İSTİFA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İSTİFA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2011 Cumartesi

TARİH BUNU KAYDETTİ



GENEL KURMAY BAŞKANI VE KARA,DENİZ,HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLARI İSTİFA ETTİ.Y.A.Ş'A 2 GÜN VAR.

Ümraniye, Balyoz, Islak İmza, Poyrazköy ve Askeri Casusluk gibi davalardan tutuklu TSK mensuplarının sayısı 423...
- 173’ü muvazzaf, 250’si emekli
- 121’i subay, 8’i astsubay
- 43’ü general ve amiral
- 43 isimden 17’si terfi sırasında

TSK’nın cezaevi istatistiği 
Ümraniye 1 ve 2 davaları ile Balyoz, Islak İmza, Poyrazköy ve Askeri Casusluk gibi davalardan tutuklu yargılanan ve cezaevlerinde bulunan Silahlı Kuvvetler mensubu sayısı toplam 423. Bunların 173’ü muvazzaf, yani aktif görevde. 250’si ise emekli.173 muvazzafın dağılımı şöyle:
43 general ve amiral.
121 subay.
8 astsubay.
1 uzman çavuş.
250 emekli personelin dökümü ise şu şekilde:
76 general ve amiral.
163 subay.
10 astsubay.
1 uzman çavuş.

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

29 Temmuz 2011 Cuma

YENİÇAĞ BU YAZININ NERESİ SİZİ RAHATSIZ ETTİ?


ÇOK AYIP OLDU.HEMDE ÇOK.ÜSTELİK TAŞ GİBİ YAZI.

Sabahattin ÖNKİBAR F-tipi sansür sonucu Yeniçağ Gazetesi'nden istifa etti.
Sebahattin Önkibar'ın bugün kaleme aldığı "HZ MUHAMMETSİZ İSLAM OLUR MU?" başlıklı yazısı sadece taşra baskısında çıktı. Şehir baskısında çıkmayınca bu sansüre tepki gösteren Önkibar Ankara Temsilciliği ve Köşe Yazarlığı görevlerinden istifa etti.

İşte Sabahattin ÖNKİBAR'ın sansürlenen yazısı: 

HZ MUHAMMETSİZ İSLAM OLUR MU?

Başlığa bakıp bu nasıl soru demeyin sakın!
Hedeflenen yeni Müslümanlık Hazreti Muhammetsiz islamdır!
O nasıl mı olur?
Proje mimarlarına göre haşa onu aşmakla olurmuş!
Ambalajı da İbrahimi dinlerin kardeşliği ve bütünselliği imiş!
Henüz alt perdelerden ve belli mahfillerde seslendirilen modernize edilmiş yeni İslam dini projesinin ardında ise Paxamericananın Evanjelistleri ile Vatikan var.

İBRAHİMİ DİNLER VE DİYALOG !

İbrahimi dinler ambalajı basit anlatımla üç kitaplı dinin yani İslam,Musevilik ve Hıristiyanlığın bir potada eritilmesi ile orta vadede üçünden ortak bir din yaratmadır.
Bu yeni inanca göre üç din de hakdır ve bu dinlere mensup olanlar cennete gideceklerdir.
Kur’anı Kerim’i reddeden bu anlayış islamın Protestanlaştırılması ya da reforme edilmesinin ötesinde tamamen iğdiş edilmesidir .
Bu vahim projenin kapısını aralayan ilk teşebbüs de dinler arası diyalog yutturmasıdır.
Dinler arası diyalogun amacı böyle bir deformasyona iklim hazırlamaktı.
Malum soğuk savaş sürecinden sonra Emperyalizm Komünizmi düşman olmaktan çıkarmış yerine islamı oturtmuştur.
İslamla mücadelenin tekniklerinde ise deformasyon yani islamı kendi özü ya da temel çizgisinden çıkarmak öncelikli hedeftir.
Batılı büyük istihbarat örgütlerinin kontrolünde olan Haçlı intelijansiyası yeni süreçte tehlikenin aslında Müslümanlar olmadığı tersine İslam inancının kendisinin olduğu hükmüne varmış ve o yönde sonuç alacak metotları teklif etmişlerdir.

