TÜRKBİRDEV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TÜRKBİRDEV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Ağustos 2009 Pazartesi
10 Nisan 2009 Cuma
Birkaç Eski Haberi Hatırlarsak;Gerçekleşenlerin Çok Önceden Planlanmış Olduğu Görülmektedir.Ermenistan-Türkiye Sınır Kapısı Neden Açılıyor?
Ab-D İstediği İçin.
Ab-D Neden İstiyor?
İyi İlişkiler Gelişmesi İçin Falan Değil. Bunlar İşin Halka Yutturma Söylemleri.
Amaç; Türk-Azerbaycan Dostluğunu Bozmak.
Tek Neden Bu.
Böylece Türk Birliğine Giden Azerbaycan Köprüsünün Önü Kesilmek İsteniyor.
Bundan Sonraki Aşamada Satılmış Medya Türkiye'de Ticaret Yapan Ermenilere Övgüler Yağdıracak.Geçmişte Olanlar Unutulsun Diyecek.
Azerbaycan'da Çıkması Muhtemel Gençlik Hareketleri Abartılacak Ve Dostluk, Dolayısıyla Türk Birliğine Giden Yol Kesilecek.
Belki de Düşman Görünen Emperyalist Güçlerin Görülmesi Açısından Acı Bir Örnek Olarak Göreceğiz.
Abd-Ab-Rusya Ve İran Kardeşliğini.
Çıkarlar Ortak Olunca Emperyalist Düşmanlarının Nasıl Kardeş Olduğunu.
İyi İzleyin.
ÜÇ AŞAMALI OYUN PLANI Aman halk uyanmasın! Sınır kapısı, Ermeniye önce sembolik, ardından haftada bir gün sonra da kesintisiz olarak açılacak Azeri basını ele geçirdi Türküye’deki yetkililerin yalanlamalarına rağmen sınırlar konusunda hazırlık yapıldığını açıklayan Azeri basını, Türkiye ve Ermenistan’ın Dışişleri Bakanları arasında imzalanacak protokolün maddelerini ele geçirdiğini duyurdu. Protokol imzaya kaldı Azatlık Radyosu’nun haberine göre, sınırların açılmasına dair protokolün ilk maddesinde sınırların geçici süre için sembolik bir şekilde açılacağı belirtiliyor. Ardından kapının haftada bir kez, sonra da tamamen açık tutulacağı kaydediliyor. Tiflis kilit noktası oluyor Planın son aşamasında, sınır kapısının süresiz açık tutulacağı ifade ediliyor. Haberde, Türkiye ve Ermenistan’ın Tiflis’teki büyükelçilerinin Erivan ve Ankara nezdinde akredite olacakları da bildirildi. 3 AŞAMALI TEZGÂH Azerbaycan basını sınır protokolünü ele geçirdi. Plana göre sınır önce haftada bir gün, sonra tamamen açılacak. Diplomatik ilişki Tiflis üzerinden kurulacak Haber: Selda Öztürk KAY ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye ziyaretinin ardından Ermenistan sınır kapısının açılması yönündeki çalışmalar hız kazanırken, Azerbaycan basını Ankara ile Erivan arasında imzalanması öngörülen protokolü ele geçirdi. Ankara’daki yetkililerin tekzip ve itiraz söylemlerine rağmen sınırlar konusunda hazırlık yapıldığını duyuran Azatlık Radyosu, Türkiye ve Ermenistan’ın Dışişleri Bakanları arasında imzalanacak protokolün 3 maddeden oluştuğunu duyurdu. Gürcistan aracı Haberde iki ülke arasındaki protokolün ilk maddesinde sınırların geçici bir süre için “sembolik” olarak haftada bir kez açılacağı kaydedilirken her iki ülkenin de hazırlıklarının tamamlanmasıyla birlikte engellemelerin süresiz olarak kaldırılacağı iddia edildi. Haberde, Türkiye ve Ermenistan’ın Tiflis’teki büyükelçilerinin de karşılıklı olarak Erivan ve Ankara nezdinde akredite olacakları da bildirildi. Protokolde ayrıca, Ermenistan’ın işgali altında bulunan Azerbaycan’a ait beş yerleşim bölgesinin boşaltılması hususunda müzakerelerin süreceğine dair bir maddenin de yer aldığı kaydedildi. ERMENİLER BUNU BİLİYORDU-ÇÜNKÜ FUTBOL BAHANE TALİMATLAR ŞAHANE 10Mart 2009
Ermenistan sınırı açılacak!
