İSRAİL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İSRAİL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2012 Çarşamba

31 Ocak 2012 Salı

COĞRAFYAMIZDA SULAR TEKRAR ISINIYOR (KISA KISA)

MEDYA ÜZERİNDEN HEDEF ÜLKEYE SALDIRMAK İÇİN KAMUOYU OLUŞTURUYORLAR.İNSANLARIN ÖNCE BEYİNLERİ YIKANMASI VE TEPKİSİZ MUMYALARA DÖNMESİ GEREKLİ.
AMA İLLA SIZMALAR OLUYOR.
İŞTE BİRİ. 



AB ÜLKELERİNİ “İRAN NÜKLEER BOMBA YAPACAK” DİYE KIŞKIRTIP İRAN'DAN PETROL ALIMINI ENGELLEMEK. İRAN’IN OYSA AB PAZARINDAKİ PAYI %18.
BU AMBARGODAN İRAN'DAN ÇOK AB EKONOMİSİ ZARAR YÖRÜR.
İSTENENDE ZATEN BU.
BUDA OLASI BİR İSRAİL/ABD'NİN İRAN'A SALDIRMASI DURUMUNDA AB ÜLKELERİNİ PAÇAYI KURTARMA TELAŞIYLA ABD'NİN YANINDA SAVAŞA HAZIR OLMASI DEMEK.ÇOK NET GÖRÜLÜYOR VE ÇOK AKILLICA.TABİKİ ABD İÇİN.AB BU TUZAĞA DÜŞTÜ MÜ?1TEMMUZ'DA GÖRECEĞİZ. 

İSRAİL DOĞU AKDENİZ'İ RUMLARLA EL ELE PETROL VE DOĞALGAZ ARARKEN BOP EŞBAŞKANI BİR İKİ BAĞIRIŞTAN SONRA DÖKÜNTÜ BİR  GEMİ GÖNDERDİ.
GEMİ NEMİ YAPTI?3/4 PALAMUT YAKALADI ARIZALANDI VE YATIYOR. 
İSRAİL DEĞİL TÜRKİYE SIVAŞTIRILACAK DA ONDAN. ABD DEMEK İSRAİL DEMEK ZATEN. BİR TAŞTA BİRKAÇ KUŞ VURMAK DERLER BUNA. 
KAMBERSİZ DÜĞÜN,ALMANSIZ SAVAŞ OLUR MU?
MOSSAD ÖLDÜRÜR.İNKAR EDER, KİMSE BİR ŞEY DİYEMEZ. DOKUNULMAZLIĞI VAR.
ÜLKELERİ "TERÖRİST ÜLKE-ŞER EKSENİ" DİYE SINIFLANDIRANLAR BUNLAR:


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."M.A.ERSOY

25 Ocak 2012 Çarşamba

NÜKLEER BAHANE,PETROL ŞAHANE


AB’DEN İRAN’A PETROL AMBARGOSU

Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, nükleer programı nedeniyle İran’a petrol ambargosu uygulanmasında uzlaştı.
Karar, yeni petrol anlaşması görüşmelerinin kesilmesini, varolan anlaşmalara da 1 Temmuz’a kadar uyulmasını öngörüyor. Avrupa Birliği, şu anda petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini İran’dan karşılıyor. Aynı tarihlerde ABD’nin İran’ın petrol ticaretinin küresel finansmanını hedef alan yaptırımları devreye girecek.
“ABD-İRAN SAVAŞI 1 TEMMUZ’DA”
1 Temmuz tarihinden sonra İran Asya’ya bir miktar petrol ihraç edebilecek ama büyük oranda fiyat indirimine gitmek zorunda kalacak. Daha önceki yaptırımlardan farklı olarak petrol ambargosu İran vatandaşlarını doğrudan etkiliyor ve dolayısıyla rejime ciddi bir tehdit oluşturuyor.
AB’nin İran’a ambargo kararı, uluslararası uzmanlar tarafından ‘ABD-İran savaşının başlangıcı olacak’ diye yorumlandı. Amerikan uçak gemisinin Pazar günü Hürmüz Boğazı’ndan sorunsuz geçişiyle şimdilik sıcak çatışma tehlikesi atlatıldı ama petrol ambargosunun yürürlüğe gireceği tarih yaklaştıkça bölgedeki gerilimin tırmanacağı yapılan yorumlar arasında.
 Şalom-25 Ocak 2012

