ABDULLAH GÜL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ABDULLAH GÜL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Temmuz 2012 Çarşamba
28 Mart 2012 Çarşamba
30 Ekim 2011 Pazar
KARA KÖPEK ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYOR. SÖMÜRGE EYALETİNİN YÖNETİCİLERİNE İNCE AYARLI TAM DESTEK
*ATATÜRK
RESİMLERİYLE DONATILMIŞ ODADA BAŞBAKAN OTURUYORSA AVRUPALI OLUNMUYOR.MERAK ETME
YAKINDA BUSHTUN RESMİNİDE KOYARLAR
Rice: Abdullah Gül
ile kimyamız hemen uyuştu
Eski ABD Dışişleri Bakanı Rice’ın önümüzdeki hafta piyasaya çıkacak olan kitabında, Abdullah Gül’e övgüler yağdırıyor.
Eski ABD Başkan George Bush’a en yakın isimlerden biri olan Condoleezza Rice’ın önümüzdeki hafta piyasaya çıkacak “En yüksek onur” isimli kitabında Türkiye’yle ilgili çarpıcı detaylar yer aldı. Vatan gazetesininin haberine göre; Rice’ın, kitabında TBMM’den geçen sınır ötesi operasyon tezkeresiyle ilgili şu satırlar yer aldı: “Irak’ta şartlar az da olsa düzeldi ama bu kez de sınırda Kürtler ve Türkler arasında yeni bir fırtına koptu. 17 askerin ölümü sonrası Türk meclisinden sınır ötesi operasyon tezkeresi geçmişti. Bu, henüz çok genç olan Irak hükümetinin bağımsızlığını tehdit altına alacak tehlikeli ve provaktif bir hareketti. Başbakan Erdoğan’ı arayarak operasyonu ertelemesini istedim ve ABD’nin müttefik Kürtlere baskı yaparak militanlara karşı harekete geçirmeye çalışacağına dair söz verdim. Bence Türkler haklıydı. Basına bu konuşmayı aktardım ama Türklerin haklı olduğu bölümü atlayarak... ”
Türkiye için yalvardım
Ermeni tasarısıyla ilgili ise Rice, şöyle söylüyor: “Türkiye ile nazik diplomasimiz Kongre nedeniyle raydan çıkıyordu. Güçlü Ermeni lobisi yıllardır Osmanlı dönemindeki geniş çaplı ölümleri soykırım diye adlandıracak bir yasa için uğraşıyordu. Türkiye-Irak sınırındaki tansiyonun tam ortasında Temsilciler Meclisi Dış ilişkiler Komitesi tasarı lehinde oy kullandı. Meclis Başkanı Pelosi’ye oylamayı meclis gündemine almaması için yalvardım ama “Bir şey yapamam” dedi. Savunma Bakanı Gates ile basına tasarıya karşı olduğumuzu yineledik ve Irak’taki komutanlarımızın Türkiye’deki kritik üsleri kaybetme ihtimalini ifade ettiklerini söyledik. Türklere böyle bir oylamayı durdurmaya söz verdik ve nitekim de sonunda durdurduk.” Kitabında, “Daha sonra Cumhurbaşkanı olacak Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, bir güreşçiyi andıran vücut yapısı ve akıcı ama aksanlı İngilizce’ye sahipti” diye yazan Rice, Gül ile kimyalarının hemen uyuştuğunu anlatıyor ve şöyle diyor:
*GÜREŞ TUTSAYDIN :))
Görüşlerim bugün de geçerli
“Gül, Türkiye’deki kendi siyasi akımlarının da sonunda Almanya’daki Hıristiyan Demokratik Birliğe benzer şekilde bir evrim geçireceğini savunuyordu. Gül, ” Zaten onlar da artık çok Hıristiyan değil “ dedi. Eşi başörtüsü taktığı için insanların eleştirmesinden dolayı acı çekiyor gibiydi. Her şeye bakıldığında bugüne kadar meslektaşımda hoşlanmadığım bir yön yoktu. Bugün de aynı görüşlerim hala geçerlidir.”
Erdoğan’ı okuması zor
Rice, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için de, “Erdoğan okuması biraz daha zor (Gül’e nazaran) bir insandır” diye yazıyor. “Ağır kırmızı perdelerle karanlığa çalan ve Atatürk’ün resimleriyle donanmış ofisinde otururken Türkiye’nin gerçekten de tam olarak Avrupalı olmadığı düşüncesine anlık olarak kapıldım” diyen Rice’ın sözleri şöyle: “Gerçi başbakan, demokrasi ve İslam’ın bir arada yaşanabileceği konusunda çok doğru şeyler söylemesine rağmen, onun AKP’yi savunması Gül’ünkine nazaran daha politik geldi bana. Konuşmamız 2003’te Türkiye’nin ABD’ye tezkere izni vermemesine geldiğinde ben Başkan Bush’un o olayı geride bıraktığını söyledim. Ortak noktaları çabucak bularak AB konusuna geçtik. ABD’nin bu konuda çok ciddi gayretleri olduğunu ama AB’nin üyesi olmadığını ve yapabileceklerinin bir sınırı olduğunu söyledim. Esprili tarafını göstererek ” Biz AB üyesi olduğumuzda size de üyelik başvurusu imkânı tanıyacağız “ dedi. Türkiye ziyaretimden oldukça memnun oldum. Türkleri sevdim, oldukça güçlü insanlardı.”
Eski ABD Dışişleri Bakanı Rice’ın önümüzdeki hafta piyasaya çıkacak olan kitabında, Abdullah Gül’e övgüler yağdırıyor.
Eski ABD Başkan George Bush’a en yakın isimlerden biri olan Condoleezza Rice’ın önümüzdeki hafta piyasaya çıkacak “En yüksek onur” isimli kitabında Türkiye’yle ilgili çarpıcı detaylar yer aldı. Vatan gazetesininin haberine göre; Rice’ın, kitabında TBMM’den geçen sınır ötesi operasyon tezkeresiyle ilgili şu satırlar yer aldı: “Irak’ta şartlar az da olsa düzeldi ama bu kez de sınırda Kürtler ve Türkler arasında yeni bir fırtına koptu. 17 askerin ölümü sonrası Türk meclisinden sınır ötesi operasyon tezkeresi geçmişti. Bu, henüz çok genç olan Irak hükümetinin bağımsızlığını tehdit altına alacak tehlikeli ve provaktif bir hareketti. Başbakan Erdoğan’ı arayarak operasyonu ertelemesini istedim ve ABD’nin müttefik Kürtlere baskı yaparak militanlara karşı harekete geçirmeye çalışacağına dair söz verdim. Bence Türkler haklıydı. Basına bu konuşmayı aktardım ama Türklerin haklı olduğu bölümü atlayarak... ”
Türkiye için yalvardım
Ermeni tasarısıyla ilgili ise Rice, şöyle söylüyor: “Türkiye ile nazik diplomasimiz Kongre nedeniyle raydan çıkıyordu. Güçlü Ermeni lobisi yıllardır Osmanlı dönemindeki geniş çaplı ölümleri soykırım diye adlandıracak bir yasa için uğraşıyordu. Türkiye-Irak sınırındaki tansiyonun tam ortasında Temsilciler Meclisi Dış ilişkiler Komitesi tasarı lehinde oy kullandı. Meclis Başkanı Pelosi’ye oylamayı meclis gündemine almaması için yalvardım ama “Bir şey yapamam” dedi. Savunma Bakanı Gates ile basına tasarıya karşı olduğumuzu yineledik ve Irak’taki komutanlarımızın Türkiye’deki kritik üsleri kaybetme ihtimalini ifade ettiklerini söyledik. Türklere böyle bir oylamayı durdurmaya söz verdik ve nitekim de sonunda durdurduk.” Kitabında, “Daha sonra Cumhurbaşkanı olacak Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, bir güreşçiyi andıran vücut yapısı ve akıcı ama aksanlı İngilizce’ye sahipti” diye yazan Rice, Gül ile kimyalarının hemen uyuştuğunu anlatıyor ve şöyle diyor:
*GÜREŞ TUTSAYDIN :))
Görüşlerim bugün de geçerli
“Gül, Türkiye’deki kendi siyasi akımlarının da sonunda Almanya’daki Hıristiyan Demokratik Birliğe benzer şekilde bir evrim geçireceğini savunuyordu. Gül, ” Zaten onlar da artık çok Hıristiyan değil “ dedi. Eşi başörtüsü taktığı için insanların eleştirmesinden dolayı acı çekiyor gibiydi. Her şeye bakıldığında bugüne kadar meslektaşımda hoşlanmadığım bir yön yoktu. Bugün de aynı görüşlerim hala geçerlidir.”
Erdoğan’ı okuması zor
Rice, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için de, “Erdoğan okuması biraz daha zor (Gül’e nazaran) bir insandır” diye yazıyor. “Ağır kırmızı perdelerle karanlığa çalan ve Atatürk’ün resimleriyle donanmış ofisinde otururken Türkiye’nin gerçekten de tam olarak Avrupalı olmadığı düşüncesine anlık olarak kapıldım” diyen Rice’ın sözleri şöyle: “Gerçi başbakan, demokrasi ve İslam’ın bir arada yaşanabileceği konusunda çok doğru şeyler söylemesine rağmen, onun AKP’yi savunması Gül’ünkine nazaran daha politik geldi bana. Konuşmamız 2003’te Türkiye’nin ABD’ye tezkere izni vermemesine geldiğinde ben Başkan Bush’un o olayı geride bıraktığını söyledim. Ortak noktaları çabucak bularak AB konusuna geçtik. ABD’nin bu konuda çok ciddi gayretleri olduğunu ama AB’nin üyesi olmadığını ve yapabileceklerinin bir sınırı olduğunu söyledim. Esprili tarafını göstererek ” Biz AB üyesi olduğumuzda size de üyelik başvurusu imkânı tanıyacağız “ dedi. Türkiye ziyaretimden oldukça memnun oldum. Türkleri sevdim, oldukça güçlü insanlardı.”
Yeniçağ
"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
3 Nisan 2011 Pazar
11 Kasım 2010 Perşembe
İNGİLTERE HATIRASI
MADALYA VE İNGİLTERE DESTEĞİ Mİ LAZIM?
