ZEYNO BARAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ZEYNO BARAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2011 Pazartesi

CPD

GELİN ŞİMDİ İSLAMI TERÖRİST GÖREN TURUMANCU DANGERLERİN KOMİTE ÜYELERİNE YAKINDAN BAKALIM.
BURADA ÖZELLİKLE  İKİ İSİM VAR.AMİLTAY(LAR) IRAK’TA KÜRT POLİTİKASININ ETKİN İSMİ.YİNE ZEYNO BARAN.TANIMAYAN YOKTUR HERALDE.




Present Danger Komitesi Üyeleri
Hon. George Shultz , Devlet (eş-Başkanı) eski Bakanı 
R. James Woolsey , (co-Yönetim Kurulu Başkanı) Merkezi İstihbarat eski Müdürü
Morrie Amitay , Başkan Yardımcısı, Ulusal Güvenlik İşleri için Yahudi Enstitüsü 
Michael Auslin , Resident Scholar, American Enterprise Institute 
Zeyno Baran , Kıdemli Araştırmacı, Hudson Enstitüsü 
Mark Benson , Başkan, APCO Insight 
Ilan Berman , Başkan Yardımcısı, Amerikan Dış Politika Konseyi 
Hon. Bill Brock , ABD Senatosu eski üyesi 
Henry Cooper , eski Baş Müzakereci ABD, Cenevre Savunma ve Uzay Görüşmelerde 
Jack David , Kitle İmha ve Müzakereler Politikası Mücadele Silahlar Savunma eski Bakan Yardımcısı 
Candace de Russy , yazar ve New York Devlet Üniversitesi eski mütevelli 
Mark Dubowitz , Executive Müdür, Demokrasiler Savunma Vakfı 
Rachel Ehrenfeld , Müdür, Demokrasi Amerikan Merkezi 
Richard Fairbanks , Büyük de eski Büyükelçisi 
Alvin S. Felzenberg , İletişim, 9-11 Komisyonu eski Başkanı 
John Fonte, Müdür , Amerikan Ortak Kültür Merkezi, Kıdemli Araştırmacı , Hudson Enstitüsü 
Hon. Frank Gaffney , Güvenlik Politikası Başkanlığı, Merkez 
Jeffrey Gayner , Başkan, Egemenlik için Amerikalılar 
Farid Ghadry , Suriye Reform Partisi Yönetim Kurulu Üyesi 
Newt Gingrich, ABD Temsilciler House Eski Başkanı 
Lawrence J. Haas ABD Dış Politikası, Kıdemli Araştırmacı, Amerikan Dış Politika Konseyi
Peter Hannaford , üye, yönetim kurulu SMG, yazar, kamu işleri yürütme 
Hon. Jerome M. Hauer , Eski Bakan Yardımcısı Halk Sağlığı Acil Durum Hazırlık, HHS 
Amoretta M. (Amie) Hoeber , Müsteşar eski Yardımcısı, ABD Ordusu 
Michael Horowitz , Kıdemli Araştırmacı, Hudson Enstitüsü, Eski Hukuk Müşaviri, OMB 
Peter Huessy , Başkan, jeostratejik Analizi 
Kenneth M. Jensen , Dış İlişkiler Genel Direktörü, Amerikan Komiteleri 
Avi Jorisch , Eski Politika Danışmanı, Terörizm ve Mali İstihbarat Hazine Bölümü Office, Kıdemli Araştırmacı, Demokrasiler Savunma Vakfı 
John T. Joyce Serbest Sendikacılık için, Başkan Yardımcısı, Kurul
Hon. Max Kampelman , eski ABD Büyükelçisi ve başkanlık danışmanı 
Phyllis Kaminsky , Eski Direktörü, Birleşmiş Milletler Enformasyon Merkezi 
Anne Korin , Co-yönetmen, Küresel Güvenlik (IAGS) Analizi Enstitüsü 
Charles Kupperman , Başkan Yardımcısı, Stratejik Uyum ve Operasyonları, Füze Savunma Sistemleri 
Gal Luft, Yönetici , Küresel Güvenlik Analiz Enstitüsü
