| ‘Gizli güç tellalları’ | ||||||||
| | ||||||||
|
| |||||||
| | ||||||||
| NEW YORK –Ergenekon davasına dikkat çekildiği makalede “İslamcılar, Türkiye'nin karanlık Derin Devleti'nden kurtulmuyor ancak yerine kendilerinkini koyuyorlar” iddiasına yer verildi. “Türkiye'nin gizli güç tellalları” başlıklı makalede Ergenekon davasına vurgu yapılarak “İslamcılar, Türkiye'nin karanlık Derin Devleti'nden kurtulmuyor ancak yerine kendilerinkini koyuyorlar” savında bulunuldu. Ergenekon iddianamesinde inandırıcı olmayan bir biçimde “Laik milliyetçilerin inandırıcı olmayan bir biçimde eş zamanlı olarak İslamcı, Marşist ve Kürt yanlısı terör saldırılarını planladıkları” öne sürüldüğüne işaret edilen makalede “Herhangi başka bir Batılı toplumda bu tüm tutarsız suçlamalar, fantezi olarak geri çevrilirdi” ifadesi kullanıldı. Makalede Türkiye’de “eski Derin Devlet”in geçmişte birkaç defa ortaya çıktığı savunulurken, Susurluk kazasına değinilerek Türkiye’deki güçlü orta sınıfın özgürlükleri sınırlandıran bu “yozlaşmış elidi” geri itmeyi başardığı, “Derin Devlet”in AB sürecince daha da zayıflatıldığı yorumu yapıldı. ERGENEKON YILDIRMA ARACI AKP’nin iktidara gelmesi üzerine birçok Türk demokratının “Derin Devlet’in yok edileceğini umduğunu kaydeden Çağaptay, “Ancak o zamandan beri geçen yedi yıllık sürede AKP karanlık güç tellallarından kurtulmak yerine, hükümeti devirmeyi amaçlayan gerçek bir komployu içerdiği gibi görülen Ergenekon gibi davaları Türkiye’nin laik hakimlerini, medya, ordusu ve hemen hemen tüm siyasi karşıtlarını saldırmak için kullandı” görüşünü dile getirdi. “Hükümetin iddialarının gülünçlüğü”ne ilişkin kuşkuları gidermek amacıyla Tuncay Güney’in kişiliğine ve iddialarına dikkat çekilen makalede şu görüşler de dile getirildi: “Buradaki trajedi, AKP’nin, Ergenekon’u, sadece Türkiye’nin Derin Devlet’ten kurtulmasını sağlamak için değil, ayna zamanda Mart 29’da ülke çapında yapılacak yerel seçimi öncesi meşru muhalefeti yıldırmak amacıyla da kullanıyor olmasıdır. Son seçimlerin gösterdiği gibi nüfusun yarısından fazlası hala AKP’ye karşı ancak birçok kişi şimdi hükümetin düşmanlarını izlediği işaretleri nedeniyle konuşmaktan korkuyor.” Polisin sadece Ergenekon soruşturmasında 1.5 milyon telefon görüşmesi ve e-mesajlarını kayda aldığı öne sürüldüğü makalede “Bu tur işaretler, AKP’nin, eski Derin Devlet’in yerine kendisine ait yeni bir Derin Devlet’i yerleştirdiğini gösteriyor” iddiasında bulunuldu. Makalede söyle devam edildi: “DEĞİŞİM İÇİN LİBERAL PARTİ GEREKİR” “İslamcılar, bir cadı avını yürütmek için hala önceki sistemin hayaletini kullanırken şimdi güç manivelalarını çeviriyor. Derin Devlet bir zamanlar, komünistler ve İslamcıları korkutmak amacıyla işlemiş olabilir ancak bugün muhalifleri ezmek için laik, liberal ve milliyetçi Türklere karşı kullanılıyor. Türkiye’nin ilericilerinin kalpleri kırık olmalı. Siyasi modernizasyon ve AKP’nin, devleti komplo teorilerinden ve karanlık güçlerden kurtaracağını ummuşlardı ancak böyle bir değişimin gerçekleşebilmesi için ülkenin dümeninde liberal bir parti olması gerekiyordu.” | ||||||||
23 Mart 2009 Pazartesi
| ‘Su bakanlığı kurulsun’ | ||||||||
| | ||||||||
|
| |||||||
| | ||||||||