YÖNTEM BASİT.
BİR SİNAGOK ZİYARET ET.
TABİ GEÇMİŞİNİZDE İNGİLTERE HATIRASIVARSA
VE ARKANIZDA AMERİKAN BURSU VARSA
Abdullah Gül İngilizlerin gözdesi
KRALİÇE’DEN 2. ÖDÜL!
2008’de, Büyük Şövalye Nişanı verdiği Gül’ü
bu kez de ‘Chatham House’la onurlandıracak!
İşgalin yıl dönümünde...
CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’ten 2010 “Chatham House Ödülü”nü almak üzere İngiltere’ye gitti. Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (Chatham House), Gül’e kristal ödülünü, 1918’de İngilizlerin Çanakkale Boğazı’nı işgali ve İskenderun’a asker çıkardığı 9 Kasım’da verecek.
Ermeni açılımı mutlu etti
CHATHAM House, övgüyle bahsettiği Gül’e ödülün veriliş nedeniniyse şöyle açıkladı: Gül, bölünmüş Kıbrıs’ın bütünleşmesi konusunda çok önemli adımlar atmış ve Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleşmesi için başrol oynamıştır. Gül, AB üyeliğinin de önemli destekçilerindendir.
Türk bayrağı asmamıştı
KRALİÇE’ye refakat için 2008’de İstanbul’a gelen ve
Türk bayrağı asmayan uçak gemisi “HMS İllustrious”, 1918’de işgalin simgesi olan İngiliz gemisiyle aynı yere demir attmıştı. Gül bu törenden önce Kraliçe tarafından Köşk’te Büyük Şövalye Nişanı’yla ödüllendirilmişti.
İngiltere’den ikinci ödül!
Kraliçe 2. Elizabeth, 2008’de Türkiye’de ‘Büyük Şövalye Nişanı’ taktığı Cumhurbaşkanı Gül’e şimdi de Anadolu’nun İngiliz İşgali’nin yıl dönümünde Londra’da Chatham House ödülü verecek
Haber / Analiz: Fatih YARDIM
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth tarafından takdim edilecek 2010 yılı “Chatham House Ödülü”nü almak üzere İngiltere’ye gitti. Gül’e bu ödül, düşünce kuruluşu Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (Chatham House) tarafından İngilizlerin Çanakkale Boğazı’nı işgali ve İskenderun’la, Antakya’ya asker çıkardığı gününün yıl dönümü (9 Kasım 1918) 9 Kasım’da verilecek. Gül, ödül alacağı güne kadar, çeşitli görüşmelerde bulunacak, konferans verecek. Sözkonusu ödülün Chatham House’u himaye eden Kraliçe II. Elizabeth tarafından törenle takdim edileceğini, bu vesileyle, Chatham House’da ülkemizin uluslararası ilişkiler vizyonu ve Türk dış politikası, Oxford Üniversitesi’nde ise, İslam âleminde demokrasi ve kalkınma konulu konferanslar vereceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, İngiltere’de bulunacağı süre içinde, Başbakan David Cameron ile de bir araya geleceğini ve başta Türkiye’nin AB üyelik süreci olmak üzere, bölgesel ve uluslararası gündemde yeralan konular hakkında görüş alışverişinde bulunacağını bildirdi.
Yine smokin giyecek
9 Kasım’daki ödül töreninde Kraliyet Sarayı’nın tüm kuralları uygulanacağı için Abdullah Gül, törende smokin giyecek. Gül, göreve geldikten sonra ilk smokinini de Kraliçe II. Elizabeth’in 2008’de Ankara’ya yaptığı resmi ziyarette Köşk’teki akşam yemeğinde giymişti. İngiltere Kraliçesi, Londra’nın tarihi belediye binasında yapılacak törende Gül’e kristalden yapılmış ödülü verecek. Chatham House’un dünyaca bilinen en önemli özelliği ise mahremiyet konusunda. Bu düşünce kuruluşunda herhangi bir konuyla ilgili yapılan konuşmalar kaynak gösterilerek yazılamıyor. Bu durum tüm dünyada “Chatham House kuralları” olarak biliniyor.
Verilme gerekçesi
Ermenistan
Chatham House tarafından övgüyle bahsedilen Abdullah Gül hakkında şu görüşlere yer verildi: “Gül, Türkiye’de ve uluslararası camiada bütünleştirici etkisi ile çok önemli bir figür. Türkiye’nin yakın zaman önce kat ettiği ilerlemenin de önemli isimlerinden biri. Abdullah Gül, bölünmüş Kıbrıs’ın bütünleşmesi konusunda çok önemli adımlar atmış ve Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleşmesi için başrol oynamıştır.” Gül’ün Türkiye’nin AB üyeliğinin de önemli destekçilerinden biri olduğunu vurgulayan Chatham House, “Kendisinin liderliği altında Türkiye, sivil demokrasinin yerleşmesi ile siyasi ve hukuk reformlarının gerçekleşmesinde önemli yol almıştır” ifadelerine yer verdi.
Türkiye öncelikli konuları arasında
Chatham House üyesi, Avrupa ve Ortadoğu Araştırmaları Direktörü Fadi Hakura, Cumhurbaşkanı Gül’ün alacağı ödülle ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’nin son 5-6 yılda Chatham House’da ön plana çıktığını belirterek, “Türkiye, şu anda hem bölgesel, hem de uluslararası anlamda büyük rol üstlenen önemli bir ülke. Dolayısıyla Türkiye, Chatham House için öncelik olmaya başladı” dedi.
Büyük Şövalye Nişanı takıldı
Cumhurbaşkanı Gül, kendisine Büyük Şövalye Nişanı takan Kraliçe 2. Elizabeth için verdiği yemekte smokin giymiş ve onunla karşılık olarak kadeh kaldırmıştı.
Kraliçe 2. Elizabeth, Mayıs 2008’te Türkiye’yi ziyaret etmişti. Kraliçe onuruna resepsiyon veren Cumhurbaşkanı Gül de, daha önce hiç giymediği smokini Kraliçe 2. Elizabeth için verdiği yemekte giymişti. Kraliçe de Abdullah Gül’e büyük haç nişanı (Büyük Şövalye Nişanı) takmıştı. Hayrünnisa Gül de duygularını, “Kraliçe geldiğinde, aile yakınımız ziyaret etmiş gibi oldu. Akraba gelmiş gibiydi” sözleriyle ifade etmişti. Kraliçe 2. Elizabeth ve eşi Edinburg Dükü Prens Phliip’in Türkiye ziyareti kapsamında İstanbul’a gelen İngiliz uçak gemisi, “HMS İllustrious” da 1918’te Türkiye’yi işgal için gelen “HMS Ajax” adlı savaş gemisiyle aynı yere demir atmıştı. Dolmabahçe önüne demirleyen bu savaş gemisinde bir de resepsiyon verilmişti.
Türk bayrağı asmadı
Kraliçe Elizabeth, Türk karasularını girmesine rağmen MMS İllustrious uçak gemisine Türk bayrağı asılmamıştı. Üzerinde, 1 milyondan fazla Iraklı “nın kan lekesi bulunan İngiliz uçak gemisi “HMS İllustrious“, gösterişli bir davete sahne oldu. Kraliçe Elizabeth’in konukları Abdullah Gül ve eşi Hayrunnisa’yı ağırladığı savaş gemisinin, 1918’de İstanbul’a giren İngiliz işgal gemisiyle aynı yere demir atması manidar bulundu. Gemide, Kraliçe ve konukları onuruna askeri tören düzenlendi... Davete, Dışişleri Bakanı Ali Babacan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, AKP Milletvekili Cüneyd Zapsu ile bazı işadamı ve medya mensupları katıldı...
Sevr’i hazırlayan kurum olarak biliniyor
1900’lerin başında oluşturulan ancak 1920’de resmiyete dökülen kuruluşun ilk adı “Yuvarlak Masacılar”dı. Bu masa, İsrail devletinin kuruluşuna öncülük etmiş, Osmanlı’yla, Orta Doğu’yu ilk parçalayan Sykes-Picot haritalarını çizmiş ve Sevr’i yapmıştı. Daha sonra bu masa, resmi bir kuruma dönüştürülerek, “Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstütüsü” adı verilmişti. Kuruluşun en önemli özelliği ise, dünyada meydana gelen sorunları, savaşları tartışıp yönlendirmesi olmuştur. Bu kuruluşun aynı zamanda Exeter Üniversitesi’yle bağlantısı olduğu belirtiliyor. Abdullah Gül ve Fehmi Koru’nun eğitim gördüğü Exeter, 2006’da Gül’e, 2007’de de İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’na doktora payesi verdi. 2004’te Chatham House adını alan kurum, Chatham House Ödülü vermeye başladı. 2005 yılından bu yana bu kurumdan ödül alan isemler ise şunlar: “Brezilya Devlet Baskanı Luiz Inacio Lula da Silva, Gana Devlet Baskanı John Kufuor, Katar Eğitim, Bilim ve Toplum Vakfı Baskanı HH Sheikha Mozah, Mozambik Devlet Baskanı Joaquim Chissano, Ukrayna Devlet Baskanı Victor Yushchenko.” Bu arada, İngiliz Kraliçesi’nin ilk madalya taktığı kişinin de 1867’de Sultan Abdülaziz olduğu belirtiliyor. Abdülaziz, Avrupa ile ilişkileri geliştirme konusunda önemli adımlar atmış bir padişahtı. Abdülaziz sık sık Avrupa’ya gitmiş İngiltere Kraliçesi ile bir araya gelmişti.
KRALİÇE’DEN 2. ÖDÜL!
2008’de, Büyük Şövalye Nişanı verdiği Gül’ü
bu kez de ‘Chatham House’la onurlandıracak!
İşgalin yıl dönümünde...
CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’ten 2010 “Chatham House Ödülü”nü almak üzere İngiltere’ye gitti. Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (Chatham House), Gül’e kristal ödülünü, 1918’de İngilizlerin Çanakkale Boğazı’nı işgali ve İskenderun’a asker çıkardığı 9 Kasım’da verecek.