İŞTE DEHŞET UYGULAMALAR

İşte Büyük Ortadoğu Projesi de aslında bu bakışın proje olarak somut yansımasıdır.
Üzülerek ifade etmeliyiz ki bu yeni projenin uygulama merkezi Türkiye’dir ve öyle olduğundan olsa gerek BOP’un Eşbaşkanı da malum Sayın Tayyip Erdoğan’dır.
Bizzat devlet ve hükümet tarafından desteklenen yeni ya da Hazreti Muhammetsiz İslam projesindeki faaliyetlere vereceğimiz birden çok somut örnek var.
Mesela ilkokul kitaplarımızda var olan Kelime Tevhid tarifinden Muhemmedun Resululahın çıkarılması en dehşet verici örnektir.
Sinsi bir şekilde yürütülen bu kampanyalarda ayrıca islamla Hıristıyanlık ve Museviliğin çok farklı olmadığı ,dolayısı ile iki ayrı dinden insanların nikah kıyabilecekleri bile şuuraltılara pompalanıyor.
Keza Papazların Camilerde ayin yapması ve de devlet büyüklerimizin cemaatı olmayan Kiliseleri besmele ile açması ve yine cemaatı olmayan onbinlerce Kilise Evinin ihya etmesi bir diğer garabet misalleridir.
Bu bağlamda verilebilecek en dehşet örnek ise ABD’nin Cuma hutbelerimize müdahale etmesi ve bundan sonuç almasıdır.

ABD SEFİRİNDEN HUTBBEYE MÜDAHALE

AKP iktidarı ile beraber 2005 yılında ABD sefiri Edelman hükümete ve Diyanet’e baskı yapıp Cuma Hutbesinde okunan “Yegane din islamdır” ayetini kaldırtmaya çalışmıştır ki maalesef büyük ölçüde başarılı da olmuştur.
Kuşkusuz Paxamericanın Evenjelistleri ve Vatikan’ın CIA desteği ile yürüttüğü bu rezil faaliyete Türk insanı manevi önderleri sayesinde her şeye rağmen direnmeye devam ediyor .
Bu bağlamda Türkiye’de kökü dışarıda olmayan yani milli olan pek çok dini camia çok güzel refleksler sergiliyor ki bunun bayraktarı tartışmasız olarak Prof.Dr.Haydar Baş Bey ve Arkadaşlarıdır.
Dürüstçe ifade edeyim bizim gibi işi gücü okumak ve yazmak olan biri bile Hazreti Muhammedsiz islam noktasındaki pek çok kahpe faaliyetin ayrıntılarını Prof Haydar .Baş Hoca sayesinde nüfuz edebilmiştir ki bu bile yürütülen çalışmanın sinsiliğini teyid ediyor.

İSLAM DİYE DİYE İSLAMA İHANET!

Bizi üzen şeylerden biri de adı Milli Görüş olan bir önemli Camianın tamamen olmasa da bu rüzgara büyük ölçüde kapılması yani Amerikan islamına boyun eğmesidir.
Öyle değilse soruyorum yakın geçmişte her Cuma çıkışı Emperyalizmi protesto eden o insanlar dün Irak’da bugün Libya’da Haçlılar Müslümanları avlarken bir kez olsun neden tepki koymadılar ve koymazlar?
Ve son not:
Türkiye’de Şanlı Muhammed Aleyhisselam,Ashabi ve Ehli Beytinin Kur’an ve Hadisi Şerif Müslümanlığına, kendine güya İslamcı diyenlerin iktidarında savaş açıldığını ve gerçek Müslümanlığın yerine Amerikan İslamının ikame edilmeye çalışıldığını tarih dehşet verici ve ibret alıcı büyük bir ironi olarak yazacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın!

Sabahattin ÖNKİBAR, 28 Temmuz 2011


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

11 Mayıs 2010 Salı

HİÇ BİR OYUNDA “HAMLENİ GERİ AL” DİYE BİR HAMLE YOKTUR

Emperyalist oyun kuruyor.Biz ise oyuna oyunla cevap veremiyoruz:

Emperyalist/Siyonist ve yandaş ihanet şebekesinin motifleri taşıyan,hatta çok net görülen Baykal’a şantaj hamlesi görülmeli ve cevabı verilmelidir.
Baykal ne kadar eleştirilse de; son zamanlarda belirgin, aktif bir siyaset yaptığı; hatta batı kimlikli eski siyasetinden ulusalcı söyleme kaydığı,Ergenekon düzmecesinde “bu davanın avukatıyım” gibi net tavırlar sergilemesi tabiki birileri tarafından görüldü.
İhanet kardeşliğinin tüm medya gücüne rağmen sağ/sol düşmanlığının siyasi görüş ayrışığına dönüştüğü; halk bazında toplumu ulusal çizgide tutabilecek birkaç liderin en başında Baykal geliyordu.

Fakat satrançta veya herhangi bir oyunda bile karşı bir hamle yaptığı zaman “al bunu geri “ diyemeyiz.