HİNDİSTAN VE ÇİN İRAN'A DOLAR YERİNE ALTIN ÖDEYECEK
FHA- Korsan İsrail istihbaratına yakınlığı ile bilinen Debkafile sitesi, Hindistan ve Çin'in İran'dan aldığı petrole karşılık dolar yerine altın ödeme kararı aldığını yazdı.
FHA- Konu ile ilgili bir yazı yayınlayan Debkafile, Hindistan'ın İran'ın bir numaralı petrol müşterisi olduğunu ve dolar yerine altın ödemeyi kabul ettiğini yazdı.
Debkafile, aldığı duyumlara göre Çin yönetiminin de aynı yöntemi izleyerek Amerika ve AB'nin petrol ambargosundan kurtulmaya çalıştığını belirtti.
Hindistan ve Çin İran'dan her gün bir milyon varil petrol satın alıyor, ki bu da İran'ın petrol ihracatının %40 kadarını oluşturuyor.
Debkafile, Yeni Delhi ve Pekin'in petrolün bedelini altınla ödemeleri durumunda yaptırımlardan kurtulacağını vurguladı.
Fars Haber Ajansı–25 Ocak 2012

ABD-İRAN EKONOMİK SAVAŞI
Pepe ESCOBAR
Ulusal Savunma Yetki Yasası’nda önemli bir değişiklik 2011’in son gününde -kimse dikkat etmezken- ABD Başkanı Barack Obama tarafından imzalandı. Bu değişiklikle, İran petrolü satın alan ve bunu İran merkez bankası aracılığı ile ödeyen herhangi bir ülke ya da şirkete ekonomik yaptırımlar uygulanması karara bağlanıyordu. Önümüzdeki yazdan itibaren, bunu yapmak isteyenlerin ABD ile iş yapmaları engellendi.
Bu değişiklik –tüm pratik amaçları ile ekonomik bir savaş açılması– sizlere, Benjamin “Bibi” Netanyahu başbakanlığındaki İsrail hükümetinin direkt emirleri ile Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) tarafından getiriliyor.
Orijinal İsrail stratejisi daha da abartılı idi ve İran’dan ithal edilmiş petrolün herhangi bir ülke ya da şirket tarafından ödenmesini engellemeye yönelik idi; Çin ve Hindistan muhtemelen istisnalar olmak üzere. Ancak bunun da ötesinde, Amerikan-İsrailliler bunun petrol fiyatlarının fırlaması sonucunu doğurmayacağına ikna etmeye çalışyorlardı.
Avrupa Birliği (AB) hükümetleri ise, İran’dan artık petrol alıp almamayı tartışırken, kendi zenginliklerini de vurmak konusunda eşi zor bir kapasite sergiliyorlar. Varoluşsal kaygıları şu: şimdi mi başlamayalım, yoksa birkaç ay daha mı beklemeyelim. Kaçınılmaz olarak, tıpkı ölüm ve vergiler gibi, sonuç petrol fiyatlarının yükselmesi oldu - başka ne olabilirdi zaten. İngiliz hampetrolü 114 dolar civarında seyrediyor, ve doğrultusu yukarıya doğru.