Ermeni açılımı mutlu etti
CHATHAM House, övgüyle bahsettiği Gül’e ödülün veriliş nedeniniyse şöyle açıkladı: Gül, bölünmüş Kıbrıs’ın bütünleşmesi konusunda çok önemli adımlar atmış ve Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleşmesi için başrol oynamıştır. Gül, AB üyeliğinin de önemli destekçilerindendir.
Türk bayrağı asmamıştı
KRALİÇE’ye refakat için 2008’de İstanbul’a gelen ve
Türk bayrağı asmayan uçak gemisi “HMS İllustrious”, 1918’de işgalin simgesi olan İngiliz gemisiyle aynı yere demir attmıştı. Gül bu törenden önce Kraliçe tarafından Köşk’te Büyük Şövalye Nişanı’yla ödüllendirilmişti.
İngiltere’den ikinci ödül!
Kraliçe 2. Elizabeth, 2008’de Türkiye’de ‘Büyük Şövalye Nişanı’ taktığı Cumhurbaşkanı Gül’e şimdi de Anadolu’nun İngiliz İşgali’nin yıl dönümünde Londra’da Chatham House ödülü verecek
Haber / Analiz: Fatih YARDIM
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth tarafından takdim edilecek 2010 yılı “Chatham House Ödülü”nü almak üzere İngiltere’ye gitti. Gül’e bu ödül, düşünce kuruluşu Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (Chatham House) tarafından İngilizlerin Çanakkale Boğazı’nı işgali ve İskenderun’la, Antakya’ya asker çıkardığı gününün yıl dönümü (9 Kasım 1918) 9 Kasım’da verilecek. Gül, ödül alacağı güne kadar, çeşitli görüşmelerde bulunacak, konferans verecek. Sözkonusu ödülün Chatham House’u himaye eden Kraliçe II. Elizabeth tarafından törenle takdim edileceğini, bu vesileyle, Chatham House’da ülkemizin uluslararası ilişkiler vizyonu ve Türk dış politikası, Oxford Üniversitesi’nde ise, İslam âleminde demokrasi ve kalkınma konulu konferanslar vereceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, İngiltere’de bulunacağı süre içinde, Başbakan David Cameron ile de bir araya geleceğini ve başta Türkiye’nin AB üyelik süreci olmak üzere, bölgesel ve uluslararası gündemde yeralan konular hakkında görüş alışverişinde bulunacağını bildirdi.
Yine smokin giyecek
9 Kasım’daki ödül töreninde Kraliyet Sarayı’nın tüm kuralları uygulanacağı için Abdullah Gül, törende smokin giyecek. Gül, göreve geldikten sonra ilk smokinini de Kraliçe II. Elizabeth’in 2008’de Ankara’ya yaptığı resmi ziyarette Köşk’teki akşam yemeğinde giymişti. İngiltere Kraliçesi, Londra’nın tarihi belediye binasında yapılacak törende Gül’e kristalden yapılmış ödülü verecek. Chatham House’un dünyaca bilinen en önemli özelliği ise mahremiyet konusunda. Bu düşünce kuruluşunda herhangi bir konuyla ilgili yapılan konuşmalar kaynak gösterilerek yazılamıyor. Bu durum tüm dünyada “Chatham House kuralları” olarak biliniyor.
Verilme gerekçesi
Ermenistan
Chatham House tarafından övgüyle bahsedilen Abdullah Gül hakkında şu görüşlere yer verildi: “Gül, Türkiye’de ve uluslararası camiada bütünleştirici etkisi ile çok önemli bir figür. Türkiye’nin yakın zaman önce kat ettiği ilerlemenin de önemli isimlerinden biri. Abdullah Gül, bölünmüş Kıbrıs’ın bütünleşmesi konusunda çok önemli adımlar atmış ve Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleşmesi için başrol oynamıştır.” Gül’ün Türkiye’nin AB üyeliğinin de önemli destekçilerinden biri olduğunu vurgulayan Chatham House, “Kendisinin liderliği altında Türkiye, sivil demokrasinin yerleşmesi ile siyasi ve hukuk reformlarının gerçekleşmesinde önemli yol almıştır” ifadelerine yer verdi.
Türkiye öncelikli konuları arasında
Chatham House üyesi, Avrupa ve Ortadoğu Araştırmaları Direktörü Fadi Hakura, Cumhurbaşkanı Gül’ün alacağı ödülle ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’nin son 5-6 yılda Chatham House’da ön plana çıktığını belirterek, “Türkiye, şu anda hem bölgesel, hem de uluslararası anlamda büyük rol üstlenen önemli bir ülke. Dolayısıyla Türkiye, Chatham House için öncelik olmaya başladı” dedi.
Büyük Şövalye Nişanı takıldı
Cumhurbaşkanı Gül, kendisine Büyük Şövalye Nişanı takan Kraliçe 2. Elizabeth için verdiği yemekte smokin giymiş ve onunla karşılık olarak kadeh kaldırmıştı.
Kraliçe 2. Elizabeth, Mayıs 2008’te Türkiye’yi ziyaret etmişti. Kraliçe onuruna resepsiyon veren Cumhurbaşkanı Gül de, daha önce hiç giymediği smokini Kraliçe 2. Elizabeth için verdiği yemekte giymişti. Kraliçe de Abdullah Gül’e büyük haç nişanı (Büyük Şövalye Nişanı) takmıştı. Hayrünnisa Gül de duygularını, “Kraliçe geldiğinde, aile yakınımız ziyaret etmiş gibi oldu. Akraba gelmiş gibiydi” sözleriyle ifade etmişti. Kraliçe 2. Elizabeth ve eşi Edinburg Dükü Prens Phliip’in Türkiye ziyareti kapsamında İstanbul’a gelen İngiliz uçak gemisi, “HMS İllustrious” da 1918’te Türkiye’yi işgal için gelen “HMS Ajax” adlı savaş gemisiyle aynı yere demir atmıştı. Dolmabahçe önüne demirleyen bu savaş gemisinde bir de resepsiyon verilmişti.
Türk bayrağı asmadı
Kraliçe Elizabeth, Türk karasularını girmesine rağmen MMS İllustrious uçak gemisine Türk bayrağı asılmamıştı. Üzerinde, 1 milyondan fazla Iraklı “nın kan lekesi bulunan İngiliz uçak gemisi “HMS İllustrious“, gösterişli bir davete sahne oldu. Kraliçe Elizabeth’in konukları Abdullah Gül ve eşi Hayrunnisa’yı ağırladığı savaş gemisinin, 1918’de İstanbul’a giren İngiliz işgal gemisiyle aynı yere demir atması manidar bulundu. Gemide, Kraliçe ve konukları onuruna askeri tören düzenlendi... Davete, Dışişleri Bakanı Ali Babacan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, AKP Milletvekili Cüneyd Zapsu ile bazı işadamı ve medya mensupları katıldı...
Sevr’i hazırlayan kurum olarak biliniyor
1900’lerin başında oluşturulan ancak 1920’de resmiyete dökülen kuruluşun ilk adı “Yuvarlak Masacılar”dı. Bu masa, İsrail devletinin kuruluşuna öncülük etmiş, Osmanlı’yla, Orta Doğu’yu ilk parçalayan Sykes-Picot haritalarını çizmiş ve Sevr’i yapmıştı. Daha sonra bu masa, resmi bir kuruma dönüştürülerek, “Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstütüsü” adı verilmişti. Kuruluşun en önemli özelliği ise, dünyada meydana gelen sorunları, savaşları tartışıp yönlendirmesi olmuştur. Bu kuruluşun aynı zamanda Exeter Üniversitesi’yle bağlantısı olduğu belirtiliyor. Abdullah Gül ve Fehmi Koru’nun eğitim gördüğü Exeter, 2006’da Gül’e, 2007’de de İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’na doktora payesi verdi. 2004’te Chatham House adını alan kurum, Chatham House Ödülü vermeye başladı. 2005 yılından bu yana bu kurumdan ödül alan isemler ise şunlar: “Brezilya Devlet Baskanı Luiz Inacio Lula da Silva, Gana Devlet Baskanı John Kufuor, Katar Eğitim, Bilim ve Toplum Vakfı Baskanı HH Sheikha Mozah, Mozambik Devlet Baskanı Joaquim Chissano, Ukrayna Devlet Baskanı Victor Yushchenko.” Bu arada, İngiliz Kraliçesi’nin ilk madalya taktığı kişinin de 1867’de Sultan Abdülaziz olduğu belirtiliyor. Abdülaziz, Avrupa ile ilişkileri geliştirme konusunda önemli adımlar atmış bir padişahtı. Abdülaziz sık sık Avrupa’ya gitmiş İngiltere Kraliçesi ile bir araya gelmişti.
YENİÇAĞ HABERİ
VE
KONU İŞLE İLGİLİ ODATV NİN HABERİ
Müyesser Yıldız Ankara'nın en deneyimli gazetecilerinden biri.
Bugün herkesin atladığı, (odatv'nin üç gündür araştırıp bir türlü sayfasına koyamadığı) bir haberle ilgili Avaz Türk'te bakın neler yazdı:
"İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House meşhur kristal cam ödülüne bu yıl Cumhurbaşkanı Gül’ü lâyık bulmuş. Türkiye, Gül’ün liderliği altında sivil demokrasiyi yerleştirmiş, siyasi ve hukuk reformlarını gerçekleştirmiş…
Ayrıca Gül, Irak’taki arabuluculuk rolü, Afganistan-Pakistan liderlerini bir araya getirmesi, Türkiye-Ortadoğu işbirliğine yaptığı katkılarından dolayı takdir edilmiş…
Tabii Kıbrıs sorunu, AB’yle ilişkiler, Türkiye-Ermenistan ilişkileri gibi konulardaki önemli, yapıcı çaba ve rolü de unutulmamış!..
TARİHÇESİ
Bu Chatham House hakkında biraz bilgi vereyim.
Resmen 1920’de kurulsa da kökleri 1900’lerin başına gidiyor. O zamanki adı “Yuvarlak Masacılar”dı. İsrail devletinin kuruluşuna öncülük eden, Osmanlı’yla, Orta Doğu’yu ilk parçalayan Sykes–Picot haritalarını çizen ve Sevr’i yapan bu masaydı.
