15 Mart 2010 Pazartesi

ÖCALAN'DA KENDİNİ PAKETLEYENİ ONAYLADI

Kenya basınında geçtiğimiz günlerde yayımlanan, 'Abdullah Öcalan'ı Türkiye’ye MOSSAD teslim etti' PKK'nın elebaşı da doğruladı. Öcalan'ın 'Beni de CIA ve MOSSAD Türkiye'ye teslim etti” dediği öğrenildi.

PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan da iddiaları doğruladı.
Kenya’nın en çok satan gazetesi The Nation geçtiğimiz haftalarda Kenya istihbaratına dayanarak yayınladığı haberde 1999’da PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yakalanması için dönemin başbakanı Bülent Ecevit’in İsrail lideri Benjamin Netanyahu’dan yardım istediğini, Apo’nun Kenya’da, 6 kişilik MOSSAD timinin operasyonu ile yakalandığını ileri sürmüştü.
İddiaya göre Kenya istihbaratı da Yunan elçiliğine MOSSAD ajanlarıyla düzenlenen Apo baskınında yer aldı. Biri kadın 5’i erkek 6 Mossad ajanı tarafından izlenen Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesine olanak tanıyan operasyona Mossad’ın “Uyanık” ismini verdiği de gazetede yer alan bilgiler arasındaydı.
Abdullah Öcalan avukatları aracılığıyla da yayımlanan bu haberi doğruladı. Öcalan, “Beni de CIA ve MOSSAD Türkiye’ye teslim etti. Bütün bunları iyi anlamak lazım” dedi.


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
MÜMTAZ SOYSAL
Acayip Gelişmeler
SON günlerde Kıbrıs konusunda tuhaf gelişmeler oluyor.
Önce, Strasbourg’dan bir haber geldi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi şimdi Güney Kıbrıs’ta oturan ve KKTC’nin anayasasıyla yasalarına uygun olarak yapılmış mal mülk düzenlemesini tanımayan Rumların açtığı davalara ilişkin bir karardı bu. Artık, bıraktıkları malların kendilerine geri verilmesi ve tazminat ödenmesi amacıyla Strasbourg mahkemesine başvuracak olanların yerel yargı yollarını tüketmiş sayılmaları için KKTC topraklarında kurulmuş bir Mal Mülk Komisyonu’ndan geçmeleri neredeyse zorunlu kılınmaktaydı. Daha doğrusu, oraya başvurulmazsa sürecin uzayacağı belirtilerek önceliğin o başvuruyu yapmış olanlara verileceği söyleniyordu.
Yaratılmak istenen izlenim, bunun KKTC’yi tanımaya doğru atılmış bir adım olduğuydu. Belli ki, Anadolu’daki ve Kıbrıs’taki Türklerin“sevindirik” olması istenmekteydi. Olundu da.
Oysa, içte ve dışta girişilen büyük çarpıtma seferberliğine karşın değişen pek bir şey yoktu. Komisyon KKTC toprağındaydı ama aslında Türkiye’ye karşı açılan davalar sürecinin içine oturtulmuştu. Hem de bağrındaki yabancı üyelerle. Zaten mahkeme de orayı “Türk işgali altında tutulan” Kıbrıs Cumhuriyeti toprağı sayıyordu.
Tuhaf olan, bu yanıltıcı tutum değişikliğinde bile hiç payı olmayanların büyük olasılıkla İngiltere’nin çabalarıyla varılan bir sonuçtan kendilerine pay çıkarmayı hiç ihmal etmemiş olmalarıydı.
İkinci acayip gelişme, Kuzey Kıbrıs’ta Hristofyas’la Derviş arasında geçmesi beklenen bir cumhurbaşkanlığı seçimi için aday sayısının birdenbire artması ve adaylardan birinin Türkiye’ye kadar gelip Abdullah Gül’ce kabul edilmesiydi.
Belli ki, kendisini ulusal kahraman ilan edip seçime bağımsız olarak gireceğini açıklayan Talat’ın kazanması için her şey yapılacak.
Niçin bu çabalar? Çünkü, Talat kaybeder ve ardından dikte edilmek istenen çözüm için yapılacak halkoylamasından olumsuz oy çıkarsa artık gerçekten iki devletli bir çözüme sıra gelecektir de ondan.
Haklı ve güçlü olduğu bir davayı kaybetmeye doğru giderken sevindirik olan bir ülke görülmemiştir.
mumtazsoysal@gmail.com