Beni hampetrole zamanında ulaştırın
İran, petrol İhrac Eden Ülkeler Örgütü’nin (OPEC) en büyük ikinci üreticisi ve günde 2.5 milyon varil petrol ihraç ediyor. Bu petrolün 450 bin varili AB’ye gidiyor. AB, Çin’den sonra İran için ikinci en büyük pazar.
AB Enerji Komiseri Gunther Ottinger, AB’nin İran kaynaklı kısıntıyı Suudi Arabistan’a güvenerek kapatabileceğini telaffuz ediyor.
Herhangi bir kendine güvenen petrol analizcisi Suudi Arabistan’ın gerekli tüm ekstra kapasiteye sahip olmadığını bilir. Bundan da öte, ve daha önemlisi, Suudi Arabistan’ın pahalı petrolden çok para kazanmaya ihtiyacı var. Karşı devrimci Suudi Kraliyet Ailesi’nin olası Arap Baharı ihtimalini engellemek için gerekli rüşvetler nedeniyle bu fonlara ihtiyacı var.
Buna Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidini ekleyin, ki bu da dünyanın petrolünün altıda birinin ve OPEC’in ihracatının yüzde 70’inin pazara ulaşmasının engellenmesi demek; petrol tüccarlarının olabildiğince daha fazla hampetrolü kilitlemek için birbirlerinin üzerine düşmelerine şaşmamak gerek.
Varili 50 dolara veya 75 dolara ulaşılan petrolü unutun. Petrolün varili yakında 120 dolar olacak ve hatta yazın 150 dolar olacak, tıpkı krizdeki 2008’deki gibi. OPEC, zaten 2008’den beri en yüksek petrol miktarını pompalıyor.
Dolayısıyla İsrail’in yol kenarında tezgahladığı doğaçlama patlayıcı alet şimdi küresel ekonominin tüm kesimlerini hedefleyen çok patlamalı ekonomik intihar bombasına dönüştü.
Nitekim, İran parlamentosunun ulusal güvenlik başkanı ve dış politika komisyonu başkanı Alaeddin Brujerdi, Batı’nın bu petrol yaptırımları ile “stratejik hata” yapıyor olabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Oyunun 2012’deki adı, derin küresel durgunluk.

Obama ilk zarı atıyor
İran’ın merkez bankasına yaptırımların “masa üstünde olmadığını” sızdırdı. Obama yönetimi bunun petrol fiyatlarının yükselmesi demek olduğunu ve küresel durgunluğa tek yönlü bir bilete onay vermek demek olduğunu tabii ki biliyordu. Üstelik İran rejimi, petrol ihracatından daha fazla para kazanacaktı.
Ancak yine de Bibi-AIPAC ikilisi, İsrailliler-öncelikli Mekke’ler olan ABD Senatosu ve Kongresi’nden geçirmekte hiç zorlanmadılar; ABD Hazine Bakanı Tim Geithner’in buna karşı olduğunu ifade etmesine rağmen.
İmzalanan değişiklik İsrail tarafından bağrış çağrış istenen “kötürüm edici yaptırımlara” denk gelmeyebilir. Tahran sıkışmayı hissedecek, ancak tolere edemeyeceği bir seviyede değil. Ancak ABD Kongresi’ndeki sorumsuz kişiler -ki Amerikalıların çoğunluğu tarafından nefret edildikleri kamuoyu anketlerinde görülüyor – İran’ın küresel pazara günlük 2.5 milyon varillik ihracatını İran’ın elinden, küresel ekonomi açısından şiddetli sonuçlar olmaksızın alabileceklerini düşünebilir.
Asya gittikçe daha fazla petrole ihtiyaç duyuyor ve İran’dan petrol almaya devam edecek. Bu da petrol fiyatlarını oynatacak.
O zaman neden Obama anlaşmayı imzaladı? Obama yönetimi için, şu an her şey seçim hesabı dahilinde. Cumhuriyetçi başkanlık sirkindeki uçuk tiplerin –Ron Paul dışında– hepsi seçildikleri an İran’a savaş açacaklar ve Amerikan seçmeninin önemli bir kısmı bunu satın alacak kadar dünyadan bihaber.
Kimse, Amerikan ve Avrupa ekonomilerinin 120 dolar etrafında seyreden petrol ile fört etmeye ihtiyacı olmadığını sonucunu verecek temel matematik hesapları yapmıyor.