Dana M. Marshall , Başkan Yardımcısı Uluslararası Ekonomi Politikası eski Kıdemli Danışmanı 
Clifford Mayıs Demokrasiler Savunma Başkanı, Vakıf 
Andrew McCarthy , Eş-Başkanı, Hukuk ve Terörle Mücadele Merkezi , Demokrasiler Savunma Vakfı
Hon. Robert McFarlane , eski Ulusal Güvenlik Danışmanı 
Edwin Meese III , ABD eski Başsavcısı 
Hedieh Mirahmadi , Başkan, WORDE 
Joshua Muravchik , Üyesi, Dış Politika Enstitüsü, John Hopkins SAIS 
Chet Nagle , Eski Savunma Resmi (ISA) Bölümü 
Hon. Michael Novak , George Frederick Jewett Başkanı Emekli, American Enterprise Institute 
Hon. Mark Palmer , Avrupa İşlerinden Sorumlu Dışişleri eski Bakan Yardımcısı 
Daniel Pipes , Direktör, Orta Doğu Forumu, Yazar ve Yorumcu
Danielle Pletka , Başkan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Politikası Çalışmaları, American Enterprise Institute 
Norman Podhoretz , Yazar, Cumhurbaşkanlığı Madalyası Alıcı Özgürlük 
Bruce M. Ramer , Üyesi, Dış İlişkiler Konseyi 
Hon. Peter R. Rosenblatt , eski ABD Büyükelçisi 
Nicholos Rostow , Eski Çalışanlarımız Müdürü, İstihbarat Komitesi Senato seçin 
Hon.Edward L. Rowny , eski Büyükelçi / Korgeneral, ABD (E.) 
Kenneth Schwartz , yönetim kurulu, Demokrasiler Savunma Vakfı
Jonathan Schanzer , Demokrasiler Savunma Araştırma, Vakfı Başkan Yardımcısı 
Randy Scheunemann Hon. Richard Schifter , İnsan Hakları ve İnsani İşler Sorumlu Devlet eski Bakan Yardımcısı 
Peter Schweizer , Hoover Enstitüsü 
Nina Shea, Müdür , Din Özgürlüğü için Hudson Enstitüsü Merkezi 
Hon. John H. Shenefield , Amerika Birleşik Devletleri eski Associate Başsavcı 
Max Singer , kurucusu ve Hudson Enstitüsü'nün kıdemli 
Hon. James Strock , Çevre Koruma eski Kaliforniya Sekreteri 
Kenneth R. Timmerman , Başkan, İran'da Demokrasi Vakfı 
Victoria Toensing , eski Yardımcısı Vekili Başsavcı, Ceza Dairesi, Adalet ABD Bölümü 
Arnold S. Trebach , JD, Ph.D. Emekli profesör, Amerikan Üniversitesi 
Robert F. Turner , eski Müşaviri, Cumhurbaşkanı İstihbarat Gözetim Kurulu, Beyaz Saray 
Hon. Michael Wildes , Esq, Yönetici Ortak, Wildes ve Weinberg, PC;. Eski Federal Savcı 
Francisco Wong-Diaz , Ph.D., Esquire, Hukuk Profesörü ve Politika 
James Zumwalt , eski Kıdemli Danışmanı Yrd. İnsan Hakları ve İnsani İşler Sorumlu Devlet Bakanı 

 ŞİMDİ SORUYORUM SİZE :BU İNSANLAR  NE İŞ YAPAR?
BEN SÖYLEYEYİM.ABD ÇIKARLARI DOĞRUSUNDA ESKİDEN KOMÜNİST ÜLKELERİ PARÇALAMAYA ÇALIŞIRDI.
ŞİMDİ İSE ULUS DEVLETLERİ;ÖZELLİKLE DE B.O.P ÇERÇEVESİ ADI ALTINDA İSLAM ÜLKELERİNİ PARÇALIYORLAR.
BUNU DA ETNİK AYRIMCILIKLA YAPIYORLAR.
İŞTE ONUN İÇİN VARLAR.
HEPSİNİN ARKASINDA SİYONİST ÖRGÜTLER VAR.
İSTER BUNA SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEYİN,İSTER TİNG TANG DEYİN AMA ŞUNU UNUTMAYIN; BUNLAR HİÇTE BÖYLE SİVİL FALAN DEĞİLLER..HEPSİNİN ARKASINDA AMERİKA DEVLETİ,İSTİHBARAT KURUMLARI ,İSRAİL VE AVRUPA EMPERYALİZMİ VAR.