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

14 Mart 2010 Pazar

KATİLLER KENDİNİ DEŞİFRE ETTİ

Elektrik akımını göremezsin.
Manyetik alanı da göremezsin.
Ama etkilerinden varlığını anlarsın.
Defalarca yazdık.
“PKK’nın Avrupa’da en gözde ülkesi Fransa’dır” diye.
İşte sonunda katiller kendini deşifre etti.
Fransa'da 100'ü aşkın anti-terör timinin düzenlediği son operasyonlarda, yaş ortalaması 20 olan onlarca Kürt kökenli kız ve erkek gözaltına alınması bir Fransız Milletvekilini bülbül gibi öttürdü.
BAKINIZ:


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

12 Mart 2010 Cuma


Ankara’da bir üsteğmen intihar etti
tabanca_silah_intihar.jpg
Ankara’nın Polatlı ilçesinde Topçu ve Füze Okulu’nda görevli üsteğmen Ünal Sarıoğlu evinde intihar etti.
Genç üsteğmen, Polatlı Topçu ve Füze Okulu’ndaki görevine gitmeyince arkadaşları Şentepe Mahallesi’ndeki evine geldi.
Komşularıyla birlikte kapıyı çalan askerler ses gelmeyince kapıyı zorlayarak içeri girdiler ve genç üsteğmenin yatak odasındaki cesediyle karşılaştılar. Yapılan ilk incelemede üsteğmen Ünal Sarıoğlu’nun yatak odasında tabancasını sağ şakağına dayarak intihar ettiği belirlendi.
Üsteğmenin eşi Gül Sarıoğlu ‘nun İlçe Tarım Müdürlüğü’nde ziraat mühendisi olarak çalıştığı, 4 yaşındaki oğlu Alp’in ise kreşte olduğu belirtildi. Ünal Sarıoğlu’nun neden intihar ettiği araştırılıyor. 
SON İKİ YILDAKİ İNTİHARLAR
Emekli Albay Birol Atakan (2 MAYIS 2007):
İstanbul-Ankara yolunda şüpheli bir trafik kazasında yaşamını yitirdi. Atakan’ın Ergenekon’la ilgili önemli bilgilere sahip olduğu iddia edildi. Albay Atakan’ın, Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen darbe günlüklerinin internete sızmasında ihmali ve kastı olabileceği iddia edilmişti.
Emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca (10 OCAK 2009):
Ankara’da Etimesgut’taki evinde silahıyla intihar etti. 1998’de teröristlerle girilen çatışmada belden aşağısı felç olan Kırca’ya, 2004’te “Devlet Övünç Madalyası” verilmişti. JİTEM’in eski Diyarbakır Bölge Komutanı olan Kırca’nın adıErgenekon soruşturmasında geçti.
Özel Harekât Dairesi Başkanı Behçet Oktay (27 ŞUBAT 2009):
Emniyet Özel Harekât Dairesi’nin 13 yıllık başkanı Oktay, 27 Şubat’ta tabancasıyla makamında intihar etti. Oktay’ın,Ergenekon soruşturmasında adının geçmesi ve hakkında medyada çıkan haberler nedeniyle zor günler geçirdiği ileri sürülmüştü.
Kıdemli Yüzbaşı Olgun Ural  (26 MART 2009):
Yalova’da beylik silahıyla başına ateş ederek intihar etti. Eğitim Komutanlığı’nda görevliydi. Ural’ın adı 1. Ergenekondavasında deliller bölümünde geçmişti. İntihar eden Ali Tatar’ın personel alımında görevli olduğu öne sürülmüştü. Ural, 2. Ergenekon iddianamesinin açıklanmasının ardından intihar etti. Sessiz sedasız gömüldü.
Emekli Albay Belgütay Varımlı (21 KASIM 2009):
Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun eski başkanı emekli Albay Belgütay Varımlı İstanbul Göztepe’de 9. kattaki evinin balkonundan atlayarak yaşamına son verdi. Varımlı’nın Sarıkız ve Ayışığı darbe planlarını deşifre eden subay olduğu iddia edilmişti.
Deniz Yarbay Ali Tatar (21 ARALIK 2009):
Yarbay Ali Tatar, amirallere suikast soruşturması kapsamında Poyrazköy’de ele geçirilen belgelere ilişkin 9 gün tutuklu kaldıktan sonra 16 Aralık’ta serbest bırakılmış ancak daha sonra hakkında tekrar yakalama kararı çıkmıştı. Bu karar üzerine Yarbay Tatar evinde tabancayla intihar etti.

