BDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2010 Perşembe

“KURT GİBİ ULUYASIM GELİYOR”

Tümgeneral Halil Helvacıoğlu, Tümgeneral Gürbüz Kaya ve Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu. İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül tarafından açığa alındı.
Hatta bazı yanaşma gazeteler bunu “Erdoğan generalleri bağışlamadı” şeklinde verdi. Yani generaller suçlu ve Erdoğan’dan af bekliyordu ama Erdoğan bu büyüklüğü göstermedi. Ne kadar sinsi kelimeler.

Biliyorsunuz bu üç General Balyoz Darbe oyunu ile suçlanmış ve Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla rütbeleri yükselmemişti.
Fakat bu generaller oynanan oyunu kabul etmedi ve Yüksek Askeri İdare Mahkemesine müracaat (YAİM) ettiler.
Ve mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu karar önemliydi. Generallerin haklarının iadesi anlamını taşıyor ve AKP’nin başarısızlığı gibi görünüyordu. Belli çevreleri üzdüğü anlaşıldı.
Bu kısa genel bilgilerden sonra sürece başka açıdan bakalım.

Generallerin görevden alınmasına AKP’den başka sevinen kesim ise BDP (Siyasallaşmış ayrılıkçı Kürt faşizan hareketi) sevindi ve destek verdi.
Karşı duran ve net tavır koyanlar ise CHP ve MHP idi.
Fakat CHP’nin belli bir süredir AKP’nin generalleri görevden almakla ışık yaktığı aynı kesime hitap eden eylemleri var.
Nedir bu eylemleri:
*Fransa ziyaretinde Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney’in mezarlarını ziyareti.
*Ortaya atılan BDP-CHP birleşmesi.
*Diyarbakır ziyareti.
Bunlar kötü müdür?
Seçimlere ramak kala yapılıyor oluşu, getirisi ve götürüsü tahminime göre hesaplanmış ve CHP tarafından getirisi fazla görülüş olacak ki yapıldı.
Şunu açıkça itiraf etmek istiyorum.
Hem CHP’ye karşı görünmek ve eleştirmek istemiyorum; hem de şişirilmiş bir beklentiyi göstermek istiyorum.
Çünkü yapılan ciddi hatalar var. Tüm siyasilerin bildiği BDP’nin bir terör örgütünün siyasallaşmış yapılanması olduğu ,hakim olduğu bölgede feodal bağları, korku, terör ve şiddeti kullanarak halktan oy aldığıdır. Onu siyasal arenada var eden ise AKP’nin medyasıdır. Muhtemelen CHP; BDP’nin bu yapısını görmezden gelip genel başkanında etnik köken ve bölgenin insanı oluşunu yani popülerliğini kullanarak oy kapma amacını gütmüştür. Fakat demokrasinin terörün etkisinde kaldığı ve özgür iradenin korku ve şiddetle bastırıldığı hiçbir ortamdan terörün temsilcilerinin istekleri dışında başarı gösterilemez. Yalpalayan söylemleriyle de gerçek sempatizanları arasında çatlaklar oluşturur ve oluşturmuştur da. Yapılan bu üç eylem CHP’ye bir tek oy kazandırmayacağı gibi ciddi bir zarar vermiştir. CHP’nin acilen bu söylemlerden ve demokratik olmayan bir bölgeden Kılıçtaroğlu’nun ırksal ve inançsal popülaritesini kullanarak oy devşirme düşüncesinden ayrılması gereklidir.
Kısacası CHP terör örgütünün siyasi kanadının korku ve şiddetini özgür ve demokrat olamamış tabanı Kılıçtaroğlu’nun kişisel kimliğini kullanarak kazanma gibi bir yola girmiştir ve karşılığı da AKP’den derhal gelmiştir ve çok ta başarılıdır.

Üç generalin görevden alınması CHP’nin bu hamlelerine verilen cevaptır.
CHP tabanı hareketlendirmeye ve çekmeye çalışırken AKP hamleyi tepeye yapmıştır. AKP terör örgütünün siyasallaşmış kanadını ve baronlarını memnun etmiştir. Zaten demokratik olmayan bir bölgede halk idaresi gözlenemeyeceğini bilmektedir.
Bu yanlış politikalar sadece burada kalmaz. CHP tarafından siyasallaşmış teröre verilen her taviz gerçek CHP’li kesimi eritirken CHP’yi talepler karşısında marjinalleştirir ve milletvekilleri arasında ikilem yaratır.
Referandum sürecinden sonra “Hayır” oylarının tamamını sahiplenip havalarda uçan CHP arka arkaya AKP’nin oyunlarına gelmekte ve git gide erimektedir.2007 yerel seçimlerinde %3 oy aldığı bölgede %50 yi aşamasa bile %40 oranında hayır çıkan bölgelerin (ki bunlar az değildir) oylarını sahiplenmekle MHP hırpalamaya çalışmak, yok görmek CHP’ye hiçbir şey kazandırmayacağı gibi MHP’nin söylemlerini sertleştirir ve buradan tek karlı çıkanda AKP olur. Olmuştur da.
İşte generallerin görevden alınması budur. AKP’nin CHP’ye bir hamlesidir.
CHP; Kılıçtaroğlu’nun bölgedeki etnik ve dinsel popülaritesini kullanarak halkı kazanmak istemiştir ve cevap AKP’den direk terör örgütünü mutlu edici şekilde gelmiştir.
Sanırım meramımı anlatabildim.
Yazımı sülalesinden CHP’li  ve her daim CHP’li olduğunu söyleyen  bir arkadaşın; dün  söylediklerinle noktalıyorum. Sanırım süreci gayet iyi anlatıyor.
“30 yıldır ilk kez kendimi CHP’li hissetmiyorum, kurt gibi uluyasım geliyor”
Saygılar.