Ermeni politikacı Vardan Oskanyan, Türkiye ile sınırın 18 ay içinde açılacağını düşündüğünü söyledi.
Ermenistan"ın en etkin politikacılarından olan, eski Dışişleri Bakanı Vardan Oskanyan, ABD'de sözde soykırımı tanıyan bir kararının alınması halinde, Washington-Ankara ilişkilerinin zedelenmeyeceğini savundu. Ermeni politikaciya gore, soykırım tezinin bir çok devlet tarafından kabul edilmesi sayesinde, Ankara Erivan"la diyalog kurmaya çalışıyor. Oskanyan, "Son 10 yılda sürdürülen politika sayesinde, birçok parlamento 'soykırımı' tanıdı. ABD de Ankara ile sorunların artacağından çekinmemeli ve 'soykırımı' tanımalı" diye konuştu. "Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasından ziyade, sınırın açılması önemli." diyen Oskanyan, şunları ifade etti: "Abluka siyasetinin sonuç vermediğini gören Türkiye yönetimi, sonunda diyaloğa boyun eğdi. Sınırın en geç 18 ay içinde açılacağını düşünüyorum." Oskanyan, sınırın kısa vadede açılması amacıyla Erivan"da alınan tüm taviz kararlarının kabul edilebilir olduğunu da vurguladı. Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun Ermenistan tarafından da kullanılması gerektiğini ifade eden Oskanyan, "Bu yolun kullanılması Ermeni ekonomisini daha da zor duruma düşürmez. Ermeni işadamları ise Gürcistan-Türkiye otoyolunu kullandıkları gibi, Bakü-Tiflis-Kars demiryolunu da kullanabilirler" dedi. <!--[if !supportLineBreakNewLine]--> <!--[endif]-->
BUNLAR YAZILMIŞTI-GÖRECEĞİZ:
AKP'NİN SANDIK AJANDASI
1 Talabani’nin ziyaretinin ardından başlayan ‘düz ova’ tartışmaları, PKK’lı teröristlerin dağdan indirilip affedilmesine dayanacak.
2 Kopenhag kriterleri uyarınca Ermenistan sınırı açılacak. Yunanistan’a “karasuları” konusunda yeni tavizler gündeme gelecek.
3 Kopenhag kriterleri uyarınca Ermenistan sınırı açılacak. Yunanistan’a “karasuları” konusunda yeni tavizler gündeme gelecek.
4 Türkİye’den Afganistan’a asker göndermesi istenecek. Bölgede batağa saplanan ABD,Başkan Obama düzeyinde baskı yapacak.
5 SÖzde ifade özgürlüğü ve sivil Anayasa ‘açılımı’ yapılacak, cumhuriyetin temel ilkeleri, yasal tartışma zeminine çekilecek
6 TSK ‘sivil denetimin artırılması’ kılıfıyla etkisiz hale getirilecek. Profesyonel ordu, vicdani ret tartışmaları iyice alevlenecek
7 IMF ile yeni anlaşmaya imza atılacak.Seçimde saçılan para, yüzde 9 azalan vergi yine vatandaştan çıkacak.
AKP’NİN 30 MART PLANI İktidar, 29 Mart seçimleri sonrasında izleyeceği politikaları belirledi. AB ve ABD’nin ta- leplerini sandık korkusuyla bir süredir erteleyen AKP, nisan ayından sonra gaza basacak Türkiye son bir aydır seçimle yatıyor, seçimle kalkıyor. Halkın, medyanın ve siyasilerin tek gündemini yerel seçimlerde ortaya çıkacak tablo oluşturuyor. Asıl gündem maddeleri ise ıskalanıyor. Tablo ne olursa olsun 29 Mart’tan sonra Türkiye’yi sancılı ve tartışmalı bir süreç bekliyor.