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

5 Eylül 2009 Cumartesi


ATLANTİK KONSEY BAŞKANI DAVİD PHİLİPS İLE “AKRABA OLDUK”
Atlantik Konsey Başkanı David Philips ile “akraba olduk” ‘Kürt açılımdan sonra Ermeni açılımı toplantısında da Atlantik Konseyi var” Sonunda bunu da yaptılar AVRUPA AJANSI (AVA) Mahir tAN- Londra ABD başkanı Barak Obama’nın Türkiye ziyareti sırasında TBMM’de yaptığı konuşmada yaptığı “öneriler” sırayla gündeme geliyor. “Demokratik açılım” dan sonra gündeme yerleşen, uzun ‘Ermeni açılımı’ İsviçre hazırlanarak Türkiye’ye gönderildi. Ermenistan ile sınır kapısı açılması, normal ikili ilişkilerin kurulması dışında ‘Türkiye’yi tarihi bir sorumluluk altına sokacak uluslararası ‘Ermeni soykırımı araştırma alt komisyonu kurulması’ kararlaştırıldı ancak yürürlüğe girmesi parlamento onayına bırakıldı. Kapalı kapılar arkasında TBMM üyelerine bilgi verilmeden yapılan toplantılar sonucu, Tayyip Erdoğan hükümetinin geçtiğimiz mayıs ayında gündeme getirip ancak Azerbaycan’ın sert muhalefeti ve kamuoyu tepkisi sonucu geri çektiği Ermeni kapısı açma girişimini yeniden piyasaya sürdü. Bu kez yapılan anlaşmada kapı açma, tanıma, ikili ilişkiler kurma yanında fazladan ‘soykırımı inceleyecek uluslararası komisyon’ kararı da var.. İsviçre “bile bile lades” olsun diye mi komisyona alınıyor? Türkiye’nin başına çok büyük belalar açacağı şimdiden belli olan bu anlaşmanın neden İsviçre gibi ‘bu alanda sabıkalı’ bir ülkede hazırlandığı konusunda hiç bir açıklama yapılmazken, kararların Kıbrıs Konusunda Rauf Denktaş’a uygulanan ‘Camp David’ türü bir toplantıda tehditlerle üretilmiş olabileceği yorumları yapılıyor. İsviçre’nin toplantılara ev sahipliği yapma yanında protokolde sözü edilen “Soykırımı araştırma komisyonuna da katılacağı” metinde belirtiliyor. Oysa bilindiği gibi, İsviçre “soykırımı inkar etmeyi suç sayan ve bu yasalarını fiilen uygulayan” bir ülke. 2007 yılında İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, (soykırımı olmadı) dediği için Zürih te tutuklanmış ve yargılanmıştı. Ermenilerin ‘soykırım’ iddialarına karşı mübadeleleriyle tanınan Türk Tarih Kurumu eski başkanı Prof. Halacoğlu da, “tarafsız İsviçre’ tarafından tutuklanma ile tehdit edilmişti. Türkiye Hükümeti adına imzalanan protokol de ‘soykırımı iddialarını araştıracak komisyona’ Türk, Ermeni tarihçilerinden başka ülkelerden tarihçilerinde katılabileceği genel olarak belirtilirken, İsviçre özellikle katılacak bir ülke olarak metinde yer alıyor. Ermeni “soykırım iddiaları” konusunda tarafsızlıktan en uzak ülkelerden biri olduğu çok açık olarak bilinen ve “soykırımı iddiasını” kendi iç hukukuna almış bir ülkeyi ‘Soykırım Komisyonuna ‘ almak “bile bile lades” değil midir? Prof. Salahi Sonyel ; İsviçre ve 1.Dünya savaşına katılan ülkeler komisyona alınamaz Türk tarih araştırmaları ve ‘Ermeni iddiaları’ alanında en yetkili uzmanlardan biri olan Prof. Salahi Sonyel, son gelişmeler hakkında görüşlerini “Avrupa” gazetesine anlattı. ‘Protokol baştan aşağı yanlışlarla dolu ve uygulanması imkânsız bir metin’ diyerek tanımladığı, protokolün TBMM’de reddedilmesinin büyük bir ihtimal” olduğunu söyledi. Ermenistan kapısının