Albay Berk Erdem (9 Şubat 2010)
İzmir‘de Güney Deniz Saha Komutanlığı’nda görevli Kıdemli Kurmay Albay Berk Erdem’in beylik tabancasıyla intihar etti. Erdem’in adı Deniz Kuvvetleri Komutanı’na suikast iddialarına karışmıştı.
Üsteğmen Sema Koç (2 Mart 2010)
GATA’da çalışan Tabip Üsteğmen Sema Koç (28),Ankara‘da askeri lojmanda beylik silahıyla kafasına tek kurşun sıkarak hayatına son verdi.
Metin ÖZDEMİR/ POLATLI(Ankara), (DHA)


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
SEN NİYE UMURSAYACAKSIN Kİ
SENİN GÖREVİN BAŞKA

Artık ciddi ciddi düşünmeye başladım.
Avrupa ve ABD Tayyip Erdoğan’ın iyi bağırdığını keşfetti.
Her bağırdığında oyları patladığını gördü.
Yani halk yiyor.
O zaman ne yapalım?
Biraz daha bağırma fırsatı verelim, şov yapsın.
İslam’a hizmet ödüllü, Yahudi cesaret “Davut Boynuzu” ödüllü tek Müslüman, Tayyip Erdoğan;
Nam-ı değer Davos Fatihi
Kükresin.
Şahlansın.
Versin coşkuyu halka.
Versin şiiri.
Versin gazı.
Allah Allah kim tutar be.
Oylar patlasın.
AKP’ye vermeyen çatlasın.


Ama coşkuyu verirken gazı iyi ayarlamak lazım.
Halk infiale gelip Türkiye’deki Ermenileri, Yahudileri, Rumları yemesin.
O zaman ne yapmalı?
Çankaya’nın sakini sakinleştirsin.
“Önemli değil bunlar yaa.” falan desin.
“Kıytırık şeyler”
“Ciddiye bile almaya gerek yok” desin.
Toplumun gazını alsın.

Ahada bitti gitti.
Elde ne var şimdi? Siyonist, emperyalist çetenin:
*BOP için gerekli olan Ermeni soykırım yalanını ülkelerin meclisinden ite kaka geçti gitti.
*Süryani ve Pontuslara da soykırım yaptığı gibi bir yalan da gündeme getirildi. Yeni zehirli tohumlar ekildi.
*Sevr gündeme geldi.
*Yıllarca aranıp ta bulunamayacak AKP’nin; bir kez daha Türk halkının başına iktidar yapıla bilmesi için iyi bir propaganda yapıldı.
OH OH SUYUNDANDA KOY.
DAHA NE OLSUN.
KISA MART’IN KARI.
Levent kalem



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
ATANIN VEFAT ETTİĞİ YERDE BİZANS'I GELİN KURUN DEDİ

YORUM YARIN

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

11 Mart 2010 Perşembe

T.S.K KARPUZ TAŞIYACAK DEĞİL YA

Bir asker arkadaşıma sordum:
“Nedir bu kamyonlar” diye.
Cevabı çok netti:
“Devamlı bu şekilde gönderiliyor. 20 yaşındaki çocuklara mı emanet edelim?”  
Ve ekledi:
 “Daha karakola kamyon varmadan TRT’de kamyonda şu kadar el bombası yakalandı diye haber yapıyorlar”


Gerçektende böyle oldu.
Bu kesinlikle bir yanılma değil.
Tam anlamıyla Dezenformasyon.
Dezenformasyon tam ne demek.
Dezenformasyon; yanlış bilgiyi kabul ettirecek kadar doğru bilgi verme sanatıdır.
Evet; beyaz bir kamyon Ankara’nın sokaklarından geçiyor.
Doğru.
Bu kamyon içerisinde belli adet el bombası taşıyor.
Doğru.
Bu kamyon Türk Silahlı Kuvvetlerine ait.
Buda doğru.
Bir ihbar geldi.
Hadi buda doğru diyelim.
Polis yakaladı.
Doğru.

Ama bunu bu şekilde son dakika haberi olarak geçer ve kamyonun kıçınada  kameraları takarsan, izleyenlerde ne olur?
Endişe.
İstenen de buydu ve başarıldı.
Bunun adı dezenformasyondur işte.

TSK Ergenekon ya, Ergenekon cephane taşıyor olur.

Üstelik Ankara’nın meşhur “ Gölbaşın’da yakalandı” falan dersen; TV taklacısı prof.lara bir ay takla atacak malzeme verirsin.
Ve bu TV taklacıları kıvıra kıvıra :
Ne den?
Sivil kamyon………….
Neden? kortej yok……….. 
gibi bir sürü soru yumurtlarlar.
İşte burada yukarıdaki sözler anlam kazanıyor.

Ben sorumlu asker olsam; bu cephaneyi helikopterle gönderirim.
Olmadı sivil kamyonla gönderirim.


TSK’nın gözünü oymaya çalışan içte ve dışta bir sürü rezil varken;  bunu kesinlikle böyle yaparım.
Taklalara da şu cevapları verirdim:

1-Askeri kamyonla gönderip neden hedef yapayım?
2-Sivil kamyonla gönderdiysem; neden konvoy takayım?Belli edeyim.
3-Konvoy takacaksam neden sivil kamyonla göndereyim?