AKP iktidarı sandığa olumsuz yansır korkusuyla ertelediği bir dizi planını seçim sonrası uygulamaya koyacak. İç ve dış politikada AB ve ABD’nin dayattığı istekler bir bir hayata geçirilecek. AKP 29 Mart’ta sandıktan yeniden güçlenerek çıkarsa Türkiye aşağıdaki dayatmalarla karşı karşıya kalacak: Ümüğümüz sıkılacak Seçimden önce dondurulan IMF anlaşmasına imza atılacak Vatandaşın ümüğü fena halde sıkılacak. Artan seçim harcamalarıyla birlikte, vergi gelirlerinde yaşanan yüzde 9’luk azalma yeni vergilerin ve oranların artırılmasına neden olacak. Seçimden önce belediye gelirlerini azaltmayan hükümet, seçim sonrası bu gelirleri kısacak ve vaadedilen seçim yatırımları hayal olacak. Özelleştirme tam gaz Gelirleri artırılması için gündemde sıcaklığını koruyan “Türkiye su rezervleri yani akarsular özelleştirme adı altında satılacak. Ayrıca seçim sonrası, köprü ve otoyollar, Milli Piyango, Tekel’in taşınmazları bir bir satışı çıkarılacak. Anayasa’nın içi boşaltılacak AB’nin talepleri doğrultusunda sözde ifade özgürlüğü adı altında çıkarılacak yasalarla Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerinin tartıştırılmasına yasal zemin hazırlanacak. Arkasından sivil Anayasa adı altında ulus devletin varlığını tehlikeye sokacak anayasa değişikliklerine imza atılacak. Eyaletleşmeye devam Yine en son AB raporunda olduğu gibi “yargıda reform” başlığı adı altında eyaletleşme sürecinin bir parçası olan “İstinaf Mahkemeleri” nin oluşturulmasına hız verilecek. Ruhban Okulu açılacak “Azınlıkların korunması” söylemleri ile gayri müslimlere imtiyazlar verilecek. TBMM’den geçirilen “Vakıflar Yasası” ile azınlık vakıflarının malları iade edilecek.Azınlıkların din adamı yetiştiremediği ileri sürülerek Ruhban Okulu’nun açılması sağlanacak. Fener Patriği’nin ekümenikliği konusunda baskılar artacak Etnik ayrılık körüklenecek TRT’nin Kürtçe yayın açılımını Ermenice, Farsça, Arapça gibi dillerde takip edecek.Anayasa’daki Türk ve Türkçe vurgusu tartışmaya açılarak aşındırılmak istenecek. Kürtçe’nin ikinci resmi dil olması yönünde adımlar gündeme gelecek. Ermeni sınırı açılacak Kopenhag kriterlerinde yer alan “Hiçbir aday devlet sınır sorunu olduğu sürece üye olamaz” maddesi uyarınca, Ermeni sınırı açılacak ve Türkiye ve Yunanistan arasındaki “karasuları” konusunda tavizler verilecek. Soykırımlar tanınacak ABD ve Avrupa’nın bir çok ülkesinde kabul edilen sözde Ermeni soykırımı yasa tasarılarıyla ilgili baskılar artacak. AB raporlarında daha önce de yeralan ancak çıkartılan “soykırımı tanıyın” baskısı artırılarak AKP’den tavizler kopartılacak. Ardından da sözde Pontus ve Süryani soykırımı iddiaları gelecek. KKTC tasfiye olacak KKTC’nin tasfiyesi anlamına gelen ancak “Annan Planı” değişik ad ve ağırlaştırılmış maddelerle geri dönecek. Çözüm söylemleri ile önce Rum’ları tanıma anlamına gelen “Ek Protokol” kabul edilerek limanlarımız Rum gemi ve uçaklarına açılacak, ardından da Kıbrıs Rumlara bırakılacak. Toprak satışı devam edecek 2003 yılında çıkartılan kanunlarla başlayan yabancıya toprak satışı hız kazanacak. Alman ve İngilizler sahil şeridinde, Yunanlar İstanbul ve İzmir’de, Araplar Hatay’da, Ermeniler Doğu Anadolu’da, Pontusçu Rumlar Karadeniz bölgesinde, Yahudiler ise GAP bölgesinde üçüncü şahıslar aracılığıyla toprak satın almayı sürdürecek BOP değil Yeni Osmanlıcılık Kendisini ABD’nin Ortadoğu’yu sömürgeleştirme planı olan BOP’un eşbaşkanı ilan eden Başbakan Erdoğan, taşeronluğa devam edecek. Yeni Osmanlıcılık söylemeleri ile Türkiye’yi ziyaret edecek Brack Obama’nın sömürgeleştirme faaliyetlerinin önündeki engeller bertaraf edilecek. Karadeniz’de yeni üsler Orta Asya ve Kafkasya’daki askeri üsleri bir bir kapanan ABD, Afganistan’a yeni bir ikmal güzergahı arayacak. Bu çerçevede Ankara’dan Karadeniz sahilinde askeri üs istenecek
