12 Ocak 2010 Salı

İRAN’DA TEK TEK BİZDE TOPLU FİZİKÇİ KIYIMI.
Daha birkaç gün önce yayınladık.
İşte bu gün İran’da bombalar patladı.
Siyonist liderler Protokollerini kesintisiz uyguluyor.
Dünyanın kabadayıları coğrafyamızda, Siyonist liderlerin tepeden indirdiği B.O.P eşbaşkanları iktidar.
Unutmayın “sıra bize de gelecek”.
Bundan kaçış yok.
Türk halkının bedel ödeme zamanı geldi.
Uyan Türk halkı.
Bunlar ülkemizde de oluyor.
Daha kötüleri de olacak.


İRAN'DA BOMBALI SALDIRI: 1 PROFESÖR ÖLDÜİran'ın başkenti Tahran'da düzenlenen bombalı saldırıda bir profesörün hayatını kaybettiği bildirildi.
İngilizce yayım yapan Press TV'nin flaş haberinde, Mesud Muhammedi adlı üniversite profesörünün uzaktan kumanda ile patlatılan bomba ile öldürüldüğü duyuruldu.
PROFESÖRÜN NÜKLEER ENERJİ UZMANI OLDUĞU AÇIKLANDI
İran'da bombalı saldırıda hayatını kaybeden profesörün nükleer enerji alanında uzman olduğu bildirildi.
Tahran Genel Savcısı Abbas Caferi Devletabadi, bu sabah başkentte bir bombanın uzaktan kumandayla patlatılması sonucu hayatını kaybeden Prof.Dr. Mesud Ali Muhammedi'nin, Tahran Üniversitesi ve Malik Eşter Üniversitesi'nde öğretim üyesi olduğunu açıkladı.
Devletabadi, "Prof.Dr. Muhammedi, nükleer enerji uzmanıydı. Saldırıyı gerçekleştirenler ya da herhangi bir zanlı henüz yakalanmış değil" dedi.
Saldırının sebebi ve hedefinin şimdilik bilinmediğini kaydeden Devletabadi, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğünü söyledi.
Bu arada başka bomba ihtimali üzerine olay yerinin güvenlik kordonuna alındığı belirtilirken, olayda yaralananlar olabileceği de ifade edildi.
İRANLI NÜKLEER FİZİKÇİ UZAKTAN KUMANDALI BOMBA İLE ÖLDÜRÜLDÜ
İran'ın önde gelen nükleer fizikçilerinden Tahran Üniversitesi öğretim görevlisi Mesud Ali Muhammedi, Tahran'daki evinin önünde bir motosiklete yerleştirilen uzaktan kumandalı bomba ile öldürüldü. İRAN RESMİ HABER AJANSI IRIB OLAYIN SORUMLUSUNUN ABD VE İSRAİL OLDUĞUNU ÖNE SÜRDÜ. Olay sırasında çevredeki bazı araçların zarar gördüğü, binaların da camlarının kırıldığı açıklandı.
Nükleer programından dolayı başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin yoğun baskısı altında bulunan İran, barışçıl amaçlarla programı sürdürdüğünü, dolayısıyla bundan vazgeçmelerinin söz konusu olamayacağını belirtiyor.
Batılı ülkelerin yanı sıra İsrail İran'ın nükleer silah peşinde olduğunu öne sürüyor. İsrailli liderler ise sık sık İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırı düzenleyebilecekleri tehdidinde bulunuyor.
Geçtiğimiz yıl ortalarında da başka bir İranlı nükleer fizikçi ŞAHRAM AMİRİ, hac için bulunduğu Suudi Arabistan'da kaybolmuş, Tahran, ABD'nin Amiri'yi kaçırdığını öne sürmüştü.
Tahran Savcısı, Muhammedi'nin Tahran Üniversitesi'nde nükleer fizik dersleri verdiğini belirtirken, Muhammedi'nin İran'ın geliştirdiği nükleer programın içinde olup olmadığı konusunda bilgi vermedi.
İran basını Muhammedi'yi 1979 İslam devriminin en önde gelen savunucularından biri olarak adlandırıyor.
Son günlerde rejim ile muhalifler sık sık karşı karşıya geliyor ve bazı İranlı basın yayın organları Muhammedi'nin öldürülmesinin muhaliflerle ilgili olabileceğini öne sürüyor.
Temmuz ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini Mahmud Ahmedinejad ikinci kez kazanınca muhalifler sokağa dökülerek, seçimlere hile karıştırıldığını iddia etmişti. Zaman zaman yeniden alevlenen gösteriler sırasında şu ana kadar çok sayıda kişi hayatını kaybetti.
İRAN TELEVİZYONU: BOMBAYI YERLEŞTİRENLER SİYONİST-AMERİKAN AJANI
Evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden Tahran Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Mesud Muhammedi, nükleer fizik dersi verdiği belirtildi.
İran medyası, Mesud Muhammedi'nin evinin önüne bomba koyanların Siyonist-Amerikan ajanları olduğunu öne sürdü. 'İslam devriminin sağdık destekçisi' olarak nitelendirilen Muhammedi'nin bir motosiklete yerleştirilen uzaktan kumandalı bombayla öldürüldüğü açıklandı.


ve hatırlayalım:



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
UYUYUN.
BAYRAMDAN SONRA ÇOK ŞEYLER OLACAK


AkaPe NE Mİ YAPIYOR?