Bu akşam TV taklacıları taklaya başlar.
Ama kimsede kalkıp
“T.S.K KARPUZ TAŞIYACAK DEĞİL YA”
Demeyecek.
Bari biz diyelim.
Levent Kalem



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
RECEPLİ DEVLETİ
Obama Osmanlıyı istemiyor.
Osmanlı'ya ABD vergi ödüyordu.

Ama Recepli.
ABD güdümünde Suudi Arabistan gibi.
Kral olur.

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

10 Mart 2010 Çarşamba

ENTROPİ

Artık Türkiye Cumhuriyeti tarihine görevdeki askerleri sivillerin tutuklama lekesi bulaştı.
Şimdilik ABD, NATO, AB karşıtları, PKK’la tam anlamıyla mücadele etmişler tutuklandı.
Ama bilimde entropi denilen bir şey vardır.

Yada her yazın bir kışı, yada her ilk baharın bir sonbaharı.
Yıllık sıcaklık ortalamalarını alsan tep aynı çıkar.
Bu nedenle küresel ısınmadan bahsediliyor.
Bu dengenin 4 derece ortalamanın artması  kara üzeri buzulları eritiyor ve dengeler şaşıyor.
Lakin kendi sıvısı içerisinde eğriyen buz seviye yükseltmez.
Küresel ısınma domuz gribi gibi bir yalan olduğu için tabi bu da söylenmez.
Aynı Nükleer santrallerin küresel ısınma yaptığı yalanı gibi.
Gaz salmayan hiçbir şey sera etkisi yapmaz.
Ama buda söylenmez.
Çünkü nükleer güç sadece kendi ellerinde olsun istenir.
Enerji demek hayat demektir, çağdaşlık, zenginlik demektir.

Şimdi
Türkiye Cumhuriyeti tarihine görevdeki askerleri sivillerin tutuklama lekesi bulaştı.
Şimdilik ABD, NATO, AB karşıtları, PKK’la tam anlamıyla mücadele etmişler tutuklandı.
Tam Ulusalcı,tam Atatürkçü orası burası oynamayan “bana ne “ demeyen,yüzünü Avrasya’ya dönenler.
Ama entropi var.
Düzensizliğin dengesi.
Birçok kişi birçok şey söyler bu kavram için,ama doğa her zaman er yazda geç dengesini bulur.
Dünya gibi durmadan dönersen geoid olursun.
Ortadan şişer kutuplardan basılırsın.
Depremde ilk yıkılan binalar balkonları tek tarafta olanlardır.. veya bz.
Şu an dünyanın balkonları ne tarafta dersiniz?
Yada AKP’nin balkonları.

Türkiye Cumhuriyeti tarihine görevdeki askerleri sivillerin tutuklama lekesi bulaştı.
Şimdilik ABD, NATO, AB karşıtları, PKK’la tam anlamıyla mücadele etmişler.
Ama entropi var ve doğa kurallarını kendi koyar.
AKP'yi ,ABD falan da  takmaz.
  



"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

9 Mart 2010 Salı

ERMENİ YOK SİYONİST ÇIKARLAR VAR

Ermeni soykırım yalanlarının arkasında “Siyonist Yahudiler var” diyorduk.
4 Mart’ta Temsilciler Meclisinde 23 evet 22 hayır ile Türkiye aleyhinde sonuçlanan “Ermeni Tasarısının arkasında da Siyonist Yahudiler var” diyorduk.
Hatta “ABD İsrail’in müttefiki değildir; ABD zaten İsrail’dir” diyorduk.
İşte ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve başkan Obama’yı bile umursamamasının nedeni bu. Onlar sadece ABD adında görünen ama aslında Siyonist İsrail’in hizmetkarları.Dediklerimizi anlamak için önce okuyunuz:



İşte söylediklerimizin ispatı Tarihçimiz Cezmi YURTSEVER'den geldi.


AMA ÖNCE:OYLAMA ANLARI ve  OLANLAR

ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nde tartışmalı bir oylama süreciyle Ermeni tasarısını 22'ye karşı 23 oyla kabul etti. Sürece başkanlık eden isim ise Yahudi kökenli Demokrat siyasetçi Howard Berman'dı.

ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nde Ermeni tasarısının tartışmalı kabul sürecine damgasını vuran isim, komitenin Yahudi kökenli Demokrat başkanı
Howard Berman oldu.

Oylama için zamnın dolmasına rağmen süreyi birçok kez uzatan, tasarı lehindeki oylar öne geçer geçmez ise oylamayı bitiren Berman, oylamadan önce söz alarak,
"Tasarının kabul edilmesi için uygun zaman değil" tezini savundu.

