YASEMİN ÇONGAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YASEMİN ÇONGAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2010 Cumartesi

YASEMİN ÇOKGAR MASON'UN BAYRAM YAZISI


AMA ÖNCE EŞİNİ TANIYALIM:



İşte Yasemin Çongar’ın eşi Chris Mason’un okulundan kaldırılan ilginç biyografisi:
M. Chris Mason

Senior Research Fellow/Kıdemli Araştırma Görevlisi/Üyesi
M. Chris Mason, Afganistan, Pakistan ve Hindistan tarihi ve etnografyası konularına odaklanan Kültür ve Çatışma İncelemeleri’nde görev yapan bir Kıdemli Araştırma Görevlisi’dir. Bay Mason Haziran 2001’den başlamak üzere dört yıl süreyle Dış İşleri Bakanlığı’na bağlı Siyasal Askeri İşler Bürosu’nda Afganistan Siyasa Görevlisi olarak görev yapmış, Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’nden (ISAF), Silahsızlandırma Programı (DDR) ve Afgan Ulusal Ordusu’na (ANA) kadar pek çok alanda ABD güvenlik politikaları geliştirmiş emekli bir Dış İşleri görevlisidir.
Bay Mason, Dış İşleri Bakanlığı’nda görevli iken, Afganistan’da farklı grup ve aşiretler ile bunların yerlerinin belirlenmesine ilişkin bir takım gizli projelerde istihbarat topluluğuyla yakın çalışma içinde olmuştur. Kendisi, Dış İşleri’nde söz konusu ülkenin (Afganistan’ın) tarih, kültür ve etnografya uzmanı olarak kabul görmüş ve CIA’nin Paştun Kızıl Hücresi’nde görev almıştır.
Bay Mason 2005’te, Pakistan sınırındaki İl Yeniden Yapılandırma Takımı’nda (PRT) Siyaset Görevlisi olarak çalıştı. Bölgedeki ABD hükümetine bağlı tek kıdemli sivil görevli olarak, bölge valisi ve ABD Ordusu manevra elemanlarıyla geniş bir alanı gezmiş ve bölge çapında Şura toplantılarının ve binlerce Afgan’ın katıldığı konuşmaların düzenlenmesine katkıda bulunmuştur. Bu tur öncesinde Bay Mason, Ocak 2002’den başlamak üzere, güvenlikle ilgili çeşitli projelerle ilgili olarak, Afganistan’ı sık sık ziyaret etmiştir.
Bay Mason, şu anda aynı zamanda, Washington’da Gelişmiş Güvenlik İncelemeleri Merkezi’nde Kıdemli Görevli’dir ve Virginia, Quantico’da Donanma Gelişmiş Kültür Öğrenimi Merkezi (CAOCL) Güney Asya Masası Görevlisi olarak hizmet vermektedir; kendisi Virginia’da, Donanma sınıfları için Afganistan’a ilişkin sınıf programı ve uzaktan öğrenim programları geliştirmiş ve Afganistan Harekatçısının Kültür Rehberi’ni yazmıştır; bunlara ek olarak, Afganistan’a gönderilen Denizciler’i eğitmektedir. Bay Mason, Ulusal Savunma Üniversitesi, Ortak Özel Operasyonlar Üniversitesi, Fort Bragg, RAND, DynCorps’ta ve Donanma Lisansüstü Okulu’nda Afganistan’da etnografya ve isyana karşı koyma konularında dersler vermektedir.
Bunlara ek olarak, Bay Mason Rochester Institute of Technology’de (RIT) Güvenlik İncelemeleri Master Programı (MSS) için İsyana Karşı Koyma dersi ve Afganistan’a gönderilecek askeri personele eğitim veren (ABD ordusunun gezici) Liderlik Geliştirme ve Sürdürülebilir Barışı Koruma Eğitimi (LDSEP) programı dahilinde Afganistan tarihi, kültürü ve Taliban üzerine dersler vermektedir.
1990 yılında Yurt Dışı Hizmetleri’ne katılmadan önce, Bay Mason 1977-1979 yılları arasında Güney Amerika’da Barış Gücü gönüllüsü olarak, 1981-1986 arasında aktif görevde donanma subayı olarak, topçu subayı (USS John Young, DD973), ileri gözetleyici (12. Donanma Alayı, 2. Tabur) ve deniz topçu ateşi subayı (2. ANGLICO Airborne). M. Chris Mason, Donanma Uzman Paraşütçü Madalyası, Donanma Başarı Madalyası, Kore Savunma Madalyası, İnsani Hizmet Madalyası, Zimbabve Ordusu Paraşüt Nişanı, ABD Dış İşleri Üstün Şeref Madalyası ve başka nişanlarla ödüllendirilmiştir. Carnegie Mellon Universitesi’nden lisans, Donanma Üniversitesi’nden Askeri Eğitim’de yüksek lisans dereceleri almıştır ve şu anda Washington’da, George Washington Üniversitesi’nde Güney Afrika Tarihi doktorası üzerinde çalışmaktadır.
Culture & Conflict Review Makaleleri:
Alınmamış dersler, Cilt.1, No. 2, Aralık 2007.
Diğer Yayınlar:
Terörizm, Ayaklanma ve Afghanistan (PDF) -Thomas H. Johnson ve M. Chris Mason, 21. Yüzyıl’da Terörizme ve Ayaklanmaya Karşı Savaş, Uluslararası Perspektifler, Cilt 2. Kaynaklarla ve Kolaylaştırıcılarla Savaşmak, yay. James J. Forest, Praeger Security International, 2007.
Taliban’ı ve Afganistan’da Direnişi Anlamak. (PDF) (Text formatı) -Thomas H. Johnson ve M. Chris Mason
Orbis: A Journal of World Affairs 51, Cilt. 1, 20072006
************
YASEMİN ÇONGAR MASON
YA DA

