BEHİÇ KILIÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BEHİÇ KILIÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2011 Perşembe

BELEDİYEDEN WAN(?) CUMHURİYETİ




BELEDİYEDEN WAN(?) CUMHURİYETİ
Behiç Kılıç
05 Mart 2010

Ankara birbiriyle çatışırken PKK 'Wan cumhuriyetini!!' kurdu!
Güzelim Van ilimiz elden gitmiş bile!..
Geçen hafta, Vanlı kardeşlerim, üzüntü içerisinde bir kitapçık getirdiler...
Van belediyesinin, güya Van’ı tanıtan kitabı... Kitabın kapağında “WAN” yazıyor. PKK seçimden sonra, “Van’ı Wan yapacağız!!” diye meydan okumuştu... Kitap baştan aşağı Kürtçe. Şehri tanıtacak tek satır Türkçe kelime yok!!
Tekrar edeyim imalat Van Belediyesi’nin...



Şimdi!.. Hatırlayalım, uyuşturucu kaçakçısı ailenin PKK ağzı ile konuşan, Meclis’teki elemanı ne demişti... “Coğrafyamızın sınırlarını çizdik!..” Devlet Bakanı Cemil Çiçek de “Sınıra dayandılar!..” diye vehameti ifade etmişti... Bakıyoruz, sınır mınır aşılmış, adeta “cumhuriyetlerini” ilan etmişler... Dahası, “Biz Van’ı kopardık!..” diye, “işgali” İstanbul’dan ilan ediyorlar!..

Şubat’ın ilk haftasında İstanbul’da TÜYAP adlı fuar organizasyonunda Türkiye’nin belediyeleri, sergi çalışmaları yaptılar... Van Belediyesi, işte bu sergide Van’ı “WAN’laştırdığını” ilan etti... Bu meydan okuma, devletin görevlilerinin gözü önünde gelişti, kimsenin de itirazı olmadı. Van ili, fuara katılıyor diye İstanbul’da yaşayan Vanlı kardeşlerimiz de bu fuara gittiler. Orada gördükleri manzara ile sıkıntıya düştüler. Van ili adeta PKK militanları ile temsil ediliyordu. İlin fuar alanındaki mekanına, tedirgin olmadan yaklaşmak mümkün değildi!.. Militanlar adeta, kimlik yoklaması, etnik ayırım yapıyorlar, kendi kafalarından olmayanları rahatsız ediyorlardı!..
İstanbul’da böyle de, “durum” Van’da daha vahim, anlatılanlara göre...
Türk kökenliler kenti terke zorlanıyor, zaten şu anda çoğu da göç etmiş durumda!..
Türk kökenli, hele hele Kürtçe bilmeyen esnaftan artık alış veriş ettirilmiyor!..
PKK’ya karşı duranlara hayat hakkı tanınmıyor, mülklerine inşaat izni alamıyor, kiraya veremiyorlar. PKK’nın isteği dışında mülkünde hareket sağlayan, kiraya veren vs.. insanlar saldırıya uğruyorlar...
Evlere, iş yerlerine Türk bayrağı asamıyorlar... Bayrak asan tehdit ediliyor, polise şikayetin karşılığında, “Sen de asma kardeşim, tatsızlık çıkmasın!..” cevabı alınıyor...

Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Apo’nun eski avukatlarından... Adaylığının “Kandil’den bastırıldığı” söyleniyor. Daha da ilginci, bu Bekir Kaya’nın babasının, yani ailesinin Korucu oldukları, devletin PKK’ya karşı silahlandırdığı ve maaş ödediği “seçilmişlerden” olduğu belirtiliyor...
Bekir Kaya, Van’ı “Wan” yaptığını ilan ettiği kitabı İstanbul’da “Gün Matbaacılık” diye bir matbaya bastırmış. Basılı eserler, “devlet-savcı denetimine” tabidir!.. Bu kitap kimseyi rahatsız etmemiş anlaşılan!..
Vanlı kardeşlerimin aktardıklarından birkaç satır vereyim : “Bu sonucu biz hazırladık. 80’li yılların başından beri Vanlılar Van’ı terk etti. Herkes malını mülkünü satıp bir yerlere göçtü. Hali vakti yerinde olmayan bir avuç insan kaldı. Her göçenin yerine Hakkari, Batman, Siirt’ten geldiler... ”
Ve şimdi Van’da yaşanan, dağdan gelenin bağdakini kovması meselesi. Böyle devam ederse Van’da 5-10 yıla kadar “Türk kalmaz” Ankara’nın değerli büyükleri!..

Bu gidişle, “kavga edeceğiniz ülke” bile kalmayacak haberola!..

Behiç Kılıç


29 Ocak 2009, Perşembe

DTP’nin Van Belediye Başkan adayı Bekir Kaya, Van’da, teröristbaşı Abdullah Öcalan lehine atılan sloganlarla karşılanırken, üzerinde ’W’ ile yazılan ’DTP WAN’ pankartı asılmış seçim otobüsüyle kent turu attı.

Sahipsiz kalan vatanın batması haktır.
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.
Mehmet Akif ERSOY


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

6 Mayıs 2011 Cuma

BELÇİKA, pkk ŞEFİNİ MİT’TEN KURTARDI!..

Türkiye bir kere daha AB’nin önde gelen ülkelerinin gizli servisleri tarafından sırtından hançerlendi!..
PKK’nın üst kolu halindeki KCK son yıllarda kentlerin altını üstüne getiriyor.. KCK, PKK’nın şehir yapılanmalarını örgütlüyor.. Sadece Doğu Anadolu değil, Batı kentlerine sarkmak için de yoğun ataklar yapıyor.. Militanlaştırılmış vatandaşların Karadeniz, Ege ve Trakya’da  hücreler halinde yerleştirilmeleri sağlanıyor.. Muazzam paralar harcanıyor..
Bu örgütlenmenin başında Sabri Ok adlı militan var.. Sabri Ok, Abdullah Öcalan’ın has kadrosundandı. (Şimdi Apo’yu solladı!..) Karargahı Avrupa’da olan Sabri Ok, aynı zamanda örgütün finans işlerini de kontrol ediyordu. Avrupa’da merkezileşmesinin asıl sebebi de bu para-uyuşturucu-haraç işlerini kontrol nedeniyleydi..
Türkiye uzun süredir Sabri Ok’un peşinde.. Ancak bu teröristin ele geçirilmesi konusunda hem CIA, hem de NATO temelli AB gizli servisleri engel çıkarıyordu.. Ancak Türkiye, ısrar ediyordu ve her engele karşın bu kişiye yönelik operasyon yapacağının işaretini veriyordu.. Bu ihtimal yoğunlaşınca, CIA öncülüğünde Sabri Ok Kandil’e taşınıp güvenceye alındı... 
Sabri Ok’un Avrupa’dan ayrılması bir yılı buluyor... Sabri Ok’un PKK adına Avrupa’daki görevini şimdi Muzaffer Ayata ve Mızgın Amed isimli militanlar yönetiyor.. (Muzaffer Ayata ismi çok ilginçtir.. Bu konu ayrı bir yazıda işlenecek.)
Sabri Ok’un  “Kandil’e taşınması”nın hikayesi özetle şöyle..
NATO Genel Sekreteri seçimi sırasında yaşanan sıkıntıyı hatırlıyoruz.. Danimarka Başbakanı Rasmussen’e Türkiye veto koyuyordu ve iki sebep vardı.. 
Danimarka basınında yer alan Hz Muhammed’e saldırı karikatürleri..
Roj TV’ye yol verilmesi.. 
Araya ABD girdi, karikatürler için  “özür”  sözü ile ROJ TV’nin kapatılacağı söylendi..
Ancak Roj TV konusu karışık.. (Roj TV’nin kağıt üzerinde müdürü görünen Danimarkalı Manouşehr Zonoozi’nin CIA ve Danimarka  istihbaratı ile ilişkileri, finans raporları vs..) Türkiye’nin gözünü boyamak için Roj TV üzerine göstermelik uygulamalar yapıldı ama... Sonuçta bu TV kanalı, Nobel’e aday gösterildi..
Türkiye’nin oyalandığı öteki konu da Sabri Ok konusu..
Öcalan’ın, kendisine ilk vekil kıldığı Sabri Ok’un “alınması”  için bir operasyon planlandı.. MİT, CIA, Belçika istihbarat servisi (SE), Hollanda istihbaratı ve Danimarka istihbaratı ortak bir operasyon  başlattı. Bu istihbarat servisleri iki koldan baskınlar yaptı.. 
1. grup Roj TV baskınını gerçekleştirdi...
2. grup Brüksel’de bulunan örgütün Avrupa ana karargah merkezi Kongreya Netewıye ya Kurdıstane (KNK) yani Kürdistan Ulusal Kongresi binasını bastı...  
Sabri Ok’un özel bürosu bu binadaydı.. Ancak, bu aşamada beklenmedik bir gelişme oldu.. Sabri Ok operasyondan yirmi dakika önce Belçika İstihbaratı tarafından kaçırıldı!.. Türkiye’ye göstermelik olarak, aynı operasyon çerçevesinde, Remzi Kartal, Zübeyr Aydar’ı bir kaç gün için tutukladılar
Sabri Ok, bir koruma korteji altında Erbil’e taşındı.. KCK’yı Erbil’den yönetiyor.. Türkiye’deki seçimlere buradan müdahale ediyor, aday listelerini adayları (PKK bağlantılı malum kadrolar) yönlendiriyor.. Seçimlerde, bağlantılı adayların oy toplamaları için bölge halkı üzerindeki yıldırma teslim alma yöntemlerini uygulatıyor.