Komite üyelerine tepki gösteren Berman, Kongre üyelerinin sözünü keserek, tarafını açıkça belli etmekten çekinmedi:
“27 yıldır bu kongredeyim ama 27 yıl boyunca bu tasarı için hiç uygun zaman olmadı.”
Berman, oylamanın TSİ 21.15 ile 21.45 arasında yapılacağını açıkladı ancak buna uymadı. Oylamada, 20'ye karşı 22 'hayır' oyunun ortaya çıktığı anlarda saatler 21.45'i gösteriyordu ve Berman, önceki açıklamasıyla çelişkili bir şekilde oylamayı uzatarak salonda bulunmayan 4 milletvekilini bekledi.

Oylama süresi önce TSİ 22.20'ye sonra da 22.30'a uzatılırken, oy kullanmayan 4 komite üyesinden üçü salona gelerek tasarı leyhinde oy kullandı. Denge TSİ 22.45 sularında tasarı leyhinde 22'te karşı 23 olarak değişir değişmez, Komite Başkanı Berman, son milletvekilini beklemeden oylamayı sonlandırdı. 

OBAMA YÖNETİMİ UYARDI
Oturumdan hemen önce Obama yönetimi kongreye Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili tasarının geçmemesi için tavsiye bulundu. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton konuyla ilgili uyarıda bulunmak için Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komite Başkanı'nı aradı. Cilnton tasarının geçmesinin Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecini de riske atacağını belirtti.
Bu arada ABD Başkanı Obama tasarıyla ilgili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü aradığı belirtildi. Ancak daha sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ABD Başkanı Barack Obama ile dün yaptığı telefon görüşmesinin dışında ikinci bir görüşme gerçekleşmediği kaydedildi.



YAHUDİ ASILLI BERMAN'IN "ERMENİ SOYKIRIMI OYUNU!

*ABD’nin California eyaletinden seçilen ve 4 Mart 2010 tarihli Temsilciler Meclisi oylamasında Türkiye karşıtı oy verme ve sonucu etkilemekle gündeme gelen Howard Lawrence Berman,aynı zamanda Siyonist düşüncenin de savunucusudur.
*Berman’ın isminin başında LAWRENCE yazısı da vardır. Ünlü İngiliz casus Lawrence’ye hayranlığı yansıtır.

ABD’nin Kaliforniya eyaletinden milletvekili  seçilen ve Temsilciler Meclisinde Dış İlişkiler Komitesi Bakan yardımcılığı  görevinde bulunan Howard Lawrence Berman’ı yakından tanımak lazım.
Çükü Berman,4 Mart 2010 günü gerçekleşen Ermeni Soykırım Yasa teklifinin 22’ye karşı 23 oyla kabul edilmesini sağladı.

ORHAN PAMUK’U KAYNAK GÖSTERDİ

Berman oylama esnasında yaptığı konuşma ile “ Türkiye’nin ABD’nin bölgesel en yakın müttefiki olduğunu biliyorum. Ancak bu durum  tarihte yaşanmış olan Ermeni soykırımına gözlerimi kapatmamı sağlamaz. Ben İstanbul’daki Osmanlı Arşivi belgelerini görmedim.Ancak çok sayıda bilim adamı ve tarihçi Ermeni Soykırımının gerçekleştiği görüşünde hem fikir. Nobel ödülü Orhan Pamuk bile görüşlerini açıkladığı için ülkesinden uzaklaştırılmak durumunda kaldı”.açıklamasında bulundu.  

İSMİNDE ÜNLÜ CASUS LAWRENCE YAZISI VAR   

Berman’ın biyografisi araştırıldığında soy isminin önünde Türk tarihçilerinin yakından bildiği ünlü bir kişinin adının yansıdığı görülüyor. Adı geçen kişi ise Osmanlı ordularını arkadan vuran Arap isyanının planlayıcılı İngiliz casus Albay Lawrence’nin adını taşıdığıdır. Berman, ailesinden miras olarak devraldığı Yahudilerin Siyonist idealleri sayılan SİYONİST düşüncenin de savunucusudur. Türkiye’de son zamanlarda hükümetin İsrail karşıtı politika izlemesine bir tepki olarak ABD’da medya, ekonomi ve parlamentolarda büyük gücü bulunan Yahudi lobisinin önemli bir ismidir, Berman. Kendisi ile birlikte diğer Yahudi asıllı milletvekillerini de etkileyerek Türkiye aleyhinde Ermeni Soykırımı kararı alınmasını sağlamıştır. Bu gelişmelerden sonra Türkiye Ermeni soykırımı konusunda Ermenistan ile arasında yaşanan açılım politikasında en büyük engelle karşılaşmıştır. Bundan sonra Yahudi lobisi ile işbirliği halindeki Ermeni diaspora kuruluşlarının yapacağı Türkiye’ye  karşı soykırım propaganda çalışmalarını durdurmak mümkün olmayacaktır.

