6 Temmuz 2009 Pazartesi


93 sene yaşamayı haketmiyordun.Ama hayat herzaman adil değil.Bazılarına torpil geçiyor.Ölünün arkasından bizim kültürümüzde konuşulmaz ama sen öyle bir adamsınki kendimi zor tutuyorum.sana sadece "Allah rahmet eylesin" demiyorum.10 yaşını görememiş,hatta doğamamış nice yavrucağıza ayıp olur.Seni zebanilerin kucağına giderken dünyaya,insanlığa yaptıklarının işareti olarak cebine şu resimleri koymak isterdim.


Robert McNamara öldü

Soğuk Savaş döneminde ABD'nin nükleer politikasının temellerini atan, Vietman Savaşı sorumlusu ABD eski Savunma Bakanı Robert McNamara öldü.

9 Haziran 1916'da doğan McNamara, ABD'nin 8. Savunma Bakanı oldu. McNamara 1961'den 1968 yılına kadar Vietnam Savaşı sorumlusu olarak görev aldı.
Amerika’nın eski savunma bakanlarından Robert McNamara 93 yaşında Washington’da öldü. McNamara, Vietnam Savaşı’nın mimarı olarak biliniyordu. 1961 yılında Kennedy yönetiminde savunma bakanlığına getirilen Robert McNamara, bu görevine Kennedy öldükten sonra, Lyndon Johnson döneminde de devam etti. McNamara’nın Vietnam’da Komünizm’in yayılmasını önleme yönündeki başarısız çabaları, savaşın da “McNamara’nın Savaşı” diye adlandırılmasına yol açmıştı. Robert McNamara, sonraki yıllarda savaştaki hatalarını da kabul etti. McNamara, Kuzey Vietnam’ın geniş çaplı bombardımanının bir işe yaramayacağını bilmesine rağmen bu operasyonları durdurmak için bir girişimde bulunmadı. Robert McNamara savunma bakanlığı dışında, Ford şirketi ve Dünya Bankası’nın başkanlıklarında bulundu.

