AZERBAYCAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AZERBAYCAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2010 Çarşamba


ERMENİ YALANINDAN İLK DÖNEN



Ukrayna’nın Harkov bölgesindeki bir yerel belediye meclisi, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili daha önce kabul ettiği kararını iptal etti.
Kırım Haber Ajansı'nın haberine göre, İzyum Şehir Belediye Meclisi, 
Aralık 2009'da kabul ettiği Ermeni iddialarıyla ilgili kararı, 26 Mart'ta yapılan toplantıda iptal etti.
Haberde, Ukrayna'da alınan bu iptal kararının, dünyada 1915 olaylarıyla ilgili ilk iptal örneği olduğu belirtildi.
Karara ilişkin açıklama yapan ve iptal kararının alınması için çok çalıştıklarını belirten Kırım Azerbaycanlılar Derneği Başkanı Rehim Hümbetov, "Artık Ermeni iddialarına ilişkin kabul edilen kararların iptali için uluslararası düzeyde mücadele etme vaktinin geldiğini" söyledi.
Hümbetov, belediye meclisinin daha önce aldığı kararın, Ukrayna kanunlarına aykırı olduğunu belirterek, incelenmesi ve iptali için İzyum savcılığına da başvurduklarını ve yoğun çabalar sonucunda kararın iptal edilmesini sağladıklarını belirtti.
Yaklaşık 60 bin nüfuslu şehir, Harkov'un merkezinden 120 kilometre uzaklıkta bulunuyor.
Hürriyet.03.04.2010


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

20 Ekim 2009 Salı


BAKÜ ŞEHİTLİĞİNDE TÜRK BAYRAKLARI KALDIRILDI
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Şehitler Hıyabı'nda bulunan Türk şehitliğinde abidenin yanındaki Türk bayrakları kaldırıldı
Türk Şehitliğinin sınırları içinde yer aldığı Bakü’nün Sebail ilçesi İcra Hakimiyeti Şube Müdürü İsrafil Kerimov, Şehitler Hıyabanı’ndaki Türk Şehitliği Abidesi’nin etrafından Azerbaycan ve Türk bayraklarının kaldırılmasının bir kampanya amacını taşımadığını belirtti. Bu konunun “Azerbaycan’da yabancı devletlerin ve uluslararası teşkilatların bayraklarının kullanımı hakkındaki kanun” çerçevesinde düzenlendiğini belirten Kerimov, bayrakların asılması ile ilgili olarak zaman zaman kontroller yapıldığını bildirdi. TÜRK BÜYÜKELÇİLİĞİ DOĞRULADI Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Elhan Plohov da “Dışişleri Bakanlığı ne bayrak asıyor ne de kaldırıyor. Bu mesele bizi ilgilendirmiyor” dedi. Plohov, bayrakların abide etrafından sürdürülen tamirat işleri nedeniyle kaldırılmasının da söz konusu olabileceğini belirtti. Azeri sözcü, bu durumda rahatsızlık duymanın gereksiz olduğunu söyledi. Bayrakların kaldırıldığı Türkiye’nin Bakü Büyükelçiliği tarafından da doğrulandı. ALİYEV GAZ KARTINA SARILDI Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azeri gazını Avrupa’ya taşıma konusunda Türkiye’nin şartlarının “kabul edilemez” hale geldiğini ve gaz rotasını değiştirmeyi düşündüklerini söyledi. Başkent Bakü’de konuyla ilgili konuşan Aliyev, Türkiye’nin şartlarının “kabul edilemez” hale geldiğini ve başka çareleri kalmadığını ifade etti. Açıklamanın Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine yönelik protokollerin imzalanmasının ardından gelmesi dikkat çekti. Aliyev ayrıca, gelecek yıldan itibaren Rusya ve İran’a da gaz ihraç edebileceklerini ifade etti.

not:
Gerekçe ne olursa olsun Şehitlikten Türk bayrağını kaldıran Azerbaycan'ı kınıyorum.Türkiye Akepe değildir, bunu bilmeli ve hiç bir zaman unutmamalı.


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR,
SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

19 Nisan 2009 Pazar


Gelin empati (duygudaşlık) yapalım:

Kendinizi Azerbaycanlı Türk kardeşlerimizin yerine koyunuz. “Tek millet, iki devlet” dediğiniz, “kardeş” dediğiniz bir ülke size daha 1992 de soykırım yapan ve topraklarınızın bir bölümünü işgal eden bir ülke ile sıcak ilişkiler kursun, sizi görmemezlikten gelsin.

