TÜRK SİLAH SANAYİ YABANCIYA SATILIYOR
26 Mart 2011-Aydınlık Gazetesi
"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
SİLAH SANAYİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SİLAH SANAYİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Mart 2011 Çarşamba
21 Eylül 2010 Salı
ARAPLAR SİLAHLANIYOR BİZ DÜZMECE YALAN DOLANLARLA KAHRAMANLARI İÇERİ ATIYORUZ
İngiliz Financial Times (FT) gazetesi, Körfez bölgesindeki Arap ülkelerinin, 123 milyar dolarlık silah alımıyla, tarihindeki en büyük silah tedariki hamlesini yaptığı yazdı.
Gazete bugünkü manşetinde yer verdiği, Rhoula Khalaf ve James Drummond imzalı haberde, "Arap ülkelerinin, özellikle İran’ın nükleer amaçlarına karşı konumlarını güçlendirmek için bu alımlara yöneldiğini" kaydetti.
ABD’den sağlanacak bu alımlar için, örneğin Suudi Arabistan’ın 67,78 milyar dolarla ilk sırada yer aldığını belirten gazete, Riyad yönetiminin, ABD ile tarihinin en büyük silah alım anlaşmasını yapmaya hazırlandığını yazdı.
Ortadoğu ülkelerinin İran’ın nükleer programının yanı sıra, İsrail’in İran’a yönelik olası bir tek taraflı saldırısı sonrası, Tahran’ın kendilerine misilleme yapmasından da endişe duyduğunu belirten FT, Umman’ın 12,34 milyar, Kuveyt’in 7,11 milyar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin 35,64 milyar dolarlık silah anlaşmaları imzaladıklarını ya da imzalamak üzere olduklarını kaydetti.
FT, silah anlaşmalarının, jet, füze, radar gibi alımları içerdiğini ve dört yılı kapsayacak bu siparişlerin Amerikan silah sektörüne katkısının büyük olacağını bildirerek, en büyük payın Boeing şirketine gideceğini belirtti. Habere göre, Suudi Arabistan 85 yeni F15 jeti, Umman 18 yeni F16 jeti ve Kuveyt 39 yeni F18 jeti alacak.
Dört yılda, Suudi Arabistan, Umman, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirliklerinin, Amerikan silah alımlarının yaklaşık 122,88 milyar doları bulacağını kaydeden gazete, silahlanma yarışının dışında görünen tek ülkenin ise Katar olduğunu yazdı. Gazete, Katar’ın, ülkesinde bulunan Amerikan askeri varlığına güvendiğini kaydetti.
http://www.ft.com/cms/s/0/ffd73210-c4ef-11df-9134-00144feab49a.html#
"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
22 Mayıs 2009 Cuma
İsrail'in Elinde İran'ın Siccil'ine Mani Olacak Hiçbir Gücü Yok Debka, İsrail'in elinde İran'ın yeni Siccil füzesini engelleyecek güce sahip olmadığını savunuyor..
DEBKA’nın askeri kaynaklarının bildirdiğine göre İsrail, ABD ve Avrupa İran’ın 20 Mayıs Çarşamba günü gerçekleştirdiği, iki merhaleli ve katı yakıtla çalışan 2000 kilometre menzilli Siccil-2 füze denemesinden çok şaşırmış durumdalar; hepsinden çok da İran cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın gururla iddia ettiği “yeni füzenin düşman hedeflerini tam isabet yok edeceğini” ilan etmesine şaşırmışlar.
İsrail’in Negev şehrindeki gelişmiş Amerikan füze savunma üssü Nevatim de dahil olmak üzere ABD füze izleme sistemleri, İran cumhurbaşkanının Siccil-2 füzelerinin bu özelliğinden duyduğu övüncün -diğer gelişmiş özelliklerinin yanı sıra- haklı olduğunu tasdik ettiler.
Beyaz Saray sözcüsü Robert Gibbs “füze testinin yanlış yönde atılmış bir adım olduğu” açıklamasında bulundu. ABD başkanı Barak Obama da İran’ın füze programından dolayı “uzun bir süredir kaygı duyduğunu” belirtmişti.
Batılı askeri kaynaklar “İran’ın İsrail’in füze savunma sisteminden en az 2 veya 3 yıl ileride olduğunu” söylediler.
Arrow-2 füze savunma sistemi Siccil türünden bir füzeye, yalnızca İsrail’e çok yakın bir noktadan ateşlenmesi durumunda engel olabiliyor. Bu füzeler karşısında etkili olabilecek Arrow-3’ün ise işler hale gelmesinin yıllar alacağı bildiriliyor.
Endişeli Washington’un Pentagon sözcüsü Bryan Whitman, yeni füzenin “İsrail, güneydoğu Avrupa ve Ortadoğu’daki Amerikan üslerini vurabileceği” söyledi ve ABD’nin “İran’ın balistik füze ve nükleer programını geliştirmesinden ve komşuları için oluşturduğu potansiyel tehditten yana endişe içersinde olduğunu” vurguladı.
Bu güne dek Amerikalı ve İsrailliler, engellenemez teknik sorunların İran’ın füze sanayisinin eksiksiz bir güdüm sistemi elde etmesine engel olacağından yana emindiler. Bu şekilde İsrail hedeflerine fırlatacakları füzelerin hedeflerini ıskalayacağına inanılıyordu. Siccil-2’lerin başarıyla denenmiş olması bu tahminleri boşa çıkardı.
İsrail ve ABD’deki savunma planlayıcıları artık yeni İran füzesi karşısında yeni cevaplar aramak zorunda kalacaklar.
İran’ın bu adımı, en az 10-12 nükleer savaş başlığı elde etmesine az kaldığı bu kritik eşikte ve Netanyahu’nun Washington’dan döndüğü güne rastlayan bir zamanda gerçekleştirdiği “kas gösterme hareketi” olarak yorumlanıyor.
Netanyahu, Obama ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada “Washington ve İsrail’in İran’ın nükleer silah elde etmemesi gerektiği konusunda anlaştıklarını” söylemişti. İki müttefik arasındaki bu anlayış ortaklığı 2002 yılına, Şaron ve Olmert dönemine kadar uzanıyor. Fakat bugün, yapılan böylesi genel açıklamaların İran’ın nükleer ve füze alanındaki gelişmesine imkan sağladığını biliyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