Bana gücünü göster
Kendi kendisini yenilgiye uğratan, krizdeki NATO ülkeleri toplamı dışında da herkes ve komşuları, İsrail-Amerikan ekonomik savaş ilanının etrafından dolanacak.
- Rusya etrafından dolanacağını söyledi.
- Hindistan halihazırda İran petrolü için Türkiye’deki Halkbank’a ödeme yapıyor.
- İran Çin’e daha fazla petrol satmak için aktif olarak pazarlık yürütüyor. İran Çin’in Suudi Arabistan’dan sonra ikinci en büyük tedarikçisi. Çin ödemeyi avro olarak yapıyor ve yakın zamanda yuan olarak yapacak. Mart’tan itibaren yeni fiyatlandırma için anlaşma imzalamış olacaklar.
- Venezuela 2009’dan beri İran ile iki uluslu bir bankayı kontrol ediyor. İran’a Latin Amerika’daki işleri için ödeme bu şekilde yapılıyor.
- Geleneksel ABD müttefikleri bile dışında kalmak istiyor. Türkiye, örneğin, petrol ihtiyacının yüzde 30’unu İran’dan karşılıyor.
- Türkiye Petrol ithalatçısı Tüpraş’ın ABD yaptırımları dışında tutulmasını talep edecek.
- Güney Kore de aynı şekilde 2012’de günde 200 bin varil petrol almak için yaptırımın dışında tutulmak isteyecek. Bu 200 bin varil Güney Kore’nin ihtiyacının yüzde 10’una denk geliyor.
Çin, Hindistan, Güney Kore’nin hepsinin İran ile karmaşık iki yönlü ticari bağlantıları var (Çin-İran ticareti örneğin, yıllık 30 milyar dolar ve gittikçe artıyor). Bunların hiçbiri Washington/Tel Aviv istedi diye sönümlenmeyecek. Dolayısıyla gelişmekte olan dünyada İran petrolünü satın almak için yeni özel bankaların kurulacağı kolaylıkla öngörülebilir.
Washington’un İran ile ilişki içindeler diye Çinli bankalara yaptırım uygulamaya cesareti ve gücü yok.
Öte yandan, Tahran’ın cesareti ve gücü övülmeye değer. Cinayetlerin üstünün örtülmesinde insafsız kampanyalara; İran’lı bilim adamlarının kaçırılmalarına; Sistan-Belucistan bölgesindeki sınır ötesi saldırılara; alt yapısına virüsler ve başka yollarla gelen İsrail sabotajına, topraklarının ABD casus uçakları tarafından istila edilmesinden, İsrail’in durmak bilmeyen “korkut ve sindir” amaçlı tehditlerine; ABD’nin Suudi Arabistan’a 60 milyar dolarlık silah satışına rağmen İran geri basmıyor.
Tahran kendi füzelerini başarılı bir şekilde, Hürmüz Boğazı’nda test etti. Daha sonra Tahran durmak bilmez saldırgan Batı ateşine tepki verdiğinde, “provokasyon yapmakla” suçlanıyor.
Geçen Cuma, New York Times yayın kurulu Pentagon’un İran’a tehditlerine aşık olmuş ve “maksimum ekonomik baskının” çığırtkanlığını yapmıştı.
Ortalama İranlılar acı çekecek, tıpkı ortalama kriz vurgunu Avrupalıların da acı çekeceği gibi. ABD ekonomisi de acı çekecek. Ve ne zaman Batı’nın fazla histerikleştiğini hissetse, Tahran da petrol fiyatlarının tavana fırlaması hakkını elinde tutacak.
Tahran’daki rejim petrol satmaya devam edecek, uranyum zenginleştirmeye devam edecek ve düşmeyecek. Tıpkı Pakistan’da düğün törenine düşen Hellfire füzesi gibi Batı yaptırımları sefil bir şekilde başarısız olacak. Ancak bu da Batı’yı da içine alan hasarla birlikte olacak.
 Haber.Sol.org.tr
  


"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."M.A.ERSOY

11 Eylül 2011 Pazar

5 Eylül 2011 Pazartesi

BOP'TA SON ADIM-TÜRK-PERS SAVAŞI

FÜZE KALKANINI HAKKARİ'YE KURSAYDINIZ,YADA İRAN'IN İÇİNE KURSAYDINIZ DAHA RAHAT VURULURDU.
AMAÇ ZATEN VURDURMAK DEĞİL Mİ?
VURDURUP İRAN TÜRKİYE SAVAŞINI BAŞLATMAK.