17ARALIK 2004 BRÜKSEL AB’DELİ 24 BAKAN RECEP TAYİP ERDOĞAN’A MÜZAKERE TARİHİ VERDİ.

NASIL MI GERÇEKLEŞTİ?

12 MADDEYİ KABUL EDEREK:
AŞAĞIDAKİ MADDELER TONY BLAİR İLE RECEP TAYİP ERDOĞAN’IN ÖZEL GÖRÜŞMESİ NETİCESİNDE:
-KABUL EDİLDİ-
Bu maddeler Türk halkına nasıl mı yutturuldu?


BRÜKSEL’DE SADECE TİCARİ BİR ANLAŞMA YAPTIK DENİLDİ.

AKP’NİN İCRAATLARINI BU MADDELERDEN SONRA DAHA İYİ ANLAYABİLİRSİNİZ.



1-Kıbrıs Rumlara bırakılacak.
2-Sözde Ermeni soykırımı tanınacak.
3-Güneydoğuda Kürt devleti kurulacak.
4-İstanbul’daki Fener Ortodoks Rum papazına ekümenik verilecek.
5-Fırat ve Dicle üzerindeki barajlar başta olmak üzere AB’ye devredilecek.
6-Ilımlı İslam uygulanmasına geçilecek.
7-İran ve Rusya potansiyel düşman kabul edilecek.
8-Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetkileri kısıtlanacak.
9-Müzakerelerin ucu açık bırakılacak.
10-Devlet bankalarının tamamı özelleştirilecek.
11-Avrupalı yatırımcının önündeki tüm engeller kaldırılacak.

12-Avrupalı işsizler Türkiye’ye gelip çalışabilecek.

İŞTE EYALETLERİMİZ


Cia-Mossad güdümünde, küresel çeteler, ayrılıkçı Kürtler, komünist dönmesi liboşlar, satılmış sebataycı medya, yeşil ihanet kol kola girmiş Türkiye Cumhuriyetinin Üniter Ulus devlet yapısını değiştirme savaşında.
Bunu başarmasının yolu Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve Hukuk yapısının yıpratılmasından geçiyor.
Ergenekon Davası ile uzayıp giden saçmalıklar, durmadan eklenen dosyalar ve yandaş medya terörü ile bir taşta birçok kuş vuruluyor.

1-Türk Silahlı Kuvvetleri yıpratılmaya çalışılıyor.
2-Yargı yanıltılmaya çalışılıyor.
3-Hukuk sistemine olan güven zedeleniyor.
4-Gitgide ağırlaşan ekonomik kriz gizleniyor.
5-Türk halkı arasında yöresel ayrılık tohumları ekiliyor.

Ordusuna ve hukukuna güvenmeyen toplum ABD-AB güdümünde siyasetiyle, Ilımlı İslam, Dinler Arası Diyalog, Medeniyetler İttifakı, Avrupa Birliği Normları veya kriterleri (Ne derseniz deyin) adı altında Cumhuriyet dinamiklerini kaybetmiş, kralımsı, halifemsi bir lider eşliğinde Osmanlı’nın çöküş dönemi gibi şehir devletçiklerinden oluşan lüppen bir yapıya dönüştürülmek isteniyor.
Sömürmek, yönetmek, ya da yok etmenin çok daha kolay olduğu bu yapı demokrasi adı altında sunuluyor.
TSK’leri bu süreçte sessiz kalarak dünyaya tam bir demokrasi örneği sergilerken, ömrünü ve varlığını adadığı Türk Halkına işte şimdi görev düşüyor.
Atatürkçülük, şehitlere saygı, sevgi, şükran lafla değil, turist gibi şehitlikleri gezerek değil, emperyalist saldırısının bir başka şekli ve daha tehlikelisi olan bu durum karşısında Türk Silahlı Kuvvetlerine tam destek, güven ve sevgi göstermesinden geçer.
Şimdi görev hepimizde.
TSK ya dil uzattırmayalım.
Küresel çete oyunlarına ve yaltakçılarına kanmamalıyız.
Kürdü-Türkü, Lazı-Çerkezi, Alevisi-Sunisi, sağçısı-solcusu gibi her türlü emperyalist bölünmüşlük, ayrılık bizi zayıflatacak, emperyalistlerin ekmeğine yağ sürecektir.
Küresel eşkıyaları dünya tarihinde tek bozguna uğratmış Türk Ulusu, bu saldırıyı da aşacak ve geleceğe daha güçlü adımlarla ilerleyecektir.
Bu saldırılar;80 yıldır uyuyan, miskinleşmiş Türk Halkını uyandırmıştır.
Emperyalizm ikinci hatasını 21.yüzyılın başında yaptı.
Uyuyan devi uyandırdı.
Yaşasın; Kemalist, sosyal, laik, üniter, hukuk devleti TÜRKİYE CUMHURİYETİ.
Yaşasın; O’nun sadık vefakâr koruyucusu TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ.





"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."