Baykal’a yapılan şantajın ayrıntılarına girerek hiç boşuna zaman kaybetmeye gerek yoktur.
Halkımızdan çok derin yorum ve teknik analiz yapmasını beklemek çok fazla saf dillilik ve halkı hiç tanımamak olur.
Üstelik ekonomik dar boğazda kıvranan, sosyal patlama noktasına gelmiş, işsiz, beslenemeyen kısacası yarınından umutsuz halk sloganlarla yönlendirile bilir.
Öfkesi başka yönlere, hatta yalan dolanlara kaydırıla bilir. Üstelik bunun yalan olduğunu bilerek yapabilir. Bu aynen, babasının tuttuğu takımdan birkaç kişiyi dövmek gibidir.
Patronuna kızgındır, işinden memnun değildir vs. tesadüfte babasının takımı bu hafta rakiptir ve sürüye uymuştur. Eve gidince babasını karşısında yine el pençe divandır ama.
Baykal bu şantajı gördü ve istifa etti.
Şimdi kimse bu kasetin gerçek olduğunu tartışmıyor.
Herkes kaseti çekenlere odaklanmış ve öfke duymaya başlamışken o canım hamleyi geri almak niye.
Baykal’ın geri gelmesini en çok isteyen AKP dir. En güzel kozu olan öfke ve ajitasyonu Baykal’a kaptırdı.
Bu şantaj gündemde tutulmalı, hatta didik didik edilmeli ve ediliyor da.
En radikal Kürtçü/AKP medyatoşlar bile yarım ağız konuşurken geri getirme feryatlarına Deniz Baykal’ın kesinlikle olumsuz cevap vermelidir.
En azından bu süreçte bunu yapmalıdır.
Anayasa halk oylamasına bu şekilde gitmelidir.
Bu sinerci yakalanmışken, adamların hamlesi tam ters tepmişken Baykal’ın kesinlikle gaza gelmemesi gerekmektedir.
CHP kaçmıyor. Başkanlık kaçmıyor.
Anayasa oylamasına ve 2011 seçimlerine Baykal destekli bir başkanla ama şantaja uğramış, belden aşağı vurulmuş, kalleşlik yapılmış, başkanı onuruna sahip çıkmış bir CHP ile giderse AKP’yi duman edecektir.
Fakat Baykal’ın geri dönüşü her şeyi sıfırladığı gibi AKP’ye çok iyi bir koz verecektir.
Zaten medyalarında durmadan bunu işliyorlar. Halka “Baykal geri gelecek imajı” aşılanıyor ve isteniyor.
Halk Baykal diye bağırmalı ama Baykal başkan olmamalıdır.
Bu tarihi bir fırsattır ve değerlendirilmelidir.
Görüşmek umuduyla.
Levent kalem

NOT: Ben Baykal’ı iktidar olmuş CHP’nin başında görmek istiyorum. Muhalefetin başı değil.
  


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

10 Mayıs 2010 Pazartesi

BU CÜMLEN DEN DOLAYI SANA "GÜLE GÜLE SAYIN BAYKAL"

CHP LİDERİ Deniz Baykal’ı istifa ettiren kaseti dayanamayıp izledim.
Aklıma üniversite yıllarında söylenen bir fıkra geldi.
Aşağı yukarı şöyleydi:
Biyoloji hocası öğrenciyi kaldırır ve elinde tuttuğu kurutulmuş böceğin kıçını göstererek:
“Bunun adı ne?” diye sorar.
Öğrenci:
“Tanıyamadım hocam” der ve oturur.
Öğretmen kızar ve öğrenciyi kaldırıp:
“Sana sözlü notu sıfır veriyorum. Adın ne?” der.
Öğrenci arkasını döner ve pantolonunu indirir?
“Tanıdınız mı hocam?” der.

Baykal’ın istifasını canlı izledim.
Ama anlam veremediğim;yada bu konuşmanın içerisine neden sokulduğunu anlayamadığım bir cümle var.
“Bu çerçevede başka bir sorumlu arayışına çıkacak olanlara yardımcı olmak üzere Amerika Birleşik Devletlerinden, Pensilvanya’dan aldığım üzüntü ve destek mesajlarının samimiyetine inandığımı da söylemek isterim.”

Şunu diyor Sayın Baykal; “Fetullah Gülen’e falan topu atıp yırtmaya çalışmayın. Bunu yapan siz siniz diyor. Devlettir diyor.”
İyide Sayın Baykal sen hala devletin Fettullah,CİA tarafından kuşatıldığını anlamamışsın.
Devletin ABD’den yönetildiğini görememişsin.
Bu sözünle komployu, kasetti şunu bunu boş verip bu analizi yapamadığın için sana güle güle diyorum.
Güle güle Sayın Baykal.
Umarım Ata’nın partisinin başına bu analizi tam yapmış birisi geçer.