22 Mart 2009 Pazar

Fikir jimnastiği?! Hayrullah Mahmud Özgür

30 MART SABAHINA UYANMAK YA DA 29 MART SONRASINA DAİR BİRKAÇ FİKİR JİMNASTİĞİ?!
Fikir jimnastiği?!
29 Ekim sonrası…
30 Ekim sabahına uyanmak…
AKP, sandıktan yüzde 55 ile çıkmış!
Ne düşünürsünüz?
Erdoğan, genel yerel seçimlere asılmasının perde arkasında Anayasa değişikliği var!
Turkuvaz renkli anayasa…
Anayasa’yı değiştirmeyi başarabilirse, Yüce Divan’da hesap vermekten kurtulacak!
İhtilalin, karşı devrimin lideri olarak kurucu devlet başkanı olacak!
Hadiseye bir de bu açıdan bakmak lazım…
……………
PKK’ya af!
ABD’nin Irak’tan çekilmesi eşzamanlı olarak gündeme gelen konular.
Gül diyor ki, Kürtlere bir müjdem olacak!
Müjde ortada!
29 Mart sonrası, PKK’ya af da gündeme gelecek!
Aynı zamanda Anayasa değişecek!
ABD, Irak’tan çekilecek!
Diyelim ki, PKK’ya af ilan ettin!
PKK ile mücadele eden Komutanlar’ı da tutuklu yargıladın, astın!
Ne olacak?!
Şu anda, dağdaki PKK’lıdan daha fazlası Türkiye’nin sınırları içinde var!
PKK’nın yerin altına gömdüğü silahlar var!
Gül’ün affettiği PKK’lılar, ertesi gün silahlanıp isyan başlatırsa ne yapacaksın?!
Truva Atı’nı içeri alan, almayı teklif eden ben değilim, Gül, AKP, Erdoğan!
PKK, Gül’ün eli ile yurtiçine sokulup Diyarbakır’ı yeni kurulacak Kürt devletinin başkenti yapmak için eylem yapmaya başlarsa, o vakit cepheye kimi yollayacağız!
Erdoğan’ın bebelerini…
Gül’ün bebelerini!
Gülen’in bebelerini!
Hangisini!?
……………
ABD’nin Irak’tan az zaiyatla çekilmesi, Türkiye sınırları içinden, daha doğrusu TSK’nın kontrolü altından çekilmesine bağlı!
İki kirpi nasıl sevişir!
Çok ama çok dikkatle!
PKK’nın arkasındaki AKP’nin ardından çekil, sonra Irak’tan çekil!
Nokta!
……………
AKP’nin Türkiye’ye hiçbir iyiliği dokunmadı mı, diye soracak olursanız, işte cevabım:
AKP, bize hangi değerlere sahip olduğumuzu hatırlattı!
Alıştığımız, kanıksadığımız, ancak kaybetme noktasına varınca ne kadar büyük zorluklarla elde ettiğimiz değerleri hatırlattı!
Onun için kendilerine müteşekkiriz!
……….
Ve…
Son olarak…
29 Mart sonrası…
Ekonomi tepetaklak!
Muhalefet tepetaklak!
AKP iktidarda tepetaklak!
Sözün özü:
Konjonktür değişir…
Mevsimler değişir!
İktidar da değişir!
Bu yaz çok sıcak geçecek!
Nokta!
NOT 1: Bir okurum diyor ki, mahkemedeki tazminatını alsan ne olacak, şartlar ortada! Haklı! Ama ne var ki, ben gazeteciyim! AKP iktidarı hakkımı gasp etmiş, medya patronları da baskıya boyun eğmiş, bu kadarını da söylemeyeyim mi?! Mahkeme sonuçlansa, Hayrullah Mahmud açısından değişen ne olur?! Sadece, mahkeme sonuçlanmış olur, o kadar!
NOT 2: Aydın Doğan, AKP iktidarında 8 milyar dolarlık adam oldu. Şimdi AKP Doğan Medyası’nı tehdit ediyor. Doğan, Erdoğan’ın şifrelerini bilen Akif Beki’yi yanına almış olmasına rağmen, Maliye üstüne yürümeye devam ediyor. Beki, Erdoğan’ı değil, danışmanlarını hedef alıyor. Ahmet Hakan Beki’yi! Fatih Çekirge ise Akif Beki’ye akıl veriyor, yapma böyle şeyler diye… Fehmi Koru ise Fatih Çekirge en başından bu yana Fetullahçılar’ın, bizim adamımızdır, anafikirli yazılar yazıyor! Alın size bir medya fotoğrafı!
