KILIÇTAROĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KILIÇTAROĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2010 Salı

MİLLİ  BİRLİK  GÜNEŞİ  İZMİR'DE DOĞDU


CHP başkanı Kemal Kılıçtaroğlu bu gün Manisa’dan sonra akşam 18 sularında İzmir’de HAYIR mitingi verdi. Kalabalığı ve coşkuyu söylemeye gerek yok.
Ben bu yazımda farklı gözlemlerimi anlatacağım.
İzmir Büyük şehir belediyesi CHP’nin elinde, fakat hiçbir otobüs beleş kalkmadı. Herkes normal bir şekilde bayrağını kaptı ve Gündoğdu meydanına gitti. Sadece bu özelliği bile Akp zihniyetinden faklı, demokrasiyi sindirmişliği ve ülkenin nimetlerini parti çıkarlarına kullanılmadığını gösterir nitelikteydi.
Coşkulu bir HAYIR mitinginden sonra insanlar kendi aralarında konuşmaya başladılar.
Konuşmaların ana temasında HAYIR olmakla birlikte, insanlar açıkça ve korkmadan CHP’li olmadıkları halde mitingi destekledikleri söyleye biliyorlardı.
İnsanlar tabanda Milli Birliği oluşturmuşlar.
Particilik egosundan arınmışlar.
Emperyalist ve işbirlikçilerini tanımlamışlar.Tepkiler çok net olarak ayrılıkçı Kürt faşistlerine olduğunu,Kürt kökenli Türk vatandaşlarına olmadığını,sağdan soldan dönme liberal maskesine bürünmüş medya mensupları ve akademisyenler olduğunu ve çok belirgin olarak Fettullah gülen örgütlenmesi olduğunu açıklıyorlar.
Ve bunları gizlemeden, bağırarak söylüyorlar.
Bu  miting sadece hayır mitingi değildi,ayrıca Milli Birliğin tabanda oluştuğunu bana götsen bir etkinlikti.
Kısacası;halk emperyalist kuşatmanın akp aracılığıyla yapıldığını,kutupların netleştiğini,onlarla sonuna kadar mücadele edilmesi gerektiğini ve bunun milli güçlerin birleşmesinden geçtiğini görmüş durumda.
Birbirini hiç tanımayan insanların arasındaki bu diyalogları izlerken ve birbirlerine telefon,fecebook adreslerini verdiklerini duyduğumda gülümsedim ve Milli Birliğin İzmir’de doğduğunu gördüm.