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

11 Eylül 2010 Cumartesi

“EVET” ÇABALARININ SIRLARI!

*** Behiç KILIÇ’ın yazısından özettir***
………………
Ve “Küresel sermayenin” yani Türkiye’ye çöreklenecek olan Haçlı yamyamların en büyük güvenceleri de, kendilerini Müslüman sayan ve de 12 Eylül’de zulüm görmüş ve şimdi hidayete ermiş milliyetçiler!. Yani  “Evet”çiler..! Evet çıkınca ne olacak?.. Mayınlı arazilerin satışı sorun olmayacak, yarım kalmış petrol yasası çıkacak, üzerine yarım yamalak kapaklanılmış durumdaki maden yatakları daha kolay derdest edilecek, yapılacak iş çoook!..
Hele bir evet çıksın, görülecektir Türkiye Cumhuriyeti’nin defterinin nasıl dürüleceği!..
Tayyip ve Tayyipgiller Müslümanlığı kimseye bırakmıyorlar ama, başı secdeye gelenlerden oluşan bir başka parti var,
Bağımsız Türkiye Partisi.. Bu Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı Selim Kotil “...bu anayasa değişiklik paketinin çıkış noktası da okyanus ötesidir” diyor..

“Bugün Amerikan FED’inin sahibi olan, HSBC, GP Morgan, Mobil, Rio Tinto, Citibank’ın sahibi olan, bugün halen dünyayı yöneten ve İsrail’i ayakta turan bir aile var, Rothschild Ailesi... Bu aile Türkiye’de 4,5 milyon dönüm maden arazisi kapattı. Firma ismi Anatolia Minerals... Bu şirkette İsrail devletini kuran Rothschild ile Sayın Başbakan’ın damadının genel müdür olduğu Çalık, yüzde 50 ortaklar. Yine aynı Başbakan, İsrail devletinin silahlarını sağlayan, elektriğini veren Ofer ailesine ihale yapmadan Karaköy’ü 2040 yılına kadar ödemek üzere veriyor, Tüpraş’ın yüzde 17’sini ihalesiz veriyor, Kuşadası Limanını veriyor. Kim veriyor? Ekranlarda ’one minute’diyen Başbakanımız veriyor. Kime veriyor? Bütün dünyayı yöneten İsrail’i ayakta tutan ailelere veriyor.” 

Emniyet Teşkilatını da böyle bağlamışlar.


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."