BERMAN’IN KİMLİĞİ

Aşağıda Berman’ın Wikipedia ansiklopedisinde yer alan kimlik bilgilerini veriyorum.

Howard Lawrence Berman

1983'ten bu yana Kaliforniya 28. bölgeden ABD Temsilciler Meclisi üyesi olan Howard Berman, 2008'den beri ABD Temsilciler Meclisi'nin Dış İlişkiler Komitesi Başkanlığını yürütmektedir.

Yaşamı

Eleanor Schapiro - Joseph Berman çiftinin oğlu olarak Kaliforniya'nın Los Angeles kentinde 1941 yılında dünyaya gelen Howard Berman, ortaöğrenimini 1959'da Alexander Hamilton Lisesi'nde tamamladı. Daha sonra yükseköğrenimini yapmak üzere girdiği Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles'a girdi ve 1962'de uluslararası ilişkiler, 1965'te de hukuk bölümünden mezun oldu.
Üniversitede okurken,Demokratik Parti'nin gençlik kolu olan Genç Demokratlarda aktif olarak görev yaptı. Mezuniyetinin ardından bazı gönüllü çalışmalarda bulundu. 1967 ile 1969 yılları arasında Genç Demokratların Kaliforniya başkanlığını yaptı. Demokratik Parti'nin birçok kurultayına delege olarak katıldı.
1973'te Kaliforniya Eyalet Kurulu'na girdi ve bu üyeliğini 1982'ye dek sürdürdü. 1974 ile 1980 yılları arasında Kaliforniya Eyalet Kurulu çoğunluk liderliği yaptı. 1983 yılında ise Kaliforniya 28. bölgeden ABD Temsilciler Meclisi'ne seçildi.
Ermeni göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı bir seçim bölgesinden seçilen Howard Berman, 1915 Olayları'nın "soykırım" olarak kabul edilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Yahudi olan ve İsrail'e büyük destek veren Berman, bir röportajında 

"Demokrat olmadan önce Siyonist’tim" demiştir.

1979'da Janis Gail Schwarz'la evlenen ve bu evlilikten Brinley ile Lindsey adlı 2 çocuğa sahip olan Howard Berman, siyaset yaşamını hâlen Demokratik Parti'de sürdürmektedir.





"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

YENGELERİM ARABA İSTEMİYOR



SUBAY EŞLERİ ATA’NIN BU SÖZLERİNİ HATIRLIYOR.
ANITKABİR'DE ATA'NIN HUZURUNDAYDILAR.




"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

7 Mart 2010 Pazar

YALANDAN KİM ÖLMÜŞ?



Yahudi lobilerinin taktiğini hala bilmeyen var mı dünyada?
Biri destekler, biri karşı geliyor görünür.
Hatta meşhur sözleri “x Yahudileri temsil etmiyor” dur. Ama bu x durmadan değişir. Siyonist çıkarlara tepki oluşturacak bir olay yapmış; ama aslında mutlaka da yapılması gerekendir ve bu yapılır. Sonra diğer Yahudi lobileri diğerine kızar ve “x Yahudileri temsil etmiyor” derler ve çıkarlar işin içinden.
Şu çok iyi biliniyor ki Ermeniler Yahudilerden tam destek almaktadır. Hatta Ermeni soykırım yalanlarının ortaya çıkması holocaust (Yahudi soykırımı) başarısından sonra ortaya çıkmıştır. Oysa Hitler ne kadar katilse Siyonist İsrail’de o kadar katildir. Ama İsrail katliamları görülmez. İlla da görülecekse ya da görülmüşse bunu ilk dile getiren yediği içtiği ayrı gitmeyen birinin onlara “one minute” demesidir. Böylece Siyonizm’e karşı oluşan tepkide bile İsrail çıkar hanesine kazanç olarak yazılabilir. Dikkat ediniz İsrail’e her kafa tuttuğumuzda İsrail kar etmiştir ve bizden bir şeyler kopartılmıştır. Mayınlı arazimizi İsrail’e 49 yıllığına vermek için yapılan tartışmalar tutun Heron casus uçaklarının akıbetine, Petrol boru hatlarının ucunu İsrail’e uzatma anlaşmasına kadar birçok taviz verilmiştir. Defalarca tv de “BOP eşbaşkanıyım” diyenlerden de başka bir şey beklenmezdi sanırım.
Neden mi?
ABD yönetimin kendisi BOP (Büyük Ortadoğu Projesi),GOP (Genişletilmiş Ortadoğu Projesi) aslında BİP'nin (Büyük İsrail Projesi) proje babalarıdır.Bunun içerisinde dev ve köklü ulus devletlerin parçalanması güdük, yönetimi,sömürüsü kolay devletlerin oluşumu vardır.Kurulması hedeflenen Kürdistan ve kurulu Ermenistan tam bu güdüklerdir.BİP’in sömürüsü olması hedeflenen bu yapıların ikisi de Siyonizm ve İsrail tarafından desteklenmektedir ve bunu sağır sultan bilmektedir.Burada "ABD İsrail değil ki" diyenler çıkabilir.
İsrail ABD’nin müttefiki değildir.
ABD İsrail’in ta kendisidir.
Ama ne yazık ki bunu oradan buradan göçmen gelmiş toplama ABD vatandaşlarının birçoğu dahi bilmezler. Çünkü tüm ekonomisi, para basma yetkisi ve siyaseti, yargısı Siyonistlerin elinde olan ABD kendi halkını da bilinçli olarak cahil, tüketim manyağı obezlere bilinçli olarak çevirmiştir. ABD gerçek zulmü (belli bir zümre dışında) kendi halkı görünenlere de yapmaktadır.
Böylece filmlerle, reklamlarla istediği gibi yönlendirile bilen, hatta filmleri gerçek sanan ve dünyanın birçok ülkesinde neden savaştığını bilmeyen göçmenler sürüsü oluşturmuştur. ABD dünyayı iki yalanla yönetir.
Silah ve filmler. Dünyada hakim para dolar olduğu için ve doları birkaç Siyonist aile karşılıksız basabildiği için ve toplama, cahil ABD halkı bunu devlet bankası sandığından ve tüketim manyağı yapıldığından her yere kolay sürülüp cinayet işletile bilir. 


FBI ve CİA ile direk temasta olan thing tank denilen düşünce kuruluşları aracılığıyla dünyanın her köşesinden satın alınmış, paraya tapan tiplere kendi ülkeleri veya yakın coğrafya hakkında raporlar hazırlattırılıp zayıf noktaları tespit edilir ve gereken gerektiği zaman yapılır. Bu karşılıksız üretilen yeşil dolar hizmetkârlarına da bir sürü süslü ön ekler, kısaltmalar eklenir ve kendi ülkelerinde adam yerine konulması sağlanır. Adam yerine konulan bu hizmetkârların kesinlikle kendi ülkelerinin çıkarlarına olmayan raporları bir haltmış gibi birçok denetimden geçirilir ve medya aracılığıyla hedef ülkeye yollanır. Böyle hedef ülke insanları yapılmak istenen olaya alıştırılmış olur.
Hedef ülkenin siyasi eliti ele geçirilmişse ve hele de iktidar yapılmışsa işler çok daha kolaydır.
Yüzlerce lobi, thing tankların görevi budur.
Hedef ülke dirençli ise yapılanların tam karşısında bir görüntü çizilir. İnkâr edilir, hatta hedef ülkenin yanında görünülür.Ama hepsinde demokrasi,insan hakları,kadın hakları hatta çevre meseleleri kullanılır.
Kısacası yalandan kimse ölmemiştir.
Ve bu yeşil dolar hizmetkarları her görüştendirler.Siyasi İslamcıdır ama yeşil kart almasını Yunan papaz destekler.Hitler'dir ama Yahudi bankerler destekler.
Umarım anlata bilmişimdir.
Aşağıdaki haberi okurken düşününüz.
Ve 19 Eylül 2009 da Ahmet Reyiz Yılmaz'ın şu sözlerine iyi kulak verin.


ABD’Lİ YAHUDİ KURULUŞUNDAN
‘Ermeni tasarısına’ büyük tepki
Amerika’nın önde gelen Yahudi kuruluşlarından JINSA, 4 Mart’ta ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nde görüşülecek Ermeni tasarısına karşı çıkılması gerektiğini belirtti.
JINSA tarafından yayımlanan bir yazıda, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni tasarısının Kongre’den geçmesinin; ABD Dışişleri Bakanlığı açısından, Türk-Ermeni ilişkilerinin onarımına yardım teklifinde bulunmayı imkânsız hale getirebileceği ifade edildi.
TÜRK MUSEVİ CEMAATİ:
“Tarihi olayları parlamenterler değil, tarihçiler değerlendirmeli”
ABD Temsilciler Meclisi’nde oylanacak olan Ermeni tasarısı ile ilgili olarak Türk Musevi Cemaati de görüşlerini belirten bir bildiri yayınladı. Cemaatten yapılan açıklamada, tarihi olayların parlamentolar tarafından değerlendirilmesinin gerçekçi olmadığı ve tarafların çıkarlarına hizmet etmediği, bunun ancak tarihçiler tarafından çözümlenebileceği dile getirildi. Açıklamada, “Söz konusu tasarının komisyonda kabul görmesi durumunda, Türkiye-ABD ilişkilerinin zedeleneceği ve bu durumun Türkiye-Ermenistan ilişkilerine de hiçbir katkı sağlamayacağı görüşünü taşımaktayız” ifadesi kullanıldı.