OSMAN PAMUKOĞLU YORUMLUYOR

BANU AVARNECMETTİN ERBAKAN -FÜZE KALKANI



SÖYLENMEYENİ GÖSTERELİM.İŞTE İKİNCİ BOYUTU.
GELEN AÇIKLAMALAR BİZİ DOĞRULUYOR:





Büyük Ortadoğu Projesi’nde eş başkanlık yapan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in güvenliği için Füze Kalkanı’nı Diyarbakır’a konuşlandıracak.
Yahudilerden madalya alan tek Müslüman Başbakan unvanına sahip Tayyip Erdoğan’ın füze kalkanına ev sahipliği yapmayı kabul etmesi, Türkiye’yi İsrail’in en önemli koruyucusu yaptı!
Diplomatik ve süslü resmi açıklamalara rağmen İsrail’i İran ve Arap ülkelerine karşı tam korumalı hale getirmeyi amaçlayan sistemin Türkiye’deki yeri ise Diyarbakır’daki Pirinçlik Üssü olacak.
NATO radarına ev sahipliği İsrail’e kalkan olmaktır
Başbakan Erdoğan’ın füze kalkanına ev sahipliği yapmayı kabul etmesi Türkiye’yi de İsrail’in en önemli koruyucusu yaptı!
Haber :  Bilun Çelik
ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne eş başkanlık yapan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in güvenliğini sağlayacak NATO’nun füze kalkanını Diyarbakır’a konuşlandıracak. Erdoğan’ın füze kalkanına ev sahipliği yapmayı kabul etmesi, Türkiye’yi de İsrail’in en önemli koruyucusu yaptı! Tel Aviv yönetimine karşı diplomatik ve süslü resmi açıklamalara rağmen İsrail’i İran ve Arap ülkelerine karşı tam korumalı hale getirmeyi amaçlayan sistemin yeri Diyarbakır’daki Pirinçlik Üssü olacak. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal’ın “Füze kalkanı radar üssü Türkiye’ye kuruluyor” açıklamasına tepkiler sürüyor. Erdoğan’ın Davos’taki “One minute” çıkışıyla başlayan ve Mavi Marmara gemisi baskınıyla süren Türkiye-İsrail gerginliği, füze kalkanına ev sahipliğiyle “İsrail’i koruma gerçeğini gizleme” olarak değerlendirildi. 
Danışıklı dövüş
Erdoğan’ın, 20 Ocak 2009’da Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı Peres ile birlikte katıldığı paneli, yaşanan tartışmanın ardından Peres’e “Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” diye hakaret ederek terk etmesinin üzerinden 2.5 yıl geçmesine rağmen Türkiye-İsrail ilişkileri aynen sürdü. Peres’in de, “Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” sözünden dolayı sert tavır takınmaması, Davos’taki gerilimin, Erdoğan’ın Arap dünyasında saygınlık kazanması maksadıyla düzenlendiği yorumlarına yol açtı. 
Sözlü tebliğ
Bu arada, İsrail’in Ankara Büyükelçiği Müsteşarı Ella Aphek Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Müsteşar Aphek önceki gün Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak Türkiye’nin İsrail ile ilgili kararları kendisine sözlü olarak tebliğ edildi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM’nin Mavi Marmara saldırısı raporunun basına sızmasının ardından yaptığı açıklamada, Türk-İsrail diplomatik ilişkilerinin ikinci katip düzeyine indirileceğini ve iki ülke arasındaki askeri anlaşmaların tümünün askıya alındığını kaydetmişti. Türkiye ayrıca, Doğu Akdeniz’de seyrüsefer serbestisi için gerekli gördüğü her türlü önlemi alacağını ve İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı tanımadığını duyurmuştu.
Radarlar Diyarbakır Pirinçlik’e
NATO’nun dev kulakları olarak tanımlanan füze savunma sisteminin Diyarbakır’ın Pirinçlik köyüne konuşlandırılacağı netlik kazandı. Pirinçilk’te 1958 yılında Sovyet etkisi altındaki Orta Doğu ülkelerini izlemek üzere kurulmuş bir radar bulunuyordu. Bu tesis, Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle birlikte, devredışı kaldı. Buradaki radarlar, 1998’de kaldırıldı. Radarın komuta merkezi, NATO’nun tüm savunma sisteminin komuta merkezi olarak belirlenen Almanya’da olacak. Ancak Türkiye’deki irtibat merkezi ise Diyarbakır’da olacak. İrtibat merkezine üs olarak Diyarbakır’daki 2. Taktik Hava Komutanlığı belirlendi. Radar sistemine bağlı çalışacak NATO’nun savunma füzelerinin ise nereye konuşlandırılacağı hala net değil.
Yeniçağ gazetesi–5/9/2011

Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı Alaaddin Burujerdi, Türkiye’yi füze kalkanı için uyardı: Bölgedeki Müslüman ülkeler, NATO’nun çıkarlarına hizmet edecek önlemler almamalı.
 Müslüman ülkeler ABD’ye hizmet etmesin

Türkiye’nin topraklarına konuşlandırılmasına onay verdiği, NATO’nun erken uyarı sistemi konusunda İran’dan “uyarı” geldi. İran Devlet Başkanı Ahmedi Necad’ın, NATO radarlarının Türkiye’ye konuşlandırılmasından rahatsız olduğu ifade edilirken, İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Alaadin Burujerdi de yaptığı açıklamada, “Bölgedeki Müslüman ülkelerinin, NATO’nun çıkarlarına hizmet edecek önlemler almamaları gerektiği” ni söyledi. Tehran Times gazetesine göre, Alaadin Burujerdi, Türkiye’nin kararına ilişkin açıklamalarında “Müslüman ülkeleri, bölgedeki güvenliği, kabiliyetler ve işbirliğine dayanarak sağlamalı ve bölgedeki güvensizliğin ağır bastığı, Müslüman ülkelerinin NATO’nun bölgedeki çıkarlarına hizmet ettiği bir durumun gelişmesine izin vermemeli” diye konuştu. 
Saygılı değil
İran’ın kendi güvenliğini korumak için gerekli yeteneklere sahip olduğunu da ifade eden Burujerdi, NATO’nun, bölgesel güvenliğe katkıda bulunmadığı gibi, müdahaleleriyle bölgede büyük bir güvensizlik kaynağını olduğunu savundu. NATO’nun Afganistan’a müdahalesinin “bölgede sadece ABD çıkarlarının peşinde olduğunu gösterdiği” ni öne süren Burujerdi, “Libya’ya müdahale de NATO’nun Müslüman ülkelerine saygılı olmadığını kanıtladı” dedi. NATO radarlarının hedef olarak İran’ı aldığını belirten Burujerdi, dost Türkiye’nin, İran’dan topraklarına bir saldırı gelmeyeceğini çok iyi bilmesi gerektiğini söyledi.      Filistinliler ne olacak?


Burujerdi, “NATO radarları İsrail ve ABD’ye hizmet etmek için kuruluyor. Bu projedeki gaye İsrail’in güvenliği. Ancak İsrail’in zulmü altında inleyen Filistinlilerin güvenliği ne ABD’nin ne de NATO’nun umurunda. Türkiye radarın topraklarına konuşlandırılmasıyla kime hizmet ettiği iyi değerlendirmesi gerekir” şeklinde konuştu.
Yeniçağ gazetesi-5/9/2011