İncirlik yine yol geçen hanı Türkiye toprakları Irak’ı terketmek isteyen ABD’nin yol geçen hanı olacak. On binlerce ABD askeri uzun bir süre İncirlik üssünde ikamet ettikten sonra ülkelerine dönecek. Başbakan Erdoğan dün bir televizyonra yaptığı konuşmada “ABD yönetiminin izin istemesi halinde Türk topraklarını kullandıracağını” şimdiden ilan etti. Dostluk pekişecek! Irak’ın kuzeyinde ” Kürt devleti “ ilan edilecek. Daha önce PKK’yı besleyen peşmelerle ilişki kurabileceklerinin sinyalini veren AKP’liler, Barzani ve Talabani ile daha yakın dost olacak. Türk Silahlı Kuvvetleri etkisizleştirilecek Geçtiğimiz günlerde kabul edilen son AB raporunda da yer aldığı gibi Türk Silahlı Kuvvetleri sözde ” sivil denetimin arttırılması adı altında etkisizleştirilecek. Askerin tüm kurullarındaki üyeliklerine son verilecek. Profesyonel ordu, bedelli askerlik, vicdani ret tartışmaları yeniden alevlenecek Afganistan’a muharip güç Afganistan’da bataklığa saplanan ABD, Türkiye’den bölgeye muharip güç göndermesini isteyecek. Milli Savunma Bakanı Gönül, dün yaptığı şu açıklamalarla bu konunun gündeme geleceğinin sinyalini verdi: Başkan Obama’nın Türkiye ziyaretinde Afganistan’a asker talebi gündeme gelebilir. Afganistan’daki askeri varlığımızı artırabiliriz. PKK terör örgütü siyasallaşacak Irak’ın kukla Devlet Başkanı Celal Talabani’nin ziyaretinin ardından başlayan ’düz ova “ tartışmaları kapsamını artırarak devam edecek. PKK’lı teröristlerin dağdan indirilip cezalarını çekmeden siyasete girmesi gündeme gelecek. Bu tartışmaların ucu İmralı’da yatan bölücübaşı Abdullah Öcalan’ın affedilmesi istemine kadar dayanacak.
24/03/2009-Yeniçağ
9 Nisan 2009 Perşembe
Levent Kalem
http://video.google.com/videoplay?docid=-680042511743914144
Bir kitap
Adı: DASHNAGTZOUTİUN ANELİK CHUNİ AİLEVS
(TASNAKSUTYUN’UN ARTİK YAPACAĞI HİÇBİR ŞEY YOKTUR)
Ermenice (Viyana 1923),
Rusça (Tiflis 1927)
İngilizce (New York 1955) basılan rapor.
1914–1923 yılları arasında yaşanan olayları gerçekçi bir biçimde ortaya koymaktadır. Emperyalist güçlerin himayesindeki Ermeni diasporasının uydurduğu sözde soykırım iddiası, Ermeni liderlerinden, TASNAKSUTYUN PARTİSİNİN kurucularından ve Ermenistan kurulduğunda Temmuz 1918-Ağustos 1919 tarihleri arasında hükümeti yöneten ilk Ermeni başbakanı olan HOVHANNES KAÇAZNUNİ tarafından yalanlanmaktadır. Kaçaznuni, 1923 yılında Bükreş’te yapılan Tasnaksutyun partisi Kongresi raporunda özetle şu ifadelere yer vermektedir:
— Türkiye’nin daha savaşan ülkeler ailesine katılmadığı 1914 sonbaharı boyunca Transkafkasya’da büyük bir gürültü ve büyük bir enerjiyle Ermeni gönüllü birlikleri oluşturulmaya başlandı.
Kayıtsız şartsız Rusya’ya bağlandık. Çarlık hükümetinin yardımlarımız karşılığında bize Türkiye’deki Ermeni vilayetlerinden ve Transkafkasya'daki Ermenistan’dan oluşan özerk Ermenistan’ı bahşedeceğinden emindik.