Nasıl canınız yandı mı?

Buda yetmezmiş gibi Kardeş ülkenin dış işleri bakanı, sizin dış işleri bakan yardımcınızın görüşme talebine KAPIYI GÖSTERSİN.

Bakın ben size söyleyeyim.

Ben olsam; kardeş falan demem tüm ilişkilerimi keserim.

Ama Türk Halkının suçu ne?

Ermeni sınır kapısı açılmasın diye çırpınan Türk Halkının %92 sinin suçu ne?

Babacan’ın basiretsizliğinin günahını biz niye çekelim.

Yerel seçimlerde bile %39 oy almış foyası ortaya çıkmış, kendini Ümraniye davası, yandaş medya yalan dolanlarıyla, AB, ABD ve Siyonistlere teslim etmiş, ekonomisi çökeltirmiş, terörü siyasallaştırmış, kurucu unsurlarını azınlık durumuna düşürmüş, Cumhuriyetin değerlerine saldırmış, askere dil uzatmış, yargıyı siyasallaştırmış, “Laiklik karşıtı unsurların merkezi" olduğu yargı kararıyla kesinleşmiş, tüm stratejik kurumlarını satmış, müstemleke (sömürge) yasaları çıkarmış bir iktidarın günahını biz niye çekelim.

Azerbaycanlı Türk kardeşim; bu halk sizin yanınızda.

Bunu sakın unutma.



REZALET!
Babacan, Erivan’da kendisiyle konuşmaya çalışan Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı’nı kovdu
Lütfedip dinlemedi!
AKP’nin Azerbaycan’a bakışını apaçık ortaya koyan skandal, Ermeni ve Azeri basınına da yansıdı ve şöyle gelişti: Babacan, Sarkisyan’la görüşmek için beklerken yanına gelen Azeri yetkili bir şeyler söylemeye başladı.
Bir de kapıyı gösterdi! Ermenİler, konuşmayı önlemek için müdahale etti. Azeri yetkilinin uyarılara aldırmaması üzerine bu kez Babacan kendisine dert anlatmaya çalışan bakan yardımcısına sert bir şekilde hitap ederek, kapıyı gösterdi.
Erivan’da utandıran skandal! Ermeni ve Azerbaycan basını, Ali Babacan’ın Erivan’daki KEİ toplantısında kendisiyle konuşmaya çalışan Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı’nı kovduğunu iddia etti
Erivan’da Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan ve mevkidaşı Nalbandyan ile görüşmeler yapmıştı.
Geçtiğimiz 16 Nisan’da Erivan’da yapılan Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) toplantısında inanılmaz bir skandal yaşandığı iddia edildi. Toplantıya katılan Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısını kovduğu öne sürüldü. İddiayı Ermeni Dışişlerine dayanarak gündeme getiren Ermeni “Panarama.am” internet sitesi ve Azeri “Yeni Müsavat” gazetesine göre skandal şöyle gelişti: Sert bir dille konuştu “KEİ toplantısından sonra Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan tarafından kabul edilen konuk dışişleri bakanları görüşmeden sonra dışarı çıktı. Bakanlar ayrılırken, Babacan, Ermeni Cumhurbaşkanı’nın makam odası önünde Sarkisyan’la ikili görüşme için beklemeye devam etti. Bu sırada Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mahmud Memmedguliyev, Babacan’a yaklaşarak kulağına bir şeyler fısıldamaya başladı. Bunun üzerine Ermeni protokol görevlileri iki konuktan ayrılmaları yönünde talepte bulundu. Ancak Azeri bakan yardımcısı ikazlara aldırmayıp konuşmaya devam edince Ali Babacan, kendisine sert bir şekilde hitap ederek dışarı çıkması için kapıyı gösterdi. Beklemediği karşılık üzerine şaşkın duruma düşen ve morali bozulan Azerbaycanlı bakan yardımcısı sinirli bir şekilde oradan ayrılarak çıkış kapısı yerine tuvalet kapısından içeri girdi. İddiaya göre Azeri bakan yardımcısının komik duruma düşmesi karşısında, Ali Babacan, olayı seyreden Ermeni yetkililerle birlikte gülüştü. Ermenistan Cumhurbaşkanı’nın koruma görevlileri daha sonra Memmedguliyev’e yakınlaşarak çıkış kapısını gösterdiler.” Müsavat gazetesi, diplomatik skandalı ziyareti izleyen bir Türk gazeteciye de doğrulattıklarını ve Türk Dışişleri’nin de olayın yazılmaması için gazetecilerden ricada bulunduğunu ileri sürdü. Konuya ilişkin açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı ise “Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısıyla arasında tatsızlık olduğu” yolundaki haberlerin ciddiye alınmaması gerektiğini bildirdi.
Azerbaycan Babacan’a çok kızgın DIŞİŞlerİ Bakanı Ali Babacan’ın AKP iktidarının Ermeniyle yakınlaşma çabalarında oynadığı etkin rol ve Erivan’da ‘kapalı kapılar ardında’ yaptığı görüşmeler, Azerbaycan’da büyük öfke ve tepki yarattı.
Babacan’ın temasları olumlu havayı bozdu Türkiye’nin attığı adımlar Bakü’de yakından takip ediliyor. Dışişleri Ali Babacan’ın Ermenistan’ın başkenti Erivan’a yaptığı ziyaret, Başbakan Erdoğan’ın “Karabağ çözülmeden sınır açılmaz” söyleminin ardından Azerbaycan’da yaşanan huzuru ortadan kaldırdı. Bakan Babacan’ın ’kapalı kapılar ardında’ yaptığı görüşmelerde neler konuşulduğu merak konusu oldu. Bakü’deki siyasi çevreler, AKP hükümetinin Azerbaycan kamuoyundan bir şeyler sakladığı görüşünde. Bakü’deki diplomatik kaynaklar ise, Bakan Babacan’ın Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı toplantısına katılmak amacıyla gittiği Ermenistan’da, “Rusya’dan yardım” talep ettiğini öne sürdü. Türkiye’nin, Ermenistan ile ilişkileri normalleştirme sürecinde Erivan’a sürekli destek veren Rusya’dan “arabuluculuk” istediği tahmin ediliyor. Bu arada Türkiye’deki diplomasi trafiği de yakından izleniyor. Dışişleri Bakanı Ali Babacan’a Erivan ziyaretinde eşlik eden Ertuğrul Apakan’ın Ankara’da döndükten sonra ABD Büyükelçisi James Jeffrey ile baş başa yaptığı görüşmede neler konuşulduğu merak konusu.