Türkiye'nin topraklarına füze kalkanı yerleştirmeyi kabul etmesine bölge ülkeleri tepki gösterdi.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Alaaddin Burucerdi Türkiye'yi uyardı.
Müslüman ülkeler, işbirliği ve olanaklarını birleştirme yoluya birbirlerine olan güveni artırarak güvenliklerini sağlamalı ve bölgede güvenliği azaltacak bir duruma izin vermemeli. Bölgede NATO'nun çıkarlarına hizmet etmemeli.
Burucerdi Afganistan ve Irak müdahalelerinde  NATO'nun bölgede sadece kendi çıkarlarını gözettiğini sözlerine ekledi.
İran Türkiye parlamentoları dostluk grubu üyesi Ferhad Beşiri de, Türkiye'nin Batı'nın politikalarını uygulamakla  bölgedeki İslami hareketlere zarar verdiğini vurguladı.
İran'dan Türkiye'ye bir tepki de Dışişleri Bakanı Yardımcısından geldi. Hasan Kaşkavi, İran ve Türkiye'nin hiçbir yabancının müdahalesine gerek olmadan, kendi güvenliklerini koruma potansiyeline sahip olduklarını söyledi.
Türkiye'ye yeni radar sisteminin yerleştirilecek olması Rusya'yı da harekete geçirdi. Moskova yönetimi füze kalkanı delecek akıllı füze başlığı denedi. Rusya Uzay Askeri Birlikleri Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada füze başlığının hedefi başarıyla vurduğu açıklandı.
Rus Ria Novosti Ajansı Türkiye'ye yerleştirilecek Amerikan radarlarının Rusya için bir tehdit olmadığını ancak bölge güvenliği açısından önemli riskler içerdiğini duyurdu.
Ulusal Kanal-5/9/2011

"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."

3 Eylül 2011 Cumartesi

İSRAİL'E KAFA TUTMA YALANI VE GİZLENEN GERÇEKLER

SANIRIM YAZARAK ANLATMAYA GEREK KALMADI.



FÜZE KALKANI SADECE TÜRKİYE'YE KURULMUYOR.
YAPILAN AÇIKLAMALARDA
DOĞU VEYA GÜNEYDOĞU ANADOLU GEÇTİ.




MENZİL HESAPLARI GOOGLE EARTH'TAN ÖLÇÜLEREK ALINDI.ÇİZİM KABATASLAK OLSA DA MESAFELERİ GÖRMEK AÇISINDAN ÖNEMLİ.
BAKINIZ KIRMIZI TARALI BÖLGE İRAN FÜZELERİNİN VURABİLDİĞİ 2500 Km LİK ALAN.
DİĞER GENİŞ YAY X-BANT RADARLARIN 4000Km MENZİLİ.
İKİ YAYA ARASI TARALI BÖLGE RADARLARIN VURULMA TEHLİKESİ OLMADAN GÖREV YAPABİLECEĞİ ALANI GÖSTERİYOR.
AVRUPA'NIN NATO'DA ÜYE BİRÇOK ÜLKESİ BU ALANA GİRİYOR.
AMA HAYIR 
İLLA RADARLARI İRAN'IN VURUŞ ALANI TÜRKİYE'YE KURULACAK.
NEDEN?
NEDEN Mİ?
BU RADARLAR İRAN TARAFINDAN VURULSUN DİYE KURULUYOR.
BÖYLECE BİZ İRAN'LA SAVAŞIRKEN BİRİLERİ VİSKİLERİNİ YUDUMLARKEN B.O.P HARİTALARINI ÇİZECEKLER.
İRAN'IN VURMASI DA GAYET NORMAL.
BİR SALDIRIDA KENDİNİ GÖZLEYEN GÖZLERİ KÖR ETMEK İSTEYECEKTİR.
BUDA TÜRKİYE İLE SAVAŞA GİRMESİ DEMEK.
TÜRKİYE'NİN KADERİ TAMAMEN İSRAİL'İN ELLERİNE TERK EDİLDİ.
"ONE MUNİTE" DEĞİL Mİ?
BU NASIL İSRAİL'E KAFA TUTMAK BÖYLE?











"SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR, SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR."