GAZZE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GAZZE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2011 Çarşamba

EMPERYALİST YALANLAR-SIRITAN GERÇEKLER

TÜRKİYE DÜNYANIN EN REZİL TERÖR ÖRGÜTÜYLE ANLAŞMA YOLUNA GİDERKEN
İRAN PKK-PJAK'I MELETİYOR: 
 
EMPERYALİSTLER  SESSİZ KALIRKEN BİZ BATAKLIĞA BALIKLAMA DALIYORUZ
YANDAŞ MEDYA YALANLARLA HALKI KANDIRIYOR 

 LİBYA'DA EMPERYALİST SALDIRI TÜM REZİLLİĞİYLE DEVAM EDERKEN MÜSLÜMAN KATLİNİN UTANCI BİZE KALIYOR.




İŞTE  FETTULLAH'IN ILIMLI İSLAMI VE ARKASINDAKİ GÜÇLER
 
"SIFIR SORUN" DEĞİLSE BİLE "SIFIR BAĞIMSIZ DIŞ POLİTİKA"
TAM KATIKSIZ EMPERYAL UŞAKLIĞI
 
 
HER ŞEYE RAĞMEN EMPERYALİST MÜSLÜMAN COĞRAFYASINDA KAYBEDİYOR.
AYIBI VE BİRİKEN KİNİ PAYLAŞMAK MÜSLÜMANLIĞI AĞIZLARINDAN DÜŞÜRMEYEN AKP İKTİDARINDAKİ TÜRKİYE CUMHURİYETİNE;BİZLERE DÜŞÜYOR 
"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

4 Eylül 2010 Cumartesi

“AMERİKA İLE FİLİSTİN’DE SAVAŞIYORUZ”

Tarihçi Cezmi YURTSEVER’in aynı başlıklı yazısından alınmıştır.


Enver Paşa,  Amerika’nın desteği ile İngiltere ve Osmanlı orduları arasında gerçekleşen 3. Gazze savaşı’nın sona erdiği 8 Ekim 1917 tarihinde “Amerika ile savaşıyoruz” mesajının verildiği gizli istihbarat raporunu Dışişleri Bakanlığı’na bildirdi.  Osmanlı Arşivinde Başkumandanlık, şube-2/47420. numara 8280’de kayıtlı bulunan ve üzerinde çok gizli olduğunu yansıtan  Kızıl hilal damgalı mektup da yazılanlar:

     “Dışişleri Bakanlığına,  Filistin’de  Yahudi Hükümeti Kurulmasına Dair, Devletli Efendim Hazretleri, Amerika Birleşik Devletleri Reisi Wilson’un 17-9-1917 tarihli İsviçre gazetelerine gönderilen telgrafların içinde yazılı olanlara bakılırsa  işbaşındaki Rusya Hükümeti’ne hususi bir mektup yazıp Filistin’de bir Yahudi hükümeti tesisi kararlaştırılmış olup  amaçların gerçekleşmesi için çalışılacağı Rusya’nın dahi yardımda bulunması istendiği Bern Ateşe militerliğinden bildirilmiştir. Bu konuda bilgi sahibi olunması.”  
8 Kasım 1917.Osmanlı Ordular Başkumandan Vekili ENVER  

Enver Paşa’nın kızıl hilal damgalı gizli mektubunda yazılanları doğrulayan ve Osmanlı ile ABD’nin Filistin’de İsrail Devleti ile savaş halinde olduğunu açıklayan ayrıntılı rapor Viyana Büyükelçisi Hüseyin Hilmi Paşa tarafından 14 Kasım 1917 tarihinde “Mahremdir(Gizlidir)” başlığı altında Osmanlı Dışişleri Bakanlığına bildirildi. Bahsi geçen raporda  Enver Paşa’nın görüşlerini doğrulayan şu görüşlere yer verildi:

      “Filistin’in  bağımsız bir hükümet şekline dönüştürülerek idaresinin Musevilere verilmesi Amerika Reisicumhuru tarafından Siyonistlere söz verilmiştir. İngiltere Hükümetinin bu sözlere katıldığı Viyana’da gizlice toplanan Siyonist komitesinin Amerika ve İngiltere Siyonistlerinden gelen raporlardan öğrenildi.İngiltere Dışişleri Bakanı Balfur tarafından (Siyonizm Destekçisi) Lord Rotschild’e gönderilip hemen her memleketin basınına verilen 7 Kasım 1917 tarihli mektubun içinde yazılı olanlar adı geçen topraklarda (Filistin’de)  bir İsrail Hükümetinin kurulması İngiltere’nin kesin kararıdır.”
 17 Kasım 1917,  Viyana Büyükelçisi Hüseyin Hilmi   

          Osmanlı’ya bağlı Filistin topraklarında Amerika’nın lojistik destekleri ile gerçekleşen III. Gazze savaşı sonrasında  İngiliz ordusu 9 Aralık 1917 tarihinde Kudüs’e girdi.  Ve sadece III. Gazze Savaşında Osmanlı ordusu 25 bin civarında asker kaybetti. Sayıları 50 bine ulaşan Osmanlı askerlerinin Filistin’in muhtelif yerlerindeki toplu mezarlarının fotoğraflarını çekme ve Arşivleme görevi Kudüs’teki Amerikan Kolonisi gerçekleştirdi. Ve çekilen fotoğraflar ABD’nin Kongre Kütüphanesi Filistin tarihi fotoğraflar bölümünde dosyalandı.





"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

4 Haziran 2010 Cuma

AKP KENDİ AYAĞINA SIKTI
FETHULLAH GÜLEN'DEN İHH'YA ŞOK ELEŞTİRİ

Fethullah Gülen, kendi hareketiyle ilişkili bir derneğin Gazze'ye yardım götürmek istediği zaman onlara İsrail'den izin almaları gerektiğini söylediğini belirtti.

Fethullah Gülen, İsrail ordusunun, Akdeniz’de Gazze’nin ablukasını delerek yardım götürmeyi amaçlayan filoya düzenlediği operasyonda 9 Türk hayatını kaybetmesiyle ilgili görüşlerini açıkladı.
Gülen, ABD’nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal’a verdiği söyleşide, Türk bir kuruluşun önderlik ettiği bir filonun İsrail’in izni olmadan Gazze’ye yardım götürmesini eleştirdi.
Gazetenin haberine göre Gülen, söyleşide olayla ilgili izlediği haberler hakkında, "Gördüğüm şeyler hiç de hoş değildi" dedi. Gülen, "Çok çirkin şeylerdi” diye konuştu.
Gülen, organizatörlerin Gazze’ye yardım götürmeden önce İsrail’le uzlaşma yolunu seçmemelerini "faydalı sonuçlar doğurmayacak şekilde otoriteye baş kaldırmak” olarak tanımladı.

İsrail'den izin alınmalıydı
WSJ, Gülen’in sözlerinin İsrail tarafından iade edilen aktivistlerin Türkiye’de kahramanlar gibi karşılandığı bir döneme denk geldiği yorumunu yaptı.
Gazze’ye yardım götüren gemilerin önder organizatörlerinden biri olan ve 100’den fazla ülkede yardım faaliyetleri gerçekleştiren İnsani Yardım Vakfı’ndan (IHH) kısa bir süre önce haberdar olduğunu söyleyen Gülen, “IHH’nin politik bir amaç güdüp gütmediğini söylemek kolay değil” dedi.

Suçluyu bulma işi BM'nin
Gülen, kendi hareketiyle ilişkili bir derneğin Gazze'ye yardım götürmek istediği zaman onlara İsrail'den izin almaları gerektiğini söylediğini belirtti.
Gülen ayrıca, bu olayda suçluyu bulma işinin Birleşmiş Milletlere bırakılmasının en iyi seçenek olduğunu da sözlerine ekledi.
Söyleşiyi gerçekleştiren muhabir, Gülen’in evinin koridorunda, büyük bir Türkiye haritası, Kuran’dan bir ayet ve Boğaz üzerinden geçen bir Türk F-16’sının resmi bulunduğunu da aktardı.






"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

2 Haziran 2010 Çarşamba

GAZZE’NİZ MÜBAREK OLSUN

Kırmızı
Turuncu
Sarı
Yeşil
Mavi
Mor
Gördüğümüz ışıktır ve görünen ışık diye adlandırılır. Kızıl ötesi ve mor ötesi adı verilen ışınları göremeyiz.
AKP’nin de en sevdiği renk kırmızı.
Ama biz AKP’yi kırmız ve hemen ardından mor olarak görmeye alıştık.
Ya kırmızı ya da mor. Arası kurtarmıyor. AKP sınırlarda oynamaya bayılıyor. Bir kızarıyor bir morarıyor.

“One münite” diyor kızarıyor, esiyor parlıyor, gürlüyor, oylarını patlatıyor.
Hemen ardından mayınlı araziyi İsrail’e 44 yıllığına hibe edebilmek adına mos mor oluyor.
“Komşularla sıfır sorun” politikası güden AKP Ermeni açılımı, Kuzey Irak’ta ki oluşumu resmen kabullenme, elçilik açma gibi açılımların mimarı. Teröristlere çadır mahkemesi kurup affediyor, teröristle sıfır sorun.
Ama Atatürkçü aydınlar, terörle mücadele eden askerler olunca, aleyhte bir karar veren mahkeme olunca, muhalefet olunca öyle bir kızarıyor ki alı moru karışıyor.
Ama AKP Baykal’ın çılgın kaset operasyonundan sonra ters köşe oldu ve Baykal’ın beklenmeyen istifası ve ardından Kılıçtaroğlu’nun CHP’nin başına gelmesi daha da kötüsü yandaş ve ya tırsık medyanın ışığı görüp ince ince destek vermesi ABD’den habersiz parmağını oynatamayan AKP’yi mos mor etti. “Bu kez logara süpürüldüm” sendromuna girdi.
AKP’nin tam omurgasından öyle bir kütürtü geldi ki bunu acilen tedavi etmesi, gündemi CHP’den AKP’ye kaydırması gerekiyordu.
AKP tabanına bu coşkuyu ancak İsrail katiline çatarak elde edebilirdi.
Yani Tayyip Erdoğan yine kırmızı olmalıydı.
Liboş/fetoş/kürdoş karması İhanet kardeşliği dernekler, sivil toplum örgütleri hemen olaya el attı.

“Andımızı kaldıralım” , “Ne mutlu Türküm diyene” demeyelim diyen Mazlum-der gibi Asrın yolsuzluk abidesi Deniz Feneri gibi örgütler bol dini söylemlerle Gazze’ye yardım düzenliyor.
Aylarca bunu hazırlıyor ve İsrail müdahalesi beklene beklene gidiliyor.
Ama İsrail bu kez dozajı ayarlayamıyor ve çok sert ve cinayetle sonuçlanan neticeler çıkıyor ortalığa.
Kırmızı ki ne kırmızı. Ortalık kanrevan.
AKP,İsrail’den bunu beklemiyordu.İsrail çok ayıp etti.
İsrail’in müdahalesinden sonra yapılacaklar hazırlanmıştı ve AKP’den hiç umulmayacak bir süratle BM’lere başvuruldu, yapılması gereken tüm girişimler yapıldı.
Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde “müzik notası mı vereceğiz?”  diyen başbakan bırakın notayı konçerto/senfoni/resital düzdü.
Ama CHP uçurtmasının rüzgarını keseyim derken seçime yakın beklediğim İsrail kapışması kozunu erken kullandı. Çünkü artık AKP’de çok başlılık hakim. Artık Padişahlarını kurtara bilmek adına AKP tabanında parayı bulmuş irili ufaklı her yapılanma kendince bir şeyler yapmayı deniyor.
Bütün bunlar ABD’nin sistemli planlamasından olayın çıktığı izlenimi veriyor.
Gazze’de ölen insanları AKP’nin çok önemsediğini düşünen arkadaşlara şu soruyu soruyorum.
Cevaplasınlar.
Irak’ta 1ABD askerine karşılık 1 Irak askeri yanında da 20 Irak’lı sivil ölürken neredeydiler?

1,5 Milyon Iraklı sivil öldüren ABD’ye sen ki mi şikâyet ediyorsun?
O kadar Müslümansın Afganistan’da işin ne?
ABD’nin nasıl hala müttefikisin?
Soruları arttırmak mümkün ama inanın değmez.
AKP’nin kırmızı sevdasına ve sıkışan iç politikasına bu kez can verdik.
Ama AKP’nin hesap edemediği ve bence İsrail’in sert müdahalesinin gerçek nedeni ise muhtemel İran saldırısının öncesinde Türkiye’ye yol haritası çizildi.
Sen Müslüman bir ülkesin ve İran’ın yanındasın.

Gazze falan hikâye arkadaşlar.
Türkiye artık muhtemel savaşın içerisinde vardır ve tarafı da İran’dır.
Rusya’nın, Çin’in tarafsız kaldığı savaşa kendimizi Gazze ile sokmuş bulunuyoruz.
Çünkü biz emperyalistin gözünde Osmanlı’yız ve uygulanamamış bir Sevr var. Mutlaka savaşın içerisinde olmalıyız.
Bu son gelişmelerden sonra İsrail’e tepki gösterip ulusal silah sanayimizi geliştireceğiz falan gibi düşünen arkadaşlar varsa onlara da sadece şunu söyleye bilirim:
Mümkün değil, çünkü o kadar zamanımız yok.
Gazanız mübarek olsun.
BOP tam hız devam ediyor.
Görüşmek umuduyla.


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

24 Mayıs 2010 Pazartesi

BÖYLE KOMEDİ GÖRÜLMEDİ


İsrail lütfetmiş Gazze'ye 30 ton demir vermiş.
Bunu manşetten sunan Türk Yahudi gazetesi.
Kameralar önünde her türlü silahının denendiği 22 günlük canlı soykırım izlediğimiz,hatta Sayın tayip Erdoğan'la 5 gün önce Ankara'da İsrail başkanı tüm gün görüşülen ve Davos'ta da "one munite" şovu yaptırtan Gazze'ye İsrail 30 TON demir vermiş.
Bu bir komedi.


Yada insanları birileri salak sanıyor.30 Ton demirle bir tane BARAKA yapamazsın.
Demirin özkütlesi 7,86 g/cm3 tür.
Bakın ben size herkesin anlayacağı dile çevireyim.
30 ton demir 30.000.000 gram demir eder.Öz kütlesine bölersen 3.816.793,89 cm3 demir demek bu.Bir kenarı 1 metre olan demir zarlara çevirirsen bunu 3 tane TAM zar,bir bitmemiş zar çıkar.
Yine toparlak 1 kenarı 1metre olan küplerden 4 tane demek bu.
Bu resmen dalga geçmek.
Artık bununla tüm Gazze'yi onarırlar.