Seksen yedi yıl sonra, hâlâ vatandaşlarının tümünün kendisini eşit hissetmesi için gerekli koşulları sağlayamamış bir cumhuriyetin kuruluşu kutlanıyor bugün.

Türk’sen, Sünni’ysen, dindar değil “laik”sen eyvallah, bu cumhuriyetin birinci sınıf vatandaşı olma şansın var...

Zira bu en temel şartları yerine getirenler için, ideolojik yükümlülüklerin ifasına kalıyor iş.

Onlar da basit zaten; varlığını Türk varlığına armağan edeceksin, “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” diyecek ve bunu dediğin için mutlu olacaksın, “Atam izindeyiz” lafının “Kemalizm’den izne ayrılmak” olarak yorumlanamayacağını bilip, Atatürkçü Düşünce Sistemi’ne biat edeceksin; kadınsan giyiminle kuşamınla örnek bir “cumhuriyet kızı” olacaksın; erkeksen “her Türk gibi asker doğduğunu” ve vakti gelince ölmeye, öldürmeye gideceğini, nitekim söz konusu vatansa vicdanın teferruat olduğunu unutmayacaksın vesaire vesaire...

Yok, bunları yapmıyorsan, anti-kemalistsen, milliyetçi değilsen, demokrasi diye tutturmuşsan, vicdani retçiysen, solcuysan, özgürlükçüysen işin zor...

Ve eğer, Rum’san, Ermeni’ysen, Yahudi’ysen, Alevi’ysen, Kürt’sen, başörtülüysen, geçmiş olsun, zira bizatihi kimliğin bu cumhuriyetin “birinci sınıf” vatandaşı olarak kabul görmene uygun değil senin; bu devletin topraklarında kendini tam anlamıyla eşit hissetmen seksen yedi yıl sonra hâlâ imkânsız.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı bu duygularla idrak ederken, bu anlamlı günde cumhuriyetin o “kutsal” doğum belgesine de bir bakalım diyorum ben.

Bize okulda, bir Nutuk’a “kutsallık” atfetmemiz öğretildi zira, bir de bu belgeye; yani Lozan Antlaşması’na.

Ama her ne hikmetse, Lozan’da ne yazdığını pek öğretmediler.

Sonuç ortada...

Lozan’ın gereklerini bile yerine getirmeyen bir devlet Türkiye Cumhuriyeti; ama çoğumuzun gıkı çıkmıyor.

KCK Davası bunun en son örneği...

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanıkların anadilde savunma talebini reddetmesi açık bir Lozan ihlaliydi; Cumhuriyet’in mahkemesi, Cumhuriyet’in doğum belgesinin hükümlerini çiğnedi...

Ne oldu?

Sağır edici bir sessizlik.

Diyarbakır’daki Taraf muhabiri Helin Alp, o sessizliğe teslim olmayanlardan biriyle konuştu bugün.

KCK Davası’ndaki sanık avukatlarından Tahir Elçi’nin Helin Alp’e, “anadilde savunma hakkının engellenmesinin, sadece vicdana ve adalet duygusuna değil, Lozan’a, Avrupa Konseyi’nin Bölgesel ve Azınlık Dilleri Şartı’na, AGİT’in Oslo Tavsiyesi’ne de aykırı olduğunu” anlattığı söyleşiyi mutlaka okuyun.

O söyleşide Elçi’nin değindiği ama ayrıntısını vermediği madde son derece açık.

Lozan’ın 39. maddesinin son iki paragrafı, yani dördüncü ve beşinci fıkraları aynen şöyle: 

“Türkiye vatandaşlarından hiç birinin gerek özel ya da ticari ilişkilerde, gerek din, basın veya her türlü yayın hususunda ve gerek genel toplantılarda herhangi bir dili serbestçe kullanmasına karşı hiçbir kayıt koyamayacaktır.
 

Resmî dil mevcut olmakla birlikte, Türkçeden başka bir dil konuşan Türk vatandaşlarına mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri için uygun kolaylıklar gösterilecektir.”


Türkiye Cumhuriyeti, seksen yedi yılda, bu paragraflardan ilkini kaç kere ihlal etti dersiniz?

Bayram tebriklerini Kürtçe yazdı diye; Q, W, X gibi çok tehlikeli harfleri kullandı diye yargılananlara sorun bence...

Kürtçe şarkının, Kürtçe derginin, Kürtçe televizyonun “suç” olduğu zamanları hatırlayın, kaç yılın bu yasaklarla geçtiğini hesaplayın...

Kürtçeden başka dil bilmeyen anasıyla “Türkçe” konuşmak zorunda bırakılan mahkûmları düşünün...