9 Nisan 2009 Perşembe

Levent Kalem


http://video.google.com/videoplay?docid=-680042511743914144
Bir kitap

Adı: DASHNAGTZOUTİUN ANELİK CHUNİ AİLEVS


(TASNAKSUTYUN’UN ARTİK YAPACAĞI HİÇBİR ŞEY YOKTUR)


Ermenice (Viyana 1923),

Rusça (Tiflis 1927)

İngilizce (New York 1955) basılan rapor.

1914–1923 yılları arasında yaşanan olayları gerçekçi bir biçimde ortaya koymaktadır. Emperyalist güçlerin himayesindeki Ermeni diasporasının uydurduğu sözde soykırım iddiası, Ermeni liderlerinden, TASNAKSUTYUN PARTİSİNİN kurucularından ve Ermenistan kurulduğunda Temmuz 1918-Ağustos 1919 tarihleri arasında hükümeti yöneten ilk Ermeni başbakanı olan HOVHANNES KAÇAZNUNİ tarafından yalanlanmaktadır. Kaçaznuni, 1923 yılında Bükreş’te yapılan Tasnaksutyun partisi Kongresi raporunda özetle şu ifadelere yer vermektedir:

— Türkiye’nin daha savaşan ülkeler ailesine katılmadığı 1914 sonbaharı boyunca Transkafkasya’da büyük bir gürültü ve büyük bir enerjiyle Ermeni gönüllü birlikleri oluşturulmaya başlandı.

