede ne kadar kırık, bir duvarı kalmış, hiçbir estetiği ve tarihsel özelliği olmayan, hatta yapanı yabancı diye su deposunu bile onarttıran, tüm ülkede kilise tamiratı seferberliği başlatan sonrada “tapunu getir al” demek olan VAKIFLAR YASASINI çıkaran kim?
Avrupa’da tek bir minareli Camii kalmazken kime yaranacaksınız?
Türkiye’de sadece İstanbul’da yüzlerce Camii,saraylar tadilat edilmezken bu azınlık sevdası nedendir?
Ben açık açık söylüyorum Vakıflar Yasası ile Türkiye’de bulunan gayrimüslimler değil bunların Avrupa’daki soydaşlarına yaranmaya çalışıyorsunuz. Sıkışan siyasi geleceğinizde Avrupa’dan destek arıyorsunuz. Bunu da fakir fukara, yetimin parasıyla yapıyorsunuz. Bu ülkede azınlıklara tanınan haklar hiçbir ülkede tanınmıyor.
Tüm dostlara Neval KAVCAR’ın “Sivil İhanet-Anadolu’dan Türk Mührü Siliniyor” kitabını okumanızı öneririm.
Kitabın Linki:
http://www.vatanbir.org/kitap/85/sivil-ihanet


İŞTE GENELGE:

Resmî Gazete Sayı : 27580
GENELGE Başbakanlıktan: GENELGE 2010/13
Anayasamızın eşitlik ilkesi çerçevesinde; ülkemizde yaşayan gayrimüslim azınlıklara mensup Türk vatandaşları, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi, ayrılmaz parçası oldukları ulusal kültür ve kimlik yanında, kendi kimlik ve kültürlerini yaşama ve yaşatma imkânına sahip bulunmaktadırlar. Bu vatandaşlarımızın Devlet önündeki iş ve işlemlerinde kendilerine güçlük çıkarılmaması, haklarına halel getirilmemesi, ilgili mevzuat gereği olduğu gibi, Devletimizin ve Türk ulusunun bir parçası olduklarının kendilerine hissettirilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda sürdürülen demokratikleşme çalışmaları çerçevesinde ülkemizdeki gayrimüslim azınlıkları ilgilendiren konularda yapılan düzenlemelere rağmen, uygulamadan kaynaklanan bazı sebeplerle bu konudaki sorunların tam anlamıyla giderilemediği görülmektedir. Bu itibarla, kontrolü belediyelere geçmiş olan gayrimüslim mezarlıklarının korunma ve bakımı konularında gereken özenin gösterilmesi, gayrimüslim cemaat vakıfları lehine sonuçlanan mahkeme kararlarının tapu dairelerince hassasiyetle uygulanması, taviz bedeli ile ilgili uygulamalarda mağduriyetlere sebep olunmaması, T.C. vatandaşı gayrimüslim cemaat liderlerinin protokol uygulamalarında statülerine uygun bir şekilde konumlandırılmaları, gayrimüslim cemaatler aleyhine yapılan kin ve düşmanlığı teşvik edici yayınlara karşı gerekli yasal işlemlerin derhal başlatılması gibi uygulamalar örnek olmak üzere, gayrimüslim azınlıklarla ilgili tüm uygulamalarda yukarıda bahsedilen bilinçle hareket edilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, ilgili kurum ve kuruluşların bu konuda uygulamadan kaynaklanabilecek sorunların tam anlamıyla giderilmesi için gereken hassasiyeti göstermeleri hususunda bilgilerini ve gereğini önemle rica ederim.
Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan 



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."