Sonradan resmi bir kuruma dönüştürülüp, “Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstütüsü” adını aldı.
O günden beri de dünyanın sorunları ve doğabilecek krizlerin tartışılıp, yönlendirildiği ilk adres oldu.
Türkçesi, bir düşünce kuruluşundan çok, dünyaya yön veren bir merkez…
İkinci önemli özelliği de Exeter Üniversitesi’yle bağlantısı.
Abdullah Gül ve Fehmi Koru’nun eğitim gördüğü bu üniversitenin, İngiliz istihbarat servisiyle bağlantılı olduğu öne sürülmüştü.
Exeter, 2006’da Gül’e, 2007’de de İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’na doktora payesi verdi.
(...)
AKP’nin kuruluşu ve Başbakanlığı döneminde (Gül'ün) en yakın dostları, dönemin Türkiye Büyükelçisi Westmacot ile Dışişleri Bakanı Jack Straw, ilk sözleri de, “İlk hedefimiz AB… AB için reformlar sürecek” oldu.
Hatta Gül'ün Başbakanlığı sırasında AB zirvesine kendi imzasıyla gönderilecek “iyi niyet mektubu”nun İngiliz Büyükelçiliği’nde hazırlandığı ortaya çıktı.
Dışişleri Bakanlığı döneminde Türkiye’yi çepeçevre kuşatan AB’nin 3 Ekim 2005 tarihli Müzakere Çerçeve Belgesi’ndeki ağır hükümler üzerine Lüksemburg’a gitmeme kararı alan Gül, yine İngiliz Büyükelçi Wastmacot tarafından ikna edildi. Gül, “son anda ve gönülsüz” bir şekilde Lüksemburg’a gidip, o belgeyi imzalayınca, İngiltere Dışişleri Bakanı Straw’ın, “Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım” demesi de unutulacak gibi değildir.
İLK ÖDÜLÜ KİM ALDI
İngiliz Kraliçesi’nin ilk madalya taktığı kişi Sultan Abdülaziz’dir.
Bundan 100 yıl sonra bir başka İngiliz Kraliçesi ülkemize gelip, Gül’e, “Büyük Şövalye Nişanı” taktı.
Gül de hayatının ilk smokinini Kraliçe için giydi, eşi Hayrünnisa Hanım duygularını, “Kraliçe geldiğinde, aile yakınımız ziyaret etmiş gibi oldu. Akraba gelmiş gibiydi” sözleriyle ifade etti.
Tarihin tanıklığı yeter; Bu İngilizlerin her adımında, her ödülünde, her sözünde bir “keramet” vardır.
Hele de Jack Straw’ın!..
Şimdilerde Adalet Bakanı olan Staw, geçenlerde İngiltere’ye giden Başbakan Erdoğan’a, “Ben evimde, Türk çamaşır makinesi kullanıyorum” demiş.
Acaba “Türk çamaşır makinesinde” hangi kirli çamaşırlarını yıkıyor ve yıkamayı planlıyorlar?
Cumhurbaşkanı Gül, kristal cam ödülünü Sonbahar’da Kraliçe’nin elinden alacakmış… Biz şimdiden “hayırlı, uğurlu olsun” diyelim..."
VE
KONU İŞLE İLGİLİ ODATV NİN HABERİ
Müyesser Yıldız Ankara'nın en deneyimli gazetecilerinden biri.
Bugün herkesin atladığı, (odatv'nin üç gündür araştırıp bir türlü sayfasına koyamadığı) bir haberle ilgili Avaz Türk'te bakın neler yazdı:
"İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House meşhur kristal cam ödülüne bu yıl Cumhurbaşkanı Gül’ü lâyık bulmuş. Türkiye, Gül’ün liderliği altında sivil demokrasiyi yerleştirmiş, siyasi ve hukuk reformlarını gerçekleştirmiş…
Ayrıca Gül, Irak’taki arabuluculuk rolü, Afganistan-Pakistan liderlerini bir araya getirmesi, Türkiye-Ortadoğu işbirliğine yaptığı katkılarından dolayı takdir edilmiş…
Tabii Kıbrıs sorunu, AB’yle ilişkiler, Türkiye-Ermenistan ilişkileri gibi konulardaki önemli, yapıcı çaba ve rolü de unutulmamış!..
TARİHÇESİ
Bu Chatham House hakkında biraz bilgi vereyim.
Resmen 1920’de kurulsa da kökleri 1900’lerin başına gidiyor. O zamanki adı “Yuvarlak Masacılar”dı. İsrail devletinin kuruluşuna öncülük eden, Osmanlı’yla, Orta Doğu’yu ilk parçalayan Sykes–Picot haritalarını çizen ve Sevr’i yapan bu masaydı.
Sonradan resmi bir kuruma dönüştürülüp, “Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstütüsü” adını aldı.
O günden beri de dünyanın sorunları ve doğabilecek krizlerin tartışılıp, yönlendirildiği ilk adres oldu.
Türkçesi, bir düşünce kuruluşundan çok, dünyaya yön veren bir merkez…
İkinci önemli özelliği de Exeter Üniversitesi’yle bağlantısı.
Abdullah Gül ve Fehmi Koru’nun eğitim gördüğü bu üniversitenin, İngiliz istihbarat servisiyle bağlantılı olduğu öne sürülmüştü.
Exeter, 2006’da Gül’e, 2007’de de İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’na doktora payesi verdi.
(...)
AKP’nin kuruluşu ve Başbakanlığı döneminde (Gül'ün) en yakın dostları, dönemin Türkiye Büyükelçisi Westmacot ile Dışişleri Bakanı Jack Straw, ilk sözleri de, “İlk hedefimiz AB… AB için reformlar sürecek” oldu.
Hatta Gül'ün Başbakanlığı sırasında AB zirvesine kendi imzasıyla gönderilecek “iyi niyet mektubu”nun İngiliz Büyükelçiliği’nde hazırlandığı ortaya çıktı.
Dışişleri Bakanlığı döneminde Türkiye’yi çepeçevre kuşatan AB’nin 3 Ekim 2005 tarihli Müzakere Çerçeve Belgesi’ndeki ağır hükümler üzerine Lüksemburg’a gitmeme kararı alan Gül, yine İngiliz Büyükelçi Wastmacot tarafından ikna edildi. Gül, “son anda ve gönülsüz” bir şekilde Lüksemburg’a gidip, o belgeyi imzalayınca, İngiltere Dışişleri Bakanı Straw’ın, “Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım” demesi de unutulacak gibi değildir.
İLK ÖDÜLÜ KİM ALDI
İngiliz Kraliçesi’nin ilk madalya taktığı kişi Sultan Abdülaziz’dir.
Bundan 100 yıl sonra bir başka İngiliz Kraliçesi ülkemize gelip, Gül’e, “Büyük Şövalye Nişanı” taktı.
Gül de hayatının ilk smokinini Kraliçe için giydi, eşi Hayrünnisa Hanım duygularını, “Kraliçe geldiğinde, aile yakınımız ziyaret etmiş gibi oldu. Akraba gelmiş gibiydi” sözleriyle ifade etti.
Tarihin tanıklığı yeter; Bu İngilizlerin her adımında, her ödülünde, her sözünde bir “keramet” vardır.
Hele de Jack Straw’ın!..
Şimdilerde Adalet Bakanı olan Staw, geçenlerde İngiltere’ye giden Başbakan Erdoğan’a, “Ben evimde, Türk çamaşır makinesi kullanıyorum” demiş.
Acaba “Türk çamaşır makinesinde” hangi kirli çamaşırlarını yıkıyor ve yıkamayı planlıyorlar?
Cumhurbaşkanı Gül, kristal cam ödülünü Sonbahar’da Kraliçe’nin elinden alacakmış… Biz şimdiden “hayırlı, uğurlu olsun” diyelim..."
Odatv.com
31 Ekim 2010 Pazar
28 Ekim 2010 Perşembe
DEVŞİRME MERKEZİ-EXETER ÜNİVERSİTESİ
İngiliz Üniversiteleri arasında "Kürt Araştırmaları Enstitüsü" olan tek yüksek öğretim kurumudur. Exeter Üniversitesi'nde ayrıca Arap ve İslami Araştırmalar Enstitüsü de bulunuyor.
İngiliz Üniversiteleri arasında "Kürt Araştırmaları Enstitüsü" olan tek yüksek öğretim kurumudur. Exeter Üniversitesi'nde ayrıca Arap ve İslami Araştırmalar Enstitüsü de bulunuyor.
İngiliz istihbarat servislerinin yurt dışı görevlere gönderilecek ajanlarının önemli bir bölümü Exeter Üniversitesi'nde eğitim görür. Ayrıca Arap ve İslam Dünyası ile Kürtler hakkında uzmanlaşması gereken İngiliz ajanlar da bu üniversitenin hocaları tarafından eğitilir. Üniversite yayınlarında, Irak'ın kuzeyinden "Irak Kürdistanı" diye söz edilir.
İngiliz istihbarat servisinin bir yan kuruluşu olan Green Peace (Yeşil Barış) örgütü de Exeter Üniversitesi tarafından kurulmuştur.
Exeter Üniversitesi'nden mezun olan veya doktorasını burada yapan kişileri, daha sonra özellikle İslam ülkelerinde önemli ekonomik ve siyasi kuruluşların başında veya devlet görevlerinde görmek mümkündür.
Mesela İslam Kalkınma Bankası'nın bütün önemli yöneticileri Exeter Üniversitesi'nde yüksek lisans veya doktora yapmıştır!
Tabii buraya gönderilecek öğrencileri de kendi ülkelerindeki "İslami kuruluşlar" seçer.
İngiliz tarihinde kullanılan işkence aletlerinden biri "Exeter Dükünün Kızı" olarak anılır.
İstanbul Milletvekili Nevzat Yalçıntaş seneler önce İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın kendisini Londra'ya ve güneye Exeter Şatosuna davet ettiğini, burada medyanın demokrasiyi tahrip etmesi üzerine bir beyin fırtınasına katıldığını bir Meclis konuşmasında açıklamıştır.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Exeter Üniversitesi'nde iki yıl eğitim-öğretim görmüştür. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da Abdullah Gül'ün bu üniversitedeki sınıf arkadaşıdır.