Kayıtsız şartsız Rusya’ya bağlandık. Çarlık hükümetinin yardımlarımız karşılığında bize Türkiye’deki Ermeni vilayetlerinden ve Transkafkasya'daki Ermenistan’dan oluşan özerk Ermenistan’ı bahşedeceğinden emindik.
—


Türkiye ne yaptığını çok iyi biliyordu. Bugün pişmanlık duyması için hiçbir neden yok. — Onlarca yıl önce başlayan Türk hâkimiyetine karsı savaş, Türk Ermenilerinin kovulmasına yol açtı.
— 1915 yazında ve sonbaharında uygulanan tehcir (göç ettirme), Avrupalı diplomatların bize söz verdiği bağımsız Ermenistan hayalimizi suya düşürdü.


herkesten çok biz savaşmaya can atıyorduk ve bunu bekliyorduk. Ermeni milli meclisi, Türkiye ile Rusya arasında imzalanan Bretst-Litovsk Barısı’nı reddetme ve savaşı sürdürme kararı aldı.
— Ermeni Taşlaklar, Türk harekâtının silahla durdurulmasından yanaydı. Biliyorduk ki,


— Taşnakların savaştaki komşuları sadece Türkiye ve Gürcistan’la sinirli değildi. Azerbaycan’la ve Ermenistan’da yasayan Müslümanlarla da kanlı çatışmalar içinde bulunduk.


Türkiye’de kendini savunma içgüdüsü canlandı. Ancak Yunan cephesine yoğunlaşabilmek için Ermenistan tarafındaki cephe gerisini sağlama alması gerekiyordu.
— Müslüman bölgelerinde düzeni sağlayacak idari önlemler alamadık, silaha sarılmak zorunda kaldık, ordular gönderdik, yaktık ve katliamlar gerçekleştirdik. —


Savaştan korkmuyorduk, öyle ki zaferden kesin emindik... Türklerin beklenmeyen bir şekilde Oltu'yu alması bir meydan okumaydı. Gördük ki, bizzat biz savaşı istiyorduk? Sınırda askeri harekâtlar başlamıştı ki, Türkler görüşme teklif ettiler. Önerilerini geri çevirdik. Bu büyük bir cinayetti.
—


1919da Paris Konferansı’nda gündeme gelen büyük Ermenistan projesi, batili devletlerin baskısıyla Ermeni diasporasınca ileri sürüldü.
—


Sevr antlaşması gözlerimizi kör etmişti. Sevr yerine Türklerle doğrudan bir anlaşmaya yanaşmış olsaydık çok şey kazanırdık. O zaman bunu anlamadık. — Türkiye’de ve Rusya’da giriştiğimiz terör eylemlerini bati'nin ilgisini Ermeni meselesine çekmek için yaptık.
—

— Savaştan kaçınmak için hiçbir şey yapmadık, tam tersine savaşa biz yol verdik. Savaş tam bir mağlubiyetle sonuçlandı. Karni tok ve İngilizler tarafından iyi silahlandırılmış ve giydirilmiş ordumuz savaşmadı. Aldığımız sonuçlardan sonra denebilir ki, övünülecek hemen hemen hiçbir şey yapmadık.


— Tasnaksutyun’un artik yapacağı hiçbir şey yok. Ermeni siyasi hareketinin geçmişine ve kendi geçmişimize karşı bir yükümlülüğümüz daha var. Parti, kendi kararıyla bilinçli ve kesin olarak varlığına son vermelidir. Evet, intiharı öneriyorum. Tek onurlu çıkışın intihar olduğu durumlar olur. İşte partimiz tam bu durumdadır. Bunu dört-beş sene önce yapmalıydık... Eğer bu kararı almazsak, ileride bizi yıkım ve şerefsiz bir son bekliyor.


Bunları yazmaktaki amacım artık Türk Halkı ve dünya halkları tarafından bilinen bu gerçekleri bir kez daha hatırlatmak değil. Ermeni Soykırım Yalanını bizim özürcü aydınlarımız kadar, 07 Nisan 2009 tarihinde TBMM’de konuşan, talimatlar veren ABD başkanı OBAMA’da biliyor elbet. Emperyalistler için gerçekler, insan hakları ve hukuk sadece çıkarlarına ulaşmak için kullanılan bir araçtır. Politikanın tanımını da ters değildir. Kendi ülkesinin çıkarlarına çalışan her emperyalist ülke liderinin yapması gereken de budur zaten. Obama’yı sevmek yâda sevmemek boyutuna indirgenen ve devşirilmiş medyaya sunulan sadece emperyalist gücün sömüreceği ülke halklarını yanına çekmek için yaptığı bir tiyatrodan ibarettir.