| TRABZON -Prof. Dr. Önsoy, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin mevcut su potansiyelinin dünya ortalaması civarında, Afrika ülkelerinin ise yukarısında olduğunu belirtti. Türkiye'nin yıllık 186 milyar metreküp brüt yüzeysel su potansiyeli olduğunu ifade eden Önsoy, şöyle konuştu: 'Bazı araştırmacılara göre bunun 95 milyar metreküpü, bazılarına göre ise 120 milyar metreküpü kullanılabilir vaziyette. Maalesef toplam su potansiyelimizin içme, kullanma, sulama ve enerji üretiminde sadece yüzde 35'ini kullanabiliyoruz. Suyumuzun geri kalan kısmı denizlere veya komşu ülkelere doğru akıp gidiyor. Ben kullanılabilir su miktarının revizyondan geçirilerek 150 milyar metreküpe çıkarılabileceğini iddia ediyorum.' Verilere göre su zengini sayılmayan Türkiye'de mevcut su potansiyelinin akılcı politikalarla yönetilmesi gerektiğini kaydeden Önsoy, şunları söyledi: 'Suyumuzu çok az kirleterek kayıpları en aza indirmek zorundayız. Ülkemizde hiçbir zaman orta ve uzun vadeli planlarımız, bilimsel su yönetimimiz olmadı. Günlük politikalarla, ancak günü kurtarmaya yönelik çalışmalar yapıldı. Türkiye'de su yönetimi yapılamıyor. Biz suyu değil su bizi yönetiyor. En kısa zamanda kalıcı su politikası yasası düzenlenmeli ve bir an evvel uygulamaya konulmalıdır. Ülkemizde su konusundaki en büyük sorun su yönetimi olmayışıdır. Bu nedenle Türkiye'de hızla harekete geçilerek su bakanlığı kurulmalıdır.' | ||||||||
22 Mart 2009 Pazar
30 MART SABAHINA UYANMAK YA DA 29 MART SONRASINA DAİR BİRKAÇ FİKİR JİMNASTİĞİ?!
Fikir jimnastiği?!
29 Ekim sonrası…
30 Ekim sabahına uyanmak…
AKP, sandıktan yüzde 55 ile çıkmış!
Ne düşünürsünüz?
Erdoğan, genel yerel seçimlere asılmasının perde arkasında Anayasa değişikliği var!
Turkuvaz renkli anayasa…
Anayasa’yı değiştirmeyi başarabilirse, Yüce Divan’da hesap vermekten kurtulacak!
İhtilalin, karşı devrimin lideri olarak kurucu devlet başkanı olacak!
Hadiseye bir de bu açıdan bakmak lazım…
……………
PKK’ya af!
ABD’nin Irak’tan çekilmesi eşzamanlı olarak gündeme gelen konular.
Gül diyor ki, Kürtlere bir müjdem olacak!
Müjde ortada!
29 Mart sonrası, PKK’ya af da gündeme gelecek!
Aynı zamanda Anayasa değişecek!
ABD, Irak’tan çekilecek!
Diyelim ki, PKK’ya af ilan ettin!
PKK ile mücadele eden Komutanlar’ı da tutuklu yargıladın, astın!
Ne olacak?!
Şu anda, dağdaki PKK’lıdan daha fazlası Türkiye’nin sınırları içinde var!
PKK’nın yerin altına gömdüğü silahlar var!
Gül’ün affettiği PKK’lılar, ertesi gün silahlanıp isyan başlatırsa ne yapacaksın?!
Truva Atı’nı içeri alan, almayı teklif eden ben değilim, Gül, AKP, Erdoğan!
PKK, Gül’ün eli ile yurtiçine sokulup Diyarbakır’ı yeni kurulacak Kürt devletinin başkenti yapmak için eylem yapmaya başlarsa, o vakit cepheye kimi yollayacağız!
Erdoğan’ın bebelerini…
Gül’ün bebelerini!
Gülen’in bebelerini!
Hangisini!?
……………
ABD’nin Irak’tan az zaiyatla çekilmesi, Türkiye sınırları içinden, daha doğrusu TSK’nın kontrolü altından çekilmesine bağlı!
İki kirpi nasıl sevişir!
Çok ama çok dikkatle!
PKK’nın arkasındaki AKP’nin ardından çekil, sonra Irak’tan çekil!
Nokta!
……………
AKP’nin Türkiye’ye hiçbir iyiliği dokunmadı mı, diye soracak olursanız, işte cevabım:
AKP, bize hangi değerlere sahip olduğumuzu hatırlattı!
Alıştığımız, kanıksadığımız, ancak kaybetme noktasına varınca ne kadar büyük zorluklarla elde ettiğimiz değerleri hatırlattı!