Abdullah Gül, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş ve Prof. Sebahattin Zaim gibi hocalarının teşviki ve sağladıkları Milli Kültür Vakfı bursu ile 1976-1978 yıllarında Fehmi Koru ve Şükrü Karatepe ile birlikte İngiltere'ye gönderilmiştir.
Gül, burada İslam ülkelerinde ileride görev alacak olan doktora öğrencileri ile sıkı bir arkadaşlık kurmuştur.
Dönüşte Sebahattin Zaim'in daveti ile Sakarya Üniversitesi'nde görev almıştır.
Doktara tezi, "Türkiye ile İslam Ülkeleri Arasındaki Ekonomik İlişkilerin Gelişimi" başlığını taşır. Tez hocası ise Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'tır!
Abdullah Gül, 12 Eylül'den birkaç gün sonra evinden alıp götürülür ve İstanbul'da Metris Askeri Cezaevine kapatılır.
Çıktıktan bir süre sonra 48 İslam ülkesinin üye olduğu İslam Kalkınma Bankası'nda diğer Exeter mezunu arkadaşları ile birlikte ekonomi uzmanı olarak görev alır.
İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğu, Exeter Üniversitesi'nde doktora sonrası çalışmalar yapmıştır. Harry Potter serisinin yazarı Joanne Rowling, Exeter Üniversitesi'nde, Fransızca ve klasik edebiyatlar okumuştur.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Tutulmaz Exeter
Üniversitesi'nde kamu yönetimi yüksek lisansı yapmıştır.
Exeter Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ian Markham'ın "Said Nursî'nin başarısı: Hakikat ve hoşgörü" başlıklı bir makalesi vardır.
Yani bu üniversite "dinlerarası diyalog" un kurgulanmasında da vardır. Markham, Exeter'de ilahiyat dalında öğretim görevlisidir.
İçişleri Bakanlığı, birçok kaymakam adayını Milli Güvenlik Akademisi eğitiminden sonra Exeter Üniversitesi'ne göndermiş ve burada dil eğitimi almasını sağlamıştır.
Halen Türkiye'de, özellikle Güneydoğu ilçelerinde görev yapan birçok kaymakam ve vali yardımcısı Exeter'de doktora yapmıştır.
Yüksek yargı organlarından da tetkik hakimleri Exeter Üniversitesinde yüksek lisans eğitimine gönderilmektedir.
Kaynak:
http://www.nuveforum.net/81-yurtdisi-egitim/18222-exeter-universitesi-hakkinda-bilgi/
26 Eylül 2010 Pazar
ABDULLAH GÜL C.F.R'DE -BANU AVAR HABERİ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 24 Eylül’de New York’da CFR (Dış İlişkiler Konseyi) adlı örgütün yuvarlak masasındaydı. Ve bu gizli, masonik, ‘dünyayı işgal’ amacı güden Siyonist oluşumun toplantılarına 3. kez katıldı.
1997 de katıldığı toplantıda CFR’nin konusu Refah Partisi idi. Bu toplantı sonrası Refah Partisi içinden AKP doğacaktı.
Nisan 2001 ‘de Abdullah Gül yine masonik / Siyonist örgütün masasındaydı. Bu toplantıdan sonra AKP iktidara çıkacaktı.
AKP sahneye çıkmadan önce yollardaki taşlar CHP ve MHP’ye temizletilecek, bunun için özel bir görevli Kemal Derviş Türkiye’ye gönderilecekti.
Ve 9 yıl sonra Abdullah Gül, Türkiye’nin ‘tarihi virajında’ yine CFR (Council on Foreign Relations) Dış İlişkiler Konseyi masasına oturdu. Görüşmeler GİZLİ olduğu için, toplantı konusu hakkında Türk milletine bir açıklama yapılmadı.
Emperyalizm soyut bir kavram. Emperyalizmin eli kolu kafası yok. Görülebilir değil. Görülenler, CFR, Bilderberg, Trileteral mensupları. Küresel şirketlerin ağababaları, CIA nin başındakiler, NATO’nun Rassmussen’i, BM’nin Ban Ki Moon’u, İMF’nin Strauss-Kahn’ı, Brooking Enstitüsünün Kemal Derviş’i, psikopolitikin Vamık Volkan’ı, dünyayı parçalama uzmanı, Martti Ahtisaari, AB başkanı Rompuy ve bunların ülke içindeki uzantıları…
Dünyaya yön veren gizli örgütlerin en tepesinde CFR var. Yani Dış İlişkiler Konseyi (Council on Foreign Relations.) ‘Küresel Memurlar’ başlıklı yazımda yazmıştım:
‘Bu gizli örgüt, ilk paylaşım savaşı sonrası örgütlendi. Dev şirketlerin sahipleri, ve dünyanın en büyük kan emicileri çekirdek bir yapılanmada birleşti. Başkanı, Avrupa’nın en zengini Lord Rothshields’di. En büyük patlayıcı yapan fabrikalar, tüm savaş oyuncakları bu ailenindi.
Hedefleri tarih boyu diğer istilacılarınki gibiydi: Dünyaya ‘Yeni bir düzen’ kurmak, bunun için ulus devletleri ‘bölüp parçalamak!’
1927′de Amerika’nın en zengin adamı Rockefeller de onlara katıldı.. Dünyayı bir ağ gibi saracaklardı. Nato ve BM genel sekreterleri de, İMF, Dünya bankası başkanları da, AB yönetimi de, bazı devlet ve hükümet başkanları da bu gizli örgüt tarafından ‘atanmaktaydı’.
CFR yani Dış İlişkiler konseyi, Bilderberg ve Trileteral adlı bu gizli örgütlerin mottosu: ‘Herşey tek dünya devleti için!’dir.. Bunun tercümesi, ‘Herşey çok uluslu şirketlerin çıkarı için’dir.
Örgüt’ün onursal başkanı olan David Rockefeller hedefi şöyle açıklamıştır:
‘Dünyada 200 civarında olan devlet sayısı yakın gelecekte 1000’e çıkacaktır. Dünyada ulus devletlerin modası geçmiştir.. Gelecekte devletler, finans sektörü tarafından idare edildiğinde dünyaya barış ve huzur gelecektir..’
Demekki küresel çetenin bekası için, ulus devletlerin tasfiyesi gerekiyor. Küçük olanı yutmak daha kolay. Bu nedenle ulus devletler önce şehir devletçiklere bölünecek sonra enerji ve madenler, su kaynakları ele geçirilecek. Planın özeti bu.
Planın hayata geçmesi , CFR’ye sadık devşirilmiş ‘siyasiler’e bağlı …
‘AKP’nin tüzük ve programında CFR imzası var.’
AKP bir CFR projesiydi. Amerikan gizli devletinin bir ürünüydü. Arslan Bulut ‘Küresel haçlı seferi’ adlı eserinde yazıyor:
‘New York’tan gönderilen memorandumda belirtilen Türkiye’nin şehir devletlerine ayrılması plânı, AKP Program ve Tüzüğüne hemen hemen aynı ifadelerle’ geçirilmişti. 2001 yılında bu hükümeti kuracak olanlara New York’tan gönderilen memorandumda ‘Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve millî hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır.’ deniyordu.
AKP kuruldu. Program ve tüzük CFR ‘tavsiyesine’ uygundu. Ve 9 yıl sonra gelinen noktada Türkiye yerel yönetimlere ‘geçiş’ konusunda büyük adımlar attı. (Meraklısı Küresel Haçlı Seferinde CFR Memorandum’unun Türkçe ve İngilizcesine bir göz atsın.AKP program ve tüzüğüyle karşılaştırsın.)
Bu adımlar atılırken, küresel çete, başından beri olduğu gibi, sadece AKP ile iştigal etmedi. CHP, MHP ve SP içindeki ‘özel’ kişilikleri de yönlendirdi. Ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel operasyonları ELİTLER eliyle yönetti. BASIN YAYIN ve ÜNİVERSİTELER’de darbeler yaptı.
Bunlara muhalefet edecek olanları Kanada’da beslenen hahamların ve benzerlerinin ‘iddialarıyla’ hapise tıkdırdı. TSK’yı önce NATO’yla zehirledi, ardından diğer CFR uzantılarıyla sızma operasyonuna tabii tuttu.
CFR’ce kurdurulan platformlarda, mesela Global İlişkiler adlı platformda, TSK’nın üst düzey mensuplarından, işadamlarına, siyasilere ve akademisyenlere kadar uzanan ‘seçilmiş elitler’ yeraldı. Bu şeytani plana uzak kalanlar, sahnenin de dışında kaldı. Sahne ışıkları altında olanların hepsi, ‘tek dünya’cı Rothshield/Rockefeller camiasının, periferisinde olanlardı.
‘Herşey Ankara’dan çözülemez!’
‘Herşey Ankara’dan çözülemez!’
Şimdi ‘YEPYENİ’ bir anayasa yolda! CFR federasyon anayasası istiyor! Vazgeçilmezi ‘başkanlık sistemi’. Başbakan bu konuyla referandum ertesini açtı. Sonra birden konuyu kapattı. CFR memurları, ‘henüz erken’ ikazı yapmıştı.
‘Daha yavaş ve dikkatli’ adımlar atılacaktı.
Cumhurbaşkanı Gül, son CFR toplantısından sonra mesajı verdi: ‘Herşey Ankara’dan yönetilemez!’di.
CFR memorandumuna uygun olarak önümüzdeki 1 yıl içinde ‘YERELLEŞME /EYALET SİSTEMİ’ yani Rockefeller /Rothshields ‘Tek Dünyacı’ örgütünün nihai hedefi, fısıltılardan konuşmalara, derken yeni anayasaya geçecek ve gümbür gümbür gelecekti.
Türkiye Eyalet sistemine taşınırken, küreselcilerin en önemli iki aygıtının, Türkiye’yi mekan seçtiğini de açıkladı. Küresel sermayenin başkenti, New York, ilk kez yurtdışında bir ‘EYALET İRTİBAT BÜROSU’açacaktı. İstanbul, evsahibi olacaktı. Doğu’dan sonra Türkiye’nin batısı da olandan kat kat fazla nitelikli ajan kaynayacaktı.