açılması, bu ülke ile ikili ilişkilerin tesisi ve Karabağ meselesi gibi sorunlarda Türk Dışişleri ve Hükümet çevrelerine defalarca ilettiğini söyleyen Prof. Sonyel bu meseleleri içeren 9 maddelik bir planı Türk yetkililere verdiğini kaydetti. Karabağ sorunu çözülmeden ya da Ermeni işgalcilerin Karabağ’dan çekilmesi sağlanmadan Ermenistan ile ilişkiler kurmanın ‘ahde vefa’ ilkesiyle uyuşmadığı gibi, dolaylı olarak Karabağ’da süren işgali onaylamak anlamını taşıdığını söyleyen Selahi Sonyel, “Karabağ meselesi Karabağ’a komşu üç ülke olan Türkiye,Ermenistan ve Azerbeycan tarafından yönetilen bir organizma tarafından çözülebilir” dedi. Karabağ’da BM gözetiminde üçlü ortak yönetim teklifi ve planı hazırladığını tarihçimiz bu konuyu 2 ay önce Genel Kurmay Başkanlığı tarafından düzenlenen sempozyumda görüştüğünü ve Genel Kurmay İstihbarat başkanlığına ilettiğini söyledi. ‘ İsviçre ve Avrupa ülkelerinden tarihçi tarafsız olamaz” İsviçre’de yapılan toplantılar sonucu açıklanan Türk-Ermeni protokünün en tehlikeli bölümünün ‘soykırımını araştıracak olan alt komite’ bölümü olduğunu söyleyen Prof. Salahi Sonyel, ‘bu bölüm yürürlüğe girerse ülkeyi karanlık bir sonuca bağlarsınız. Bu nokta Türkiye ve Ermenistan dışında tarihçilerin komisyona dahil olmasından çıkar. Örneğin İsviçre, parlamentolarında bu konuda kanun çıkarmış olan ülkeler, 1. Dünya savaşına katılmış ülkeler tarafsız olamazlar. Onların katılacağı bir olumlu bir sonuç çıkmaz’ dedi. Profesyonel yaşamının büyük bir bölümünü bu konulardaki tartışma ve görüşmelere ayıran ünlü tarihçimiz, ‘bu komisyona katılacağını tahmin ettiğimiz tarihçilerin nasıl oy verecekleri şimdiden bellidir. Biz bu kişilere Türk tezlerini ve gerçekleri yıllardan beri anlatıyoruz.’ diyerek komisyon kurulmasına karşı çıktı. Salahi Sonyel, “1. Dünya savaşı sırasında Doğu Anadolu’da yaşanan Ermeni olayları savaşa taraf olan Rusya, İngiltere, Fransa , ABD, Almanya gibi ülkelerin doğruda katılımı ile ortaya çıkmıştır “, diyerek ‘şimdi bunlardan tarafsızlık beklenmesi saflık olur” şeklinde konuştu. 2009 Mayıs ayında Bak’üye giderek Azerbeycan Parlamentosu’nda ‘Karabağ sorunu çözülmeden Ermenistan kapısını açmayız’ sözünü veren Başbakan, (ABD’nin Azerbaycan üzerinde uygulayacağı baskıya güvenerek), “Azerbaycan aleyhine bir şey yapmıyoruz” diye konuşarak komşu ülkeyi riske sokan tutumunu sürdürdü. Türkiye ve Azerbaycan’ın elindeki en önemli diplomatik koz olan ‘Karabağ’dan İşgalçilerin çekilmesi talebinin içini bir anlaşmayla boşaltan Tayyip Erdoğan hükümeti, ‘soykırım’ maskaralığının esas kışkırtıcısı olan Ermeni Diyasporası karşısındada Türkiye’yi silahsız bıraktı. Hiç bir bedel ödemeden Ermenistan kapısını açtıran Ermeni diyasporasının, ‘uluslararası komisyon’ kurulmasından sonra ‘soykırım propagandasını’ durduracağı gibi bir safça beklenti nin içinesokulmak isteniyor Türkiye. Avrupa ve Amerika’da ‘Ermeni meselesinde’ konuşan ve konferanslar veren uzmanların hemen tamamı ‘zaten Diyasporanın sözcüleri’ durumunda olduklarını gizlemiyorlar. David Philips ve Mathew Byrza yine faaliyette… Geçtiğimiz haftalarda Türkiye’nin gündemini işgal eden ünlü ‘Atlantik Konsey’ toplantısının mimarı