— Türkiye ne yaptığını çok iyi biliyordu. Bugün pişmanlık duyması için hiçbir neden yok. — Onlarca yıl önce başlayan Türk hâkimiyetine karsı savaş, Türk Ermenilerinin kovulmasına yol açtı.
— 1915 yazında ve sonbaharında uygulanan tehcir (göç ettirme), Avrupalı diplomatların bize söz verdiği bağımsız Ermenistan hayalimizi suya düşürdü. herkesten çok biz savaşmaya can atıyorduk ve bunu bekliyorduk. Ermeni milli meclisi, Türkiye ile Rusya arasında imzalanan Bretst-Litovsk Barısı’nı reddetme ve savaşı sürdürme kararı aldı.
— Ermeni Taşlaklar, Türk harekâtının silahla durdurulmasından yanaydı. Biliyorduk ki, — Taşnakların savaştaki komşuları sadece Türkiye ve Gürcistan’la sinirli değildi. Azerbaycan’la ve Ermenistan’da yasayan Müslümanlarla da kanlı çatışmalar içinde bulunduk.
Türkiye’de kendini savunma içgüdüsü canlandı. Ancak Yunan cephesine yoğunlaşabilmek için Ermenistan tarafındaki cephe gerisini sağlama alması gerekiyordu.
— Müslüman bölgelerinde düzeni sağlayacak idari önlemler alamadık, silaha sarılmak zorunda kaldık, ordular gönderdik, yaktık ve katliamlar gerçekleştirdik. — Savaştan korkmuyorduk, öyle ki zaferden kesin emindik... Türklerin beklenmeyen bir şekilde Oltu'yu alması bir meydan okumaydı. Gördük ki, bizzat biz savaşı istiyorduk? Sınırda askeri harekâtlar başlamıştı ki, Türkler görüşme teklif ettiler. Önerilerini geri çevirdik. Bu büyük bir cinayetti.
— 1919da Paris Konferansı’nda gündeme gelen büyük Ermenistan projesi, batili devletlerin baskısıyla Ermeni diasporasınca ileri sürüldü.
— Sevr antlaşması gözlerimizi kör etmişti. Sevr yerine Türklerle doğrudan bir anlaşmaya yanaşmış olsaydık çok şey kazanırdık. O zaman bunu anlamadık. — Türkiye’de ve Rusya’da giriştiğimiz terör eylemlerini bati'nin ilgisini Ermeni meselesine çekmek için yaptık.
— — Savaştan kaçınmak için hiçbir şey yapmadık, tam tersine savaşa biz yol verdik. Savaş tam bir mağlubiyetle sonuçlandı. Karni tok ve İngilizler tarafından iyi silahlandırılmış ve giydirilmiş ordumuz savaşmadı. Aldığımız sonuçlardan sonra denebilir ki, övünülecek hemen hemen hiçbir şey yapmadık.
— Tasnaksutyun’un artik yapacağı hiçbir şey yok. Ermeni siyasi hareketinin geçmişine ve kendi geçmişimize karşı bir yükümlülüğümüz daha var. Parti, kendi kararıyla bilinçli ve kesin olarak varlığına son vermelidir. Evet, intiharı öneriyorum. Tek onurlu çıkışın intihar olduğu durumlar olur. İşte partimiz tam bu durumdadır. Bunu dört-beş sene önce yapmalıydık... Eğer bu kararı almazsak, ileride bizi yıkım ve şerefsiz bir son bekliyor.
Bunları yazmaktaki amacım artık Türk Halkı ve dünya halkları tarafından bilinen bu gerçekleri bir kez daha hatırlatmak değil. Ermeni Soykırım Yalanını bizim özürcü aydınlarımız kadar, 07 Nisan 2009 tarihinde TBMM’de konuşan, talimatlar veren ABD başkanı OBAMA’da biliyor elbet. Emperyalistler için gerçekler, insan hakları ve hukuk sadece çıkarlarına ulaşmak için kullanılan bir araçtır. Politikanın tanımını da ters değildir. Kendi ülkesinin çıkarlarına çalışan her emperyalist ülke liderinin yapması gereken de budur zaten. Obama’yı sevmek yâda sevmemek boyutuna indirgenen ve devşirilmiş medyaya sunulan sadece emperyalist gücün sömüreceği ülke halklarını yanına çekmek için yaptığı bir tiyatrodan ibarettir.