Yine İstanbul, 2011’de UNPF (BİRLEŞMİŞ MİLLETLER NÜFUS FONU)na evsahipliği yapacaktı. (Bu kurumun yakın coğrafyada özellikle balkanlardaki nüfus manüplasyonu faaliyetleri incelenmeye değer.)
CFR, gizli ve açık örgütleriyle üzerinde çalıştığı, ‘İstanbul merkezli yakın Doğu federasyonu’ veDiyarbakır merkezli Ortadoğu federasyonu’ vizyonunda adım adım ilerliyor..
.. CIA istasyon şefi Paul Henze’nin ‘Türk halkına sabah akşam ‘federasyondan’ bahsedilmeli, kulakları bu duruma alıştırılmalıdır!’ sözüne uygun olarak televizyon ve gazeteler marifetiyle, ‘federasyon’ ‘yerelleşme’ halk arasında ‘normalleştiriliyor’.
Ve medya ‘Sayın’ APO’nun siyasi bir aktör oluşunu beyinlere çakacak. Bundan sonra hergün her haber bülteninde karşınıza APO ve federasyon söylemi çıkacak
Birkaç ay sonra, 2011’de Türkiye daha sıkışık bir gündemle yaşayacaktır. ‘Zaman daralıyor’ …
Emperyalizmin Türkiye ve bölge planları, bir kukla devletçik ön görüyor. PKK ve siyasi kolu BDP, Barzani ile birlikte CIA ve diğer istihbarat birimleri eşliğinde adım adım ilerliyorlar.
Bunlar ‘boş laf’ olarak niteleyenler, son birkaç günün ‘görüşmelerini özetleyen haberleri alıp duvara yapıştırsınlar!
24 Eylül tarihli Yeniçağ gazetesinde Fatih Erboz haberi:
*Adalet ve İçişleri bakanlıkları ile MİT, Genelkurmay Başkanlığından isimler, Öcalan’la görüşüyor.
*AKP, BDP’yle görüşüyor. BDP , APO’yla görüşüyor.
*PKK, ‘Türkiye ortak düşman!’ şiarıyla İsrail ve Ermenistan’la görüşüyor.
*MİT müsteşarı Hakan Fidan ABD’de CIA ile görüşüyor.
*CIA Direktörü Panetta, Fidan’la görüşme öncesi gizlice İsrail’e giderek MOSSAD Başkanı Dagan’la görüşüyor.
*Bağdat Büyükelçisi Murat Özçelik, Barzani’yle görüşüyor.
*PKK uzantısı STK’lar Barzaniyle görüşüyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül New York’da CFR ile görüşüyor.
Muhalefet lideri Kılıçdaroğlu, Avrupa’da ECFR* üyeleriyle görüşüyor.
Halkla kim görüşüyor? CIA uzmanları ve bağlı memurlar halkla en sıkı fıkı ilişki içinde olanlar…
Bu araba devrilir!
Onlar Türkiye’nin iki cepheli bir çatışma ortamına gireceğinden sözediyor. Yani buna hazırlık yapmaktalar. Henri Barkey, ‘Kürt -Türk ve dinci – laik ekseninde çatışmalar’ bekliyor.
‘Dünyayı ele geçireceğiz!’ diyen küresel sermayenin komuta merkezi CFR emriyle, Türkiye hızlı bir virajdan geçiyor.
Sözümüz odur ki, bu virajın sonunda bu araba devrilir. Enerji anlaşmaları, uyuşturucu işleri, krom ve bakır peşkeşleri, Türkiye, İran,Suriye, Irak’ın parçalı haritaları yollara serilir…
Öncelikle, Güneydoğu’da yaşayan PKK ve uzantısı ağaların elinde tarumar olmuş yöre halkı, bu baskı ve zülme ‘yeter’ diyecektir. Ortak dertlerle kavrulan ülkenin her yanında mazlumlar da giderek seslerini yükseltecektir.
Bunu öngören yabancı istihbarat memurları, milli duruşu, Kürt Türk çatışmasında eritmek isteyeceklerdir.
Her unsuruyla Türk halkı, tüm partilerin içindeki vatansever güçler, bir araya gelecek, başımıza örülen çorabı delik deşik edecektir. Ve tüm bunlar 1 yıldan az bir zamanda gerçekleşecektir.
Bana gelen iletilerde sık sık kızgın bir tonda, ‘Çözüm ne onu söyle!’ diyen kardeşlerime sesleniyorum. ‘Çözüm hepimiziz!. O muhteşem pratik zekamızı kullanmazsak… ezilip gideriz!
Banu Avar
İLK KURŞUN
*ECFR : European Council on Foreign Relations.
İLK KURŞUN
*ECFR : European Council on Foreign Relations.
banuavar@superonline.com
www.banuavar.com.tr
www.banuavar.com.tr
"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
1 Eylül 2010 Çarşamba
AMERİKA’NIN TURUVA ATLARI
AMERİKAN BURSUYLA EĞİTİM ALAN LİDERLER
TÜRKÇE ÇEVİRİSİ
Tanınmış Mezunlar
Orada ECA sponsorluğunda değişim programlarına katılan birçok seçkin kişiler vardır.Aşağıda şu anda devlet veya hükümet başkanı , şefi olarak kendi ülkelerinde hizmet vermekte olan mezunları vardır.
Afganistan Başkan Karzai Hamid
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1987
Afganistan Başkan Karzai Hamid
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1987
Avustralya Genel Valisi Quentin Alice Louise Bryce
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1978
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1978
Başbakan Julia Eileen Gillard
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2006
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2006
Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1964
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1964
Belçika Başbakan Leterme Yves
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2002
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2002
Belize Genel Vali Colville Norbert Genç
Fulbright Scholar Ziyaret Programı, 1991 ve 1992
Fulbright Scholar Ziyaret Programı, 1991 ve 1992
Bhutan Başbakan Lyonpo Jigme Yoser Thinley
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1987
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1987
Şili Cumhurbaşkanı Sebastián Piñera
Fulbright Yabancı Öğrenci Programı, 1973 ve 1974
Fulbright Yabancı Öğrenci Programı, 1973 ve 1974
Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos
Fulbright Fletcher Ziyaret Fellow, 1981
Fulbright Fletcher Ziyaret Fellow, 1981
Fildişi Sahilleri Cumhurbaşkanı Laurent Gbagbo
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1980 ve 1993
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1980 ve 1993
Hırvatistan Cumhurbaşkanı Ivo Josipović
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2002
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2002
Çek Cumhuriyeti Başbakan Petr Nečas
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1994 ve 1999
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1994 ve 1999
Danimarka Başbakan Lars Rasmussen Løkke
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1989
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1989
Dominika Cumhurbaşkanı Nicholas Orville Liverpool Joseph
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1985
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1985
Mısır Başbakan Ahmed M. Nazif
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1990
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1990
Finlandiya Başbakan Matti Vanhanen T.
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1993
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1993
Cumhurbaşkanı Tarja Halonen Kaarina
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1983
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1983
Fransa Başbakan François Fillon
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1984
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1984
Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1985
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1985
GÜRCİSTAN Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1997 ve 1999
Vatandaş Değişimleri, 1996
Muskie, Edmund S. Yüksek Lisans Burs Programı, 1993
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1997 ve 1999
Vatandaş Değişimleri, 1996
Muskie, Edmund S. Yüksek Lisans Burs Programı, 1993
Almanya Başkan Christian Wulff
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2000
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2000
Gana Başkan John Evans Atta Mills
Fulbright Yabancı Öğrenci Programı, 1970
Fulbright Yabancı Öğrenci Programı, 1970
Hindistan Cumhurbaşkanı Pratibha Patil Devisingh
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1968
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1968
Başbakan Manmohan Singh
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1981
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1981
Japonya Başbakan Naoto Kan
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1980
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1980
Kenya Cumhurbaşkanı Mwai Kibaki
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1961 ve 1999
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1961 ve 1999
Kosova Cumhurbaşkanı Fatmir Seydiu
Eğitim Ortaklığı Programı, 2003
Eğitim Ortaklığı Programı, 2003
Litvanya Cumhurbaşkanı Dalia Grybauskaitė
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1994
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1994
Başbakan Kubilius Andrius
Vatandaş Değişimleri, 1994
Vatandaş Değişimleri, 1994
Makedonya Başbakan Nikola Gruevski
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2000
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2000
Malta
Başbakan Lawrence Gonzi
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1990
Başbakan Lawrence Gonzi
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1990
Mauritius Cumhurbaşkanı Jugnauth Anerood
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1981
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1981
Başbakan Navinchandra Ramgoolam
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1986
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1986
Meksika Cumhurbaşkanı Felipe De Jesús Calderón Hinojosa
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1992
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1992
Mozambik Cumhurbaşkanı Armando Emilio Guebuza
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1987 Namibya Başbakan Nahas Gideon Angula
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1996
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1987 Namibya Başbakan Nahas Gideon Angula
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1996
Hollanda Başbakan Jan Peter Balkenende
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1985
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1985
Norveç Başbakan Stoltenberg Jens
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1988
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1988
Papua Yeni Gine Başbakan Michael Somare Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1970
Polonya Cumhurbaşkanı Komorowski Bronislaw
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2006
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2006
Başbakan Franciszek Tusk Donald
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1993
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1993
Portekiz
Cumhurbaşkanı Anibal Cavaco Silva
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1978
Cumhurbaşkanı Anibal Cavaco Silva
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1978
Slovak Cumhuriyeti Başbakan Iveta Radičová
Fulbright Ziyaret Scholar Program, 1998
Fulbright Ziyaret Scholar Program, 1998
Sri Lanka Cumhurbaşkanı Mahinda Rajapakse
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1989
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1989
St Kitts ve Nevis
Başbakan Denzil Llewellyn Douglas
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1990
St Lucia Başbakan Stephenson King
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1985
İsveç Başbakan Fredrik Reinfeldt
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2002
Başbakan Denzil Llewellyn Douglas
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1990
St Lucia Başbakan Stephenson King
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1985
İsveç Başbakan Fredrik Reinfeldt
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2002
Tayvan Cumhurbaşkanı Ma Ying-jeou
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1971 ve 2003
Togo Cumhurbaşkanı Faure Essozimna Gnassingbé Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2001
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1971 ve 2003
Togo Cumhurbaşkanı Faure Essozimna Gnassingbé Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 2001
Trinidad ve Tobago
Başbakan Kamla Persad-Bissessar
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1998
Başbakan Kamla Persad-Bissessar
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1998
Başkan George Maxwell Richards
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1986
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1986
TÜRKİYE Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1995
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1995
Uganda Başbakan Apolo R. Nsibambi
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1984
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1984
Zimbabve Başbakan Morgan Tsvangirai
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1989
Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı, 1989
ORJİNAL METİN
Prominent Alumni
There are many distinguished individuals who have participated in ECA-sponsored exchange programs. Listed below are alumni who are currently serving as either chief of state or head of government in their respective countries.