Sömürülen olduğumuz çok açık ise ve bu boyunduruktan kurtulmak gibi bir derdimiz varsa emperyalist güçlerin süslü, hak-hukuk, sevgi ve kardeşlik gibi şirinliklerinin altında yatan amacı iyi analiz etmek zorundayız.


İşte benim analizim:


AZERBAYCAN; ABD TARAFINDAN BİLEREK VE İSTENEREK, DÜŞMANI GÖRÜNEN BAŞKA BİR EMPERYALİST GÜCÜN; RUSYA’NIN KUCAĞINA İTİLİYOR.


Neden böyle bir şey yapılıyor?

Bu soruya cevap bulursak olayı anlamamız çok kolay olacak.


Türkiye Cumhuriyeti ne kadar Avrupa Birliği, NATO ve ABD güdümünde iktidarlarca yönetilse de Rusya’nın dağılması, yeni Türk Cumhuriyetlerinin ortaya çıkması ve Çin’in kontrol edilemez gelişmesi karşısında bu gün ya da yarın arkasından gelen sese kulak vermek zorunda kalacaktır.


Arkasında ona “Büyük Ağabey” demekten gocunmayan beş genç Türk Cumhuriyeti vardır. Bunlara Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de katılmasıyla 7 Türk Cumhuriyeti ve 250 milyon nüfus anlamına gelir. Dokunulmamış enerji kaynaklarıyla devasa bir gücün ekonomik, siyasi ve askeri bir birlikteliği şu anda hakim güçler olan ABD,Çin ve Avrupa Birliğinin karşısına çok ciddi bir güç çıkması demektir.Bu güç kendini sömürttürmeyeceği gibi enerji kaynaklarına hakimiyeti nedeniyle gelişmeye çok müsaittir.Her emperyalist ülkenin kabusu olan bu oluşum şuanda TÜRK BİR DEV (Türk Birleşik Devletleri) adı altında yapılanmaya başlamıştır bile.Emperyalistler bunu çoktan fark etti ve “Büyük Ağabey Türkiye Cumhuriyeti” içerisinde kendi Truva atlarını çoktan yerleştirdi.BOP (Büyük Ortadoğu Projesi),medeniyetler ittifakı, Türkiye Avrupa Birliğine alınmalıdır gibi söylemlerin amacı Türkiye’nin yüzünü AVRASYA’ YA dönmemesi ve bağıra bağıra gelen bu oluşumu duymaması için.


İşte Ermeni kozu bu nedenle gündeme geldi.


Ermenistan’ın umursandığından değil, soykırım şu bu olduğundan değil. Amaç Ermenistan-Türkiye yakınlaşması nedeniyle Azerbaycan-Türkiye’nin arasının açılması ve Türkiye ile diğer Türk Cumhuriyetlerine geçiş olacak Azerbaycan köprüsünün yıkılmasıdır. Bundan Rusya’nın da İran’ında haberi vardır. İran bu nedenle Ermenistan’la sıkı ilişkiler yürütürken Müslüman Azerbaycan’a sırt çevirmektedir.


Şimdi yapılacaklar ise Azerbaycan Üniversitelerinde gençler arasında Türkiye-Ermenistan yakınlaşması mazeret gösterilerek Türkiye düşmanlığı işlenecektir. Yalnız bırakılan Azerbaycan’ın Rusya’nın kucağına itilmesi anlamına gelir bu. Bunun ilk belirtileri gelmeye başladı bile. Kazakistan’da Türk işçilerin dövülmesi benzeri emperyalist kışkırtması olaylar çıkması çok büyük ihtimaldir. “İKİ DEVLET TEK MİLLET” cümlesi ile özetlene bilecek güzel ilişkilerin düşmanlığa dönüştürülmesi, bu coğrafyada ezilen, sömürülen tüm ülkelerin, tüm halkların gelecek güzel günlerinin bitmesi; en azından uzun süre ertelenmesi anlamına gelir.


Tek çözüm ise; Azerbaycan ve Türkiye halkların; Ermenistan-Türkiye sınırının açılması durumunda dahi; bunun sorumlusunun iki ülke halkları değil; AKP iktidarı olduğunu kavramasından geçmektedir.


Saygılar.