Ya ikinci paragraf; “kutsal” Lozan’ın 39/5. maddesi yani?

Diyarbakır’da, seksen yedi yıllık cumhuriyetin adaletini temsil eden mahkeme, daha on bir gün önce, bu maddeyi açıkça ihlal etmedi mi?

KCK sanıklarının anadilde savunma yapmasına karşı çıkmak, “Türkçeden başka bir dil konuşan Türk vatandaşlarına mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri için uygun kolaylıklar gösterilecektir” hükmünün neresiyle bağdaşıyor?

Bu maddenin lafzı da, ruhu da açık değil mi?

“Resmî dil bulunmasına rağmen” vurgusuyla, “resmî dairelerde resmî dil kullanılır” kuralına açık bir istisna getirilmiyor mu?

Bu maddede, “azınlık” tanımı ayrıca yapılmazken, “Türkçeden başka bir dil konuşan” sözüyle, “anadili Türkçeden başka bir dil olanlar”ın kastedildiği aşikâr değil mi?

Ama siz gelin de bunu, seksen yedi yıllık cumhuriyetimize anlatın.

Kimliğini “makbul” saymadığı vatandaşlarının haklarını çiğnemekten seksen yedi yıldır vazgeçmeyen bir cumhuriyetin adaletini temsil eden mahkemeden ne beklenir?

Adeta kutsadığı Lozan’ın bile gereklerini yapmaktan imtina eden bir devlete ne denir?

Doğum günü kutlu olsun. 
taraf

Burası Türkiye ve saat 02,02.Bu iki yazının ışığında yanınızda yatan eşinizi yada kendinizi,yada akrabalarınız hakları gasp edilmiş bir azınlık olarak görebilirsiniz.Yada sa Yasemin Çongar Moson hanımı dinleyerek Cumhuriyetin 87. yılında ondan ve kurucularından nefret edebilirsiniz.Yada kendinize CİA'dan bir koca yada hanım bula bilirsiniz.O zaman her şey çok daha kolay olur.MASON ailesi öyle istiyor.
Not:Yasemin Çongar MASON'un yazısına cevap bu kadar değil tabi ki.Bu sadece aktarmak için.

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

18 Eylül 2010 Cumartesi


KANLA YIKANMAK 

Bu sabah erkenden kalktım. Yüreğimde Hakkâri saldırısının acısıyla. Bu rezil pkk saldırısının deşifre olduğu bu gün acaba Taraf ne yazacak diye ilk onu açtım. Köşesinden çıtı-pıtı ,sarı saçlarıyla gülümseyen Yasemin Çongar’a baktım. Polis tarafından takip edilen KCK üyesi bazı BDP'liler olay bölgesindeki milisleri arayarak provokasyon talimatı verdiğinin ve teknik takibe takılan telefon görüşmesinde "BIRAKILAN ASKER ÇANTASINI ÖN PLANA ÇIKARIN, PROVOKASYONU SAHİPLENİN!" dediğinin deşifre olduğu bu gün herhalde bu konuyu es geçer, yazamaz diye düşündüm. Ama yazmıştı.
“Yeni bir gün, yeni bir gün gibi başlamaz bazen; daha ilk saatlerinde eskir. Bazı sabahlar ölüm, güneşin her doğuşta yenilediği hayat vaadini hissetmemize fırsat vermeden gelip yerleşir içimize. Bu duyguyu, en iyi, savaşın hükmettiği toprakların insanı bilir.”  diye şiirsel bir üslupla başlıyor güzeller güzeli Yasemin yazısına. Bu kez insanlık onurunu öne çıkaracak, terör örgütünü kınayacak diye düşünürken satırlar akıp gidiyor gözlerimden.
Maalesef yine yok.
Maalesef  yok.
Maalesef insan olmanın onuru, şerefi hizmet edilen çıkarlar uğruna güzel yüzler, şiirsel cümleler arkasına saklanmış kin kusmakta,hedef saptırmakta.
Şiir yazar gibi ihanet bu olsa gerek.
Mayını koyanlar 9 can aldı belki, ama bu yazı ben dahil bir çok canın yarısını aldı. Genç cıvıl cıvıl beyinlerin içerisinde yumurtalarını bırakan bir kurt gibi.Bu kurdun yediği beyinler kim bilir kaç dokuz can alacak ileride.
Hani gerilim yüklü filmlerin ana temasıdır. Genelde bir bayan günün yorgunluğunu atmak için ılık bir duş almak ister. Duşunu açar, gözlerini yumar. Ilık suyun yüzünden ,saçlarından vücuduna süzülüp ayaklarından akışını gösterir kamera.Sonra o an gelir ve eldeki kayganlığı hisseder güzel bayan gözlerini açar.Kıpkırmızı akan sıvının dehşetiyle kendini atar dışarıya.Bunlar kurgulanmış,insanların adrenalin seviyesini yükselmek için yapılmış ucuz filmlerdir.Film bitiminde “ohh iyiki filmdi” der kapatırız geceyi.
Ama bu yazı aynı sahnede zevk alan bir bayan canlandırdı.
Bu ilkinden çok daha korkunç. Maalesef ama maalesef tamamen gerçek.
Sevgiyle kalın ve siz su ile yıkanın.
Kelimesine dokunmadan veriyorum:

YETER Kİ KONUŞULMASIN!
Yasemin Çongar

Yeni bir gün, yeni bir gün gibi başlamaz bazen; daha ilk saatlerinde eskir. Bazı sabahlar ölüm, güneşin her doğuşta yenilediği hayat vaadini hissetmemize fırsat vermeden gelip yerleşir içimize. Bu duyguyu, en iyi, savaşın hükmettiği toprakların insanı bilir
Dün böyle bir gündü. Hakkâri’de, Geçitli Köyü’ne giden yolda, sabahleyin, bir minibüsün geçişi sırasında meydana gelen patlamada dokuz yolcu öldü, dört de yaralı var. Ölenlerden bazıları kadın. Yaralılardan biri üç yaşındaki Sudenaz, diğeri henüz on bir aylık bir bebek olan Zeynep.

DERİN ACI VE ACUL AÇIKLAMALAR

Dün sabah, Hakkâri’deki katliamın kör hedefi olan herkes masum. Dün sabahtan kalan duygu ise, derin bir acı, şiddetli bir öfke ve en iyi kirli bir savaşın hükmettiği toprakların insanının bildiği bir soru: Bu alçaklığı kim yaptı? Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın ilk açıklamaları, saldırıyı PKK’ya malettiklerini, bunun örgütün sivillere yönelik bir eylemi olduğundan kuşku duymadıklarını gösteriyordu."Terör şüphesiz ki belli bir bedel ödettiriyor ama bu bedel de karşılıksız kalmayacak" diyordu Erdoğan... "Türk ve dünya kamuoyu önünde terör örgütünün amacının ne olduğunu, terör örgütünün hangi unusurları nasıl kullandığını göstermesi açısından acı olaylardan biri olarak görüyorum" diyordu Gül. Oysa gün içindeki gelişmeler, bu resmî açıklamaların biraz fazla “aceleci” olduğunu düşündürtüyor insana.

İYİ ÇOCUKLARIN İŞİ OLABİLİR

Nitekim örgüt cephesinden farklı bilgiler geldi. Yakın geçmişte, sorumluluğunu üstlenmeye pek de heveskâr olmadığı saldırılar sonrasında günlerce sustuktan sonra hakikati yarım ağızla söyleyen, Ramazan’da sahur vakti bir imamı katlettiğinde ise sessizliğini hiç bozmayan "Saldırıyla hiçbir ilgimiz yok. Bu saldırı, kontra eylemidir, alçaklıktır" dedi. Hakkâri’deki gazeteciler de, bölgeye hâkim olan şüpheyi, "Saldırının arkasında devlet var" diye aktardılar bize. Üstelik bu kez, sadece karanlık yılların acı tecrübeleri beslemiyordu bu şüpheyi... Mayının patlatıldığı alanın yüz metre ötesinde bulunan çantadaki MKE yapımı mühimmat ve diğer askerî malzeme, minibüsü havaya uçuran bir “devlet görevlisi”ne ait olabilirdi. Patlamanın tanıkları, oradan kaçan adamlar görmüşlerdi; askeriyenin bölgeye hemen gelmesine rağmen operasyon yapmamasına şaşırmışlardı...
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da, eski Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın, devletin suçüstü yakalandığı Şemdinli baskınını yapan askerler için kullandığı “iyi çocuklar” sözüyle yorumladı saldırıyı: "Orada ciddi deliller bırakılmış, bunların incelenmesi lazım. Şemdinli'ye benziyor mu, ardında iyi çocuklar var mı? Bu olay aydınlatılırsa Ergenekon'un hâlâ canlı olduğu, faaliyette olduğu görülecektir"

GİZLİ GÖRÜŞMEYİ ÖNLEMEK İÇİN

Demirtaş ayrıca, Hakkâri saldırısının, BDP yönetimi ile Başbakan Yardımcısı Çiçek ve Adalet Bakanı Ergin arasında dün yapılması planlanan görüşmeyi engelleme amacı taşıyabileceğini vurguladı. Ve tabii, amaç gerçekten buyduysa eğer, o amaca ulaşılmıştı. Saldırı üzerine, bakanlarla BDP arasındaki randevu iptal edildi. "Bu görüşmeden sadece bizim telefonlarımızı dinleyen haberdardı" demeyi de ihmal etmedi Demirtaş... Görüşme gerçekleşseydi, gündemdeki ana konu PKK ateşkesinin uzatılması olacaktı. Acaba bu görüşmenin gerçekleşmemesini, ateşkesin uzamamasını, şiddetin yeniden tırmanışa geçmesini isteyen birileri, çareyi, sabah vakti Hakkâri’nin yollarına mayın döşetip masum insanların canını almakta mı bulmuşlardı?

HÜKÜMET SORUMLUYU BULMALI

Ergenekon zihniyetinin uzantıları, devlet içinde de, örgüt içinde de var. Savaşın devamını sağlamak için şike karakol baskınlarından, kalleş pusulardan ve Hakkâri’dekine benzer katliamlardan medet umacak kadar vahşileşmiş bir güç, kâh devlet kâh örgüt adına hareket etse de, hep aynı amaca hizmet etti bu memlekette. Yeter ki silahlar susmasın, yeter ki konuşulmasın... İstedikleri hep bu oldu ve Güçlükonak’tan Şemdinli’ye, Dağlıca’dan Reşadiye’ye bu amaca hep ulaştılar.
Referandum, Ergenekon zihniyetinin devletten tasfiyesini kolaylaştıracak bir sonuç verdi. Referandum, ateşkesin devamını konuşmayı, barış için daha cesur adımlar atmayı mümkün kılacak bir güven yükledi hükümete. 12 Eylül 2010, Türkiye için “yeni bir gün” oldu, yeni bir hayat vaadi getirdi. Bu ortamda, üstelik tam da BDP ile hükümetin bakanları arasında, ardından Ahmet Türk ile Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında görüşmeler planlanırken, savaşın karanlık eli de boş durmadı ama; ölümü getirip kalbimize, aklımıza yerleştirdiler yine.
Şimdi bölgede acının daha da derinleşip öfkenin yeniden kabarmasını mı seyredeceğiz? “Yeter ki konuşulmasın” diyenlere sessiz mi kalacağız? Hükümet buna izin vermemeli; Hakkâri soruşturmasını en üst düzeyde ciddiyetle yürütmeli; Erdoğan, bir yandan, bakanlarını bölgeye göndermeli, diğer yandan, kendisini Kürt siyasetçileriyle konuşma fikrinden vazgeçirmek isteyenlere inat, Ahmet Türk’le buluşmalı. "Delillere baksınlar" diyor Demirtaş, çok haklı. Katliam yerinde bulunan çantayı incelesinler, patlayan mayının izini sürsünler. Dün Yıldıray Oğur’un “balıkçı” dostunun ısrarla önerdiği üzere, patlama saatinde bölgeye giden araçları bir bir saptasınlar, hepsini incelesinler...
Başbakan Erdoğan, eğer gerçekten isterse, Geçitli Köyü katliamının ikinci bir Şemdinli utancına dönüşmemesini sağlayabilir bence. Bunu istememesi için bir neden olabilir mi? Bu isteğin gereğini yapacak cesareti yok mu? Yüzde 58’den sonra, o cesareti hâlâ bulamaması mümkün mü hakikaten?

16 Temmuz 2010 Cuma

 TARAF EN SONUNDA İTİRAF ETTİ: "GAZETE, BAŞBAKAN TARAFINDAN DESTEKLENİYOR"

Taraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yasemin Çongar, "Gazete, Başbakan tarafından destekleniyor" dedi. Çongar, Amerika'nın en büyük radyosu olan Ulusal Halk Radyosu'na konuştu. İşte Yasemin Çongar ve Murat Belge'nin Tayyip Erdoğan'ı ve polis içindeki güçleri ihbar niteliğindeki sözleri...
Amerika'nın en büyük radyo kanalı Ulusal Halk Radyosu, 30 Haziran tarihinde Taraf gazetesini ve Ergenekon iddialarını ele alan bir program yaptı. Radyonun muhabiri Julia Rooke (Culya ruuk), yaklaşık 5 dakika süren programı İstanbul'a gelerek hazırladı.
Amerika'nın Ulusal Halk Radyosu, kısa adıyla NPR'nin internet sitesinden duyurduğu programın sunuşunu şöyle yapıyor: "Julia Rooke, bu küçük gazetenin gücünü kimden aldığını ve arkasında kimlerin durduğunu bildirecek".
Bu sunuşun ardından programa geçiliyor. Taraf gazetesinin Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Yasemin Çongar, arkalarında kimin olduğunu söylüyor. Julia Rooke, Çongar'ın sözlerini şöyle aktarıyor:
"Yasemin Çongar Taraf'ın yayınladığı bilgileri anlatıyor. Ve şunu ekliyor; gazete başbakan ve devlet istihbaratının başındakiler tarafından destekleniyor, cesaretlendiriliyor."
Yasemin Çongar bu sözlerle, bir itirafta bulunmanın ötesinde Tayyip Erdoğan'ı da ihbar etmiş oluyor.
Taraf yazarlarından Murat Belge de, Ergenekon sürecine hizmet eden sözde haberlerin kaynağını anlatmaktan çekinmiyor. Julia Rooke'a konuşan Belge, şunları söylüyor:
"Bana göre tüm bunlar savcı tarafından polise aktarılan ve o kanal ile bize ulaşan bilgiler, sadece bize değil diğer yayınlara da ulaşıyor. Fakat Taraf, diğerlerinden daha fazla şey yapıyor."
Amerika'nın Ulusal Halk Radyosu muhabiri Julia Rooke, Hürriyet yazarı Cüneyt Ülsever'le de görüşmüş. Yasemin Çongar ve Murat Belge'nin aksine Cüneyt Ülsever Ergenekon iddialarına inanmadığını söylüyor. Julia Rooke, Ülsever'in sözlerini şöyle aktarıyor:
"Sözde "Balyoz Darbe Planı"nın uydurma olduğunu O da kabul ediyor. Taraf'ın muhbir diye nitelendirdiklerinin yalnız olduğu fikrine inanmıyor. Bu muhbirlerin iyi organize edilmiş bir tezgahın bir parçası olduklarını söylüyor."
Julia Rooke'a konuşan Ülsever, şunları söylüyor:
"Dini gruplar 30 yıldır askeriyenin başına kendi adamlarını getirmeye çalışıyorlar, bununla da kalmıyorlar; polis departmanlarına, İçişleri Bakanlığı' na da kendilerini temsil eden kimseleri koymaya çalışıyorlar."


kaynak:
http://teomankaiser.blogspot.com/2010/07/balyoz-basbakan-erdogana-patladi.html

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

8 Şubat 2010 Pazartesi

ÇONGAR’IN EŞİ BALYOZCU ÇIKTI
Yasemin Çongar’ın eşi Chris Mason’un CIA ajanlığı iddiası günlerdir tartışılıyor.
Mason’un görev aldığı okulda yayınlanan biyografisinde şu ifade dikkat çekiciydi: “CIA’nin Paştun Kızıl Hücresi’nde görev almıştır.”

Bu ifadelerle Mason, CIA için çalşıtığını kabul ediyordu.

Peki, CIA’nın kızıl hücresi (red cell) için çalışan Mason’un görev aldığı bu hücre ne iş yapıyor?
Bunun ayrıntılarını David E. Kaplan’ın US News’e yazdığı “The inside story of how a band of reformers tried--and failed--to change America's spy agencies” başlıklı uzun çalışmasından öğrenmek mümkün.

Kaplan yazısında Red Cell’in 11 Eylül saldırıları sonrasında kurulduğunu anlatıyor. Buna göre 11 Eylül saldırıları ABD’nin alışılagelmiş güvenlik anlayışının çaresizliğini gösteriyordu. Uçakta yolculuk eden eylemcilerin yaptığı bu eylem CIA’nın akıl yoluyla acze itilebileceğini gösteriyordu. O güne kadar düşünmedikleri bu tür eylemlere hazırlıklı olabilmek için uçuk fikirler üreten bir hücre oluşturuldu.
Bu hücre haftada iki kez toplanıyordu. Toplantılarında kırmızı çerçeveli raporlar hazırlayan yapı, raporlarında düşünce sınırlarını zorluyordu. Kaplan’ın “sapıkça ve ürkütücü” bulduğu senaryoların içinde İran’ın vurulması dahi vardı.

İşte Çongar’ın eşi Mason’un CV’sinde çalıştığını söylediği kızıl hücre böyle çalışıyordu. Ancak Genelkurmay’da üretilen felaket senaryolarını haber yapan Taraf Gazetesi ABD’nin uygulamaya koyduğu bu senaryoları göremedi.

Odatv.com 



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

6 Şubat 2010 Cumartesi


CIA'nın "Peştun Kırmızı Hücre" Exposed


Türkiye'de Skandalı: Yasemin yılanbalığı, Chris Mason ve CIA

Türk basınında spekülasyonlar ile dolu olan bir eski ABD Deniz Kuvvetleri ve kim Yasemin Çongar ile evli olan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, bir kez Türk gazetesiMilliyet ve Washington bürosu şefi ve şimdi Taraf ile ilişkisi, bir CIA ajanıdır. Ana kanıt bir iki Nisan 2002 makale tarafından sağlanmıştır bağlantı olduğu yılanbalığı Dışişleri Hizmet Dergisi, içinde o "FSO Chris Mason evli olma olarak kendini tespit yayınlandı.
Bay Mason, o, Akşam Gazetesi için, kategorik iddiaları Oray Eğin tarafından onun hakkında orijinal 2 Şubat 2010 makalede yapılan inkar yazılmış gibi görünüyor.Özellikle, Bay Mason bildirildi şimdiye kadar, ya da ilişkili olan CIA veya RAND Corporation olarak iddia edilen makalede, tazminat aldıktan yalanladı. Kendisinin Afganistan'da bir akademik ilgi ile emekli bir diplomat olduğunu ve Akşam Gazetesi onların yanlış ve asılsız iddiaları geri talep etti, süre kağıt karşı diğer yasal işlemler için sağ ayrılması devletler.
Bu da ancak doğru olabilir onun kamu özgeçmiş gösterir gibi, o olduğu gibi görünüyor ve yakın ABD istihbarat topluluğu ile iş ilişkileri bulunmaya devam ediyor. O düzenli Müşterek Özel Operasyonlar Üniversitesi de, Naval Postgraduate School, Milli Savunma Üniversitesi konferans ve iddia Fort Bragg Özel Operasyon Merkezi, Fort Carson, Fort Drum ve diğer askeri mesaj olarak öğretmektir.
Her ne kadar onun özgeçmiş artık Deniz Enstitü web sitesinde görünür, Chris Mason araştırma, yayın ve danışmanlık çalışmaları hala fazlasıyla üzerinde belgelenmiştir. Örneğin, "Senior Research Fellow NPS ve Dışişleri Servis Görevlisi Chris Mason emekli" rapor olduğu Güney Afganistan, 25-27 Ağustos, 2009, hangi ABD Korgeneral McChrystal ve katıldı yılında Kültür ve karşı-Doğum Konferansıele sahip olmak canadian Brig. Gen Daniel Menard ve bir düzine onun Müşterek Görev Gücü-Afganistan üst subaylar; Mason bildirildi "Peştun kültürü kullanarak stratejik avantaj için" bir sunum yaptı.
Kolayca Chris Mason's arka plan, çıkarları kamu aşağıdaki bilgileri, faaliyetleri ve Naval Postgraduate School Milli Savunma Üniversitesi (ve) faiz biridir: 
Chris Mason 
Kıdemli E-posta: Chris c4ads de mason dot dot org
Bay Mason ABD hükümetinin bir Deniz Subay ve Dış Hizmet Görevlisi olarak 23 yıl görev yaptı. 2001 2005 yılları arasında bir politika memuru Afganistan Interagency Operations Group Dışişleri Bakanlığı ve en son siyasi subay olarak İl İmar Ekibi Paktika ilinde görev almıştı. O düzenli olarak Afganistan ve karşı-Doğum Müşterek Özel Operasyonlar Üniversitesi'nde dersler Deniz Lisansüstü Okulu ve Milli Savunma Üniversitesi, ve Afgan tarih, kültür öğretir ve askeri personel Afganistan'a Fort Bragg Özel Operasyon Merkezi, Fort Carson, Fort de dağıtmak için etnografya ve diğer askeri mesaj Drum. O, bir Yüksek Lisans Askeri Çalışmaların tutar ve George Washington Üniversitesi Tarih doktora aday. [Kaynak]
Önceki Bay Mason Çalışmalar Kültür & Çatışma için Programı ile, Naval Postgraduate School Monterey, Kaliforniya'daki Kıdemli Araştırma Görevlisi oldu.Aşağıda yayınlanmıştır http://www.nps.edu/programs/ccs/Mason_bio.htmlGoogle'ın önbellek içeriği, aynı zamanda Fikriyet tarafından yeniden yapılmış olduğunu. Olarak 14 Ocak 2010 14:26:20 GMT belirdi Bu sayfanın bir enstantane, Naval Postgraduate School web sitesinde, bir; sayfası o zamandan beri kaldırılmış görünüyor-bu farkedilmeden Fikriyet tarafından geçmez bir gerçek.

