VAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
VAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2011 Cuma

VAN KIRSALI VE PKK HOLDİNG



Van depremi ile ilgili kamuoyu ilgisi devam ederken, bölgede görev yapan bir devlet görevlisinden aldığım mektup, Van-Hakkâri kırsalının terörün finansmanında sahip olduğu stratejik rolü ortaya koyuyor. Bu uzun mektubun bazı bölümlerini kamuoyu ve yetkililer ile Yeniçağ aracılığı ile paylaşmanın bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. PKK ile mücadelede psikolojik-politik boyutun yanında en önemli mücadele boyutunun ekonomik mücadele boyutu olduğu neden ise ihmal edilir. PKK’lı teröristleri dağda arayıp bulmak yerine onları dağa çıkaran ekonomik gücü imha ederek, yerlerinde kalmalarını sağlamak. Bunun gerçekleşmesi için AKP Hükümetinin bazı radikal adımlar atması gerekiyor.

Ağrı-Doğu Beyazıt, Van-Saray-Özalp-Başkale, Hakkâri-Yüksekova-Şemdinli, Şırnak-Silopi PKK’nın darphanesinin yerleşik olduğu kaçakçılık güzergâhlarını oluşturuyor. 450 kilometre uzunluğundaki Van sınırındaki ilçelerde ortalama 60-70 köy bulunuyor. Bu köylerin % 80’i kaçakçılık ile meşgul. Verimli tarım arazileri ekilmiyor, hayvancılık yapılmıyor. 60 haneli bir köyde ortalama 1000 katır var. Her katır, İran’dan bir seferde 140 litre kaçak mazot getiriyor. Her köyde her evin bodrumunda beş-on tonluk mazot depoları bulunuyor. Köylü vatandaşın cebinde nakit 3 bin, 5 bin lira bulunması çok normal. Bundan dolayı, PKK her köyden her yıl ayrıca rahatlıkla 200 bin lira “vergi” topluyor ve vatandaş rahatlıkla ödüyor.

Başkale’de mazot fiyatı, Van’a geldiğinde % 35 artıyor. Ancak İran sınırı, çay, yağ, sigara, şeker, cep telefonu, bıçak, halı, kilim, et, her türlü gıda maddesi ve kenevir (esrar) sokuluyor sınırdan. Katırlar ile getirilen mallar bazı noktalarda kamyonlara yüklenerek Van’a sokuluyor. Ancak, daha kamyonlara yüklenmeden önce PKK’nın atla gezen “gümrükçüleri” her katırdan “gümrük vergisi” alıyorlar. Toplanan günlük para, Boğaz Köprüsünden bir günde devletin aldığı paradan fazla. Ancak gelir bununla sınırlı değil. Kaçak sigara gibi bazı gelirlerin tamamı PKK’nın denetiminde.

Bir başka büyük gelir kaynağını uyuşturucu oluşturuyor. Afyon sakızı, Afganistan’dan İran’a oradan Türkiye’ye giriyor ve Başkale, Yüksekova, Hakkâri, Şemdinli yolu ile mezralarda kimya mühendisi kadar becerikli “uzmanları” tarafından titizlikle işlenip eroine dönüştürülüyor. Çoğu gece yolculuğu ile Van’a taşınan eroin Van’dan Türkiye’ye ve Avrupa’ya dağılıyor. Bu yolla giden eroinin günde 500 kilo olduğu ileri sürülüyor. Ayda eğle geçirilen ise ancak 100 kilo.

Mektup bir çok ayrıntı veriyor. Ancak ana hatları bunlar. Özetle, PKK sadece bir terör örgütü değil aynı zamanda bir holding. PKK terörünü etkisiz hale getirmek için PKK holdingi etkisiz hale getirmek şart. Bu, bölgedeki polis veya jandarmanın yapabileceği bir şey değil. Sadece daha etkin yol denetimleri ile de istenen neticenin alınması mümkün değil. Burada özel bir hükümet programına ihtiyaç var. Barzani’den PKK’ya karşı ekonomik önlemler alması istenirken, bu noktada Türkiye’de de yapılacak çok şey olduğu unutulmamalı.
Öncelikle Van-Hakkâri kırsalında bir tek katır kalmamalı. Devlet hepsini satın alıp, nakletmeli. Evlerin altındaki yakıt depoları imha edilmeli. Sınıra çok yakın köylerin arazilerinin kamulaştırılması ve halkın başka yerleşim bölgelerine nakledilmesi gerekiyor. Ancak bu insanlara gittikleri yerlerde yeni iş alanları yaratılmalıdır. Jandarma ve polis içinde ağırlıklı olarak kaçakçılık-terörizm bağlantısı ile çalışan ekipler güçlendirilmeli ve yüksek verimli çalışmayı teşvik edici düzenlemeler yapılmalıdır. Bu ekipler büyük bir saldırganlık ile çalışmalıdırlar. Kaçakçılığa göz yuman her türlü devlet görevlisi en ağır şekilde cezalandırılarak meslekten çıkarılmalıdır.  
Ümit Özdağ
uozdag61@gmail.com 
Kaynak:yeniçağ gazetesi-11/11/11-köşe yazısı