Lütfen aşağıdaki linkten videoyu izleyiniz:



8 Nisan 2009 Çarşamba

ABD KANLI ELLERİNİ OBAMA'NIN RENKLİ KİŞİLİĞİYLE YIKARKEN GERÇEK DOSTLARIN KALBİ KIRILIYOR. DÜNYA KAMUOYUNDA KARALANAN ABD İMAJI; HER TELDEN POPİLİST SÖYLEMLERLE AMA HİÇ BİR BUSH POLİTİKASINDAN TAVİZ VERMEDEN;SATILMIŞ MEDYAMIZIN DESTEĞİYLE YENİDEN SEVGİYE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR. AMA MESAJLAR (TALİMATLAR) ÇOK AÇIK VE DOSTLAR CİDDİ ANLAMDA İNCİNDİLER. İŞTE BAĞIMSIZ BİR DEVLETİN DEVLET ADAMLARIMI YOKSA ABD'NİN SÖMÜRGE ZİHNİYETLERİMİ T.C 'İNİ YÖNETİYOR ŞİMDİ GÖRECEĞİZ.ALKIŞLAR VE GÖZ BOYAMALAR BİTTİ.OBAMA GİTTİ.ŞİMDİ EYLEM ZAMANI. ABD'DEN NİFAK TOHUMU
AB ve ABD’nin “Ermenistan sınırını aç” baskısına boyun eğen AKP, Azerbaycan’ı küstürdü. Gül, Erdoğan ve Clinton’ın araya girmesine, Obama ile ikili zirve önerilmesine rağmen Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, İstanbul’daki Medeniyetler İttifakı’nı boykot etti.
Basın aracılığıyla mesaj!
AKP’nin Ermeni politikasını protesto için zirveye bakan dahi göndermeyen Bakü yönetiminin atabileceği adımlar da Azerbaycan basınında yer almaya başladı: Sınır açılırsa Türkiye’ye gaz ihracı kesilir, Rusya ile yakınlaşma başlar. Göreceğiz kardeşliği!..
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev gelişmelerden son derece rahatsız...
AB ve ABD kardeşi kardeşe düşürdü
Avrupa Birliği ve ABD’nin “sınırı aç” baskısına boyun eğen iktidar, Azerbaycan’ı küstürdü.Gül ve Clinton’un araya girmesine rağmen İlham Aliyev Medeniyetler İttifakı toplantısına katılmadı
Haber: Selda Öztürk KAY Ermeni kartını koz olarak kullanan ABD, Türkiye ile Azerbaycan’ı karşı karşıya getirdi. Medeniyetler İttifakı toplantısı ile ilgili en çok konuşulan konulardan birisi de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in tavrı oldu. Türkiye’nin AB ve ABD dayatmalarına boyun eğip Ermenistan sınır kapısını açacağı iddialarına tepki gösterip İstanbul’daki toplantıya katılmaktan vazgeçen ve ülkesinin bakan düzeyinde bile temsil edilmesine izin vermeyen Aliyev’in duruşu son ana kadar değiştirilmeye çalışıldı.
Obama vaadine dönüp bakmadı Bu çerçevede, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Aliyev’in İstanbul’a gelmesini sağlamak için bizzat Azeri lideri telefonla aradı. Ancak, Gül’ün çabaları yeterli olmayınca, devreye Amerikalılar girdi. Bu kez, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Aliyev’i telefonla aradı. Clinton, Azeri lideri İstanbul’a gelmeye ikna etmek için, “Obama silahını” bile kullandı. ABD Başkanı’nın İstanbul’da olduğu süre içinde, Azeri lideriyle “ikili bir görüşme yapmaktan memnuniyet duyacağını” söyledi. Ancak “Obama ile baş başa görüşme vaadi” bile Azeri lideri “kandıramadı.” Aliyev, İstanbul’daki Medeniyetler İttifakı toplantısına kendi gelmediği gibi, yerine de kimseyi göndermeyerek, Karabağ sorunu çözülmeden Türkiye’nin Ermenistan ile yakınlaşmasına duyduğu tepkiyi ortaya koydu. Erdoğan da telefonla aradı İlham Aliyev’i ikna çabaları Azerbaycan’da yayınlanan Yeni Musavvat gazetesinde de yer aldı. Gazete, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in İstanbul’daki toplantıya katılmama kararı almasının ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un devreye girdiği bildirildi. Aliyev’in, Medeniyetler İttifakı zirvesine katılmasını talep eden her iki lidere de ret cevabı verdiği belirtildi. Haberde, daha sonra Başbakan Erdoğan’ın Aliyev ile görüştüğü ancak Aliyev’in kararını değiştiremediği kaydedildi.