VİETNAM SAVAŞI

Bu savaşın sebebi Amerika’nın Asya bölgesinde giderek yayılmakta olan komünist rejimden korkmasıydı. Vietnam savaşı alenen ve 1965’te başlayıp 1973 yılı başlarına kadar 8 yıl devam eden, Amerika’nın kuzey Vietnam’la mücadelesi, Amerikan tarihi bakımından olduğu kadar, savaş sonrası milletler arası münasebetlerin gelişmesi açısından da son derece önemli bir hadise teşkil eder. Vietnam savaşı bir süper ülkeni, 17 milyonluk küçücük bir ülkede bataklığa nasıl saplandığının da hikayesidir. Bu aynı zamanda ağır tabiat şartlarından da iyi yararlanan bir gerilla taktiğinin, en mükemmel konvansiyonel silahlar karşısındaki zaferinin de bir ifadesidir. 1861-1865’den beri yani son yüzyıl içerisinde ilk defa amerikan halkı, manasız ve amansız bulduğu bu savaş dolayısıyla federal hükümete karşı başkaldırmıştır. Amerika’nın Vietnam’a bulaşması birdenbire değil, yavaş yavaş gelişen bir politikanın neticesi olarak ortaya çıkmıştır. 1954 Temmuz’unda yapılan Cenevre anlaşmaları ile Laos, Kamboçya, Kuzey ve Güney Vietnam Bağımsız Devletler olmuşlardır. Yalnız Kuzey Vietnam’da Ho Chi Mink liderliğinde bir komünist rejim bulunuyordu. Bu rejimin daha kuzeyinde ise Çin gibi bir komünist dev vardır. Onun da kuzeyinde Sovyet Rusya gibi bir komünist süper devlet bulunuyordu. Meseleye bu açıdan bakınca, Kuzey Vietnam Asya’daki büyük komünist bloğun bir ileri ucu, bir ileri karakolu idi. Bu hali ile de bütün Hindiçini kıtası için muhtemel bir tehdit ve tehlike idi. Bu sebeple Amerika 1954’den sonra Vietnam’da ve genel olarak Hindiçini’de Fransa’nın yerine geçti ve Asya komünist bloğu ile antikomünist Güneydoğu Asya arasında tampon teşkil eden Güney Vietnam ile yakından ilgilenmeye başladı. Güney Vietnam’da 23 Ekim 1955’de yapılan bir referandumda imparator Bao Dai düşürüldü ve yerine Algo Diem geçti. Koyu bir komünist aleyhtarı olan yeni imparatoru Amerika hemen 26 Ekim’de tanıdı ve imparator da ilk günden Amerika’ya dayanma yoluna gitti. 8-10 Mayıs 1957 yılında imparator Amerika’yı ziyaret ederek, yayınlanan demeçte komünizmin yıkıcı faaliyetlerinin gittikçe artmakta olduğuna dikkat çekildi. Diğer taraftan 1954 Cenevre anlaşmalarına göre 1956 yılında yapılacak seçimler ile Kuzey ve Güney Vietnam birleştirilecekti. O zamanki düşünceye göre eğer 1956 yılında seçimler yapılırsa Güney Vietnam’da da Ho Chi Mink seçimleri kazanabilirdi. Bunu bildiği için Güney Vietnam İmparatoru Diem seçimlere yanaşmadı. Amerika’da Diem’i destekledi. Ho Chi Mink 1957 yılına kadar bekledi fakat Diem’in seçime yanaşmadığını görünce, Diem hükümetini devirmek için Güney Vietnam’daki Viet Kong vasıtası ile yoğun terörist faaliyetlerine ve gerilla mücadelelerine girişti. Viet Kong’un Güney Vietnam’da yarattığı huzursuzluk o derece ciddi bir hal aldı ki, Başkan Eisenhower 4 Nisan 1959’da yaptığı bir konuşmada 12 milyon nüfuslu Güney Vietnam’ın komünist kontrolü altına girmesinin 150 milyonluk bir bölgeyi tehlikeye sokacağını, Amerika için ve hürriyet için yıkıcı bir gelişmeyi başlatacağını, bundan dolayı Amerika’nın kendi menfaatleri ve güvenliği için Güney Vietnam’a ekonomik ve askeri yardım yapması gerektiğini söylüyordu. Amerika’nın Kuzey Vietnam’a bulaşması böyle başladı. Başkan Eisenhower 1960 Kasım’ında görevden alında ve Kennedy başkanlık seçimlerini kazandı. Bu sırada Amerika’nın Güney Vietnam’da 1000 askeri danışmanı bulunuyordu. Amerika’nın yeni başkanı Kennedy 20 Ocak 1961’de görevine resmen başladığı zaman Viet Kong’un faaliyetleri ile Güney Vietnam’da durum daha da kötüleşmişti. Bu sebeple Kennedy Başkan Yardımcısı Johnson’u, durumu yerinde incelemek üzere Güney Vietnam’a gönderdi. Kennedy iki baskı arasında kalmıştır. Askerlere göre Güney Vietnam’a Amerikan askeri gönderilmeliydi. Dışişleri Bakanlığı ise bu fikrin tehlikeli olabileceğini düşünüyordu. Çelişkide kalan Kennedy danışma sayısını arttırdı. 