"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

14 Temmuz 2011 Perşembe

BELEDİYEDEN WAN(?) CUMHURİYETİ




BELEDİYEDEN WAN(?) CUMHURİYETİ
Behiç Kılıç
05 Mart 2010

Ankara birbiriyle çatışırken PKK 'Wan cumhuriyetini!!' kurdu!
Güzelim Van ilimiz elden gitmiş bile!..
Geçen hafta, Vanlı kardeşlerim, üzüntü içerisinde bir kitapçık getirdiler...
Van belediyesinin, güya Van’ı tanıtan kitabı... Kitabın kapağında “WAN” yazıyor. PKK seçimden sonra, “Van’ı Wan yapacağız!!” diye meydan okumuştu... Kitap baştan aşağı Kürtçe. Şehri tanıtacak tek satır Türkçe kelime yok!!
Tekrar edeyim imalat Van Belediyesi’nin...



Şimdi!.. Hatırlayalım, uyuşturucu kaçakçısı ailenin PKK ağzı ile konuşan, Meclis’teki elemanı ne demişti... “Coğrafyamızın sınırlarını çizdik!..” Devlet Bakanı Cemil Çiçek de “Sınıra dayandılar!..” diye vehameti ifade etmişti... Bakıyoruz, sınır mınır aşılmış, adeta “cumhuriyetlerini” ilan etmişler... Dahası, “Biz Van’ı kopardık!..” diye, “işgali” İstanbul’dan ilan ediyorlar!..

Şubat’ın ilk haftasında İstanbul’da TÜYAP adlı fuar organizasyonunda Türkiye’nin belediyeleri, sergi çalışmaları yaptılar... Van Belediyesi, işte bu sergide Van’ı “WAN’laştırdığını” ilan etti... Bu meydan okuma, devletin görevlilerinin gözü önünde gelişti, kimsenin de itirazı olmadı. Van ili, fuara katılıyor diye İstanbul’da yaşayan Vanlı kardeşlerimiz de bu fuara gittiler. Orada gördükleri manzara ile sıkıntıya düştüler. Van ili adeta PKK militanları ile temsil ediliyordu. İlin fuar alanındaki mekanına, tedirgin olmadan yaklaşmak mümkün değildi!.. Militanlar adeta, kimlik yoklaması, etnik ayırım yapıyorlar, kendi kafalarından olmayanları rahatsız ediyorlardı!..
İstanbul’da böyle de, “durum” Van’da daha vahim, anlatılanlara göre...
Türk kökenliler kenti terke zorlanıyor, zaten şu anda çoğu da göç etmiş durumda!..
Türk kökenli, hele hele Kürtçe bilmeyen esnaftan artık alış veriş ettirilmiyor!..
PKK’ya karşı duranlara hayat hakkı tanınmıyor, mülklerine inşaat izni alamıyor, kiraya veremiyorlar. PKK’nın isteği dışında mülkünde hareket sağlayan, kiraya veren vs.. insanlar saldırıya uğruyorlar...
Evlere, iş yerlerine Türk bayrağı asamıyorlar... Bayrak asan tehdit ediliyor, polise şikayetin karşılığında, “Sen de asma kardeşim, tatsızlık çıkmasın!..” cevabı alınıyor...

Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Apo’nun eski avukatlarından... Adaylığının “Kandil’den bastırıldığı” söyleniyor. Daha da ilginci, bu Bekir Kaya’nın babasının, yani ailesinin Korucu oldukları, devletin PKK’ya karşı silahlandırdığı ve maaş ödediği “seçilmişlerden” olduğu belirtiliyor...
Bekir Kaya, Van’ı “Wan” yaptığını ilan ettiği kitabı İstanbul’da “Gün Matbaacılık” diye bir matbaya bastırmış. Basılı eserler, “devlet-savcı denetimine” tabidir!.. Bu kitap kimseyi rahatsız etmemiş anlaşılan!..
Vanlı kardeşlerimin aktardıklarından birkaç satır vereyim : “Bu sonucu biz hazırladık. 80’li yılların başından beri Vanlılar Van’ı terk etti. Herkes malını mülkünü satıp bir yerlere göçtü. Hali vakti yerinde olmayan bir avuç insan kaldı. Her göçenin yerine Hakkari, Batman, Siirt’ten geldiler... ”
Ve şimdi Van’da yaşanan, dağdan gelenin bağdakini kovması meselesi. Böyle devam ederse Van’da 5-10 yıla kadar “Türk kalmaz” Ankara’nın değerli büyükleri!..

Bu gidişle, “kavga edeceğiniz ülke” bile kalmayacak haberola!..

Behiç Kılıç


29 Ocak 2009, Perşembe

DTP’nin Van Belediye Başkan adayı Bekir Kaya, Van’da, teröristbaşı Abdullah Öcalan lehine atılan sloganlarla karşılanırken, üzerinde ’W’ ile yazılan ’DTP WAN’ pankartı asılmış seçim otobüsüyle kent turu attı.

Sahipsiz kalan vatanın batması haktır.
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.
Mehmet Akif ERSOY


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."