David Philips, ABD Dışişleri Bakanlığı’nı temsilen İsviçre toplantılarına da katıldı.Türkiye’yi ilgilendiren Orta-Doğu ve Kafkasya işlerinin hepsinde yer alan David Philips, ABD’de partiler üstü bir kişilik olarak hem George Bush hem de Barak Obama dönemlerinde Türkiye’nin kaderini ilgilendiren konularda rol oynadı. Türkiye‘ye 2007 yılında da gelen ve bugünkü ‘Demokratik açılım’ daki konuları 2 yıl önce bir rapor halinde “Türkiye’deki ilgililere” sunan Philips, raporunda ‘af’ konusunu ilk kez gündeme getirmişti. Ermeni meselesinde ‘bir şeyler olacağını” gösteren bir başka gelişmede ABD think-thank’ ları ve Dışişleri nin favori elemanlarından Mathew Byrza’nin bir ay önce Bakü’ye ABD Büyükelçisi olarak atanması oldu. Türkiye’nin Kıbrıs Meselesi ve Ordu-sivil toplum ilişkilerinde “uzmanlaşmış” bir elemanı olan Matt Byrza, Türkiye’den gazeteci olarak ABD’ye giden ve orada hızla yükselerek Washinton İnstitute adlı Think Thank ın Türkiye bölümü başkanı olan ve ‘TSK aleyhine uçurduğu haberler dolayısıyla’ bazı gazetelerde krizlere yol açan ünlü dilberlerimizden Zeyno Baran’ın sevgilisi (şimdilerde kocası).
&&&
Zeyno Baran ilk kez 2006'da Newsweek'te yayımlanan makalesiyle Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşmüştü. Yazdığı makalede "2007'de Türkiye'de darbe olma ihtimali yüzde 50-50" diyordu. Bir yıl sonra, geçen hafta Türkiye'yi neredeyse bir krize sürükleyecek olan "dehşet senaryolarıyla" yeniden gündeme oturdu. Zeyno Baran 31 Ocak 1972 doğumlu. Gazeteci bir ailenin kızı. Babası Ahmet Uran Baran, Hürriyet'in ilk Moskova ardından Atina temsilcisiydi. Annesi Füsun Arsan da Günaydın'da gazeteciydi. Zeyno Baran Avusturya Kız Lisesi'nden 1991'de mezun oldu. ABD'nin en prestijli siyaset okullarından Stanford Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler okudu. 1996'da Dünya Bankası'nda Kemal Derviş'le Bosna konusunda çalıştı. Think tank hayatına ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından CSIS'te (Center for Strategic and International Studies) Bülent Ali Rıza'nın başkanlığını yaptığı Türkiye programında başladı. 1998'de CSIS'te Gürcistan Programı'nı kurdu. Özellikle Kafkasya ve enerji sorunu üzerinde yoğunlaştı. 2003'te Nixon Center'a geçti. Uluslararası Güvenlik ve Enerji Programları Masası başkanı oldu. Üç yıl çalıştığı Nixton Center'dan 2006 Nisan'ında ayrıldı ve Hudson Institue'a geçti. Bu geçişe neden olarak Nixon Center'ın aşırı realist politikalarını gösterdi. Halen Hudson Institue'un Avrasya Politikaları programının başkanı. Onu tanıyan kişilerin bir kısmı Zeyno Baran'ı aşırı çalışkan, çok hırslı biri olarak tanımlıyor. Az yiyip az uyuduğunu, sosyal hayatının yok denecek kadar az olduğunu anlatıyorlar. Bazıları onun okulda karizmatik ve parlak olduğundan bahsederken, bazıları da aşırı birikimli ve uzman denebilecek biri olmadığını, bir çocuk olduğunu belirtiyor. Zeyno Baran son günlerde yaşadıklarını "kocaman" bir yanlış anlaşılma olarak yorumluyor ve "Analizlerime devam edeceğim" diyor. Bu yıl içinde nişanlısı ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Matthew Bryza ile evleneceğini de ekliyor.
"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."