1963 Kasım’ında bir suikaste kurban gittiğinde danışman sayısı 17.000’i bulmuştu. Fakat bu meseleye çare olmadı. Öte yandan Güney Vietnam’da Diem’in diktatörlüğü her geçen gün çekilmez hale gelmişti. Diem 1963 yılında iktidardan düşürüldü ve yerine General Von Mink başkanlığında bir askeri konsey geçti. Kennedy’nin öldürülmesinden sonra ise Anayasa gereği yerine Başkan Yardımcısı Johnson geçti. Johnson ile birlikte Amerika fiilen savaşa bulaştı. 2 Ağustos 1964 günü Tonkin Körfezinde Amerikan donanması Kuzey Vietnam gemilerinin saldırısına uğradı. Amerikan donanması saldırıları püskürtmekle ve iki Vietmink gemisini batırmakla hukuken Vietmink Amerika’ya saldırıda bulunmuş oldu. Böylece başkan Johnson Kongreye gönderdiği mesajla bu saldırılara karşı koymakta, asker çıkarmak dahil bütün yetkilerin Başkan’a verilmesini istedi. 10 Ağustos’ta ise başkana bu yetki verildi. Amerika’nın bu kararlılığı Vietmink’in cesaretini kırmak yerine güneydeki faaliyetlerini daha da arttırdı. 1965 Şubat’ından itibaren Kuzey Vietnam’ı bombalamaya başladılar. Özellikle askeri hedefler bombardıman ediliyordu. Çünkü gerillaların gücünü kaynağından yok etmek istiyorlardı. Bu hareket 3 yıl sürecektir. Fakat istenen netice alınamadı. Ho Chi Mink Amerika’nın havadan yaptığı saldırılara karada kendi baskısını artırarak cevap verdi. Böylece güneye daha çok girildi. 1965 Mayıs’ında Güney Vietnam’a 80.000 asker gönderildi. Vietnam’a asker gönderilmesi Amerika’nın kendi içinde büyük çalkantıya sebep oldu. Amerikan askerleri ölmeye başlayınca kamuoyunda tepkiler artmaya başladı. Amerika Güneydoğu Asya ile Pasifik’i kendi milli menfaatlerinin ve güvenliğinin hayati bölgesi olarak kabul ediyordu. Kuzey Vietnam’a da Çin açısından bakıyor ve Çin’in bir uzantısı olarak görüyordu. Vietnam’ın yüzlerce yıl Çin hakimiyeti altında yaşamış olmasını ayrıca Çin Vietnam’a hakim olduğu takdirde bölgede yaşayan geniş Çin azınlıklarını da harekete geçirebileceğini de unutamazdı. Bununla birlikte Başkan John bir yandan savaşta tırmanmaya giderken bir yandan da barış teşebbüslerini eksik etmiyordu. 1965 Mayıs’ında Paris’te Vietnam ve Amerika arasında barış görüşmeleri başladı. Daha sonra 31 Ekim 1965 tarihinde bombardıman durduruldu. Bu arada Amerika’ya yeni bir Başkan seçildi. Nixon seçimleri kazanınca Dışişleri Bakanı ile Vietnam politikasına yeni bir şekil verdiler. Böylece Amerika askerini yavaş yavaş geri çekerken bir yandan Kuzey Vietnam’ı bombalamayı daha da arttırdı. Sebep Kuzey Vietnam’ı barışa zorlamaktı.Nixon Amerika’yı Vietnam bataklığından çıkarmayı amaçlıyordu. Böylece Pasifik bölgesine yaptığı bir gezide bundan sonra Amerika’yı Vietnam örneği bir savaşa sürüklemeyeceklerini ilan etti. Müttefiklerine Amerikan askeriyle değil ekonomik ve askeri yardımla destek olacaklarını belirtti. Bu da Eisonhower Doktirininin tam tersiydi. Çünkü Eisonhower asker yardımı yanlısıydı. Ancak 1972 yılında Çin ve Amerika münasebetlerinin olumlu yönde değişmesi Ho Chi Mink’i endişelendirdi. Yalnız kalmak düşüncesi, Amerika saldırısının sonucunda Vietnam’da oluşan tahribatla birlikte savaş sona erdi. Amerika’ya 55.000 askerin ölümüne mal olan Vietnam barışı 27 ocak 1973’te Paris’te imzalandı. Bu barış sonunda Kuzey ve Güney Vietnam halkının kaderini kendisinin belirlemesi ve istediği siyasi rejime kendisinin karar vermesine müdahale edilmeyecekti. Ayrıca Kuzey Vietnam’ın savaş sonunda uğradığı tahribatı düzeltmek için Amerika’nın yardım etmesine karar verildi. Fakat bu barış 22 ay devam etti. Bu süre sonunda Güney Vietnam komünistlerin eline geçti. Amerika Güney Vietnam’a yardımlarını azaltmıştı. Bu şartlardan yararlanan Kuzey Vietnam en son 30 Nisan 1975’te başkent Saygon’u ele geçirerek, 30 yıllık bir mücadeleden sonra Vietnam’ın bütününün komünist rejimin altına girmesine sebep oldu.

2 yorum:

mehmet ali dedi ki...

kafirler içlerinde acıma duygusu yok çünki içlerinde allah korkusu yok

Adsız dedi ki...

DÜNYANIN SÜPER GÜCÜ OLMAK..BİR MİLLETİ YOK ETMEYE YETMEZ..ASLA YENEMİCEKLERİ Bİ SAVAŞTIR GÜÇ BENDE DİYENLER..UNUTMAYALIMKİ ENGÜÇLÜ SİLAH AKLI YENEMEZ...AKILLI OL BAĞLI OL VATAN SEVER OL