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

29 Mayıs 2010 Cumartesi

TALEP

CHP’nin başına Kemal Kılıçtaroğlu çok ses getiren konuşmasıyla geldi.Hatta konuşmasının içerisindeki önemli başlıkları bende bir yazımda kullandım.
“Kılıçtaroğlu’nun bu sözlerini herkes söylerdi” başlığını taşıyordu.
Aslında ilk defa söylenen ve AKP’nin asla söyleyemeyeceği noktaları tespit etmeye çalışmıştım.
Kısaca:
*Kısmi toprak reformu (Mayınlı arazinin halka dağıtılması)
*GAP
*Deniz Feneri Davası
*%10 seçim barajının düşürülmesi
*Başörtüsü
*Ergenekon Davası
*Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun eski haline geçirilmesi
*Dokunulmazlıkların kaldırılması
*AB çifte standardı benim önem verdiğim başlıklardı.
Diğerlerini her parti başkanının söyleye bileceğini belirtmek istemiştim.
Peki, Kemal Kılıçtaroğlu’nun da söylemedikleri var mı? Derseniz.
Evet derim.
Ama şunu belirtmekte fayda var. Bu yazdıklarım Kemal Kılıçtaroğlu’nu eleştirmekten çok taleptir. Eleştiremem çünkü daha iktidar değil ve hiçbir icraatını görmüş değiliz.
Lakin konuşmanın hiçbir karesinde emperyalist ABD kelimesi geçmedi. Ve coğrafyamızdaki en büyük projesi BOP, GOP, BİP projeleri de geçmedi.
“Ben Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanlarından biriyim” diyen Tayyip Erdoğan neden bu konuda eleştirilmedi?
Refah Partisi Necmettin Erbakan, onun yetiştirdiği Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün eski konuşmalarına bakıldığında AB ve ABD karşıtı söylemleri olduğu çok net görülüyor.Hele Abdullah Gül’ün AB için 1985 te söylediklerinin altına imza atmamak mümkün değil.Sonra bir şeyler oldu ve bu kişiler ABD/AB’nin ülkemizde ve coğrafyamızda bir numaralı taşeronlarına dönüştü.Irak teskeresini geçirilememesinden sonra “logara süpürülme” tehlikesi yaşasalar da Cüneyt Zapsu sayesinde kurtulmayı başardılar.Ama bir çok yazımda belirttiğim gibi logarın pis kokusunu hep ciğerlerinde hissettiler.Bu nedenle hep tutunacak yer de aradılar.Akla ilk gelen liman Rusya’ydı.Rusya ile girilen enerji anlaşmaları,nükleer santral ihalesi,vizelerin kaldırılması,İran,Mısır ile kendi paralarınla ticaret yapmak istemeleri gibi ABD’ye “bak benimde alternatifim var” imajı yaratmak içindi.İmaj falan sonuçta ABD’nin bir şekilde gazabına uğrama korkusu doğru işler yapmaya zorladı.Bunun yanında Barzani’nin tanınması anlamına gelen kuzey Irak’ta elçilik açma kararı tamamen ABD güdümünde politikalardı.Çünkü Barzani’yi tanımak Irak’ın bütünlüğünü reddetmek ve sözde Kürt devletinin (gerçekte ABD kontrollü İsrail’in) tanınması anlamına geliyordu.
Kısacası AKP ABD için misyonunu tamamladı ve sağ/sol kutuplaşmasının kalkması ve güçlü bir ABD karşıtı ulusal kimlik oluşması noktasına geldi. ABD AKP ile sınırları zorladı, gidebileceği son noktaya geldi ve CHP’nin Baykal’ı çapkınlık yapıverdi veya montaj, komplo. Değişen hiçbir şey yok. Baykal onurluyum modunda CHP’nin başından ayrıldı. Kemal Kılıçtaroğlu geldi. Tayyip Erdoğan’ın “manşetle gelenler manşetle giderler” sözü bile gösteriyor ki, yandaş medyadan da destek aldı.
Yukarıda da saydığım maddeler önemli ve söylendi ama söylenmeyenler de var.
Söylenemeyen demek istemiyorum, çünkü söylenmesini talep ediyorum.
Söylenmesini ve ona göre politikalar üretilmesini istiyorum. Yoksa ani patlayan rüzgâra yakalanmış kelebekler gibi kafamızı gözümüzü dala budağa çarparak bir yerlere sürüklenmemiz içten değil.
Şu anda 7 yıllık AKP yıkımından bunalmış halk hiçbir talepte bulunmuyor.
Ama ben bulunuyorum:
“ABD, İngiltere ve İsrail’in sahiplendiği BOP, GOP, BİP projesine karşıyım” demelisin Sayın Kılıçtaroğlu.
Bu rüzgârın fos çıkmaması için “Sadece sol değil bütün Atatürkçüleri kucaklayacağım” demelisin Sayın Kılıçtaroğlu.
Ve 7 yıllık AKP yıkımından sonra kırılmış kutupları tekrar oluşturmamalısın Sayın Kılıçtaroğlu.
Ulusal, Atatürkçü, 6 okun tümünü eşit görmelisin Sayın Kılıçtaroğlu.
Alevi kimliğinden dolayı, Alevilerden ve soldan talepler gelecektir eşitlikten uzaklaşmamalısın Sayın Kılıçtaroğlu.
İktidara giden yolda tek parti olamama ihtimalini de göz önünde bulundurarak muhtemel koalisyon ortağın MHP ile kırıcı olmayan bir siyaset izlemelisin Sayın Kılıçtaroğlu.
Unutmayın Sayın Kılıçtaroğlu;
AKP burjuvasını oluşturdu, tüm kadrolarını kurdu ve bu kadroların temizlenmesi sadece kuru bir sol yaklaşımla olmaz.
Tüm Kemalistlerin iş birliği ile olur.
Yoksa 20 yıl iktidar olalım, nafile.
Görüşmek umuduyla.