Afghanistan
President Hamid Karzai
International Visitor Leadership Program, 1987
Afghanistan
President Hamid Karzai
International Visitor Leadership Program, 1987
Australia
Governor General Quentin Alice Louise Bryce
International Visitor Leadership Program, 1978
Governor General Quentin Alice Louise Bryce
International Visitor Leadership Program, 1978
Prime Minister Julia Eileen Gillard
International Visitor Leadership Program, 2006
International Visitor Leadership Program, 2006
Austria
President Heinz Fischer
International Visitor Leadership Program, 1964
President Heinz Fischer
International Visitor Leadership Program, 1964
Belize
Governor General Colville Norbert Young
Fulbright Visiting Scholar Program, 1991 and 1992
Governor General Colville Norbert Young
Fulbright Visiting Scholar Program, 1991 and 1992
Bhutan
Prime Minister Lyonpo Jigme Yoser Thinley
International Visitor Leadership Program, 1987
Prime Minister Lyonpo Jigme Yoser Thinley
International Visitor Leadership Program, 1987
Colombia
President Juan Manuel Santos
Fulbright Fletcher Visiting Fellow, 1981
President Juan Manuel Santos
Fulbright Fletcher Visiting Fellow, 1981
Cote d'Ivoire
President Laurent Gbagbo
International Visitor Leadership Program, 1980 and 1993
President Laurent Gbagbo
International Visitor Leadership Program, 1980 and 1993
Croatia
President Ivo Josipović
International Visitor Leadership Program, 2002
President Ivo Josipović
International Visitor Leadership Program, 2002
Czech Republic
Prime Minister Petr Nečas
International Visitor Leadership Program, 1994 and 1999
Prime Minister Petr Nečas
International Visitor Leadership Program, 1994 and 1999
Dominica
President Nicholas Joseph Orville Liverpool
International Visitor Leadership Program, 1985
President Nicholas Joseph Orville Liverpool
International Visitor Leadership Program, 1985
President Tarja Kaarina Halonen
International Visitor Leadership Program, 1983
International Visitor Leadership Program, 1983
France
Prime Minister François Fillon
International Visitor Leadership Program, 1984
Prime Minister François Fillon
International Visitor Leadership Program, 1984
President Nicolas Sarkozy
International Visitor Leadership Program, 1985
International Visitor Leadership Program, 1985
Georgia
President Mikheil Saakashvili
International Visitor Leadership Program, 1997 and 1999
Citizen Exchanges, 1996
Muskie, Edmund S. Graduate Fellowship Program, 1993
President Mikheil Saakashvili
International Visitor Leadership Program, 1997 and 1999
Citizen Exchanges, 1996
Muskie, Edmund S. Graduate Fellowship Program, 1993
Germany
President Christian Wulff
International Visitor Leadership Program, 2000
President Christian Wulff
International Visitor Leadership Program, 2000
Ghana
President John Evans Atta Mills
Fulbright Foreign Student Program, 1970
President John Evans Atta Mills
Fulbright Foreign Student Program, 1970
Prime Minister Manmohan Singh
International Visitor Leadership Program, 1981
International Visitor Leadership Program, 1981
Kosovo
President Fatmir Sejdiu
Educational Partnerships Program, 2003
President Fatmir Sejdiu
Educational Partnerships Program, 2003
Prime Minister Andrius Kubilius
Citizen Exchanges, 1994
Citizen Exchanges, 1994
Malta
Prime Minister Lawrence Gonzi
International Visitor Leadership Program, 1990
Prime Minister Lawrence Gonzi
International Visitor Leadership Program, 1990
Mauritius
President Anerood Jugnauth
International Visitor Leadership Program, 1981
President Anerood Jugnauth
International Visitor Leadership Program, 1981
Prime Minister Navinchandra Ramgoolam
International Visitor Leadership Program, 1986
International Visitor Leadership Program, 1986
Mexico
President Felipe De Jesús Calderón Hinojosa
International Visitor Leadership Program, 1992
President Felipe De Jesús Calderón Hinojosa
International Visitor Leadership Program, 1992
Mozambique
President Armando Emílio Guebuza
International Visitor Leadership Program, 1987
Namibia
Prime Minister Nahas Gideon Angula
International Visitor Leadership Program, 1996
President Armando Emílio Guebuza
International Visitor Leadership Program, 1987
Namibia
Prime Minister Nahas Gideon Angula
International Visitor Leadership Program, 1996
The Netherlands
Prime Minister Jan Peter Balkenende
International Visitor Leadership Program, 1985
Prime Minister Jan Peter Balkenende
International Visitor Leadership Program, 1985
Norway
Prime Minister Jens Stoltenberg
International Visitor Leadership Program, 1988
Prime Minister Jens Stoltenberg
International Visitor Leadership Program, 1988
Poland
President Bronisław Komorowski
International Visitor Leadership Program, 2006
President Bronisław Komorowski
International Visitor Leadership Program, 2006
Prime Minister Donald Franciszek Tusk
International Visitor Leadership Program, 1993
International Visitor Leadership Program, 1993
Portugal
President Aníbal Cavaco Silva
International Visitor Leadership Program, 1978
President Aníbal Cavaco Silva
International Visitor Leadership Program, 1978
Sri Lanka
President Mahinda Rajapakse
International Visitor Leadership Program, 1989
President Mahinda Rajapakse
International Visitor Leadership Program, 1989
St. Kitts and Nevis
Prime Minister Denzil Llewellyn Douglas
International Visitor Leadership Program, 1990
St. Lucia
Prime Minister Stephenson King
International Visitor Leadership Program, 1985
Sweden
Prime Minister Fredrik Reinfeldt
International Visitor Leadership Program, 2002
Prime Minister Denzil Llewellyn Douglas
International Visitor Leadership Program, 1990
St. Lucia
Prime Minister Stephenson King
International Visitor Leadership Program, 1985
Sweden
Prime Minister Fredrik Reinfeldt
International Visitor Leadership Program, 2002
Taiwan
President Ma Ying-Jeou
International Visitor Leadership Program, 1971 and 2003
Togo
President Faure Essozimna Gnassingbé
International Visitor Leadership Program, 2001
President Ma Ying-Jeou
International Visitor Leadership Program, 1971 and 2003
Togo
President Faure Essozimna Gnassingbé
International Visitor Leadership Program, 2001
Trinidad and Tobago
Prime Minister Kamla Persad-Bissessar
International Visitor Leadership Program, 1998
Prime Minister Kamla Persad-Bissessar
International Visitor Leadership Program, 1998
President George Maxwell Richards
International Visitor Leadership Program, 1986
International Visitor Leadership Program, 1986
Turkey
President Abdullah Gül
International Visitor Leadership Program, 1995
President Abdullah Gül
International Visitor Leadership Program, 1995
Zimbabwe
Prime Minister Morgan Tsvangirai
International Visitor Leadership Program, 1989
Prime Minister Morgan Tsvangirai
International Visitor Leadership Program, 1989
* ABD Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Eğitim ve Kültürel İşler Bürosu’nun İnternet sitesinde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Amerikan Dışişleri Bakanlığı bursu ile yetiştirilmiş dünya liderleri arasında gösterildi!
* SİTEDE, “Sürdürülebilir ağ oluşturma” başlığı altında “Amerikan Dışişleri Bakanlığı, eski ve yeni mezunlarının, küresel toplumun oluşumu yolundaki çabaları için daimi destek sunuyor” deniliyor.
* ECA’nın dünya çapında mezun sayısının bir milyonun üzerinde olduğu, bunlar arasında Nobel ödülü olan 40 kişi ile eskiler de dahil 300’den fazla devlet ve hükümet başkanı bulunduğu açıklanıyor.
Bugün, köşe yazısı yerine, bir haber sunuyorum. Yorumu okura bırakıyorum: Amerikan Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Eğitim ve Kültürel İşler Bürosu’nun İnternet sitesinde, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Amerikan Dışişleri Bakanlığı bursu ile yetiştirilmiş dünya liderleri arasında gösterildi!
“The Bureau of Educational and Cultural Affairs (ECA) of the U.S. Department of State” olarak adlandırılan sitede, kurumun, 1961’de Amerika Birleşik Devletleri halkı ve diğer ülkelerden insanlar arasında dostluk, karşılıklı anlayış ve barışçıl ilişkiler geliştirmek için kurulduğu bildiriliyor. Büronun ayrıca ırksal ve etnik azınlıkların temsil edilmesi için faaliyet gösterdiği de ifade ediliyor.
Siteyi siz de ziyaret ederek konuyla ilgili yayını inceleyebilirsiniz: Adres şöyle: http://exchanges.state.gov
ECA’nın dünya çapında mezun sayısının bir milyonun üzerinde olduğu, bunlar arasında Nobel ödülü olan 40 kişi ile eskiler de dahil 300’den fazla devlet ve hükümet başkanı bulunduğu açıklanıyor.
Sitede, “Sürdürülebilir ağ oluşturma” başlığı altında “Amerikan Dışişleri Bakanlığı, eski ve yeni mezunlarının, küresel toplumun oluşumu yolundaki çabalarının en üst düzeye çıkması için daimi destek sunuyor. Tüm dünyada kurulan ağ ile fikirlerini, projelerini ve deneyimlerini paylaşmalarına yardımcı oluyor. Ayrıca hedef odaklı yerel projelerin uygulanması için dernekler kuruyoruz” deniliyor.