Onun için kendilerine müteşekkiriz!
……….
Ve…
Son olarak…
29 Mart sonrası…
Ekonomi tepetaklak!
Muhalefet tepetaklak!
AKP iktidarda tepetaklak!
Sözün özü:
Konjonktür değişir…
Mevsimler değişir!
İktidar da değişir!
Bu yaz çok sıcak geçecek!
Nokta!
NOT 1: Bir okurum diyor ki, mahkemedeki tazminatını alsan ne olacak, şartlar ortada! Haklı! Ama ne var ki, ben gazeteciyim! AKP iktidarı hakkımı gasp etmiş, medya patronları da baskıya boyun eğmiş, bu kadarını da söylemeyeyim mi?! Mahkeme sonuçlansa, Hayrullah Mahmud açısından değişen ne olur?! Sadece, mahkeme sonuçlanmış olur, o kadar!
NOT 2: Aydın Doğan, AKP iktidarında 8 milyar dolarlık adam oldu. Şimdi AKP Doğan Medyası’nı tehdit ediyor. Doğan, Erdoğan’ın şifrelerini bilen Akif Beki’yi yanına almış olmasına rağmen, Maliye üstüne yürümeye devam ediyor. Beki, Erdoğan’ı değil, danışmanlarını hedef alıyor. Ahmet Hakan Beki’yi! Fatih Çekirge ise Akif Beki’ye akıl veriyor, yapma böyle şeyler diye… Fehmi Koru ise Fatih Çekirge en başından bu yana Fetullahçılar’ın, bizim adamımızdır, anafikirli yazılar yazıyor! Alın size bir medya fotoğrafı!
NOT 3: HaberTürk’ün sahibi Turgay Ciner’in elini Erdoğan sıkmıyor! Turgay Ciner bunun üzerine Deniz Feneri ile ilgili kitap yazan Ali Gülen isimli yazı işleri müdürünü kovuyor! Fatih Altaylı çıkardığı gazeteyi ilk olarak Zaman’a anlatıyor! Alın size bir başka özgür medya fotoğrafı: HaberTayyip ya da HaberRTE…
NOT 4: Bir başka okurum demiş ki, İngiltere’de eğitim alan komutanlara da bak! Doğru bir yaklaşım! Türk Devti’ni de Osmanlı’da eğitim almış komutanlar kurdu! İngiltere konusuna gelince, İngilizler çöktü! Şu an kabuk devletler! Ortada dolaşan ise İngilizler’in hayaleti! Yapılan operasyonların ağırlığını taşıyacak bir devlete ihtiyaç var, İngilizler şu an oyunda bunun için var! Diyebilir miyiz! Diyebiliriz! İngilizler’in defteri 2005 sonu, 2006’da dürüldü! Nokta! Sözün özü oynayanla oynarlar!
NOT 5: Bir başka özgür basın fotoğrafı: Emin Şirin ile Parlamenterler Evi’ndeyiz. Daha star’dan yeni kovulmuşum, davet etti. Gittim! Mehmet Metiner ile tanıştırdı, Tayip kovdu dedi. Metiner de, Tayyip’in bu işlerle uğraşmasına anlam veremiyorum, katılmak mümkün değil dedi. Sonra Haşim Haşimi ile tanıştırdı! Parlamenterler Evi’ndeki konukları görüyor musunuz, şimdi anladınız mı Türkiye’yi kim ya da kimler yönetiyor?! Neyse, sormak lazım Metiner’e, PKK’yı af edip, PKK ile mücadele eden komutanları tutuklu yargılamak ne anlama geliyor? AKP’li gazetecilere kolkanat geren iktidar, muhalifleri neden bu topraklardan sürmek istiyor?! Vs vs vs…
NOT 6: Hakkımda iddialar gündeme gelince hemen açıklama yapıyordum, dostlarım da bırak konuşsunlar sonra doğrusunu söylersin diyorlardı. Şimdi bakıyorum ki, gazetecilik şu noktaya gelmiş: Birileri ortaya iddia atıyor, yalanlama gelmezse doğru! Peki ya yalanlama yapılması beklenen kişi bunu kendine küfür telakki ediyor ise ne yapacaksınız?! Doğruları araştırmak gazetecilerin görevi mi yoksa Emniyet İstihbarat üzerinden servis edilen her şey yalanlanmadı ise doğru diye kabul etmeli miyiz?! Belki de birileri, iddialar karşısında kim hangi tavrı takınıyor’u bir kenara not etmek için susuyordur? Bu arada, F Tipi yapıya not: İtiraf edin, bugünkü Vatan’ın manşeti benim geçen yıl yazdığım yazıdan apartma değil mi? Darbe senaryosu yazarken hiçbirinizin aklına 5 bin kişilik atama listesi gelmemişti! Sözün özü, darbe yapmak çocuk oyuncağı değil! Hele Türkiye’de darbe yapmak, Madagaskar’daki DJ’in darbe yapmasına benzemez!