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

24 Mayıs 2010 Pazartesi

KILIÇTAROĞLU’NUN BU SÖZLERİNİ HERKES SÖYLERDİ
FAKAT:

Sayın Kılıçtaroğlu’nun CHP adaylığını duyduğumda “Kılıçtaroğlu beyefendi adam, bu terbiyesiz siyasetin içerisinde sesini duyurabilir mi?” diye şüphe duydum. Ama daha CHP’nin 33. Kurultayında öyle  sözler sarf etikti ki AKP’nin ve emperyalizmin ciddi anlamda canı sıkılacak.
Söyle diklinin hepsi önemli tabi ama söylediklerinin bir kısmını herkes söylerdi.Zaten kimse ben ekonomiyi çökelteceğim, işsizliği arttıracağım, etnik ve dini ayrım yapacağım demez, diyemez, diyerek iktidara gelemez. Tarımı çökelteceğim, yandaş medya kuracağım, kendi zenginimi, burjuvamı oluşturacağım, üniversitede mezunlarını işsiz bırakacağım, madencilerimi asgari ücretle çalıştırıp öldüreceğim de diyemez.
Küçük esnafı bakkalı yabancı süpermarketlere yedireceğim de diyemez.
AMA BAKIN ŞUNLARIDA ASLA DİYEMEZ:
Diyemedi de. Konuşmasının arasında emperyalist uşağı hiçbir partinin diyemeyeceği sözleri beş-on elemeden sonra çıkardıklarım.

*MAYINLI ARAZİLERİ TOPRAKSIZ KÖYLÜYE VERECEĞİZ.
Bu kısmi toprak reformudur. Atatürk’ün en büyük ideallerinden biridir.Bunu hiç bir parti demedi AKP hiç diyemez.Ama 49 yıllığına İsrail'e temizleme yalanıyla hibe edeceğim der.
*RECEP BEY, İŞSİZLİK FONUNDAN ALDIĞIN PARANIN NE KADARINI GAP'A HARCADIN?
GAP’ı parsel parsel satan, kalkınma ajansları adı altında yabanci istihbaratlara hive eden AKP bunu da diyemez. Unutturulan GAP’ı unutmadı Kılıçtaroğlu.AKP GAP bitireceğim diyemez.Kalkınma ajansları kuracağım der,GAP toprağını satar ama GAP'ı bitireceğiz diyemez.

*DENİZ FENERİ ÖRNEĞİ GÖZ ÖNÜNDEDİR. SONUNA KADAR GİDECEĞİZ. KAÇTIKLARI YERE KADAR GİDECEĞİZ. 
Çağın yolsuzluğu Deniz Fenerinin bir numaralı sanığı AKP Deniz Feneri’ne de el atacağız diyemez.
*BUNLAR SON SEÇİMDE YÜZDE 47 ALDILAR. YÜZDE 47 OY ALIYOR MECLİS'TE YÜZDE 60 OY ALIYOR. YÜZDE 10 BARAJINI AŞAĞIYA ÇEKECEĞİZ.
AKP hele %10 barajını aşağıya indireceğiz asla diyemez.  
*BİNLERCE BAŞÖRTÜLÜ GENÇ KIZ KAYIT DIŞI ÇALIŞIYOR. BU BAŞÖRTÜLÜ KIZLARA GİDECEĞİZ BEN SENİ SİGORTALI YAPACAĞIM DİYECEĞİZ. BU BANA OY VERMEZ DEMEYECEĞİZ. BİZ ONLARIN RANTINA DEĞİL SORUNLARINA TALİBİZ. 
AKP en büyük kışkırtma ve oy ağacı kızların başörtüsünü asla çözemez, çözmez. Kızlar aç,sefil kalsın umursamaz,ama sıkışında kızların el kadar başörtüsünü siyasi malzeme yapar.Kılıçtaroğlu baş örtülü kızlarında AKP düzeni içerisinde ne kadar ekonomik ve dini olara sömürüldüğünü ve bunu çözebileceğini söyledi.Bu sözler AKP’nin ciddi anlamda yüreğini hoplattığına eminim.Ekonomik bağımsızlığını kazanmış,eğitimli  kızlarımızın,başörtülü veya başörtüsüz böyle bağnaz,çağdışı insanların peşinden koşmayacağını biliyor.AKP baş örtüsü sorununu çözmez.

*ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN TEMELİ YARGIYI ELE GEÇİRMEK. VATANDAŞ SANMASIN SORUNLARIM ÇÖZÜLECEK. YANDAŞ MEDYADAN SONRA YANDAŞ YARGIYI OLUŞTURMAK. CHP İKTİDARINDA KESİNLİKLE ÇAĞDAŞ BATI STANDARTLARINA UYGUN BİZİM İNSANIMIZA UYGUN ANAYASA YAPACAĞIZ.

Yargıya ve Anayasaya yapılan saldırıların düzeltileceği, dolayısıyla çoğunluk diktatörlüğüyle “yandaş yargımı, yargıcımı oluşturur tüm yaptığım yolsuzluklardan yırtarım” diyen AKP’nin hiçbir şeyin yanlarına kalmayacağının açık söylemidir bu.AKP Anayasanın anasını ağlatmak için atlı koşturuyormuş gibi TBMM’de horul horul uyuyarak,uyutarak çıkardıkları yandaş yasaların tepetaklak gideceğinin delilidir bu sözler.Zevkten dört köşe olmuş,oylamadan sonra çığlıklar atarak sevinen milletvekillerinin yine rüyalarının kaçacağı kesindir.

*ATATÜRK'ÜN VASİYETİ 12 EYLÜL'DE CİĞNENDİ. TÜRK DİL KURUMU VE TÜRK TARİH KURUMU ESKİ YERİNE GELECEK.
Türk Tarihinin çiğnendiği, saçma sapan içerisinde Atatürk ve Türk olmayan bir tarih oluşturanların da Taha Akyol, Mustafa Armağan gibi nicelerinin (Neden bu örnekleri verdim? CNN Türk kanalında dün akşam Alev Coşkun’un karşısında kıvırmaktan şekilden şekle giren bu ikisi olduğu için)artık karşılarında daha fazla akademik araştırmacı çıkacağının ve gerçek tarihin daha net ortaya çıkacağının resmidir bu sözler.İngiliz ve ABD’ye laf söylendiğinde renkleri değişen,konunun içerisine balıklama uçan,taklacı güvercinlerin işi artık çok daha zor olacak.
*DOKUNULMAZLIK İÇİN HALKA GİDELİM. REFERANDUMDA VATANDAŞA SORALIM. DOKUNULMAZLIKLARI CHP İKTİDARINDA KALDIRACAĞIZ.
Dokunmazlıkların kaldırılması, dokunulmazlık zırhının içerisinde arsızca hırsızlık, talan yapanlar için artık kâbus dolu günler geliyor.AKP "dokunulmazlıkları kaldıracağım" asla diyemez.
*AB ÇOK ÖNEMLİ. BİZE UYGULANAN ÇİFTE STANDARDI KABUL ETMİYORUZ. YA ADAM GİBİ TARİH VERİRSİNİZ, YOKSA BİZ YOLUMUZA BAKARIZ. 
AB ,norm,kriter diye diye millete gündüz havai fişekleri patlatacak kadar arsızlaşan ve emperyalizmin AB ayağının her dediğini kayıtsız şartsız yerine getiren AKP,AB’de ye bu cümleleri asla söyleyemez.Bu cümle için ayrı bir yazı gerekli.Bu sadece AKP’nin değil emperyalizmin üç ayağı AB,ABD ve İsrail’inde yüreğini hoplattığı kesindir.AB’nin suratına “one münite” gibi danışıklı ,bağırırken kıpkırmızı,5dk sonra gülücükler saçarak, “ben moderatöre dedim bu sözleri,Perez’e demedim” denilerek söylenmedi bu sözler.
Kısaca dostlar işte bunların hiç birini AKP diyemez, diyemedi.
Dedikleri de ortada.
Meğer Peres’e değilmiş bu sözler.
“Sen çocuk öldürmeyi iyi bilirsin; moderatör” demiş.
“Plajlardaki çocukları öldürdün;moderatör” demiş.
Ama biz Davos Fatihi’ni anlayamamışız .
Tek kelime ile KILIÇTAROĞLU’nun bu sözleri birilerinin canını fena yaktı.
Bizde zaten Davos’a Fatih aramıyoruz ama Türkiye Cumhuriyeti’ne Kılıçtaroğlu gibi bir BAŞBAKAN arıyoruz.


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."