"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."
YANİ DİYOR Kİ
CİA’nın düşünce kuruluşu; onların değimiyle think tankı Stratfor ÖZETLE diyor ki:
“BEN Irak’tan çekildiğimde pkk’nın ve dansöz kardeşlerin bitarafını etnik çatışmalardan Türkiye koruyacaktır” diyor.
“BEN bataklıktaN defolup gidiyorum. Benim yerimi Türkiye alacak” diyor.
“BEN Irak’tan tüyünce İran bölgede rahat durmaz, İran’a karşı çıkarlarımı Türkiye koruyacak” diyor.
“BEN tüyüyorum bataklığı sana emanet ediyorum” diyor.
“E bu kadar destek verdim. Ne bağımsız yargı bıraktım, ne asker onuru. Fettullah’a da 12 yıldır bakıyorum. Sizi de iktidar yaptım. Yandaş medya oluşturdum. Yargılandınız ama kapanmadınız; destekledim. Hepinizi köşe yaptım. Muhaliflerinizi damlara ıslak/kuru belgelerle içeri tıktırdım, belge ürettim.Terörü siyasete soktum,ihaneti iktidar yaptım.Şimdi sıra sende” diyor.



‘IRAK’TA İŞ TÜRKİYE’YE DÜŞER’
Amerikan özel istihbarat kuruluşu Stratfor’un raporunda, Irak’tan çekilme takvimi belirleyen ABD’nin, “bir tehdit olarak görmediği Türkiye’ye güvendiği” belirtildi. Rapora göre Türkiye hem ABD’nin çekilmesini kolaylaştırarak güvenliği sağlayacak, hem de İran’ı frenleyecek.
ABD’nin Irak’tan çekilmesinin ardından oluşacak boşluğu Türkiye’nin doldurabileceği ileri sürüldü. Amerikan gizli servisi CIA’nın “gölgesi” olarak tanımlanan özel istihbarat kuruluşu Stratfor tarafından hazırlanan “ABD’nin Irak’tan çekilmesi” başlıklı raporda, Amerikan birliklerinin çekilmesinin ardından Türkiye’nin bölgede İran’ı dengeleyecek bir güç olarak ortaya çıkabileceği belirtildi.
Raporda, “ABD yalnızca Irak’ı değil, İslam dünyasından askeri olarak koparmak istediği Ortadoğu’yu da yönetmek için küresel yükselişini kendi çıkarlarına bir tehdit olarak görmediği Türkiye’ye güveniyor” ifadeleri yer aldı.
Irak’ta bugün yapılacak parlamento seçimlerinin ardından ABD’nin çekilmeye başlamasıyla ülke içinde etnik çatışmaların çıkabileceği tehlikesine dikkat çekilen raporda, Amerikan askerlerinin çekilmesini Türkiye’nin kolaylaştırabileceği yorumu yapıldı. ABD’nin Irak’tan çekilmesini bazı tarafların zora sokabileceğinin ileri sürüldüğü raporda, “Ancak jeopolitik çıkarları olan Türkiye, Washington’ın çekilmesine yardım edebilir” ifadeleri kullanıldı.
“ABD ile ortaklığı, Kuzey Irak’taki Kürt bölücülere yönelik güvenlik kaygıları, enerji ihtiyacı ve bölgesel güç rolünü oynama yeteneği düşünüldüğünde, Türkiye ABD’nin çıkışıyla oluşan boşluğu doldurabilir” denilen raporda, Ankara’nın “Irak’taki etnik-mezhepçilik mayın tarlasında dümen tutmasının zaman alabileceği” de ileri sürüldü.
İran ile iddialı yarış
ABD’nin Irak’taki askeri varlığının ve siyasi sistemdeki elinin İran’a karşı bir denge ayarı olduğu, ancak ABD’nin Irak’tan çekilmesiyle İran’ın ülkedeki konumunu genişletebileceği de rapordaki değerlendirmeler arasında yer aldı.
Rapordaki, Türkiye’nin son dönemde izlediği dış politikayla ilgili değerlendirmeler de dikkat çekti. “Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya gibi bölgelerde gücünü yansıtan Türkiye’nin saldırgan bir biçimde dünya sahnesine döndüğü” ifade edilen raporda, Tükriye’nin Irak’ta “iddialı bir İran ile yarışacağı” öne sürüldü.
15 sayfalık istihbarat kuruluşu raporunda, “Yakınlığı ve acil çıkarları göz önüne alındığında Irak, Türkiye’nin en çok çaba harcayacağı, jeopolitik tırmanışının başlama noktası olacak. Sonunda İran’dan daha fazla yayılma eğilimi olan Türkiye, Irak’ta İran’ın hareketlerini frenleyebilir” denildi.
ELÇİN POYRAZLAR/ WASHINGTON




"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."