NOT 7: Bu bir bayrak koşusu! Birilerini omzumuzda iktidara taşıma koşusu değil! Demokrasi kavgası var ise Atatürk Türkiyesi kavgası var ise herkes üstüne düşen ağırlığı taşımalı! “Tecrübeye saygı, liyakat esas”! Benim yönetim ilkemde temel esastır, bu düşünce! İslam alimlerinden biri şöyle der: Hayatta üç şeye acıyın: Zenginken fakir olana, makamı varken makamını kaybedene, cahiller içindeki akıllıya! Öcal Uluç’tan ilk öğrendiğim, haddini bilmektir! Haddini bildikten, neyi neden yaptığının farkında olduktan sonra, herkesin yolu açık olsun!
Sevgiler
19 Mart 2009
Hayrullah Mahmud Özgür
ARSLAN BULUT-YENİÇAĞ
21 Mart 2009 Cumartesi
ARSENİKLİ SULARIMIZ

ANLAYANA SAYGILAR.
ABD'de sudaki arseniği yok etmek üzere geliştirilen ve DÜNYAYI DEĞİŞTİRECEK 6 BULUŞTAN BİRİ olarak gösterilen ‘KİR MIKNATISI’ projesinde yer alan 6 bilim adamından biri olan ODTÜ mezunu Kimya Doktoru CAFER YAVUZ, ülkesinden binlerce kilometre uzaktan ‘İzmir'deki arsenikli su’ tartışmalarına, “Bu suyu 6 yıl içmiş biri olarak” diyor.
EDİRNE’BELEDİYESİ DAHA YENİ DEDE OLDUĞUNDAN DOLAYI,ADI DEDE OLAN BİR OPERASYON YAPILDI.
10 Mart 2008 Edirne’de DEDE OPERASYANU YAPILIYOR ve Eski Cumhur Başkanı Turgut Özal’ın oğlu ve Malatya Milletvekili AHMET ÖZAL tutuklanıyor. Ahmet Özal’ın, Edirne Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nde ifade veriyor. AHMET ÖZAL İFADESİNDE TÜRKİYE’DE 3 BİN BELEDİYENİN SU ŞEBEKELERİNİN İMTİYAZ HAKKINI SATACAĞINI VE BUNUNLA BİRLİKTE ÖN ÖDEMELİ SAYAÇ SATIŞININ DA OLACAĞINI SÖYLEYEREK, BUNUN PİYASADA 90 MİLYAR DOLARLIK BİR PASTA YARATTIĞINI ANLATTI. HÜKÜMETİN SU BAKANLIĞI KURMA HAZIRLIĞI İÇİNDE OLDUĞUNU VE BAKANLIĞIN KURULMASINDAN SONRA TÜRKİYE’DEKİ SU KONUSUNDA TEK YETKİNİN BURAYA DEVREDİLECEK OLACAĞINA DİKKAT ÇEKEN AHMET ÖZAL, BU NEDENLE KÜRESEL SERMAYENİN VE BÜYÜK ŞİRKETLERİN BİR AN ÖNCE YEREL YÖNETİMLERİN ELİNDE BULUNAN SUYUN İMTİYAZ HAKLARINI ALMAK İÇİN HAREKETE GEÇTİĞİNİ SÖYLEDİ. AHMET ÖZAL, “SÖZ KONUSU ŞİRKET YÖNETİCİLERİ DE BANA GELİP İMTİYAZ SÖZLEŞMELERİNE KATILACAK BÜYÜK SERMAYE GRUPLARINI İKNA ETMEM KONUSUNDA YARDIM İSTEDİLER” DEDİ.
MEHER MÜBAREK İNSAN;ANKARA'IN BELEDİYE BAŞKANININ BAKIN ARKASINDA KİM VAR? MOSSADIN İKİNCİ ADAMI DAVİD KİMCHE. GLOCAL FORUM DİYE BİR ÇALIŞMA GÖTÜRÜYORLAR BERABER. GLOBAL+LOCAL =GLOCAL OLMUŞ. ARALARI ÇOK İYİ. HATTA RECEP TAYYİP ERDOĞAN ZORLANA ZORLANA 29 MART 2009 SEÇİMLERİNDE YİNE "ANKARADA GÖKÇEK KARDEŞİMLE YOLA DEVAM" DEMESİNİN ARKASINDAKİ GİZLİ ELİN MOSSADIN BU NADİDE KİŞİLİĞİ OLDUĞU YAZILDI ÇİZİLDİ. 