Azerbaycan gazı kesip Rusya’ya yakınlaşacak Ermeni sınırının açılacağı iddialarına geniş yer ayıran Azerbaycan basını, Bakü’nün Türkiye’den uzaklaşıp rotayı Rusya’ya çevireceğini yazıyor Türkiye’nin Ermenistan sınırını açacağı iddiası, Azerbaycan basınının bir numaralı maddesi oldu. Bir çok gazete konuyla ilgili haber ve makalelere yer verdi. Ayna gazetesi haberinde, Başbakan Erdoğan’ın “Dağlık Karabağ meselesi halledilmedikçe Ermenistan’a ilişkin radikal kararlar vermemiz mümkün değil” açıklamasına atıfta bulunularak, “Bu söz Londra’da sarfedildi ancak Ankara ve Erivan’dan başka haberler geliyor” yorumu yapıldı. Türkiye kamuoyunda, Bakü ve Ankara arasında ilişkilerin gerginleştiği yönünde yorumların yapıldığı hatırlatılan haberde şöyle denildi: “Tartışmalar sürerken, medyada tarih bile verilmeye başlandı. Barack Obama Ankara’dayken bu mesele açıklanacak. Nisan’ın 16’sında sınırlar açılacak. Mayıs sonuna dek Ermenistan ve Türkiye arasındaki sınır ortadan kalkmış olacak.” Kardeş ülkeyi göreceğiz Azerbaycan’ın ünlü gazetecilerinden birisi olan Gazeteci Zahid Seferoğlu da makalesinde, Azerbaycan Türkiye ilişkileri tarihinde en kritik ayını yaşandığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “ Sınırların açılması durumunda Türkiye’ye gaz ihracı kesilecek, Azerbaycan Nabucco’dan çıkarak Rusya’ya yakınlaşabilecektir. Kardeş ülkenin siyasi çizgisini gözlemleyip göreceğiz.”
Türk halkı temkinli Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’in İstanbul’da düzenlenen 2. Medeniyetler İttifakı Forumu’na katılmadığını belirten Ekspress gazetesi ise Türk-Ermeni ilişkilerine AKP hükümeti tarafından verilmeye çalışılan ivmenin bu süreçte etkili olduğuna dikkat çekti ve şu yorumu yaptı: “ Dağlık Karabağ sorununun ortada olduğu bir konumda Ankara’nın Azerbaycan ile ilişkilerini gerginleştirmesi önemli riskler taşıyor. Erivan-Ankara yakınlaşmasına Azerbaycan halkı da, Türk halkı da temkinli yaklaşıyor.”
Karabağ ne olacak Azerbaycan yönetimi, üçüncü bir taraf aracılığıyla, Türk hükümetine mesaj gönderdi “ yorumunu yapan Hafta içi gazetesi Dağlık Karabağ sorununun çözümünde diplomasinin devreye sokulması gerektiğini ve Türkiye’nin bu alanda gayret göstermesi gerektiğine vurgu yaptı. Gazete şu görüşe yer verdi: ” Ermenistan ile ihtilaflarda ciddi ilerleme sağlanmadan sınırların açılması halinde, Bakü’nün Türkiye’ye doğalgaz naklini durduracağı mesajı verilebilir.AKP hükümetinin Ermeniler ile yakınlaşırken Azerbaycan’ın politik önceliklerine de kulaklarını açmalı.
Nalbandyan: Asla müzakere etmeyiz Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan, Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi için ön şart ileri sürülmesi halinde Erivan ile Ankara arasındaki diyalog sürecinin bozulacağını söyledi.Ermeni Panarmenian Ajansı’nın haberine göre, Nalbandyan, iki ülke arasındaki ilişkilerinin normalleştirilmesi için Türk yetkililerin açıklamalarını yorumlarken “Türkiye-Ermenistan münasebetleri hiçbir ön şart ileri sürülmeden iyileştirilmelidir. Biz Türkiye tarafı ile görüşmeleri sadece bu şekilde sürdürüyoruz” dedi.