M. Chris Mason

Senior Research Fellow

M. Chris Mason Kıdemli Araştırma Görevlisi Çalışmalar Kültür & Çatışma için Programı ile tarih ve Afganistan, Pakistan ve Hindistan etnografya üzerinde duruluyor. Bay Mason emekli Yabancı Servis Görevlisi olan Afganistan Politikası Subayı olarak Bürosu Siyasi Askeri İşler için Dışişleri Bakanlığı'nın Haziran 2001'de başlayan dört yıl görev yaptı, Afganistan ABD güvenlik politikası geliştirilmesi, Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü (ISAF) arasında değişen bir , Silahsızlanma Programı (DDR) ve Afgan Ulusal Ordusu (ANA) için.
Dışişleri Bakanlığı bulunduğu sırada, yakından sınıflandırılmış projeler aşiret haritalama ve Afganistan'ın kabileleri içeren bir dizi istihbarat topluluğu ile çalıştı. O tarih, kültür ve ülkenin etnografya ve CIA'nın sunulan tarihinde Dışişleri Bakanlığı uzman kabul edildi Peştun Red Cell.
2005 yılında Siyasi Subayı olarak İl İmar Ekibi (PRT) Doğum Paktika İli Pakistan sınırında görev yapmıştır. Üst düzey ABD hükümeti ilinde sivil olarak, yaygın eyalet valisi ve ABD Ordusu manevra unsurları ile seyahat binlerce çekici Afgan konuşmalar ve Shura (büyükleri) il genelinde toplantılarında bir. o tur öncesinde, daha önce Bay Mason sık Afganistan'a, Ocak ayında, güvenlik çeşitli projeler ilgili 2.002 başında yolculuk vardı.
Merkezi İleri Savunma Araştırmaları Washington DC de O, şu anda da bir kıdemli ve hizmet Marine Corps Merkezi Gelişmiş Kültür Öğrenme (CAOCL için) Quantico, Virginia, burada Marine Corps geliştirilen Güney Asya Danışma Görevlisi olarak için 'sınıf programı ve mesafe-Afganistan için eğitim programları öğrenme, Afganistan Deployer Kültür Kılavuzu yazdı ve Deniz Afganistan'a konuşlandırmak trenler.
Bay Mason şu etnografya ve Afganistan'daki karşı ayaklanma üzerine Milli Savunma Üniversitesi'nde ders Müşterek Özel Operasyonlar Üniversitesi, Fort Bragg, RAND, DynCorps ve Deniz Yüksek Lisans Okulu.
Ayrıca, o, Yüksek Güvenlik Çalışmaları (MSS) için karşı-bir ders Rochester Institute of Technology (RIT) de programı öğretir ve Afganistan tarih, kültür ve Taliban'la ABD Ordusu seyahat Liderlik Geliştirme ve Eğitim İçin Sürdürülebilir Barış için dersler olan askeri personel Afganistan'a konuşlandırılması trenler (LDESP) programı.
Önce 1990 yılında Dışişleri Hizmet katılmadan, Bay Mason 1981-1986 den aktif görev 1977-1979 ve deniz subayı Güney Amerika'da bir Barış Gücü gönüllü olarak, bir topçu subayı olarak turlar ile servis (USS John Young, DD973), ileri gözlemci (2d Taburu 12. Deniz) ve bir deniz subayı ateş (2d ANGLICO Havadan). O Navy Master paraşütçü kanat, Deniz Kuvvetleri Başarı Madalyası, Kore Savunma Madalyası, İnsani Hizmet Madalyası, Zimbabwe Ordu paraşüt kanatlı, Dışişleri Bakanlığı Kazanılan Üstün Şeref Madalyası ve diğer ödüller. O Carnegie Mellon Üniversitesi, yüksek lisans Çalışmaları Askeri de Marine Corps Üniversitesi'nden bir Lisans tutar, ve George Washington Üniversitesi Washington DC Güney Asya Tarihi şu anda bir doktora adayı.
Kültür & Çatışma DERLEMELER:
Diğer Yayınlar:
Malzeme burada meslektaşların eleştiri ve tartışma amaç için yapılır ve mutlaka Bölümü Deniz Kuvvetleri veya Savunma Bakanlığı görüşlerini yansıtmaz içeriyordu.
Aslında Bay Mason "CIA'nın Peştun Kırmızı Hücre" sunulan ilginç bir şey ()günlüğü. US News and World Report, David Kaplan da uzun (11 olarak bildirildi vardı sayfa) madde "Kırmızı Hücre" aşağıdaki gibidir:
Washington seçin politika yapıcıların masalarında ayıran kırmızı şeritler arazileri ile iki kez her hafta, bir üst gizli rapor."Kırmızı Hücre Called," bu aynı adla bir CIA biriminin iş, 9 / 11 saldırıları sonrasında kurmak "kutusuna dışında düşünmek etmektir." Bazıları gerçekten, hatta korkutucu wacky var, "diyor bir insider. "Bombardıman İran gibi." "Kırmızı Hücre", bir çok gerçek anlamda, Amerikan istihbarat topluluğu bugün kendini bulur bela sembolik olduğunu. Kendi raporları, ev eleştirmenler, bayat alıyorsanız söylüyorlar. "İşte genç kan çok," bir analist, "diyor ve değil yeterli ciro değil."
Bu arka plan gerçeğini Bay Mason "CIA Red Cell önemi olmadan değildir sunulan görmeyi kabul ışığında. Ayrıca, vahiy ki bir "Peştun Kırmızı Hücre" olarak Pashtuns üzerinde meşgul olmuştur kutusu "Bay Mason ve arkadaşları düşünme dışında ne tür" hakkında soruları yanıtlayan neydi? Eğer bombardıman İran Red Cell düşünürler için masadan, sonra kesinlikle Pashtunistan yaratmak değildi (ya da Pakistan balkanising) gündemi ya kapalı olmazdı.
Istihbarat topluluğuna Bay Mason yakın bağlantıları açıkça bir Jamestown Vakfı olay Waziristan ve Özbekler ( "") 6 Haziran 2007 tarihinde gerçekleştirilen Doğum: de onun konuşanın giriş ortaya spelt vardır
Dışişleri Bakanlığı bulunduğu sırada, yakından sınıflandırılmış projeler aşiret haritalama ve Afganistan ve FATA aşiretleri içeren bir dizi istihbarat topluluğu ile çalıştı ve CIA'nın Peştun Red Cell sunulan.
Giriş ayrıca Mart 2007'de Bay Mason Quetta, Peşaver ve Pakistan içinde federal Yönetilen Tribal Alanları (FATA) ziyaret ettiği ülkeler.
Son olarak, Türk basına daha fazla gibi görünüyor-özellikle bir Amerikan yılanbalığı için evlilik scandalising da, iddia edilen CIA bağlantıları olan, bir yandan, ve tartışmalı Taraf gazetesi onu konumu, diğer yandan; Taraf (1) olduğunu şüpheli Fethullah Gülen tarafından finanse edilen (Müslüman kendini yaşayan ılımlı bir gözlemci-Amerika Birleşik Devletleri'nde sürgünde), ve (2) sadık yanlısı olmakla suçlanan AKP (Adalet ve Kalk? nma Partisi, ya da Adalet ve Kalkınma Partisi, bir Cumhurbaşkanı ve Başbakan), ve (3) olmak anti-askeri. Bu türk dil aşina, günümüz yazar aksine için, aşağıdaki bağlantıları verilmektedir:
Kapsama türk Basında:
Ilgili posta:
  1. Kapıları Exposes Pakistan Hükümeti: Blackwater / Xe Pakistan olduğunu[Translate] UPDATE - sonrasında eden ...
  2. Afganistan: "karşı ayaklanma" Work [Translate] ABC News | yapma Tom A. Engin | By ...
  3. ABD Alış Tribal Loyalties Afganistan'daki [Translate] New York Times | Ruhullah Khapalwak ve By ...
  4. Hala Kansas: Amerikalılar Afganistan'da [Translate] "Dini tartışmalarda sık olacaktır. Say what you ...
  5. Ürdün Müslüman Kardeşler Eleştiri Hükümeti Irak'taki Wrong Side ve Üye Afganistan [Translate] BBC Monitoring COMTEX (yoluyla) | 6 Ocak 2010 Türkiye ... tarihinde olmak için
İlgili mesajlar size Ancak tarafından başka İlgili Plugin Mesaj getirdi.











"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."