AFRİKA YILLARI David Kimche , 1950’li ve 1960’lı yıllarda Afrika’da görülüyor. Yeni yeni bağımsız devletler oluşur, Afrika darbelerle çalkanırken, kıtada “David Sharon” sahte adıyla görev yapan İsrail dışişleri yetkilisi olarak bütün olup bitenlerde etkin rolü olduğu söyleniyor. O dönemde Afrika’da görev yapan gazeteciler David Sharon’u belli başlı bir haber kaynağı olarak anımsıyorlar. Tabii bazen de dezenformasyon, yönlendirici haber kaynağı… David Kimche valizini alıp bir Afrika ülkesine gidiyor, oradan ayrıldıktan birkaç gün sonra orada ya bir iç savaş başlıyor yahut bir darbe gerçekleşiyor. Afrika’nın ünlü yöneticilerinden İdi Amin’in arkasında da David Kimche (ya da Sharon) gölgesi görülüyor. 


16–22 Mart 2009 tarihleri arasında sürecek olan 5. Dünya Su Forumu İstanbul’da Cumhurbaşkanı Gül’ün açılış konuşmasıyla başladı. Büyük su buluşmasına yaklaşık 30 bin kişinin katılması bekleniyor. 5. Dünya Su Forumu, Habitat’dan bu yana İstanbul’da düzenlenen en büyük ve en kalabalık toplantı olma özelliğini de taşıyor. 5.Dünya Su Forumu’nun ana teması ‘FARKLILIKLARIN SUDA YAKINLAŞMASI’ (Bridging Divides for Water).
BELKİ OZAMAN BİZE BİR KÜRT KEDİSİ VERİR. BUGÜN NEVRUZ DEĞİL Mİ? OZAMAN ŞÖYLE BİTİRELİM. HEY GİDİ İSRAİL. HADİ YİNE İYİSİN. NEVSUYUN KUTLU OLSUN. KANA KANA İÇ, YIKAN, GARK OL. SEVGİLİ TÜRK HALKIM SENDE AŞAĞIDAKİ RESİMLERE İYİ BAK. ÇÜNKÜ BU ARTIK ÇOK BOL GÖRECEĞİN MANZARA OLMAYACAK.
18 Mart 2009 Çarşamba
ANGELİA'YA EVLATLIK
Resimlerden anlamayanlar için sadece şunu söyleye bilirim. Tüm bu işaretli ülkeler NİL HAVZASINDA BULUNUYOR. Ayrıca KIZIL DENİZ ve ADEN KÖRFEZİ’NE SINIRI VAR. YANİ DÜNYA PETROL SEVKİYATININ ANA YOLU. Bu ülkelerin durumu ortada. Detayını araştırınız ama ben size bir ipucu vereyim. Nil Nehrinin doğduğu bu ülkeler çeşitli sebeplerden dolayı, küresel sermayenin güdümünde tarım yapmayı bıraktılar. Tarlaları silah çöplüğüne dönmüş vaziyette. Bütçelerinin çoğunu yine küresel sermayenin elinde olan silah üreticilerine yatırıp bir birlerini boğazlıyorlar. Sudan’da 1km uzaktaki B.M’in yemek dağıtım bölgesine giden bu bebe tarihe geçti. Fotoğrafı çeken kişi çekimden sonra terk ettiği için vicdan azabından depresyona girerek intihar etti.Bu Sudan’lı çocukta muhtemelen akbaba tarafından yendi. Nil Havzasında durum bu. Peki: Dicle-Fırat Nehirlerinin havzası yani namı değer Mezopotamya’da durum ne? 16-22 Mart 2009 tarihleri arasında 5. Dünya Su Forumu İstanbul’da yapılmakta.Sarmaş dolaş olunulan konuklar çok renkli. Ayrıca hatırlatırım:
2007 yılı Mayıs başında BİLDERBERG’te İstanbul’da toplanmıştı.
Küresel sermayenin katil patronları bir yerde toplandıysa dikkat edilmelidir. Benden hatırlatması, Brad ve Angelia’nın çocuklarımızı evlatlık edinmesini beklemeyelim sonra.