Sömürülen olduğumuz çok açık ise ve bu boyunduruktan kurtulmak gibi bir derdimiz varsa emperyalist güçlerin süslü, hak-hukuk, sevgi ve kardeşlik gibi şirinliklerinin altında yatan amacı iyi analiz etmek zorundayız.
İşte benim analizim:
AZERBAYCAN; ABD TARAFINDAN BİLEREK VE İSTENEREK, DÜŞMANI GÖRÜNEN BAŞKA BİR EMPERYALİST GÜCÜN; RUSYA’NIN KUCAĞINA İTİLİYOR.
Neden böyle bir şey yapılıyor?
Bu soruya cevap bulursak olayı anlamamız çok kolay olacak.
Türkiye Cumhuriyeti ne kadar Avrupa Birliği, NATO ve ABD güdümünde iktidarlarca yönetilse de Rusya’nın dağılması, yeni Türk Cumhuriyetlerinin ortaya çıkması ve Çin’in kontrol edilemez gelişmesi karşısında bu gün ya da yarın arkasından gelen sese kulak vermek zorunda kalacaktır.
Arkasında ona “Büyük Ağabey” demekten gocunmayan beş genç Türk Cumhuriyeti vardır. Bunlara Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de katılmasıyla 7 Türk Cumhuriyeti ve 250 milyon nüfus anlamına gelir. Dokunulmamış enerji kaynaklarıyla devasa bir gücün ekonomik, siyasi ve askeri bir birlikteliği şu anda hakim güçler olan ABD,Çin ve Avrupa Birliğinin karşısına çok ciddi bir güç çıkması demektir.Bu güç kendini sömürttürmeyeceği gibi enerji kaynaklarına hakimiyeti nedeniyle gelişmeye çok müsaittir.Her emperyalist ülkenin kabusu olan bu oluşum şuanda TÜRK BİR DEV (Türk Birleşik Devletleri) adı altında yapılanmaya başlamıştır bile.Emperyalistler bunu çoktan fark etti ve “Büyük Ağabey Türkiye Cumhuriyeti” içerisinde kendi Truva atlarını çoktan yerleştirdi.BOP (Büyük Ortadoğu Projesi),medeniyetler ittifakı, Türkiye Avrupa Birliğine alınmalıdır gibi söylemlerin amacı Türkiye’nin yüzünü AVRASYA’ YA dönmemesi ve bağıra bağıra gelen bu oluşumu duymaması için.

İşte Ermeni kozu bu nedenle gündeme geldi.
Ermenistan’ın umursandığından değil, soykırım şu bu olduğundan değil. Amaç Ermenistan-Türkiye yakınlaşması nedeniyle Azerbaycan-Türkiye’nin arasının açılması ve Türkiye ile diğer Türk Cumhuriyetlerine geçiş olacak Azerbaycan köprüsünün yıkılmasıdır. Bundan Rusya’nın da İran’ında haberi vardır. İran bu nedenle Ermenistan’la sıkı ilişkiler yürütürken Müslüman Azerbaycan’a sırt çevirmektedir.
Şimdi yapılacaklar ise Azerbaycan Üniversitelerinde gençler arasında Türkiye-Ermenistan yakınlaşması mazeret gösterilerek Türkiye düşmanlığı işlenecektir. Yalnız bırakılan Azerbaycan’ın Rusya’nın kucağına itilmesi anlamına gelir bu. Bunun ilk belirtileri gelmeye başladı bile. Kazakistan’da Türk işçilerin dövülmesi benzeri emperyalist kışkırtması olaylar çıkması çok büyük ihtimaldir. “İKİ DEVLET TEK MİLLET” cümlesi ile özetlene bilecek güzel ilişkilerin düşmanlığa dönüştürülmesi, bu coğrafyada ezilen, sömürülen tüm ülkelerin, tüm halkların gelecek güzel günlerinin bitmesi; en azından uzun süre ertelenmesi anlamına gelir.
Tek çözüm ise; Azerbaycan ve Türkiye halkların; Ermenistan-Türkiye sınırının açılması durumunda dahi; bunun sorumlusunun iki ülke halkları değil; AKP iktidarı olduğunu kavramasından geçmektedir.
Saygılar.
Lütfen aşağıdaki linkten videoyu izleyiniz:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