NOT 3: HaberTürk’ün sahibi Turgay Ciner’in elini Erdoğan sıkmıyor! Turgay Ciner bunun üzerine Deniz Feneri ile ilgili kitap yazan Ali Gülen isimli yazı işleri müdürünü kovuyor! Fatih Altaylı çıkardığı gazeteyi ilk olarak Zaman’a anlatıyor! Alın size bir başka özgür medya fotoğrafı: HaberTayyip ya da HaberRTE…
NOT 4: Bir başka okurum demiş ki, İngiltere’de eğitim alan komutanlara da bak! Doğru bir yaklaşım! Türk Devti’ni de Osmanlı’da eğitim almış komutanlar kurdu! İngiltere konusuna gelince, İngilizler çöktü! Şu an kabuk devletler! Ortada dolaşan ise İngilizler’in hayaleti! Yapılan operasyonların ağırlığını taşıyacak bir devlete ihtiyaç var, İngilizler şu an oyunda bunun için var! Diyebilir miyiz! Diyebiliriz! İngilizler’in defteri 2005 sonu, 2006’da dürüldü! Nokta! Sözün özü oynayanla oynarlar!
NOT 5: Bir başka özgür basın fotoğrafı: Emin Şirin ile Parlamenterler Evi’ndeyiz. Daha star’dan yeni kovulmuşum, davet etti. Gittim! Mehmet Metiner ile tanıştırdı, Tayip kovdu dedi. Metiner de, Tayyip’in bu işlerle uğraşmasına anlam veremiyorum, katılmak mümkün değil dedi. Sonra Haşim Haşimi ile tanıştırdı! Parlamenterler Evi’ndeki konukları görüyor musunuz, şimdi anladınız mı Türkiye’yi kim ya da kimler yönetiyor?! Neyse, sormak lazım Metiner’e, PKK’yı af edip, PKK ile mücadele eden komutanları tutuklu yargılamak ne anlama geliyor? AKP’li gazetecilere kolkanat geren iktidar, muhalifleri neden bu topraklardan sürmek istiyor?! Vs vs vs…
NOT 6: Hakkımda iddialar gündeme gelince hemen açıklama yapıyordum, dostlarım da bırak konuşsunlar sonra doğrusunu söylersin diyorlardı. Şimdi bakıyorum ki, gazetecilik şu noktaya gelmiş: Birileri ortaya iddia atıyor, yalanlama gelmezse doğru! Peki ya yalanlama yapılması beklenen kişi bunu kendine küfür telakki ediyor ise ne yapacaksınız?! Doğruları araştırmak gazetecilerin görevi mi yoksa Emniyet İstihbarat üzerinden servis edilen her şey yalanlanmadı ise doğru diye kabul etmeli miyiz?! Belki de birileri, iddialar karşısında kim hangi tavrı takınıyor’u bir kenara not etmek için susuyordur? Bu arada, F Tipi yapıya not: İtiraf edin, bugünkü Vatan’ın manşeti benim geçen yıl yazdığım yazıdan apartma değil mi? Darbe senaryosu yazarken hiçbirinizin aklına 5 bin kişilik atama listesi gelmemişti! Sözün özü, darbe yapmak çocuk oyuncağı değil! Hele Türkiye’de darbe yapmak, Madagaskar’daki DJ’in darbe yapmasına benzemez!
NOT 7: Bu bir bayrak koşusu! Birilerini omzumuzda iktidara taşıma koşusu değil! Demokrasi kavgası var ise Atatürk Türkiyesi kavgası var ise herkes üstüne düşen ağırlığı taşımalı! “Tecrübeye saygı, liyakat esas”! Benim yönetim ilkemde temel esastır, bu düşünce! İslam alimlerinden biri şöyle der: Hayatta üç şeye acıyın: Zenginken fakir olana, makamı varken makamını kaybedene, cahiller içindeki akıllıya! Öcal Uluç’tan ilk öğrendiğim, haddini bilmektir! Haddini bildikten, neyi neden yaptığının farkında olduktan sonra, herkesin yolu açık olsun!
Sevgiler
19 Mart 2009
Hayrullah Mahmud Özgür
Anadolu projesinde Kürtlerin adı bile yok!
CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Erbil’de toplanacak Kürt konferansı ile ilgili olarak, “ABD’nin Irak’tan çekilerek, oradaki Kürt devletinin korunması, tanınması ve hatta Türkiye tarafından himaye edilmesi istenmektedir. Bu, Büyük Kürdistan projesinin bir ayağıdır. Bu ülkeyi yönetenlerin bunları görmesi lazım. Yoksa Büyük Kürdistan projesini hayata geçirmek isteyenleri AKP hükümeti desteklemekte midir?” dedi. Arıtman’ın soruna cevabı Dışişleri Bakanı Ali Babacan bakın nasıl verdi: “Burada önemli olan sonuç almak. Biz genel anlamda olumlu bakıyoruz. Ama bir hata yapıp da bunun gündemi, içeriği ve katılımcılarında farklı bir tablo ortaya çıkmaması önemli. Ortak duruş ortaya çıkarsa bu faydalı olacaktır.” *** Demek ki, Erbil’deki Kürt konferansı, AKP hükûmetinin kanatları altında toplanacak! Konferansın amacı, Erzurum’dan Kerkük’e uzanan bir hayali devletin, ilk defa uluslararası koruma altındaki bir toplantıda telaffuz edilerek, dünya kamuoyunun gündemine getirilmesidir. Nitekim, artık bazıları “Artık tek vatan tek yürek tek bayrak gibi kavramları geçelim. Çünkü ben çoğulculuktan yanayım. Benim arabamın plakası bile 34 ABD 13. Anadolu Birleşik Devleti kuralım” diyebiliyor. Bu sözlerin sahibi Ali Sürmeli, protesto edilince, “Ben espri yaptım. Siyasetten hiç anlamam” diye durumu kurtarmaya çalışıyor! Oysa, ABD ve AB’nin Türkiye’den istediği tam da budur. Zaten Turgut Özal’ın Türkiye’yi Türk devleti olmaktan çıkarıp Anadolu Federal Cumhuriyeti haline getirme projesi bulunduğunu biliyorduk, son olarak kardeşi Korkut Özal da televizyonda canlı yayında açıkladı. *** Anadolu Cumhuriyetleri’nin adı bile bellidir. 2003 yılında İtalyanlar’ın “Veneto’dan Batı Karadeniz Bölgesi’ne” sloganlı bisiklet gezisinin arkasından, küreselleşmenin “yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak” planı çıkmıştı! Bu proje, 2001 yılında henüz partisini kurmak üzere olan Tayyip Erdoğan’a gönderilen memorandumda yukarıdaki sözlerle dayatılıyordu. Paflagonia adı verilen projede ise aynen şöyle deniliyordu: “Amacı ulusal devletlerin iç federasyonunu gerçekleştirmek olan, politik bir fenomen geliştiriliyor. Globalizeleşme ve kimliği arama çalışmaları aynı paralelde seyreden iki muhakemeyi birleştiriyor. Orijinin bulunması, kişinin bölgeler ve devletler üstü bir kimlik kazanması olarak yorumlanıyor ve temelinde kişinin birçok ülkenin yurttaşıymış gibi düşünmesi fikrine ulaşılıyor. Sonuçta, en ideal biçimine, çoklu kimlik noktasına dönüşüm sağlanıyor.” “Köklere Dönüş Projesi” dosyası ile birlikte dağıtılan haritaya göre, şehir devletlerinden oluşacak federe devletlerin adları da belli: Trakya, Bitinya, Misiya, Lidya, Karya, Likya, Pamfilya, Firikya, Kilikya, Kapadokya, Galatya, Paflagonya, Pont, Ermeniya, Antakya, Mezopotamya... *** İşte Türkiye’yi yönetenlerin önemli bir kısmının teslim olduğu proje, bu projedir. Haçlılar bu defa silâhsız geldiler, orduyu da dağıtmak üzere olduklarına inanıyorlar ki artık Türkiye’nin küçük devletlere bölünmesini seslendirebiliyorlar! Bir taraftan Büyük Kürdistan konferansı toplanıyor, diğer taraftan Türkiye’nin küçük devletlere bölünmesi tartışılıyor! Türk halkının AKP tarafından dini duyguları istismar edilerek sürüklendiği uçurum, parça parça olmak sonucunu getirir. Erdoğan, neden Türk Milleti kavramını unutturmaya, sadece vatandaşlığı öne çıkarmaya çalışıyor ve 36 etnik gruptan bahsediyor acaba? Sürmeli’nin gündeme taşıdığı projeden ne farkı var bunun? Fakat Kürtlerin görmediği gerçek, o haritadaki devlet adlarından da anlaşılıyor: Türkiye’den Türkleri silmek isteyenlerin, Kürtlerin adına bile tahammülü yoktur. Türk varsa Kürt de var olur. Bunu unutmasınlar!
ARSLAN BULUT-YENİÇAĞ