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

26 Nisan 2010 Pazartesi

İSTER AS İSTER KES.GİDİYORSUN

AKP demokratik açılımlar sonrasında Anayasayı demokratik yapmak söylemiyle kolları sıvadı. Anayasa değişikliğini eleştirenlere de 82 darbe anayasasını savunmakla suçluyor ve kükrüyor. Haftalardır Türkiye gündeminde olan ayrıntılara girmeyeceğim. Hedefin Anayasa mahkemesinin ve Hakim Savcılar Yüksek Kurulunun (HKYS) üyelerini kendi seçmek istemesi olduğu, askerleri sivil mahkemelerde yargılamakla susturmak, hatta YAŞ (Yüksek Askeri Şura) kararlarını yargıya taşıma fırsatı vermek olduğunu herkes anladı. Böylece TSK’ya sızmış “iç tehdit” olarak algılanan Fettullahçıların TSK’dan atılmasını engellemek istiyor. Anayasa mahkemesi, HSYK ellerinde iken YAŞ’ta atılanların geri gelmesi sağlanmak istiyor. Diğer çerez yasalar tamamen bunları gizlemek için.
Olayın ayrıntılarından çok psikolojik boyutuna bakmak istiyorum.
“Anayasayı demokratik, çağdaş normlara kavuşturacağız” diyenlerin telaşına bakmak bile işlerin hiçte anlatıldığı gibi olmadığını görmeye yeterlidir.
Atlı koşturuyor gibi çıkarılan yasalar, sabahlara kadar horul horul uyuyan milletvekillerinin görüntüleri; hayatında hiç mahkemeye gitmemiş bile olsak AKP’nin telaş ve paniğini gizlenen gerçekleri anlamaya yeterde artar bile. Allahın günümü bittide bu insanlar sabahlara kadar çalışıyor.Yâda savaş mı çıktı haberimiz yok?
Bu telaş nedir?
Gidip normal bir saatte insanlar gibi uyusalar ve dinç bir şekilde sabah gelip çalışsalar ne olur?
İnsan üstü bu çaba ve telaş niye.
Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin neden hiç yardımcılarına bırakıp gidip dinlen miyor?
Bu güvensizlik neden?
Bir hafta sarksın, yada bir ay sarksın.
Ne olacak?
28 sene yaşadığımız Anayasa bizi 1 haftada ham mı yapacak?
Nedenine gelince:
AKP milletvekilleri zaten uyuyamıyor. Artık rahat rahat uyuya bilmek için birkaç hafta mecliste uyumayı tercih ediyor.
Özellikle Tayyip Erdoğan.
İşte ileriki günlerde boru gibi uyuyabilmek adına; şimdi TBMM masalarında sabahlamayı tercih ediyorlar. Sevgili halkımda bunu “Ne çalışkan milletvekillerimiz var. Canlarım benim” diyor sanıyorlarsa yanılıyorlar.
Çünkü her şey o kadar açık ki.

Gelelim olayın tekniğine ve daha önce belirttiğim gelişmelere.
AKP 1. oylamalarda horlaya horlaya, bağıra çağıra, milletin üzerine hücum ederek bir şekilde yasaları geçiriyor. Ama Tüzmen’in sağlığını bahane göstererek tüymesi sonrasında AKP’nin 2. turda yasaları çıkarması böyle kolay olmayacağı görüldü ve AKP tarafından kendince önlemde alındı.Lakin;330 ila 367 arası oy alması durumunda halk oylamasına gidileceği ve 330 un tutturulması 2. turda zor olacağı,yeni istifaların gelebileceği endişesi hakim.1. turların bence hipnozlu gibi gezen, suça bulaşmamış AKP milletvekillerin tarihi karar vermesi ve gereğini yapmasın için önemli bir süreç.Çünkü iyi kötü,yata horlaya da olsa muhalefetin eleştirilerini duyma fırsatı buluyorlar.
Peki önlem ne?
BDP,yani pkk,yani apo.
Zaten gizli danışıklı dövüş artık Başbakanın ifadesiyle “iyot gibi ortaya çıktı”
AKP aleni bir şekilde pkk’dan destek istedi. BDP bunu derhal pazarlık konusu yaptı ve bazı taleplerde bulundu.
Neydi bu talepler?

-Seçim barajının düşürülmesi,
-Küçük partilere hazine yardımı,
-Türk Ceza Kanununda (TCK) değişiklik.
- Terörle Mücadele Kanunu’nda (TMK) değişiklik.
AKP bunlardan özellikle seçim barajının düşürülmesini istemeyeceği aşikâr. Çünkü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramında koltuğunu verdiği 4. sınıf öğrencisi Elgin Koçubaba’ya “Artık yetki sende. İster asar, ister kesersin”diyebilen bir başbakanın demokratik bir beyne sahip olduğunu ve TBMM’ine daha fazla parti girmesini isteyeceğini düşüne biliyor musunuz?

Fakat BDP’nin kafasının basmadığı yerde İmralı’nın katili yetişiyor imdada ve “yerine getirmesi önemli değil, söz vermesi durumunda bile destekleyin”diyor.
“Pazarlığı abartmayın” diyor yani.
“AKP’den daha iyisin mi bulacağız” diyor kısacası.
Alın size pkk-AKP dayanışması.
Tekrar ediyorum AKP radikalleşip siyasetten koparken, terör örgütü siyasallaşıp normalleştiriliyor.
Bunun sonu Ayrılıkçı Kürt ve Yeşil ihanet koalisyonuna gider.
Tarih ağlarını örüyor ve AKP için sonun ayak sesleri daha net hissediyor ve AKP  korkuyor.
Bu korku hata üstüne hata yaptırıyor.
Görüşmek dileğiyle.





"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."