Sitede, mezunlar ECA mezunu ya da Fullbright mezunu olarak tanıtılıyor.
Mezunlar arasında Abdullah Gül dışında Tony Blair, Hamid Karzai, Mohamed Yunus Ruth Simmons, Javier Solano, John Updike, Rita Dove, Werner Herzog ve Giscard d’Estaing de sayılıyor.
ECA fonları ile desteklenen girişimler
Amerikan Dışişleri Bakanlığı sitesinde ECA fonları ile, ECA mezunlarının aşağıdaki konularda geliştirdiği projelerin desteklendiği belirtiliyor.
* Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarına danışmanlık hizmetleri.
* Düşük gelirli çocuklar için İngilizce ve sivil eğitim programları.
* Gazeteciler için eğitim.
* İş kadınları için eğitim.
* Çok yönlü diyaloglar politikası için eğitim.
* Liderlik eğitim programları.
* Borsa için eğitim
* Öğretmen eğitim seminerleri.
* Vatandaş savunma grupları organizasyonu için eğitim
* Uyuşturucuyu önleme kampanyaları.
Mezunlardan bir örnek kişi olarak tanıtılan Macar Dr. Istvan Sertö-Radics için, “Macaristan’ın uzak bir Roman köyünde halk sağlığı alanında olağanüstü bir kamu hizmeti verdi, Hubert H. Humphrey Bursları programı ve Fulbright Scholar programı ile bir aile doktorundan kasaba belediye başkanına ve bir AB temsilcisine dönüştürülen kişi” diye söz ediliyor.
Doktorun, 2002 yılında ABD Fulbright Mississippi Üniversitesi’nde misafir öğrenci olarak ırksal gerilimleri giderme araştırması yaptıktan sonra ülkesine döndüğü ve Romanları Macar toplumuna entegre etmek için öğrendiklerini uyguladığı anlatılıyor.
Doktor, azınlık ve insan hakları savunucularına da örnek gösteriliyor.
ECA’nın önde gelen mezunları
ECA kurumunun önde gelen mezunları listesi ise şöyle:
“ECA’nın önde gelen mezunları arasında, Afrika, Doğu Asya, Pasifik, Avrupa, Yakın Doğu, Orta Asya’dan ve Batı ülkelerinden 57 devlet ve hükümet başkanı var.
AFRİKA
Çat: Yusuf Saleh Abbas, Başbakan
Cote d’Ivoire: Laurent Gbagbo, Başkan
Gana: John Atta Mills, Başkan
Kenya: Mwai Kibaki, Başkan
Mauritius: Anerood Jugnauth, Başkan
Mauritius: Navin Ramgoolam, Başbakan
Mozambik: Armando Emílio Guebuza, Başkan
Namibia: Nahas Gideon Angula, Başbakan
Togo: Faure Essozimna Gnassingbe, Başkan
Uganda: Apolo Nsibambi, Başbakan
Zimbabwe: Morgan Tsvangirai, Başbakan
DOĞU ASYA-PASİFİK
Avustralya: Quentin Alice Louise Bryce, Genel Vali
Japonya: Yukio Hatoyama, Başbakan
Papua Yeni Gine: Sir Michael Thomas Somare, Başbakan
Filipinler: Maria Gloria Macaraeg Macapagal-Arroyo, Başkan
Taiwan: Ma Ying-jeou, Başkan
AVRUPA
Avusturya: Heinz Fischer, Başkan
Belçika: Yves Leterme, Başbakan
Bosna-Hersek: Zeljko Kom’ai, Dönem Başkanı
Danimarka: Lars L’kke Rasmussen, Başbakan
Finlandiya: Tarja Halonen, Başkan
Finlandiya: Matti Taneli Vanhanen, Başbakan
Fransa: Nicolas Sarkozy, Başkan
Fransa: François Filon, Başbakan
Gürcistan: Mikheil Saakashvili, Başkan
Kosova: Fatmir Sejdiu, Başkan
Litvanya: Dalia Grybauskaite, Başkan
Litvanya: Andrius Kubilius, Başbakan
Makedonya: Nikola Gruevski, Başbakan
Malta: Lawrence Gonzi, Başbakan
Hollanda: Jan Peter Balkenende, Başbakan
Norveç: Jens Stoltenberg, Başbakan
Polonya: Donald Tusk, Başbakan
Portekiz: Anibal Cavaco Silva, Başkan
Slovakya: Robert Fico, Başbakan
İsveç: Fredrik Reinfeldt, Başbakan
Türkiye: Abdullah Gül, Başkan
İngiltere: Gordon Brown, Başbakan
YAKIN DOĞU
Mısır: Dr. Ahmed Nazif, Başbakan
GÜNEY VE ORTA ASYA
Afganistan: Hamid Karzai, Başkan
Butan: Lyonpo Jigme Yoser Thinley, Başbakan
Hindistan: Pratibha Patil, Başkan
Hindistan: Manmohan Singh, Başbakan
Kırgızistan: Kurmanbek Bakiyev, Başkan
Sri Lanka: Mahinda Rajapakse, Başkan
Sri Lanka: Ratnasiri Wickramanayake, Başbakan
BATI YARIMKÜRE
Belize: Colville Norbert Young,
Genel Vali
Kolombiya: Alvaro Uribe Velez, Başkan
Kostarika: Oscar Arias Sanchez, Başkan
Dominik: Nicholas Joseph Orville Liverpool, Başkan
Meksika: Felipe de Jesus Calderón Hinojosa, Başkan
St. Kitts/Nevis: Denzil Douglas, Başbakan
St. Lucia: Stephenson King, Başbakan
Surinam: Ronald Venetiaan, Başkan
Trinidad-Tobago: Patrick Manning, Başbakan
Trinidad- Tobago: George Maxwell Richards, Başkan
Uruguay: Tabare Vazquez, Başkan
Fullbright bursu ile 155 ülkede 294 bin kişi yetiştirildi
Amerikan Dışişleri Bakanlığı sitesinden verilen link üzerinden Fulbright bursları tanıtılırken 1946’dan beri 155 ülkede 294 binden fazla kişinin bu burs ile mezun olduğu belirtiliyor.
Fullbright mezunları arasında halen dünyaya yön veren kişilerin, devlet ve hükümet başkanlarının, BM Genel Sekreterliği, Amerikan Kongresi, NATO, Nobel Ödül Komitesi gibi kurumlarda çalışanlar, ayrıca sporcular arasında olimpiyatlarda altın madalya kazananlar bulunduğu bildiriliyor.
Fulbright’ın İslam Dünyası için 3-6 haftalık kısa programı bulunduğu; özellikle Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerinde yerel örgütlenme, sivil örgütlenme, toplum gruplarının etkileşimi gibi konularda gençlere kurs verildiği belirtiliyor.
Fullbright Türkiye Komisyonu’nun bugünkü yönetiminde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından YÖK Başkanlığı’na atanan ODTÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan da görev yaptı. AKP hükümetinin Devlet Bakanı Ali Babacan, ABD’de işletme yönetimi öğrenimi gördükten sonra Fulbright bursu ile yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra bir süre Amerika’da kaldı ve mali danışman olarak çalıştı.
Fulbright Yönetim Kurulu’nun Onursal Başkanlığı’nı ise ABD Türkiye Büyükelçisi Ross Wilson yapıyor.
2009 Yönetim Kurulu aşağıdaki Türk ve Amerikalı üyelerden oluşmaktadır:
James Jeffrey, (Onursal Başkan) Amerikan Büyükelçisi, Ankara
John Thomas Mc Carthy, (Başkan) İNG Bank Türkiye Müdürü, İstanbul
Dr. Sharon A. Wiener, Başkonsolos, İstanbul Konsolosluğu, İstanbul
Kaya Arıkoğlu, Mimar ve Şehir Tasarımcısı, Arıkoğlu Arkitekt Ltd. Şti, Adana
Dr. Craig Dicker, (Veznedar) Kültür Ataşesi, Amerikan Büyükelçiliği, Ankara
Doç. Dr. Fatma Taşkın, (Başkan Yardımcısı), Ekonomi Bölümü Başkanı, Bilkent Üniversitesi, Ankara
Prof. Dr. İhsan Dağı, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara
Namık Güner Erpul, Genel Müdür Yardımcısı, İkili Kültürel İlişkiler Genel Müdürlüğü, Dış İşleri Bakanlığı, Ankara
Prof. Dr. İbrahim Özdemir, Genel Müdür, Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara
Fulbright Eğitim Komisyonu’nun Tarihçesi
Fulbright Eğitim Komisyonu, kendi İnternet sitesinde verilen bilgiye göre 1949’da ABD ve Türkiye arasında imzalanan ikili anlaşma sonucunda kurulmuştur.
Sitede aynen şöyle deniliyor:
*Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonu Türk ve Amerikalı üniversite mezunlarını, akademisyenleri ve öğretmenleri seyahat ve diğer masraflarını kapsayan burslarla destekler ve ABD’de eğitim almak isteyen Türk öğrencilere danışmanlık hizmeti sunar.
Komisyon 1949’daki kuruluşundan beri, Türk ve Amerikan hükümetleri tarafından fonlanmıştır. Komisyon bu fonu artırmak için özel bağışlar da kabul etmektedir.
Türkiye Fulbright Programı kurulduğundan beri 4000’den fazla Türk ve Amerikalı öğrenci ile akademisyene burs imkânı sağlamıştır.
Fulbright mezunu Türk öğrenci ve öğretim üyeleri programlarını tamamlayıp kendi ülkelerine geri dönünce, kurumlarında önemli mevki sahibi olmuş, eğitim aldıkları ülke ile bağlarını da koparmayarak, Fulbright’ın amacını uygulamış ve gerçekleştirmiş olurlar.
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İngiltere’de Exeter Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı ancak ABD Dışişleri Bakanlığı internet sitesinde Bakanlığın ECA bursu ile okuduğu bildiriliyor.
Arslan BULUT / YENİÇAĞ, 20 Aralık 2009
"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















.jpg)


